Cümlenin Öğeleri

CÜMLENİN ÖĞELERİ

Cümlenin öğeleri ikisi temel öğe (yüklem, özne) olmak üzere altı öğeden oluşur. 

1. Yüklem
2. Özne
3. Belirtili Nesne
4. Belirtisiz Nesne
5. Zarf Tümleci
6. Dolaylı tümleci
7. Cümlenin Öğeleri İle İlgili Önemli Bilgiler


YÜKLEM 

Anlamın tamamlandığı sonuna noktalama işaretlerinin konulduğu ifadelere yüklem denir. Cümlenin en önemli öğesidir. Tek başına cümle oluşturabilir. Yüklemi bulmak için herhangi bir soru sorulmaz.

1. Yüklem; isim, isim soylu, fiilimsi, isim tamlaması, sıfat tamlaması, birleşik fiil şeklinde oluşabilir.

Örnek

Furkan, derslerine çalıştığı zaman mutlu olur.  (Yüklem, birleşik fiilden oluşmuştur.)                                                                                Yüklem

Okulumuzun en çalışkan öğrencisidir. (Yüklem, belirtili isim tamlamasından oluşmuştur.)
            Yüklem

Mustafa, saygılı bir öğrenciydi. (Yüklem, hem niteleme hem belirtme sıfatı alan bir sıfat
                      Yüklem                  tamlamasından oluşmuştur.)

Sınıfa geç gelen kişi Tuba'ydı. (Yüklem, bir isimden oluşmuştur.)
                             Yüklem

En güzel şey dinlenmektir. (Yüklem, fiilimsiden oluşmuştur.)
                     Yüklem

Bunu bize kazandıran sendin. (Yüklem, zamirden oluşmuştur.)
                             Yüklem

Sizden sonra onu çağırdım. (Yüklem, fiilden oluşmuştur.)
                         Yüklem

Hayat, mücadele ve inançtır. (Yüklem, bağlaç öbeğinden oluşmuştur.)
                    Yüklem

Her şey senin içindir. (Yüklem, edat grubundan oluşmuştur.)
                Yüklem

Üzerindeki elbiselerin çoğu yırtık pırtıktı. (Yüklem, ikilemeden oluşmuştur.)
                                       Yüklem


2. Kurallı cümlelerde yüklem sonda bulunur.

Örnek

Bizim neslimiz doğruları yaşayarak öğrendi.
                                                Yüklem

3. Soru sözcükleri de ek fiil alarak yüklem olabilir.

Örnek

Çalışan kimdi?
          Yüklem

4. Sıralı cümlelerde yüklem ortak kullanılabilir.

Örnek

Mustafa'nın sınıf arkadaşları, okul öğretmenleri gelmişti.
                                                                  Yüklem

5. Bazı cümlelerde tamlamalardan dolayı cümlenin tamamı yüklemden oluşabilir. Bu cümlelerde genellikle gizli özne bulunur.

Örnek

Hayatın en zor günleriydi.
              Yüklem

Okulumuzun en sevilen öğrencisidir.
                    Yüklem

6. Bir yerde yargı yoksa orada onlarca kelime de bulunsa orada cümle dolayısıyla yüklem olmaz.

Örnek

Okulumuzun en çalışkan, dürüst, en fedakar, mülayim, edep sahibi... (Cümle değil çünkü yüklem yoktur.)

7. Yüklem tek kelimeden oluşabilir.

Örnek

Yazdım.
Yüklem

8. Eksiltili cümlelerde yüklem bazen yazılmaz ya da söylenmez. Yüklemin söylenmemiş olması cümlenin yüklemsiz olduğu anlamına gelmez. Cümlenin söylenmemiş kısmını okuyucu tamamlar.

Örnek

Dün eve kim geldi?

Ali. ("Ali geldi" şeklinde cümleyi tamamlarız.) 

9. Bir yazıda ne kadar cümle varsa (yan cümlecik hariç) o kadar yüklem var demektir.

Örnek

Dokunma zülfi yare, deşme yarayı. Anlamazbilmezsormaz bizi kimseler. 
Yüklem                   Yüklem           Yüklem  Yüklem  Yüklem

10. Sıfat-fiil eklerinden "-ecek, -r, -mez, -dik, -miş" cümlede hem çekimli fiil hem de fiilimsi ekleri olarak kullanılabilir. Bu durumda cümlenin anlamına bakıp yüklem bulunmalıdır.

Örnek

Gelecek günler de bir gün gelecek.
Sıfat-fiil                         Yüklem

Bitmez hayaller bazen akıldan gitmez.
Sıfat-fiil                             Yüklem

Bakar kör sürekli bir noktaya bakar.
Sıfat-fiil                            Yüklem

Tanıdık kişileri görünce hemen ayrıldı.  
Sıfat-fiil                               Yüklem

Yazılmış kader elbet değiştirelemez.
Sıfat-fiil                        Yüklem

11. Cümleleri öğelere ayırmada en fazla yapılan yanlışlık deyimlerden oluşan yüklemleri ayırmadır. 

Örnek

Çocukluk arkadaşını görünce onu bağrına bastı.
                                                Yüklem

Bize aldırış etmeden bildiğini okuyordu.
                                    Yüklem

Mustafa boğazına düşkündür.
                  Yüklem

Uyarı: "Değil" sözcüğü cümlede tek başına yüklem olmaz.


ÖZNE

Yüklemde bildirilen eylemi yapan varlıktır. Cümlenin temel öğesidir. Her türlü sözcük veya kelime grubu özne olabilir. Özneyi bulmak için yükleme "Kim?" ve "Ne?" soruları sorulur.

1. Yüklem ile birlikte cümlenin temel öğesini oluşturur. Öznenin olmadığı cümleler vardır.

Örnek

Cadde ortasında durulmaz.

2. Özne hiçbir zaman hâl eklerini almaz. Özne herhangi bir hâl eki aldığında nesne, dolaylı tümleç, zarf tümleci öğelerinden birine dönüşür. 

Örnek

Mustafa'yı okulda arıyordu. (özne değil)

Mustafa'ya  sanat ve edebiyat talimi veriyordu. (özne değil)

Mustafa'da ders çalıştılar. (özne değil)

Mustafa'dan çok şey bekliyordu. (özne değil)

3. Özne, çoğul ekleri ile iyelik eklerini alabilir.

Örnek

Kuşlar her kış sıcak memleketlere göç eder. (kuşlar: özne)

Babası bir kış günü göçüp gider ahiret yurduna. (babası: özne)

4. İsim, isim tamlamaları, sıfat tamlamaları, adlaşmış sıfat, zamir, ikilemeler, bağlaç öbeği, isim-fiil ve sıfat-fiiller cümlede özne görevini üstlenebilir.

Örnek

İnsan, hayal ettiği müddetçe yaşar. (Özne, bir isimden oluşmuştur.)
özne

Evimizin bahçesi çiçeklerle doludur. (Özne, bir isim tamlamasından oluşmuştur.)
        özne

Çalışkan insanlar her zaman kazanır. (Özne, bir sıfat tamlamasından oluşmuştur.)
        özne

Genç, doktora bir şeyler söyledi. (Özne, adlaşmış bir sıfattan oluşmuştur.)
Özne

Ben, size yarın geleceğim. (Özne, zamirden oluşmuştur.)
özne

Çalışmak, ibadettir. (Özne, isim-fiilden oluşmuştur.)
özne

Gelen gideni aratır. (Özne, sıfat-fiilden-adlaşmış sıfat-fiilden-oluşmuştur.)
Özne

Eş dost ziyaretimize gelmişlerdi. (Özne, ikilemeden oluşmuştur.)
özne

Öğrencilerin çalışması ve başarması bizi memnun etti. (Özne, bağlaç öbeğinden oluşmuştur.)
                         özne

5. Özneyi bulmak için sorulan "Kim?" ve "Ne?" soruları soru anlamlı cümlelerde özne olabilir.

Örnek

Bunu dün akşam kim yazdı?
                       özne

Ne uçtu buradan?
özne

6. "Ne?" sorusu, belirtisiz nesneyi bulmak için de sorulur. Burada dikkat edilmesi gereken cümlede yüklemden hemen sonra özneyi bulmaktır. Bir cümlede iki özne bulunamadığı için özneyi bulduktan sonra nesneyi aramalıyız.

Örnek

Kitap, en iyi arkadaştır.
özne

Ali, her sabah kitap okur.
                b.siz nesne


7. Edilgen geçişsiz fiillerle kurulan cümlelerde gerçek özne de sözde özne de bulunmaz.

Örnek

Ankara'ya birlikte gidilecekti.

8. Açıklamasıyla birlikte verilen özneye açıklamalı özne denir.

Örnek

Annesi, en sevdiği kişigelmişti.
Özne  Öznenin açıklayıcısı

9. Sıralı cümlelerde birden fazla özne bulunabilir.

Örnek

Kuşlar, kurtlar bir an gözden kayboldu.
özne     özne

10. Sıralı cümlelerde özne ortak kullanılabilir.

Örnek

Kurtdereli Mehmet, ayağa kalktı, öne fırladı, sessizliği bozdu.

11. "Kendi" zamiri özneyi pekiştirme görevinde kullanılabilir.

Örnek

Soruları ben kendim yaptım.

12. Özne vurgulanmak istendiği zaman yüklemden hemen önce yer alır. 

Örnek

Sabahın seher vaktinde göçmen kuşların sesleri işitiliyordu.
                                               Özne

13. "Kimin?" ve "Neyin?" soruları özneyi bulmakta kullanılmaz.

Örnek

Mustafa'nın babası yaşlıydı.
         Özne


Burada "kimin" sorusunu sorup "Mustafa'nın" cevabını veremeyiz. Özne, bir kelime grubudur. "Yaşlı olan kimdi?" sorusunu sormalıyız.


14. Özne, bazı cümlelerde tekrarlanabilir.

Örnek

Şu dünya, şu vefasız dünya beni bitirdi.




ÖZNE TÜRLERİ

1. Gerçek Özne: Eylemi bizzat yapan öznedir. Etken çatılı eylemlerin kurduğu cümleler ile isim cümlelerinde bulunur.

Gerçek özne, açık ve gizli özne olmak üzere ikiye ayrılır.

a. Açık Özne: Cümle içerisinde açık bir şekilde belirtilen öznedir.

Örnek

Esra, yaramaz bir kızdır.
Özne

Futbol takımının kaptanı takımını motive etmeye çalışıyordu.
            Özne

b. Gizli Özne: Cümle içinde açık şekilde yer almayan şahıs ekleri yardımıyla bulunan öznedir. Bunlar aynı zamanda kişi zamirleridir.

Örnek

Sabahleyin erken geldi. (O: Gizli özne)

Gökyüzüne dalıp dalıp gittim. (Ben: Gizli özne)

Bunca işin arasında çıkıp geldiler. (Onlar: Gizli özne)

2. Sözde Özne: Edilgen fiillerin yüklem olduğu cümlelerde yer alır. İsim cümlelerinde edilgenlik olmadığından sözde özne olmaz. Edilgen çatılı fiillerin kurduğu ve aslında belirtisiz nesne olan öznedir. (sözde özne)

Örnek

Ev güzelce boyandı.
S.Ö.

Yazı yazıldı.
S.Ö.

Ormandaki ağaçlar kesildi.
         S.Ö.

3. Örtülü Özne: Edilgen çatılı bazı cümlelerde "-ce" eki ve "nedeniyle, tarafından" gibi sözcüklerle bizzat işi yapan varlığa yer verilir. Buna örtülü özne denir.

Örnek

Okulun bahçesi işçilerimizce temizlendi.

Çatışma köylüler tarafından durduruldu.


BELİRTİLİ NESNE

İsmin "-i" hâl ekini alan nesnedir. Yükleme "kimi, neyi, nereyi?" soruları sorularak belirtili nesne bulunur.

Örnek

Çiçeği hemen kopardı.
belirtili nesne

Mustafa, kalbinin en güzel yarısını yetimlere ayırmıştı.
                   belirtili nesne


1. Belirtili nesne sadece geçişli (oldurgan, ettirgen dâhil) cümlelerde olur. Yüklemine göre isim cümlesi olan cümlelerde belirtili nesne olmaz.

Örnek

Sınıfta arkadaşına baktı. (Nesne olmaz-geçişsiz cümle)

Hava dün çok güzeldi. (Nesne aranmaz-isim cümlesi)

2. İsim, sıfat, zamir, kelime grubu, isim tamlaması, sıfat tamlaması, eylemsiler, (fiilimsiler) adlaşmış sıfat gibi isim veya isim soylu bütün sözcükler belirtili nesne olabilir.

Örnek

Arkadaşını her zaman arardı. (isim)
belirtili nesne

Güzel çiçekleri pencereye bıraktı. (sıfat tamlaması)
belirtili nesne

Seherin faziletlerini yaşamak istiyordu. (isim tamlaması)
 belirtili nesne

Yürüyüşünü hiçbir zaman değiştirmedi. (isim-fiil)
belirtili nesne

Gördüklerini bize de anlat. (sıfat-fiil)
belirtili nesne

Yeni gelenler gidenleri aratmıyordu. (adlaşmış sıfat)
                 belirtili nesne

Sizleri her zaman saygıyla anacağım. (zamir)
belirtili nesne

3. Bir cümlede birden fazla belirtili nesne bulunabilir. Bir cümlede hem belirtili hem de belirtisiz nesne birlikte yer almaz.

Örnek
Evimizi, okulumuzu hiç kirletmemeliyiz.
b.li nesne b.li nesne

4. Belirtili nesneyi bulmak için sorduğumuz sorular da cümle içerisinde yer alırsa yine belirtili nesne olur.

Örnek

Kimi aramıştı Mustafa? (Ali'yi / belirtili nesne)

Neyi bize hatırlatmıştı öğretmenimiz? (Ödevlerimizi yapmamızı / belirtili nesne)

Nereyi temizleyelim biz sabah? (Evin bahçesini / belirtili nesne)

5. Sıralı ve bağlı cümlelerde tek nesne olabilir. Yani ortak kullanılan bir nesne vardır.

Örnek

Okulu
 güzelce boyadılar, sonra da temizlediler. ("Okulu" ortak nesne olarak kullanılmıştır.)
b.li n.              yüklem                     yüklem

6. Nesne bazen açıklamasıyla birlikte yer alabilir.

Annesini
, en sevdiği kişiyi, kaybetmişti.
b.li n.  nesnenin açıklayıcısı


BELİRTİSİZ NESNE

Fiil (eylem) cümlesinde öznenin yaptığı eylemden etkilenen varlığa nesne denir.

1. Yalın durumda bulunan nesnedir. Yükleme yöneltilen "Ne?" sorusuyla bulunur.

Örnek

Öğretmen başarılı öğrencilere kitap hediye etti.
                                         b.siz n.

2. İsim cümlelerinde nesne bulunmaz. Fiil cümleleri ile geçişli (oldurgan, ettirgen dâhil) çatılı fiilimsilerin kurduğu cümlelerde olur.

Örnek

Evin balkonunda kitap okumaktadır.
                       b.siz n.

3. Yüklem bulunduktan sonra kesinlikle özne bulunmalıdır. Sonra nesne bulunmalıdır. Her ikisi de (belirtisiz nesne, özne) "Ne?" sorusuna cevap verdiklerinden yanlış yöntem seçilirse yanlış öğe bulunabilir. 

Örnek

Mustafa, kitap okumaktadır.
            b.siz n.

Kitap en iyi arkadaştır.
özne

4. Bir yüklem birden fazla belirtili veya belirtisiz nesne alabilir. Yalnız aynı yüklem hem belirtili hem belirtisiz nesne alamaz.

Örnek

Babasınıkardeşini mutlu etmek istiyordu.
b.li n.        b.li n.

Mehmet evinde kitap, dergi, gazete eksik etmez.
                     b.siz n. b.siz n. b.siz n.


5. Edilgen çatılı fiillerin kurduğu cümlelerde nesne bulunmaz. Bu cümlelerde geçici olarak belirtisiz nesne "sözde özne" olur.

Örnek
Ders güzelce çalışıldı.
sözde ö.

6. Her türlü sözcük türü, söz öbeği, cümlecik, tamlama nesne olabilir.

Örnek

Çocuklara kalem, silgi dağıttı, gitti. (İsim soylu sözcük belirtisiz nesne olmuştur.)
            b.siz n. b.siz n.

Mavi gömlek giyme bugün. (Sıfat tamlaması belirtisiz nesne olmuştur.)
  b.siz n.

DOLAYLI TÜMLEÇ

Yüklemin anlamını yer açısından tamamlayan, ismin "-e, -de, -den" durum eklerinden birini alan tümleçlere dolaylı tümleç denir. Yükleme sorulan "kime, kimde, kimden, neye, nereye, nerede, nereden" sorularıyla bulunur.

Örnek

Dün akşam onlar evimize geldiler. (nereye)
                    dolaylı tümleç

Çocuklar okuldan ayrıldı. (nereden)
         dolaylı tümleç 

Bahçemizin çiçeklerine su vermiş. (nereye)
     dolaylı tümleç

1. Bir cümlede birbirinden farklı birden fazla dolaylı tümleç olabilir.

Örnek

Okulumuza oradan ders kitapları getirdik.
d. tümleç   d. tümleç 

2. Dolaylı tümleçte sözcüğün mutlaka hem yer bildirmesi hem de "-e, -de, -den" eklerinden birini alması gerekir. Bu iki özellik bir arada bulunmazsa öğe dolaylı tümleç olmaz.

Örnek

Mustafa içeri girdi. 
(-e, -de, -den eklerinden birini almadığından zarf tümlecidir.)


Ahmet sessizce dışarıya çıktı. 
(Hem yer bildirmiş hem ilgili hal eklerini almış dolayısıyla dolaylı tümleçtir.)


İbrahim, ilkbaharda yaylaya çıkacak. 
(Ek almış fakat yer değil de zaman bildirdiği için zarf tümlecidir.)

3. Şekil olarak benzediği halde -ilgili hâl eklerini aldığı halde- dolaylı tümleci buldurmaya yönelik sorularla öğe bulunamadığı durumlarda öğe, dolaylı tümleç değil zarf tümleci olur. Burada hâl eki almış kelime veya kelime grubu bulunmakla birlikte yükleme "Nasıl?" sorusu sorulduğundan öğe zarf tümleci olur.

Örnek

Sınavı çalışmadığından kazanmamış. ("Nasıl?" sorusu sorulur.)
          zarf tümleci

Mustafa'yı candan seviyordu. ("Nasıl?" sorusu sorulur.)
           zarf tümleci

Adamlar saatlerce onu ayakta beklemiş. ("Nasıl?" sorusu sorulur.)
                          zarf tümleci

4. Dolaylı tümleci bulmaya yönelik sorulan sorular da cümle içinde yer aldıklarında yine öğe olarak dolaylı tümleç olur. Bunlara verilen cevaplardan da dolaylı tümleci bulabiliriz.

Örnek

Kime sordu bu soruyu Ali? (Mustafa'ya / dolaylı tümleç)
dolaylı tümleç 

Kimde buldu kaybolan defterini? (Ahmet'te / dolaylı tümleç)
dolaylı tümleç  


Kazandığını kimden öğrendi? (arkadaşından / dolaylı tümleç)
           dolaylı tümleç 

Neye bakıyordu çocuklar böyle dalgın dalgın? (uçan kuşlara / dolaylı tümleç)
dolaylı tümleç  

Ali akşam nereye gitti? (sinemaya / dolaylı tümleç)
        dolaylı tümleç

Yusuf nerede oturuyor? (İstanbul'da / dolaylı tümleç)
      dolaylı tümleç 

Bu mektup sana nereden geldi? (annemden / dolaylı tümleç)
                   dolaylı tümleç

5. ''Neye?'' sorusu ''Niçin?'' anlamında kullanılmışsa öğe, dolaylı tümleç değil zarf tümleci olur.

Örnek

Neye
 geç kaldın okula? (niçin anlamında /zarf tümleci)
dolaylı tümleç

Cevapladığımızda:

Uyanamadığımdan okula geç kaldım.
zarf tümleci


6. Bazı cümlelerde ara söz dolaylı tümlecin açıklaması durumundadır.

Örnek
Köyüne yıllarca görmediği yere - gidecek.
dolaylı tümleç dolaylı tümlecin açıklayıcısı

7. Sıralı cümlelerde dolaylı tümleç ortak kullanılabilir.

Örnek

Ahmet'e durmadan bağırıyor, bir şeyler söylüyordu.
dolaylı tümleç

Yukarıdaki cümleden şu sonuçlar çıkar:

Ahmet'e durmadan bağırıyordu.
dolaylı tümleç 

Ahmet'e bir şeyler söylüyordu.
dolaylı tümleç


ZARF TÜMLECİ

Yüklemin zamanını, anlamını, durumunu, miktarını vb. özelliklerini bildiren öğedir. Bunlardan her biri farklı bir soru ile bulunur.

Örnek

Ahmet'in notları sınıfını geçecek kadar iyiydi. (Ne kadar?)                                                                                            zarf tümleci                 

Kışın herkes istediği kadar kayabilecek. (Ne zaman?)
zarf tümleci

Kasabadakiler bize aval aval bakıyordu. (Nasıl?)
                         zarf tümleci


1. Edatlarla kurulan tümleçler de zarf tümleci kabul edilir.

Örnek

Müdür okula kadar bizi takip etti. (kadar edatı)
         zarf tümleci

İstanbul'a uçak ile gitti. (ile edatı)                                                                           
           zarf tümleci  

Çalışmak için gurbet ellere düşmüş. (için edatı)
zarf tümleci

Problemleri çözmek üzere odasına çağırdı. (üzere edatı)
                zarf tümleci

Bize karşı iyi duygular besliyordu. (karşı edatı)
zarf tümleci

Size göre elbise bulamadım. (göre edatı)
zarf tümleci 

Bunu ancak sen çözebilirsin. (ancak edatı)
    zarf tümleci  

Beni yalnız sen anlarsın. (yalnız edatı)
  zarf tümleci  

Akşamdan beri yağmur yağıyor. (beri edatı)
zarf tümleci     

Bilmesine rağmen ona söylemedi. (rağmen edatı)
zarf tümleci    

Çok çalışmasına karşın başarılı olamadı. (karşın edatı)
zarf tümleci

Sabaha doğru köye vardılar. (doğru edatı)
zarf tümleci

Geç geldiğinden ötürü sınıfa alınmadı. (ötürü edatı)
zarf tümleci

2. Bir cümlede aynı türden veya farklı türlerde birden fazla zarf tümleci bulunabilir.

Örnek

Dün eve arkadaşıyla geldi. 
zarf t.      zarf t.

3. Zarf tümleci; sıfat tamlaması, isim tamlaması, ikileme ve cümleden oluşabilir.

Örnek

Sabahın karanlığında beni aramış. (belirtili isim tamlaması)
zarf tümleci

Her akşam bize uğrar. (sıfat tamlaması)
zarf tümleci

Evlerinin girişinde güzel güzel konuştular. (ikileme)
                       zarf tümleci

4. Yer yön isimleri sadece yalın halde olduklarında zarf tümleci olur. Ek aldıklarında farklı bir öğeye dönüşür.

Örnek

Mehmet sessizce içeri girdi.
                   zarf tümleci

5. Durum belirten zarf tümleçleri cümleye çeşitli anlamlar katabilir.

Örnek

Sizi tekrar sordu. (yineleme anlamı)
    zarf tümleci

Arkadaşlarını asla terk etmez. (kesinlik anlamı)
             zarf tümleci

6. Zarf tümlecini bulmak için sorulan sorular ile yüklemi soru açısından tamamlayan soru anlamlı sözcükler cümlede zarf tümleci görevini üstlenir.

Örnek

Nasıl geldi bu kalabalıktan buraya? (Cevap: "yürüyerek" zarf tümlecidir.)
zarf tümleci

Bunların hepsini niye yazayım? (Cevap: "başarılı olmak için" zarf tümlecidir.)
                zarf tümleci

Neden okula geç geldiniz? (Cevap: "servisi kaçırdığım için" zarf tümlecidir.)
zarf tümleci

Ne dönüp duruyor havada kuşlar? (Cevap: "sıcak yerlere göç etmek için" zarf tümlecidir.)
zarf tümleci

Bülbül güle konmuş niçin susmuyor? (Cevap "gülü özlediğinden" zarf tümlecidir.)
                    zarf tümleci

7. Zaman adları yalın halde olduğu her durumda zarf tümleci olmaz. Bazen özne olur.

Örnek
Akşam, bir kâbus gibi çöktü şehrin üzerine.
Özne

CÜMLENİN ÖĞELERİ İLE İLGİLİ ÖNEMLİ BİLGİLER

1. Cümlenin öğeleri ile ilgili en önemli husus öğe ayrımıdır. Öğe ayrımında tamlamalar, ikilemeler, deyimler, kelime grupları (söz grupları) ve birleşik yapılı fiiller bölünmez. Özellikle deyimlerin yüklem olduğu durumlarda bu hata çok fazla yapılır.

Örnek

Mustafa'nın en yakın arkadaşı bize cümlenin öğeleri ile ilgili önemli bilgiler anlattı. (Özne bir isim tamlamasından oluşmuş, ayrılmaz.)

Mustafa seminerde güzel güzel konuşuyordu. (Zarf tümleci ikilemeden oluşmuş, ayrılmaz.)

O, olanları duyunca küplere bindi. (Yüklem, deyimden oluşmuş, ayrılmaz.)

Ahmet, bütün bu fedakârlıkları senin için yaptı. (Zarf tümleci edat grubundan oluşmuş, ayrılmaz.)

O, kendisine sataşanları dikkate almayıp genel kurula hitap ediyordu. (Yüklem, birleşik yapılı bir fiilden oluşmuş, ayrılmaz.)

Çalışkan ve dürüst insanları herkes sever. (Belirtili nesne bir sıfat tamlamasından oluşmuş, ayrılmaz.) 

2. Cümlenin öğeleri ile ilgili önemli özelliklerden birisi de cümlede yüklemin dışında hiçbir öğeye soru sorulmaması hususudur.

Örnek

Bunu dün Mustafa evde yazdı. (Cümlesine sorulacak bütün sorular "yazdı" yüklemine yöneliktir.)

Örnek

Kim yazdı?

Nerede yazdı?

Ne zaman yazdı?

Neyi yazdı?

3. Hitaplar, ünlemler, bağlaçlar cümle öğesi sayılmazlar. Bunlar cümle dışı unsur olarak kabul edilir.

Örnek

Fakat beni anlamak istemiyorsun. (bağlaç-cümle dışı unsur)

Babacığım, seni çok özledik! (hitap-cümle dışı unsur)

Tüh, düşündüklerimi unuttum! (ünlem-cümle dışı unsur)

Eyvah tüm bildiklerimi unuttum! (ünlem-cümle dışı unsur)

4. Öğelerde sözcük sayısı önemli değildir. Bir sözcükten de birden fazla sözcükten de öğe olabilir.

Örnek

Mustafa, dün bize geldi. (Öğeler tek sözcükten oluşmuştur.)
özne       z.t. d.t.    y.

Mustafa'nın annesidün akşam okulun bahçesindeki çocuklara kulak misafiri olmuştu.
    özne                     z.t.                           d.t.                                     y.

5. Cümlenin öğeleri bulunurken belirli bir sıra gözetilir. İlk başta yüklem sonra özne bulunur. Bunları nesne ve tümleç izler. Özellikle yüklemden sonra özne bulunmaz ise "Ne?" sorusu özne ve belirtisiz nesne için ortak kullanıldığından yanlış öğeyi bulabiliriz.

Örnek

Kitap, en iyi arkadaştır.
özne

(Kitap sözcüğü burada yükleme sorulan "ne" sorusuyla bulunur. Eğer özneyi yüklemden sonra bulmaya çalışmazsak belirtisiz nesne olarak bulunabilir.)

Kitap okuyorum.
b.siz n.

(Burada "ne" sorusu belirtisiz nesne görevindedir. Yüklem: okuyorum, özne: ben)

6. Eksiltili cümlelerde cümle normal cümle şekline (yüklem getirilerek) dönüştürülüp cümlenin öğeleri bulunmalıdır.

Örnek

Sizi evden kim aradı?

Babam.

Bu cümle, "Babam aradı." şeklindedir. Diğer şekilde öğeleri bulamayız çünkü yüklemsiz cümle olmaz.

7. Soru cümlelerinde soruya verilecek cevap hangi öğe ise soru da aynı öğedir. Bu durumlarda soru anlamlı sözcüğü silip yerine cümlenin anlamına ve biçimine uygun bir kelime getirmeliyiz.

Örnek

Soru: Bunları kim yazdı?
Cevap: Bunları Mustafa yazdı. (özne)

Soru: Bunu niçin yazmadınız?
Cevap: Bunu yorulduğumdan yazmadım. (zarf tümleci)

Soru: Ahmet sizi ne zaman aradı?
Cevap: Ahmet bizi dün aradı. (zarf tümleci)

Soru: Arkadaşların seni nerede buldu?
Cevap: Arkadaşlarım beni evde buldu. (dolaylı tümleç)

Soru: Mehmet çarşıda kimi arıyordu?
Cevap: Mehmet çarşıda annesini arıyordu. (belirtili nesne)

Soru: Ahmet okula ne aldı?
Cevap: Ahmet okula kitap aldı. (belirtisiz nesne)

8. Cümlede vurgulanmak istenen öğe yüklemden hemen önceki söz veya söz grubudur. 

Örnek

Mehmet dün Ankara'dan arkadaşlarını uğurladı. (Belirtili nesne vurgulanmıştır.)

Mehmet dün arkadaşlarını Ankara'dan uğurladı. (Dolaylı tümleç vurgulanmıştır.)

Mehmet Ankara'dan arkadaşlarını dün uğurladı. (Zarf tümleci vurgulanmıştır.)

Dün Ankara'dan arkadaşlarını Mehmet uğurladı. (Özne vurgulanmıştır.)

9. "mi" soru edatının oluşturduğu soru cümlelerinde "mi" den önce gelen öğeye soru yöneltilir.

Örnek

Mustafa eve gidecek mi? (yüklem)

Arkadaşlarını mı aramış müdür? (belirtili nesne)

Dün Mustafa mı kaybolmuş? (özne)

Mustafa dün mü kaybolmuş? (zarf tümleci)

Evde mi unuttun ev ödevlerini? (dolaylı tümleç)

Öğrenciler kitap mı okuyor? (belirtisiz nesne)

Ayrıca bakınız

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder