TYT Türkçe Branş Denemesi 5

 1. Aşağıdaki cümlelerde geçen deyimlerden hangisinin anlamı yanlış verilmiştir?

A) Ecel şerbeti içmek: Ölmek
B) Faka basmak: Aşırı sinirlenmek
C) Ekmeğini taştan çıkarmak: Geçimini sağlamakta pek becerikli olmak
D) El bebek, gül bebek: Nazlı, şımarık
E) Evin direği: Evin geçimini sağlayan kimse
 
 

2. I. Az buçuk biz de bu işten anlarız.
    II. Az kalsın uçağı kaçırıyorduk.
   III. Sana verdiğim paraları azar azar harcamalısın.
   IV. Araba neredeyse yolun sağ tarafındaki uçuruma düşüyordu.
    
Yukarıdaki cümlelerde geçen altı çizili sözlerden hangileri birbirine yakın anlamda kullanılmıştır.
 
A) I ve III     
B) II ve IV   
C) III ve IV   
D) II ve III     
E) I ve II
 
 
3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kullanılan deyimin açıklaması yoktur?
 
A) Fırçayı yiyince dut yemiş bülbüle döndü, hiç sesini çıkarmadı.
B) Adam çat kapı, beklenmedik bir anda içeri girdi.
C) Böyle cana yakın, sıcakkanlı, içten kişileri herkes sever.
D) Okula yeni gelen müdür Demokles'in kılıcı gibi etrafına sürekli tehditler savuruyordu.
E) Onların başına da devlet kuşu konmuştu anlaşılan.
 

4. Yazarlığın ilk yıllarında oldukça uzun yazılar yazan sanatçı gittikçe daha kısa yazılar kaleme almaya başladı.
 
Aşağıdakilerden hangisi yukarıdaki cümlede anlatılmak istenene anlamca en yakındır?
 
A) Uzun yazı yazanlar yazılarını kendileri de beğenmezler.
B) Kısa yazılar yazmak kişiyi rahatlatır.
C) Kısa yazılar oluşturmak zor ve zaman gerektiren bir iştir.
D) Yazarın gittikçe daha kısa yazılar yazması için ilk yıllarındaki yazılarından ders alması gerekir.
E) Zoru göze alan ve zamanına kıyan kişiler için kısa yazılar yazmanın bir sakıncası yoktur.

 
5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir "değerlendirmeyapılmamıştır?
 
A) Yazarın son eserindeki sade, akıcı anlatımı eserine farklı bir hava katmıştır.
B) Sanatçılar, eserlerinde açık bir dil kullanmalılar.
C) Şairin ilk romanındaki pürüzlü anlatımı bu romanla yerini herkesi büyüleyen akıcı bir anlatıma bırakmıştır.
D) Abasıyanık'ın bu hikâye kitabındaki gereksiz betimlemeleri eserdeki akıcılığa gölge düşürmüştür.
E) Eserinde kapalı ve soyut bir dil kullanması eserini anlaşılmaz kılmıştır.
 
 
6. Düşen bir çığda hiçbir kar tanesi kendisini olup bitenden sorumlu tutmaz.
 
Yukarıdaki ifadeyi en iyi açıklayan söz hangi seçenekte doğru olarak verilmiştir?
 
A) Bir olumsuzluk ortaya çıktığında hiç kimse kendini sorumlu görmek istemez.
B) Sorumluluk sahibi insanlar hiçbir zaman sorunlardan kaçmazlar.
C) Her olumsuzluk buna sebep olan kişilerin yüzünden olur.
D) Olumsuzluğa sebep olan kişiler bunun sonucuna katlanmalılar.
E) Sorumluluktan kaçan insanlar bir gün sorunların onları bulabileceğini unutmamalılar.
 
 
7. Aşağıdaki cümlelerden hangisi kanıtlanabilirlik açısından diğerlerinden farklıdır?
 
A) Âşık Veysel Şatıroğlu, Sivas'ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde çiftçi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelir.
B) Lirik anlatım; düşünce ve hayallerin coşkulu bir dille anlatıldığı yazıların anlatım biçimidir.
C) Yaşar Kemal'in romanları, birçok dile çevrilmiş, sinemaya uyarlanmış romanlardır.
D) Yahya Kemal, "Ok" şiiri hariç bütün şiirlerini aruz vezniyle yazmıştır.
E) Yahya Kemal Beyatlı, Türk edebiyatına birçok renkli eser kazandırmıştır.

 
8. Aşağıdaki cümlelerden hangisi özgünlüğe örnek oluşturmaz?
 
A) Eserleri tamamen onun imzasını taşırdı.
B) Yapıtlarına kendi mührünü vuran bir sanatçı sanatta elbette kalıcılığı yakalar.
C) Kendisinden daha çok tanınan sanatçıların yapıtlarından faydalanma yoluna giderdi.
D) Onun şiirleri başka şiirleri asla çağrıştırmaz.
E) Fuzuli'nin "Leyla ve Mecnun" mesnevisini gerek içerik gerekse dil ve anlatım açısından ölümsüz kılan eserin üzerinde herhangi bir gölgenin olmamasıdır.
 
 
9. Üşüyen birine rastladığımızda ona bir ceket giydirirken üzerini örttüğümüz aslında kendi vicdanımızdır.
 
Yukarıdaki cümlede aşağıdaki ses olaylarından hangisi yoktur?
A) Kaynaştırma ünsüzü
B) Ünsüz yumuşaması (ünsüz değişimi)
C) Ünsüz sertleşmesi (ünsüz benzeşmesi)
D) Ünlü düşmesi (hece düşmesi)
E) Ünsüz türemesi (ikizleşme)
 

10. Kötümser yalnız tüneli görür, iyimser tünelin sonundaki ışığı görürgerçekçi tünelle birlikte ışığı ve de gelecek treni görür, diyor ünlü yazar.
 
Yukarıdaki cümlede aşağıdaki ses olaylarından hangisi yoktur?
 
A) Ünlü düşmesi (hece düşmesi)
B) Ünsüz türemesi (ikizleşme)
C) Ünsüz yumuşaması (ünsüz değişimi)
D) ünsüz sertleşmesi (ünsüz benzeşmesi)
E) Ünlü daralması
 

11. Seneca ( ) ( ) Cesaret cennete ( ) korku ölüme sürükler ( ) ( ) der ( ) 
 
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yerlere sırasıyla hangi noktalama işaretleri getirilmelidir?
 
A) (;) (") (,) (.) (") (.)                   
B) (:) (") (,) (.) (") (.)                 
C) (:) (") (,) (.) (.) (")
D) (:) (") (,) (,) (") (.)                  
E) (:) (") (;) (.) (") (.)
 

12. Bahçenin (I) güllerini toplayan (II) çocuk (III) bir an kendini yerde buldu (IV)
 
Yukarıdaki yerlerin hangisine veya hangilerine herhangi bir noktalama işareti gelmez?
 
A) Yalnız I           
B) I ve III           
C) I ve IV         
D) II ve III           
E) I ve II
 

13. Aşağıdaki cümlelerde geçen altı çizili sözcüklerden hangisinin yazımı yanlıştır?
 
A) Ona kambur denilmesi onu oldukça üzüyordu.
B) Kümbet, Anadolu Selçukluları zamanında yapılan kendine has yapısı olan genellikle büyük devlet ve din adamları için yapılan anıt mezarlardır.
C) Her ıslanan kirpik vicdanlara bir mesajdır.
D) Kibrit çöpü kadar ışık saçmayan insanlar var maalesef.
E) Maaşını aldığı zaman annesinin telefonuna 
kontor yüklerdi.
 
 
14. Aşağıdakilerden hangisinde birleşik sözcüklerle ilgili bir yazım yanlışı vardır?
 
A) Mirasyedi kişiler zora gelmezler.
B) Antep fıstığı ile uğraşanların sayısı her geçen gün artmaktadır.
C) Erzurum'da oltutaşı üretimi yaygınlaşmaktadır.
D) Dil bilgisi üzerinde derin çalışmalara sahiptir.
E) Muş Ovası'nda en çok şeker pancarı ekilir.
 

15. Kitap okumanın (I) tadını (II) bilenler (III) bilir ki, okumak (IV) deniz suyu içmek gibidir. İçtikçe susarsınız (V) içersiniz.

Yukarıdaki cümlede geçen altı çizili sözcüklerdeki eklerle ilgili verilen aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
 
A) I. sözcük fiilden isim yapım eki ile tamlayan (ilgi) eki almıştır.
B) II. sözcük önce belirtme hal ekini sonra da iyelik ekini almıştır.
C) III. sözcük hem fiilden isim yapım ekini hem de çekim eki almıştır.
D) IV. sözcük fiilden isim yapım eki almış bir isim gövdesidir.
E) V. sözcük isimden fiil yapım eki, geniş zaman kipi ve II. çoğul şahıs eki almıştır.
 
 
16. Ellerim (I) takılırken rüzgârların saçına    
      Asıldı (II) arabamız bir dağın yamacına,
      Her tarafta yükseklik, her tarafta ıssızlık,
      Yalnız arabacının dudağında bir ıslık
      Bu ıslakla uzayan dönen kıvrılan (III) yollar.
      Uykuya (IV) varmış gibi görünen yılan yollar
      Başını kaldırarak boşluğu dinliyordu.
      Gökler bulutlanıyor, rüzgâr serinliyordu.
      Serpilmeye başladı bir yağmur ince ince,
      Son yokuş noktasından (V) düzlüğe çevrilince
 
Yukarıdaki dizelerde geçen numaralanmış sözcüklerden hangi ikisi yapısı bakımından diğerlerinden farklıdır?
 
A) I ve V       
B) II ve III     
C) I ve IV      
D) IV ve V       
E) III ve V
 

17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde herhangi bir ad tamlaması yoktur?
 
A) Can erikleri dallarda nazlı nazlı sallanıyordu.
B) Üzüm sirkesi almak için dışarıya çıkmıştı çocuk.
C) Kırmızı renkli başlık ona gayet güzel yakışmıştı.
D) Çınar ağacının dalları uzaktan bir başka güzel görünüyordu.
E) Çoban yıldızı uzaktan farklı bir şekildeydi.
 

18. Belgisiz zamirler isim tamlamalarında hem "tamlayan" hem de "tamlanan" olabilir.
 
Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde belgisiz zamir isim tamlamasında "tamlanan" görevindedir?
 
A) Birçoğumuz çoğu zaman yaptığımız hareketin ne anlama geldiğini anlamayız.
B) Herkesin düşüncesi her konuda aynı olmayabilir.
C) Öğretmenlerin çoğu bu konuda kendilerini sorumlu hissetmektedir.
D) Birkaç soru hariç sorular genelde basitti.
E) Bazı düşünceler birileri için bir anlam ifade etmez.
 

19. Bir yer var, biliyorum; 
       Her şeyi söylemek mümkün
       Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum
       Anlatamıyorum.
 
Yukarıdaki şiirde geçen altı çizili dizelerde kaç cümle vardır?
 
A) 1          B) 2          C) 3         D) 4           E) 5
 

20. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde öğelere ayırmada bir yanlışlık yapılmıştır?
 
A) Zenginlik / uzun zaman bir efendisiyle oturmayan bir hizmetkâra / benzer. 
B) Zenginliğin zevkleri / yoksulların gözyaşlarıyla / satın alınır.
C) İnsan / kendinden başkasını / örnek almadıkça / ilerleyemez. 
D) Herkes / kendi zenginliğinin mimarıdır. 
E) Nazik insan / nezaketi / nezaketsizden / öğrenir. 
 
 
21. Ali Kemal, o uzak adada hayatın en zor gününü geçiriyordu. O uzak yerde onun mutsuzluğu tamamen dostlarından ayrı olmasından kaynaklanıyordu. En fazla da sabahları birlikte yürüyüş yaptıkları dostlarını düşünüyordu. Buranın kebabını, dönerini de özlemişti anlaşılan. Kasabaya dönse ilk uğrayacağı yer kuşkusuz her zaman gittiği o kebapçı dükkânı olacak.
 
Bu parçanın anlatımında hâkim olan bakış açısı ile ilgili verilen aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
 
A) Paragraftaki bakış açısı Hâkim (İlahi-Tanrısal) bakış açısıdır.
B) Anlatıcı kahramanın niyetini öğrenmeye çalışmaktadır.
C) Anlatıcı olayların içinde yer almamıştır.
D) Anlatıcı için zaman ve mekân engeli söz konusu değildir.
E) Anlatıcı olayı bizzat yaşayandır.
 

22. Bir olayı, öyküyü, yaşamın çelişkilerini söz veya eylemle sahnede bir seyirci kitlesi önünde canlandırma sanatıdır, tiyatro. (I)  Tiyatro, bir sahne sanatıdır. (II) Tiyatro için görselliğin ön planda olduğu sanat da denilebilir. (III)  Kısacası tiyatro, hayattan beslenen hayatın içinde olan bir sanat dalıdır. (IV) Diğer edebi türler dinlenmek okunmak için kaleme alınırken tiyatro metinleri oynanmak canlandırmak için yazılır. (V)
 
Yukarıdaki parçadaki cümlelerden hangisinde "tanımlama" yapılmamıştır?
 
A) I         B) II        C) III        D) IV        E) V
 

23. Fertleri birbirine bağlayan milletin oluşmasını sağlayan kültürdür. Kültürün de en önemli parçası dildir. Eğer dil olmazsa "harcına çimento katılmadan örülmüş tuğlaların dağıldığı gibi milletler de dağılır." Nasıl yiyecekleri tuz korursa; dil dini, din milleti korur. Diline sahip çıkmayan milletler, kendi değerlerinden koparak egemen milletlerin sömürgesi haline gelir. Dil, bir milletin hem kalbi hem de zihnidir. Unutulmamalıdır ki kalbi duran ölür, zihnini yitiren delirir. 
 
Bu parçanın anlatımında aşağıdaki anlatım biçimlerinden hangisi ağır basmaktadır?
 
A) Öğretici Anlatım
B) Açıklayıcı Anlatım
C) Öyküleyici Anlatım (Öyküleme)
D) Tartışmacı Anlatım
E) Gelecekten Söz Eden Anlatım
 
 
24. Çok uzak olmayan bir gelecekte çok önemli iklim değişiklikleri ile karşı karşıya kalacağız. Deniz seviyesinin yükselmesi ve buzulların erimesiyle Antarktika kıtası tamamen ortadan kalkacak. Kuzey kutbunda 80-85 yıl sonra mevcut buzullar karaları etkileyecek şekilde çözülecek. Asya'da birçok ülkede açlık sorunu ve su sıkıntısı baş gösterecek. Su ve gıda savaşları bütün dünyayı etkileyecek. 50 yıl sonra küresel ısınmayla beraber dağların dorukları değer kazanacak. Herkes sıcak yerlerden soğuk, serinleyebileceği yerlere göç edecek. İnsanların bütün mücadelesi hayatını sürdürme üzerine kurulacak. Ağrı Dağı'nın tepesi Konya'nın merkezinden daha çok tercih edilecek. 
 
Bu parçanın anlatımında aşağıdaki anlatım biçimlerinden hangisi ağır basmaktadır?
 
A) Söyleşmeye Bağlı Anlatım
B) Tartışmacı Anlatım
C) Gelecekten Söz Eden Anlatım
D) Öyküleyici Anlatım (Öyküleme)
E) Betimleyici Anlatım (Betimleme)
 

25. Sıkıntı içinde yaşayan kimseler, önlerine çıkacak zor şartlardan endişelenmezler. Onlar bu şekilde yaşamaya alışıktırlar. Hatta bazıları öyle kanıksamış ki bunlar artık iki durum arasındaki değişimi bile fark etmemektedir. Mesela şehirli birisi için elektriğin ve doğalgazın kesilmesi, asansörlerin çalışmaması, tramvayların durması önemli bir sorundur. Oysa köyde yaşayan birisi için elektriğin kesilmesi farklı bir anlam içerir. O, sıkıntılarla iç içe yaşadığı için artık bunu önemsememektedir. Kısacası
 
Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?
 
A) Akla gelmeyen başa gelir.
B) Arsızın yüzüne tükürmüşler, "yağmur yağıyor" demiş.
C) Âşığa Bağdat sorulmaz.
D) Ateş düştüğü yeri yakar.
E) Abdala "kar yağıyor" demişler, "titremeye hazırım" demiş.
 
 
26. (I) Tedbirli kişiler, her şeyde bir sonuca varmak için sağlam bir yol arar. Hemen karar vermezler.  (II) Yeterince düşünmeden karar alan kişi, tehlikeyi göze alıp işe girişir ve sonuca hemen varır. (III) Sonuç tabi ki tedbirli kişi için olumlu tedbirsiz kişi için de olumsuz olacaktır. (IV) Atalarımız boşuna mı: "Akılsız başın cezasını ayaklar çeker." demişler. (V) Peki sağlam yol varken yaş ağaca basmak neden?
 
Bu parçadaki numaralanmış yerlerden hangisine düşüncenin akışına göre "Sonucun ne olacağını elbette kestirmek zor değil." cümlesi getirilmelidir?
 
A) I       B) II       C) III       D) IV           E) V
 
 
27. (I) Bir yazarın hedef kitlesine ulaşmasında aracılık eden yayınevini doğru seçmesi oldukça önemlidir. (II) Okuyucu kitabın içeriğini üslubunu elbette zamanla özümseyecektir ama ilk başlarda gözleri yayınevine de sürekli takılacaktır. (III) Kitabın anlatımı ve anlattıklarıyla kendini okuyucuya takdim etmeye başlaması kitabın asıl renginin ortaya çıktığı aşamadır. (IV) Hangi sözcüğü seçtiğiniz hangi anlatım tekniğini denediğiniz bu aşamada devreye girer. (V) Burada anlatımınıza odaklandığı kadar anlattıklarınıza da yoğunlaşır okuyucu elbette. (VI) Nihayetinde okuyucu notunuzu artık çoktan vermiştir.
 
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümle ile başlar? 

A) II       B) III       C) IV        D) V          E) VI 
 
 
28. I. Alışkanlıkların zincirleri, önce duyulmayacak kadar hafif, sonra kırılamayacak kadar güçlü olur.
      II. Bir yerde iki kişi konuşmakta biz de onların konuşmalarına şahit olmaktayız. Onların bu konuşma esnasındaki hal ve tavırları bizde bir alışkanlığın başlangıcı için bir tohum olabilir.
    III. Alışkanlıklarımızın zincirleri de bir anda ortaya çıkmaz.    
   IV. Onun için her küçük şeyin bir gün hayatımızın vazgeçilmezi olacağını unutmadan hareket etmeliyiz.
    V. Çünkü her alışkanlığın mutlaka bir kuluçka dönemi vardır.
 
Yukarıdaki cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan üçüncü olur?
 
A) I       B) II        C) III       D) IV       E) V
 
 
29. I. Sanat yapıtlarında "güzellik" aranmalı ama sanat yapıtlarının tek işlevi bu olmamalıdır.
     II. Birçok kişi sanat yapıtlarında asıl işlevin kişilerde estetik duygusunu harekete geçirmek olduğunu düşünür.
    III. Sanat yapıtlarının bu işlevinin yanında ayrıca;
   IV. Sanat yapıtları topluma yol göstermelidir.
   V. Dahası bazı bilgilerin topluma ulaşmasında öncü rol oynamalıdır, sanat yapıtları.
 
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin anlamlı bir bütün oluşturması için aşağıdakilerden hangilerinin birbiriyle yer değiştirmesi gerekir?
 
A) IV ve V     
B) I ve II       
C) III ve IV  
D) II ve III      
E) II ve V
 

30. Yalnız planlarının değil; başarılarının da tadını çıkarmaya çalış. İşinle ne kadar küçük olursa olsun ilgilen. Hayattaki tek dayanağın odur. Seveceğin bir iş seçersen yaşamında bir an bile çalışmış ve yorulmuş olmazsın. İşini öyle seveceksin ki; başarıların bedenini ve yüreğini güçlendirirken verdiklerinle de yepyeni bir hayat başlatmış olacaksın.
 
Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
 
A) Kişi, elde ettiği başarının tadını çıkarmaya çalışmalıdır her zaman.
B) Her başarı, planlı bir çalışmanın ve birlikte hareket etmenin sonucudur.
C) İnsanın işiyle en ince ayrıntısına kadar ilgilenmesi gerekir.
D) İnsanın hayatta yorulmadan bir işi yapması için seveceği bir işi seçmesi gerekir.
E) İş, insanın hayattaki en önemli dayanağıdır.
 
 
31. İnsanın dili kullanma amacı dilin işlevini belirler. Hedef kitle, burada en önemli unsur olarak ön plana çıkar. Bir şiirde, bir romanda kullanılan dil ile bilimsel araştırmada kullanılan dil aynı olmaz. Şiir ve romanın dilinde sanatlı, süslü, yoğun anlatım ön plana çıkarken bilimsel anlatımın esas alındığı metinlerde sade ve düz anlatım ön plana çıkar. 
 
Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
 
A) Dilin hangi işlevde kullanılacağı dilin kullanma amacı belirler.
B) Hitap edilen kesim dilin hangi işlevde kullanılacağına yön verir.
C) Sanatsal türlerde aynı dil ve anlatım olmaz. Dil ve anlatım farklı türlerde farklı şekillerde yer alır.
D) Duygu ağırlığının egemen olduğu anlatımda sanatsallık; düşüncenin esas alındığı anlatımlarda sadelik ön planda olur.
E) Şiirlerde dize, romanlarda cümle biriminin esas alınması dilin işlevini belirler.
 
 
32. Yazıda kullanılan ortak dile yazı dili denir. Edebiyat, kültür, kitap dili olarak da bilinir. Bir uygarlık dili olan yazı dili ulus bilincine ulaşmamış topluluklarda bulunmaz. Devletlerin yazışma dili olan yazı dilinde bütün coğrafya için geçerli olan kurallar vardır. Yazı dili yapma bir özelliğe sahiptir. Bir ülkede özlenen bütün bir coğrafyada yazı dilinin esas alınmasıdır. Dil bilgisi kuralları ve noktalama işaretleri yazı dilinde önemli özelliklerdir. Bizim yazı dilimiz Milli Edebiyat Dönemi'nde benimsenen İstanbul Türkçesidir
 
Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
 
A) Yazı dili yapma bir özellik taşır.
B) Yazı dili dil bilgisi kuralları çerçevesinde şekillenir.
C) Yazı dilindeki kurallar az da olsa bölgeden bölgeye değişiklik gösterebilir.
D) Yazı diline ancak millet bilincine ulaşmış topluluklarda rastlanır.
E) Bizim yazı dilimiz Milli Edebiyat Dönemi'nde benimsenen İstanbul Türkçesi'dir.
 

33. Aşağıdakilerden hangisi paragrafın giriş cümlesi olmaya uygundur?
 
A) Hiç kimse eserinde sözcükleri onun gibi yerli yerinde kullanmamıştır.
B) Böyle konularda söyleyecek sözü olmayanlar yüksek sesle konuşur.
C) Taşı delen suyun gücü değil, damlaların sürekliliğidir.
D) Tanpınar, bunun için edebiyatta bir duayen olmuştur.
E) Kahramanların daha çok aydın tabakadan seçildiği bu eseri bir özgünlük içermiyor.
 

34. Nasrettin Hoca fıkraları birçok özelliği bir arada yansıtan fıkralardır.  Bazı fıkralarda hocanın hazırcevaplılığı bazılarında pratik zekâsı bazılarında ise toplumun geleneklerine ne kadar vakıf birisi olduğu ortaya çıkar. Fıkraları, çoğu zaman önemli mesajlarla doludur. Öyle ki çok ağır, dokunaklı bir söylemi o kadar incelikle dile getirir ki sizi kendisine hayran bıraktırır. Nasrettin Hoca fıkralarının birçok yerde ön plana çıkması hep bu özelliklerin sayesinde olmuştur.
                                                 
Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
 
A) Nasrettin Hoca fıkraları güldürücü unsurları ön planda olan fıkralardır.
B) Fıkraları birçok alanda önemli mesajlar içerir.
C) Fıkralarında hocanın toplumun örf ve adetlerini bilen biri olduğu ortaya çıkmaktadır.
D) Nasrettin Hoca'nın pratik zekâsı ve hazırcevaplılığı fıkralarından anlaşılmaktadır.
E) Fıkralarında en ağır sözleri bile yumuşatarak verebilmiştir.
 

35. Şehrin sokaklarını gezerken şehrin tarihi adeta bir film şeridi gibi gözlerimin önünde canlandı. Sokakları gezerken bir yandan bu şehirde geçirdiğim o mutlu çocukluk günlerini hatırladım bir yandan da şehrin tarihsel dokusuna kendimi kaptırdım. Sokağa attığım her adımda yeni bir anımı anımsıyordum. Çocukluk günlerimi sanki dün burada yaşamışım gibi bana her şey çok yakın gelmişti. Oysa aradan yıllar geçmişti. Savaşın kirli yüzü de şehrin tarihinden çok şey alıp götürmüştü. 
 
Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
 
A) Şehrin sokakları kişinin hayal âleminde yeniden canlanmıştır.
B) Kişi, şehrin sokaklarını gezerken sevinç dolu çocukluk günlerini hatırlamıştır.
C) Şehrin tarihi, yazarı oldukça etkilemesine karşın yazar içinde bulunduğu ruh halinden bir an evvel bu gezinin bitmesini istemektedir.
D) Şehrin sokaklarında her an için bir anısını hatırlamaktadır.
E) Şehrin silueti savaşın kirli yüzünden etkilenmiştir.
 
 
36. Çocukluk günlerim bir metropolde varoş olarak tabir edilen insanların yaşadığı bir mahallede geçti. Hayatımda çok farklı olaylar, renkli serüvenler yer almadı. Kentin bu olanakları kısıtlı mahallesinde insanlarla sessiz bir yaşantı sürdürdüm. İnsanların yüzlerinden onların bana çok benzediklerini seziyordum. Sinemayla da ancak otuz yaşımda tanıştım. Çocukluğumun şekillendiği bu ortamın bazı etkilerini bir ömür hissettim. Belki de bunun için hayata gerçek anlamda ısınamadım.
 
Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
 
A) Çocukluğu oldukça renksiz bir mahallede geçmiştir.
B) Yaşamının şekillendiği mahallede imkânlar oldukça elverişsizdir.
C) Çocukluğunun şekillendiği mahalle kişinin hayatında kalıcı etkiler oluşturmuştur.
D) Her şeye rağmen hayatı sevmekte ve hayata istediği gibi yön vermektedir.
E) Yaşadığı mahalledeki kişilerle genel anlamda örtüşen bir yapıya sahiptir.
 

37. Beni en çok gençlerin kitap okumayı bir yaşam kültürü haline getirmeleri ve sözlük kullanma alışkanlığı kazanmaları mutlu kılmaktadır. Artık kitapçılarda saatlerce rafları inceleyen birçok gençle karşılaşmaktayız. Kulaktan dolma bilgiler, anneye, teyzeye, sözcüğün anlamını sorma kültürü de yavaş yavaş sonlanmaktadır. Gençlerimiz, artık masanın üzerinde farklı farklı sözlükleri bulundurmaktadır. Hatta Türk Dil Kurumu'nun ilgili sayfasını bilgisayarın sık kullanılanlar kısmına ekleyen yüzlerce genci biliyorum. Bu da artık bilinçli ve ana kaynağından bilgileri alan gençlerin sayısının her geçen gün arttığına işaret etmektedir.
 
Bu parçadan aşağıdakilerden hangisine varılamaz?
 
A) Gençlerin kitap okumayı bir yaşam kültürü haline getirmeleri yazarı mutlu etmektedir.
B) Gençler artık sözcüklerin anlamını birinci elden kaynaklardan öğrenmektedirler.
C) Türk Dil Kurumu'nun ilgili sayfaları gençler tarafından rağbet görmektedir.
D) Gençlerin kitapçılarda uzun süre kitap incelemeleri mutluluk vericidir.
E) Gençlerin okuma ve sözlük kullanma alışkanlığı kazanmaları onları televizyon izlemekten uzaklaştırmıştır.
 
 
38. Her geçen gün okullarımızda daha çok proje yapılmaktadır. Bu da okullarımızda girişimci ruhu ön plana çıkarmaktadır. Böylece yeni nesil bilgiyi depolayan değil, bilginin yolunu öğreten bir paradigmaya sahip olacaktır. Önemli olan da budur. Mevcudu yüklemek artık eğitim sistemlerinde pek bir anlam ifade etmemektedir. Her beyin bir proje olursa her alanda çok hızlı bir ilerlemeye imza atacağız. Bu da mutlu ve aydın bir toplum olarak modern dünyada yerimizi almak demektir.
 
Bu paragrafın konusu hangi seçenekte doğru olarak verilmiştir?
 
A) Okullar bilginin yuvası kabul edildiği için bilginin gücü okullarda ortaya çıkmaktadır.
B) Okullarımızda gün geçtikçe daha çok proje yapılmaktadır. Bu da birçok olumlu sonucu beraberinde getirmektedir.
C) Çağdaş toplumlarda bilgi büyük bir güç olarak kabul edilmektedir.
D) Modern dünyada yer edinmek için bundan sonra çok daha fazla proje üretmemiz gerekir.
E) Mutluluğun anahtarı her zaman devamlı ve planlı çalışmaktan geçer.
 

39. Bir işte başarılı olmanın en önemli koşulu o işte başarılı olmaya dair kuvvetli bir inanç beslemektir. Daha yola çıkmamışken yenilgiyi kafanızdan geçirmişseniz zafer sizin için çok uzaklardadır demektir. Hatta Kaf Dağı'nın arkasındadır. Kafanızda beliren binlerce şüphe ile muhtemelen ben bu işi başaramayacağım diye içinizden geçireceksiniz. Bu düşünceyle parlak bir sonucun ortaya çıkmayacağı kuşkusuzdur. Onun içindir ki başarı her şeyden evvel yapacağımız işe kuvvetli bir inanç beslemekle ortaya çıkar.
 
Bu paragrafın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?
 
A) Çok şüpheci kişilerin başarılı olması ancak bu şüphelerini yenmeleriyle mümkündür.
B) Her başarının ardında disiplinli ve planlı bir çalışma yatar.
C) Yenilgi de başarı gibi hayatın bir gerçeğidir. Yenilebiliriz önemli olan vazgeçmemektir.
D) Hiç kimse başarısız olmak için yola çıkmaz yalnız başarılı olmak için de bazı nedenler vardır.
E) Başarılı olacağımıza duyacağımız kuvvetli inanç başarılı olacağımızın en önemli koşuludur.
 

40. (I) Yazar, bu eserini İç Anadolu halkının yaşamına, kültürüne, gelenek ve göreneklerine ayırmış. (II) Onların giyimleri, kuşamları, düğünleri, sünnet törenleri eseri baştan sona kuşatmış. (III) Bunları anlatırken o yörenin tarihsel geçmişine de değinmiştir. (IV) Eserinde yöresel söyleyişlere başvurmuş oldukça etkileyici bir dil kullanmıştır. (V) Yer yer yaptığı betimlemelerde ise oldukça gerçekçi davranmıştır. (VI)
 
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar? 
 
A) II       B) III      C) IV       D) V        E) VI
 

CEVAP ANAHTARI: 1-B 2-B 3-E 4-C 5-B 6-A 7-E 8-C 9-E 10-B 11-B 12-E 13-E 14-C 15-B 16-A 17-C 18-C 19-D 20-C 21-E 22-E 23-A 24-C 25-E 26-C 27-B 28-B 29-B 30-B 31-E 32-C 33-C 34-A 35-C 36-D 37-E 38-B 39-E 40-C