Üslup

ÜSLUP

Bir yazarın eserinin dil ve anlatım biçimidir. Sözcük seçimi, cümle yapısının uzunluğu-kısalığı, cümlede dilin kullanış şekli üslubu belirleyen önemli etmenlerdir. Üslup; "ifade tarzı, söyleyiş şekli, biçim, tarz, stil, biçem, eda" olarak da adlandırılır. Aynı konunun farklı farklı işlenişi üslup kavramı ile ilgilidir. Edebiyatımızda birçok kişi "Leyla ve Mecnun" mesnevisini işlemiştir. Fuzuli'nin yazdığı "Leyla ve Mecnun" mesnevisinin klasikleşmesi, ön plana çıkması, çağları aşması ancak üslupla anlatılacak bir durumdur. Üslup, kişinin kendisine aittir. Her sanatçının farklı bir üslubu vardır. Hatta Buffon: "Üslup yazarın ta kendisidir." der. Üslubu; bir insanın parmak izi, imzası olarak tarif etmek yanlış olmaz. Dünya edebiyatında Tolstoy ve Flaubert üslup meraklısı kişiler olarak tanınır. Kısacası üslup; "Sanatçı, konuyu nasıl işliyor?"  sorusunun cevabıdır. Eskiden üslup üç şekilde değerlendirilirdi. Bunlar:

1. Sade Üslup: Daha çok öğretici yazılarda kullanılan doğal, yalın ve konuşma dilinin hâkim olduğu üsluptur.

2. Süslü (müzeyyen) üslup: Edebi sanatlar ve anlam oyunlarının esas alındığı üsluptur.

3. Yüksek (âli) üslup: Kelimelerin seçkin olduğu ve anlamdaki sağlamlığın esas alındığı üsluptur.


Üslup ile İlgili Açıklamalı Örnek Cümleler

Örnek 1

Yazar, eserinde yalın, akıcı bir anlatımı seçmiş.

Üslup; bir yazarın eserinin dil ve anlatım biçimi olduğundan bu cümlede de bununla ilgili sözcük ve söz öbekleri yer almaktadır. "Yalın", "akıcı bir anlatım" bu anlamda cümlede yer alan sözlerdir. Üslup için çok önemli olan bir husus da "Sanatçı konuyu nasıl işlemiş?" sorusudur. Bu sorunun cevabı cümlede varsa o cümle bir şekilde üslup ile alakalıdır. Bu cümlede de bu sorunun cevabının var olduğu görülmektedir. Öyle ki; "Yazar, yalın ve akıcı bir anlatımla işlemiş." cümlesi bu sorunun cevabıdır. 

Örnek 2


Şairin ilk şiirlerindeki pürüzlü anlatımı bu şiirle yerini herkesi büyüleyen akıcı bir anlatıma bırakmıştır.

"Sanatçı konuyu nasıl işlemiş?" sorusu sorulduğunda; "pürüzlü anlatımdan uzak büyüleyen akıcı bir anlatımla anlatmış." cevabını alırız. Bu da üslup ile ilgilidir. Bu cümlede "pürüzlü anlatım", "büyüleyen", "akıcı" sözleri tamamen anlatımla dolayısıyla üslup ile alakalıdır.

Örnek 3


Sanatçı, son yapıtlarında edebi sanatlara başvurmaktan kaçınmış duru, yalın, özgün anlatımı yeğlemiştir.

Sözcük seçimi, cümle yapısının uzunluğu-kısalığı, cümlede dilin kullanış şekli üslup ile ilgili önemli hususlardır. Bu cümlede geçen "edebi sanatlara başvurmama", "duru", "yalın" ve "özgün" sözleri üslup ile ilgilidir. Yine "Sanatçı konuyu nasıl işlemiş?" sorusunu sorduğumuzda "Edebi sanatlara başvurmaktan kaçınan, duru, yalın, özgün bir şekilde anlatmıştır." cevabını alırız. Bu da üslup ile ilgilidir.

Örnek 4

Kapalı ve soyut bir dil kullanması şiirlerini anlaşılmaz kılmıştır.

Üslup, kişinin kendisine aittir. Her sanatçının üslubu farklıdır. "Sanatçı konuyu nasıl işlemiş?" sorusu sorulduğunda "kapalı ve soyut bir şekilde işlemiş" cevabını alırız. Bu da üslup demektir. "kapalı dil", "soyut dil" kelime grupları üslup ile ilgili tamlamalardır.

Örnek 5

Şiirlerinin, romanları kadar tutulmamasının nedeni şiirlerinde süslü ve ağdalı bir dil kullanmasıdır. 

Bir yazarın eserinin dil ve anlatım biçimine üslup denir. Bu cümlede de üslup ile ilgili ifadeler yer almaktadır. "Süslü" ve "ağdalı" sözcükleri anlatımla dolayısıyla üslup ile ilgili kavramlardır. "Sanatçı konuyu nasıl işlemiş?" sorusu sorulduğunda "süslü ve ağdalı bir dil kullanmış" cevabını alırız. Bu da anlatımla dolayısıyla üslup ile ilgilidir.

Örnek 6

Zaman zaman konuşma diline başvurması eserlerine farklı bir hava katmıştır.

Sözcük seçimi, cümle yapısının uzunluğu-kısalığı, cümlede dilin kullanış şekli üslubu belirleyen önemli özelliklerdir. Üslup; "ifade tarzı, söyleyiş şekli, biçim, tarz, stil, biçem, eda" olarak da adlandırılır. Cümlede bu manada "konuşma dili" söz öbeği ön plana çıkmaktadır. Yine "Sanatçı konuyu nasıl işlemiş?" sorusunu sorduğumuzda "Konuşma diline başvurarak anlatmış." cevabını alırız. Bu da cümlenin dil ve anlatımıyla dolayısıyla üslup ile alakalı bir özelliktir.

Örnek 7

Şiirlerinde oldukça sade bir dil kullanır.

"Sanatçı konuyu nasıl işlemiş?" sorusunu sorduğumuzda "sade bir dil ile anlatmış." cevabını alırız. Bu da anlatımla dolayısıyla üslup ile ilgilidir. "Sade" sözcüğü tek başına üslup için yeterli bir kavramdır.

Örnek 8

Öğretmeni, Mustafa'nın uzun cümle kurması merakının önüne bir türlü geçemedi.

Üslup; bir yazarın eserinin dil ve anlatım biçimidir. Sözcük seçimi, cümle yapısının uzunluğu-kısalığı, cümlede dilin kullanış şekli üslup ile ilgili önemli hususlardır. Yine "Sanatçı konuyu nasıl işlemiş?" sorusunu sorduğumuzda "Uzun cümle kurarak anlatmış." cevabını alırız. Bu da anlatım ile ilgili olduğundan üslup demektir. "uzun cümle", "kısa cümle" tamlamaları üslup ile ilgili öbeklerdir.

Örnek 9

Hiç kimse onun gibi eserlerinde kelimelere takla attıramamıştır.

Sanatçının kelimeleri yan, mecaz, gerçek vb. anlamlarda kullanması üslup ile ilgilidir. Bu cümlede de "kelimelere takla attırmak" kelime grubu sözcüklerin çok anlamlılık özellikleriyle ilgilidir. Bu da üslup ile ilgili bir özelliktir.

Aşağıdaki cümlelerde geçen üslupla ilgili ifadeler farklı bir renkle belirtilmiştir. Cümleleri inceleyiniz.

Örnek 1

Eserinde, uzun cümlelere, sanatlı söyleyişlere başvurması okuyucuyu eserden uzaklaştırmıştır.

Örnek 2

Anadolu'nun bozkırlarında yaşayanları eserlerinde içten bir anlatımla kaleme almıştır.

Örnek 3

Yazar, romanlarında yaşadığı çevreyi yerel bir söyleyişle anlatmaya çalışmıştır.

Örnek 4

Anılarının bazı yerlerinde anlatımının hicve dönüştüğü göze çarpmaktadır.

Örnek 5 

Olayları anlatırken yabancı sözcüklere, söz öbeklerine yer vermez.

Örnek 6

Onun eserlerini herkes okuyabilir çünkü eserlerinde açık, sade, basit bir anlatımı tercih etmiştir.  

Örnek 7


O, kendisinden söz ettiği bir sanatçıyı yargılayıp değerlendirirken sözcük seçimine, bunların kullanımına büyük bir özen göstererek okuyucunun ilgisini kamçılar. (ÖYS)

Örnek 8 

Öykülerini okurken dikkatim dağılır, yazar içeriğe yoğunlaşırken akıcılıktan uzaklaşmıştır.

Örnek 9


Yazar; betimlemelerde abartıya kaçmış; soyut kavramları somutlaştırarak kavratmayı amaçlamıştır.

Örnek 10

Sözcük ve söz öbeklerini cümlelere ustalıkla yerleştirmesi esere ayrı bir hava katmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder