Paragraf

PARAGRAF

Son zamanlarda artık paragraf sorularını yapmadan bir hedefi gerçekleştirmek mümkün görünmemektedir. Paragraf sorularını doğru yapmanın iki yolu vardır. İkisinin de birlikte olması gerekir. İlkin kesinlikle çok iyi bir okuyucu olmak gerekir. Okumayı bir alışkanlık haline getirmek zorundayız. İkincisi ise paragraf sorularını çözmenin şifrelerini bilmektir. Paragrafla ilgili aşağıda yer alan konu başlıkları bu sorunun cevabını içermektedir. Paragraf konusunu aşağıda yer alan başlıkları dikkate alarak işleyeceğiz.

1. Paragraf Nedir?
2. Paragrafta Yapı-Paragrafın Bölümleri
3. Paragrafta Konu
4. Paragrafta Ana Düşünce
5. Paragrafta Yardımcı Düşünceler
6. Paragrafta Düşüncenin Akışını Bozan Cümle
7. Paragrafın Hangi Soruya Karşılık Yazıldığını Bulma
8. Paragrafta Başlık         
9. Tümdengelim ve Tümevarım Paragrafları
10. Paragrafa Cümle Yerleştirme
11. Metni İki Paragrafa Bölmek
12. Paragraf Tamamlama
13. Paragraftaki Cümlelerin Yerini Değiştirme
14. Paragraf Cümlelerini Sıralama
15. İyi Bir Paragrafın Özellikleri-Anlatımın Nitelikleri
16. Paragrafın Şifreleri ve Paragraf Sorularını Çözme Teknikleri

1. Paragraf Nedir?
  
Paragraf, bir düşünceyi aktarmak amacıyla bir araya getirilmiş aynı amaca yönelen cümleler topluluğudur. İletmek istenilen düşünce, bir tek yargı ile anlatılamadığından paragraf kavramı ortaya çıkmıştır. Birbirine bağlı olarak gelişen, birbirini izleyen yargıları toplu olarak sunup düşüncemizi anlatmak istediğimizde cümleden bir üst dil birimi olan paragrafa başvururuz. 

Herhangi bir yazının bir satırbaşından diğer satır başına kadarki kısmı olan paragraf, bir düşünce, duygu veya durumu dile getirir. Paragrafta anlatım tekniklerine ve düşünceyi geliştirme yollarına başvurulur. Bir yazının küçük bir örneği sayılan paragrafta anlatım bir plan dâhilinde yapılır. Paragrafı, bir yazının küçük bir örneği gibi düşünmek gerekir. Bir yazıda var olan giriş, gelişme ve sonuç kısımları paragrafta da bulunur.

Paragrafı oluşturan cümlelerin gerek anlam gerekse yapı bakımından birbirleriyle uyumu paragrafın niteliğini belirler. Paragraf, biçimce ve anlamca bir bütündür. Paragrafın bütünü, cümlelerle; cümleler de paragrafla uyumlu olmak zorundadır. Kısacası paragrafın bütün cümleleri aynı konuyu işler ve aynı düşünceyi savunur. Paragraf bir cümleden de birden fazla cümleden de oluşabilir. .

Paragraflarda belli bir olay, zaman, yer ve şahıslar söz konusudur. Paragrafta görme, işitme, dokunma, tatma ve koklama duyularından yararlanılır. Paragrafta sözün yansıtmak istediği ve paragrafta en önemli ipucu olan bir anahtar kelime yer alır. Yine paragraflarda, yazarın iç dünyasına has birtakım duygular yer alabilir. Korku, beğenme, küçümseme, hüzün gibi bireyin kendine özgü yapısını yansıtan karakter de paragrafta önemli birer unsur olarak karşımıza çıkar.

Paragraflar, konuyu işleyiş şekline göre açıklama, olay, betimleme, duygu ve düşünce paragrafları olarak karşımıza çıkar.

1. Açıklama Paragrafları

Bir düşüncenin, problemin veya herhangi bir konunun açıklandığı paragraflardır. Burada okuyucuyu bilgilendirmek amaçlanır. Açıklama paragrafları sade, akıcı ve açık bir anlatıma sahipler. Açıklama paragrafları süs, sanat ve anlam yoğunluğundan uzak bir özelliği içerir. Konu en ince ayrıntısına kadar verilebilir. Dil, genellikle göndergesel işlevde kullanılır. Ders kitaplarında yer alan paragraflar genellikle açıklama paragraflarıdır.

Örnek

Ömer Seyfettin Türk hikâyecilik tarihine ismini altın harflerle yazdıran bir hikâyecidir. Hikâyeleri olay ağırlıklıdır. Eserlerinin konularını yakın zaman Türk tarihi oluşturur. Olaylarda bütün esere yayılan bir merak öğesi söz konusudur. Bu olaylarda zaman zaman topluma mesaj vermeyi de amaçlar. Bundan ötürü eserlerinde yalın ve açık bir dil kullanmayı tercih eder.

2. Olay Paragrafları

Bu paragraflarda bir olay yer alır. Olay yazarın düşüncesini açıklamak için kullandığı bir araçtır. Roman ve özellikle de hikâye türünde kullanılan paragraflardır. "Merak öğesi" bu paragrafların temelidir. Belli bir yer, zaman, mekân ve kişiler bu paragraflarda yer alır. Olay paragraflarında çekimli fiiller çok fazla geçer çünkü bu paragraflarda sürekli bir hareketlilik söz konusudur. Genellikle öğrenilen geçmiş zaman kipi kullanılır. Dil, genellikle süsten uzak yalın ve akıcıdır. Olay paragraflarında fiil cümleleri ağırlıktadır.

Örnek

Mustafa, kapıyı çalarak içeri girdi. Derse geç kalma sebebini öğretmenine izah ettikten sonra yerine geçti. Çantasını hızlıca karıştırıp çantasından kitabını çıkardı. Bir yandan kitabındaki sayfaları çevirirken diğer yandan öğretmenin gözünün içine bakmaya başladı. Mustafa, olan bitenleri anlamadan zil çaldı. Teneffüse çıkıp arkadaşlarıyla birlikte kantinin yolunu tuttu.

Çözüm:

Olay: Mustafa'nın derse geç kalması
Yer: Sınıf
Kişiler: Mustafa, öğretmen ve öğrenciler
Dil: Görülen geçmiş zaman
İpucu: Fiillerin çok fazla oluşu

3. Betimleme Paragrafları

Tasvir veya durum paragrafları olarak da bilinir. Betimleme paragraflarında anlatılanları göz önünde canlandırmak esastır. Gözlem bu paragraflarda çok önemlidir. Herhangi bir nesne, mekân, olay, hayvan, şehir veya insanı canlandırmada başvurulan paragraf türüdür. Betimleme paragraflarında durağanlık söz konusu olup sıfatlar özellikle de niteleme sıfatları çok fazla yer alır. Merak öğesi ikinci plandadır. Durum ağırlıklı hikâyeleri oluşturan paragraflar bu türdendir. Bu tür paragraflarda sanatsal özellikler ön plandadır.

Örnek

Uzun boylu, sarı saçlı, hafifçe tombul bir genç içeri girdi. Çantasından yuvarlak, kırmızı, kesici özelliği olan bir alet çıkardı. Eskimiş, paslanmış kutusunu çöpe attı. Öğretmen de o siyah, eskimiş çantasının yarı yırtılmış cebinden beyaz bir alet çıkardı. Ne olduysa zil çaldı.                                                                  
İpucu: Sıfatların çokça yer alması. (altı çizili sözcükler)

4. Duygu Paragrafları

Çözümleme paragrafları olarak da bilinir. Duygu paragraflarında öykü ve roman kahramanlarının iç dünyaları dile getirilir. Özellikle yoruma dayalı sorular bu paragrafları oluşturur. Öykü ve roman kahramanlarının psikolojileri bu paragraflar vasıtasıyla işlenir.

Örnek

İsmail, her zamanki gibi yine bir köşede tek başına oturmuştu. Başını ellerinin arasına almış uzak bir yere gözlerini dikmişti. Gözlerindeki  fersizlik, yüzündeki yorgunluk  rahatlıkla fark ediliyordu. Bir ara sağına bakar gibi oldu. İlginçti ki beni görmedi. Bunu, onun içinde bulunduğu ruh haline bağladım ve sessizce oradan uzaklaştım.

5. Düşünce Paragrafları

Düşünce paragraflarında belirli bir düşünce dile getirilir. Deneme, makale, eleştiri ve fıkra gibi yazılardan bu paragraflar seçilir. Ana fikir ve yardımcı fikirlerle ilgili  sınav sorularında çoğunlukla bu paragraflar kullanılır.

Örnek

Özgürlüğe öyle düşkünüm ki, koca Hindistan'ın bir köşesini bana yasak etseler dünyanın tadı kaçar neredeyse. Hiçbir yerde saklı, eli kolu bağlı yaşamak da istemem, orada pineklemektense alır başımı havası, toprağı bana açık bir yere giderim. Hey Allahım! çekilir şey midir ülkenin bir bucağına çivilenip kalmak? Niceleri, yasalarımıza aykırılık ettiler diye kentlere, alanlara herkesin gidip geldiği yollara uğrayamadan yaşayabiliyorlar. Benim hizmet ettiğim yasalar küçük parmağımı bile köle etmeye kalksalar, nereye olsa gider başka yasalar arardım. (Montaigne)

2. Paragrafta Yapı-Paragrafın Bölümleri
       
Paragrafta yapıda düşünce yazısı türündeki eserler ön plana çıkar. Nasıl ki hikâye, deneme gibi yazıların giriş, gelişme ve sonuç bölümleri varsa paragrafların da aynen giriş, gelişme ve sonuç bölümleri vardır. Paragraflar, bir düşünceyi aktarmak amacıyla bir araya getirilmiş cümleler topluluğu oldukları için paragrafı bir yazının küçük bir örneği olarak düşünebiliriz. Bir yazıda bulunması gereken bütünlük, anlam gibi nitelikler paragrafta da aranır. Öyleyse paragrafın yapısını belirleyen temel özellik, cümlelerin belli bir plan dâhilinde bir araya getirilmesidir. Paragrafta, her cümle kendinden önceki cümlenin devamı olduğu kadar sonrasında gelen cümlenin de hazırlayıcısı durumundadır. Yani paragrafta giriş, gelişme ve sonuç bölümleri yer alır.

1. Giriş Bölümü (Giriş Cümlesi)

Paragrafın ilk cümlesi olan giriş bölümü paragrafta konunun ortaya konulduğu bölümdür. Genel bir yargı içeren giriş cümleleri genellikle bir veya iki cümleden oluşur. Kendisinden önce gelmesi muhtemel cümle veya cümlelere bağlı "oysa, halbuki, kısacası, bunun için, ama, fakat,  yine de, bundan dolayı, bu nedenle, ne var ki, çünkü, onları, bunları, şunları…" gibi ifadeleri içermez. Kısacası paragrafın giriş cümlesi:
  • Genel bir yargı içerir.
  •  Giriş bölümünde paragrafta işlenecek konu belirlenir.
  •  İlgi çekicidir.
  •  Giriş cümleleri kısa bir içerik taşır ve genellikle bir veya iki cümleden oluşur.
  • Kendisinden sonra gelecek olan cümleler hem dil hem de düşünce açısından giriş cümlesi veya cümleleriyle ilgili olmalıdır.
  • Düşünce açıklama yazılarında konu, genellikle giriş cümlesindedir.

Örnek

Giriş Cümlesi Olmaya Elverişli Cümleler

Adam olmak cinsiyet meselesi değil, şahsiyet meselesidir.

Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir.

Cahit Sıtkı Tarancı'nın şiirlerinde ölüm korkusu çok fazla yer alır.

Hayatın gerçek amacı bilgi değil eylemdir.

Kabul edilen bir yanlışlık, kazanılmış bir zaferdir.

Natüralizme göre toplum büyük bir laboratuvar, insan ise deney konusu olan kişidir.

Taşı delen suyun gücü değil, damlaların sürekliliğidir.

Tiyatro, edebiyat tarihimizde herkesin beğendiği bir tür olmuştur.

Türk edebiyatında aşk üzerine yazılmış birçok şiir vardır.

Sanatçı, toplumun sorunlarına duyarlı olmalıdır.

Sanatçılar, eserlerinde açık bir dil kullanmalılar.

Sanatçının başkalarını taklit etmesi eserlerinin özgünlüğüne gölge düşürür.

Şiir; düşünceden ziyade duygulara seslenir.

Realizm, gerçeği olduğu gibi aktarma yolunu seçen bir edebiyat akımıdır. 

Rüyaları gerçekleştirmenin en kısa yolu uyanmaktır.

Roman, işledikleriyle toplumun önünden gitmelidir.

Yahya Kemal, İstanbul şehri ile ilgili düşüncelerini "Aziz İstanbul" eserinde kaleme alır.

Yapıtlarına kendi mührünü vuran bir sanatçı elbette kalıcılığı yakalar.

Yunus Emre'nin eserlerinde Allah inancı ile insan sevgisi en çok işlenen konulardır.


Giriş Cümlesi Olmaya Elverişli Olmayan Cümleler

Abasıyanık'ın bu hikâye kitabındaki gereksiz betimlemeleri eserdeki akıcılığa gölge düşürür.

Bundan dolayı roman, işledikleriyle toplumun önünden gitmelidir.

Bunun için yapıtlarına kendi mührünü vuran bir sanatçı kalıcılığı yakalar.

Bu sebeple kabul edilen bir yanlışlık, kazanılmış bir zaferdir.

Demek ki zamanın bizden alıp götürdüğü çok şey vardır.

Hiç kimse eserlerinde onun gibi kelimelere takla attıramamıştır.

Kahramanlarının daha çok aydın tabakadan seçildiği bu eseri bir özgünlük içermiyor.

Onun şiirleri başka şiirleri asla çağrıştırmaz.

Türk edebiyatında bu konuda yazılmış onlarca eser vardır.

Türk edebiyatında aşk üzerine yazılmış bunun gibi birçok şiir vardır.

Sanatçı, toplumun sorunlarına bundan dolayı duyarlı olmalıdır.

Sanatçılar, eserlerinde bu yüzden açık bir dil kullanmalılar.

Söyleyecek sözü olmayan böyle kimseler yüksek sesle konuşur.

Şunları Köprülü'ye mal etmenin savunulacak hiçbir tarafı yoktur.

Yazarın bu anlatımında bir tek düzelik göze çarpıyor.

Yahya Kemal, İstanbul şehri ile ilgili düşüncelerini bu eserinde kaleme alır.

Tanpınar bunun için edebiyatta bir duayen olmuştur.

Nitekim bunun gibi düşünen sanatçılar topluma rehber olamamışlardır.


Örnek

---. Örneğin Rubens, yüzünün güzelliğiyle övünç duyduğu küçük oğlunun resmini yaparken ona bizim de hayran kalmamızı bekliyordu. Elbette bu çok doğal bir istekti. Ancak, bu türden konulara duyulan ilgi, ilk bakışta daha az çekici gelen konuları dışlamamıza yol açarak beğenimizi sınırlayabilir. Bunu aşmak için, Albrecht Dürer’in annesinin yaşlı yüzünü resimlediği tabloda, gençlikten kaynaklanan güzellikten başka şeyler arama sabrını göstermemiz gerekli. Çünkü bu tablonun başarısı, konu aldığı figürün yüzündeki güzellikten gelmez. Nitekim tabloyu sevdiren, yüzdeki güzelliğin önüne geçecek kadar etkili olmuş ifadedir.

Bu parçanın başına düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilebilir? (2012/YGS)

A) Sanatçı, genellikle yarattığı tablolarda insanların gerçek hayatta görmekten hoşlandıkları şeyleri yansıtmak ister.
B) Gördüğümüz bir tablonun, geçmişte yaşadığımız güzellikleri çağrıştırması onun olumlu bir özelliğidir.
C) Gerçek bir sanatçı, tablolarının sanattan anlamayan kişilerce değerlendirilmesini önemsemez.
D) Duyguları anlatan her çalışmanın, sanatsal bir yön içermesi gerekmediğini baştan kabul etmek gerekir.
E) Sanat tarihinde dış gerçekliği kendi algılama yetisine göre değiştirip yansıtan ressamlar da vardır.

ÇÖZÜM: Paragrafta sanat tarihiyle ilgili örneklerle dış dünyanın insanda oluşturduğu izlenimden bahsedilmiştir. Bu paragrafın ilk cümlesinin ana verisini,  "Örneğin Rubens, yüzünün güzelliğiyle övünç duyduğu küçük oğlunun resmini yaparken ona bizim de hayran kalmamızı bekliyordu." cümlesindeki altı çizili yer oluşturmaktadır. Öyleyse doğru seçenek "E" dir.


2. Gelişme Bölümü (Gelişme Cümlesi)

Ana düşünceye konunun bağlandığı cümleleri içerir. Yardımcı düşüncelerin çok fazla yer aldığı cümlelerdir. Gelişme cümleleri konunun her açıdan açıklandığı bölümdür. Kısacası:

  • Gelişme bölümünde yer alan cümleler konunun geliştirilip açıklandığı cümlelerdir. Bu cümleler ana düşüncenin detaylandırmasını sağlayan yardımcı düşünceleri içerir.
  • Gelişme cümleleri kendinden önceki cümlelerdeki düşüncelerin devamı niteliğindedir.
  • Paragraftaki anlatım teknikleri ve düşünceyi geliştirme yollarına bu bölümde çok fazla başvurulur. Özellikle örneklendirme ve açıklama başta olmak üzere betimleme, tanık gösterme, karşılaştırma ve açıklama gibi tekniklerle düşünceler geliştirilir.
  • Gelişme bölümündeki cümleler kendisinden hem önceki hem de sonraki cümlelerle hem anlam hem de dil ve anlatım bakımından bağlı olmak zorundadır.
  • Paragrafın gelişme bölümünde cümle başlarında bağlayıcı öğeleri içeren "ama, oysa, bundan dolayı, çünkü, o halde, bu sebeple, mademki, ne var ki…" gibi sözler yer alabilir. Tümevarım yöntemiyle oluşturulan paragraflarda ana düşünce gelişme cümlelerinden biri olabilir. 

SORU 1

Sokrates'ten önceki ilk Batılı filozoflar, geçmişten iki büyük kopuşu aynı anda gerçekleştirdiler. İlk önce, kendi akıllarını kullanarak dünyayı anlamaya çalıştılar. Bu tek başına, tümüyle yeni bir şeydi ve insanın gelişmesinde en önemli köşe taşlarından birini oluşturdu. Aynı zamanda insanlara, akıllarını nasıl kullanacaklarını ve kendi başlarına nasıl düşüneceklerini de öğrettiler. —-. Onlar, bilgi birikimlerini olduğu gibi öğrencilerine aktarmak yerine, onları tartışmaya, düşünce alışverişinde bulunmaya, kendi düşüncelerini ileri sürmeye ve savlarını kanıtlamaya özendiren öğretmenlerdi.

Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir? (2011/YGS)

A) Ayrıca insanın düşünce yapısını çözmeye çalıştılar, gözleme ve deneye dayanan psikoloji biliminin temellerini de attılar
B) Düşünce tarihinde bu yaklaşımlar, çok büyük tartışmalara konu oldu
C) Dolayısıyla, öğrencilerinin de kendileriyle tıpatıp aynı düşüncede olmasını beklemediler
D) Bu tutum, günümüz düşünce dünyasında da varlığını sürdürmektedir
E) İnsanlığın zihinsel serüveninde ortaya çıkan bu iki yöntem birbirini etkileyen bir gelişim süreci izlemiştir

ÇÖZÜM: Paragrafın yapısıyla ilgili bu soruda giriş cümlesinde verilmeyen bir cümleyi bulmamız istenmektedir. Bu tür sorularda boşluktan hemen önce ve sonra gelen cümle en önemli ipucudur. Paragrafın kendisinden önceki ve sonraki cümleyle paragrafa dil ve düşünce açısından uyum sağlayan cümle; "Dolayısıyla, öğrencilerinin de kendileriyle tıpatıp aynı düşüncede olmasını beklemediler." cümlesidir. Özellikle boşluktan önce gelen; "Aynı zamanda insanlara, akıllarını nasıl kullanacaklarını ve kendi başlarına nasıl düşüneceklerini de öğrettiler." cümlesi ile sonra gelen "Onlar bilgi birikimlerini olduğu gibi öğrencilerine aktarmak yerine, onları tartışmaya, düşünce alışverişinde bulunmaya, kendi düşüncelerini ileri sürmeye ve savlarını kanıtlamaya özendiren öğretmenlerdi." cümleleri tamamen bu doğrultudadır. Öyleyse doğru cevap "C" seçeneğidir.

SORU 2

Benim dinlenme yöntemim, kapıyı kapattığımda onun ardında kalanı düşünmemektir. —-. Elimde iş, ev, çocuklar, eş ve onların kilitleri var. Birini kapar, ötekini açarım. Bu benim yaşam kuralımdır.

Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilebilir? (ÖSS)

A) Hiçbir zaman işteki sorunu eve, evdeki sorunu işe taşımam
B) Çevremde olup bitene aldırmamayı ancak bu yaşlarda öğrenebildim
C) Yaşamımda bir tercihte bulunmam gerekirse elbette ki bu, ailem olur
D) İş yaşamımda ekip çalışması yaptığım için böyle bir sorunla karşılaşmıyorum
E) Yaşamımı sürdürme açısından iş yaşamının önemini hiçbir zaman unutmadım

ÇÖZÜM: Paragrafın yapısıyla ilgili bir sorudur. Soruda giriş cümlesinde verilmeyen bir cümlenin ne olduğu bizden istenilmektedir. Bu tür sorularda paragrafta hâkim olan bakış açısı önemlidir. En önemlisi de boşluktan önce ve sonra gelen ilk cümlelerdir. Paragrafın tümünde anlatılan "Her işin bir yeri vardır." düşüncesidir. Bunu da dil ve düşünce açısından en iyi tamamlayan cümle; "Hiçbir zaman işteki sorunu eve, evdeki sorunu işe taşımam."  cümlesidir. Öyleyse doğru cevap "A" seçeneğidir.

SORU 3

Deneme, yaşananları, akıldan geçenleri düşünsel yönden derinleştirerek yorumlamadır. Belki bir roman, bir öykü bir ölçüde özetlenebilir. Ne var ki, denemeyi özetlemeye kalkmak, insanı, tırnağının ucunu göstererek tanımlamaya benzer. —-. Göz gezdirilerek okunmaz. Deneme okuru, eline aldığı yazıyı kılı kırk yararcasına, irdeleyerek okur; düşünceler, duygular, gözlemler dünyasında yeni yolculuklara çıkar.

Bu parçada boş bırakılan yere, düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir? (ÖSS)

A) Kişisel görüşlerin söyleşi havasında işlenmesi denemenin özelliklerinden biridir.
B) Deneme, yazınsal bütünlüğü bozulamayan bir türdür.
C) Denemede söylenenlerin doğruluğu kanıtlanmaya çalışılmaz.
D) Denemeler konusal yönden öteki yazı türlerinden ayrılır, değişik duygu ve düşünceleri kuşatır.
E) Deneme, yazarına özgürce yazma olanağı verir, okurun düşünce evrenini genişletir.

ÇÖZÜM: Paragrafta yapıyla ilgili bir sorudur. Paragrafın bütününde yer alan ana düşünce "Değerlendirmelerin bir bütün olarak yapılması gerektiği" hususudur. Bir benzetmeyle konu somutlaştırılmıştır. Nasıl ki insanı tırnağının ucuyla değerlendiremezsek denemeyi de bir açıyla değerlendirmek yanlıştır. Öyleyse "Deneme, yazınsal bütünlüğü bozulamayan bir türdür." cümlesi dil ve düşünce açısından paragrafa tam uyum sağladığı için sorunun doğru cevabıdır. Yani doğru cevap "B" seçeneğidir.

SORU 4

Ünlü eleştirmenlerimizden biri: "Deneme yazıyorsanız belli bir birikiminiz, söyleyecek sözünüz olmalı." diyor. —- Çünkü onun hem engin bir bilgi birikimi hem de söyleyecek pek çok sözü var.

Bu parçada boş bırakılan yere, düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilebilir? (ÖSS)

A) Kendisi de öyle bir eleştirmen olmak istiyor.
B) Bu söz o yazarımıza çok uyuyor.
C) Kimileri onun bu görüşüne katılmıyor.
D) Bu nitelikleri taşıyan pek çok sanatçımız var.
E) Bu niteliklerden yoksunsanız eleştirmen sayılmazsınız.

ÇÖZÜM: Soru, paragrafın gelişme bölümüyle ilgilidir. Bu tür sorularda paragrafa hâkim olan bakış açısı, anlatılan konuya ve özellikle de boşluktan önce ve sonra gelen cümleye bakılır. Boşluktan önce ve sonra gelen cümlenin dil ve düşünce açısından ilgili cümleyi tümlemesi gerekir. Paragrafta anlatılan kişi III. tekil kişidir. "E" seçeneğindeki kişi II. tekil kişi olduğu için cümleyle uyum sağlayamamaktadır.  "C" ve "D" seçeneklerinde de kişi bakımından bir uygunsuzluk söz konusudur. "A" seçeneği düşünce bakımından uyumsuz görünmektedir. Dil ve düşünce bakımından  paragrafın tümüyle tam bir uyum içinde olan "B" seçeneği doğru cevaptır.

3. Sonuç Bölümü (Sonuç Cümlesi)

Paragrafın son cümleleridir. Konunun ve anlatılmak istenenlerin adeta bir özetidir. Bazen ana düşünceyi barındırabilir. Kısacası:
  • Gelişme bölümünde ayrıntılarına inilen konunun toparlandığı ve bir sonuca bağlandığı bölümdür.
  •  Sonuç bölümü "sonuç olarak, kısacası, oysa, özetle, bu nedenle" vb. bağlayıcı bağlaçlarla kendisinden önceki cümlelerle bağlanabilir.
  • Sonuç cümleleri çoğunlukla çok kısa olur. Giriş bölümü gibi bir veya iki cümleden oluşurlar.
  • Sonuç bölümü giriş ve gelişme bölümünde anlatılanların bir özetidir.
  •  Paragraf tamamlama soruları da paragrafın sonuç bölümüyle ilgilidir.
  • Paragrafın en etkili ve yoğun anlam içeren bölümü kabul edildiği için atasözleri ve özdeyişlere de bu bölümde yer verilir.
  • Sonuç bölümüyle ilgili paragraf soruları genellikle "Bu parçanın son cümlesi düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisiyle tamamlanabilir?, Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilemez?" şeklinde karşımıza çıkarlar.


SORU 1

İnsanın sanatsal çalışmalarının tümüne, bir arama ve bulma çabası olarak bakılabilir. Ya da bunlar, hayatı ve bu hayatın içinde insanın kendi yerini anlama ve anlamlandırma uğraşı olarak görülebilir. Bu çaba, ilk insandan bugüne değin farklı amaçlar ardında, farklı açılımlar, biçimler ve yöntemlerle serpilip gelişmiştir. Yüzlerce yıllık serüveni boyunca, hem tarihsel dönemler, toplumsal ve siyasal koşullarca biçimlendirilmiş hem de onları biçimlendirmiştir. Buradan bakıldığında

Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilebilir? (2012-YGS)

A) sanatın, insanı doğa ve toplumla olan çatışmalarıyla yansıtma işlevini yerine getirmesinin gerekliliği ortaya çıkar.
B) sanat yapıtlarında işlenen toplumsal özlemlerin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği de açıklık kazanır.
C) sanatla toplumsal fayda arasında bir seçim yapmanın zorluğu daha iyi anlaşılabilir.
D) sanatın, insanın kişilik özelliklerini boyutlandırıp geliştirdiği söylenebilir.
E) bir toplumun sanatıyla o toplumun yaşamının birbiriyle etkileşim içinde olduğu yargısına ulaşılabilir.

ÇÖZÜM: Paragrafın sonuç bölümüyle ilgili bir sorudur. Paragrafın tümünde anlatılanları, paragrafta hâkim olan bakış açısını, paragraftaki dil ve düşünceyi öğrenmek bu tür soruları doğru cevaplamanın en önemli ipuçlarıdır. Boşluktan hemen önce gelen "hem tarihsel dönemler, toplumsal ve siyasal koşullarca biçimlendirilmiş hem de onları biçimlendirmiştir." cümlesi bir etkileşimi dile getirmektedir. Doğru cevap "E" seçeneğidir.   

SORU 2

"Edebiyat dergilerinde sevmediğin, sıkılarak okuduğun yazılar hangisidir?" diye sorsalar hiç düşünmeden, "Belli bir şiir kitabı üzerine yazılmış tanıtım yazılarıdır." derim. Sorun belki de bendedir ama bu tür yazıların neye göre yazıldığını anlayamıyorum. Tanıtımı yapan iyi niyetli yazar, genellikle ilgili şairin söz konusu kitabındaki dizelerden esinle bir şeyleri duyumsatmaya, şairin şiir dünyasına kendisi ile birlikte katılmaya çağırır bizi. Kendince eklemeler de yapar o şiirlerde oluşturulmaya çabalanan etkileyici havaya. Ama söz konusu kitap, okurca önceden okunmadığı, belki de tanıtıcı üzerine aldığı işi gerektiği gibi yapmadığı için kitaba yönelik ilgi oluşturulamaz çoğu zaman ---.

Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilebilir? (2013 YGS)

A) Bu yazılarda şairi, şiir yazmaya yönlendiren etkenler üzerinde de durulmalıdır
B) Bu nedenle okuyucunun şiir bilgisini zenginleştirecek açıklamalara yer verilmelidir
C) Oysa tanıtma yazıları şiire dönük olmayan sorunlarla şişirildiği için ilginçliğini yitirir
D) Edebiyat dergilerinde tanıtım yazılarına az yer verilmesi kitaplara duyulan ilgiyi
azaltmaktadır
E) Böylece okuyana eziyet eden, onu yoran, anlamsız ve sıkıcı bir metin ortaya çıkar


ÇÖZÜM: Paragrafın yapısı ile ilgili bir sorudur. Paragrafın sonuç bölümünde olması gereken cümleyi bulmamız  istenmektedir. Boşluğa gelecek cümlenin paragrafın genelinde anlatılana uygun bir cümle olması gerekir. Paragrafın genelinde kitap eleştirmenliği yapanlar eleştiriliyor. Paragrafın sonuna gelebilecek cümle de "E" seçeneğindeki cümledir.  

SORU 3 

Türküler, şiirler iç dünyamızın sesi olarak yazılmış olsalar da bizden çıktıkları anda topluma mal olmuştur artık. Yalnız topluma mal olmakla kalsa iyi. Yerelden ulusala, ulusaldan evrensele bir değişme ve gelişme çizgisi izleyerek bütün insanlığın ortak değeri hâline gelir. Örneğin Yunus Emre'nin şiirlerinde yansıtılan duygular salt bize mi özgüdür? Neruda, yalnızca Şili'nin acılarını yansıtmıştır, deyip dışlayabilir miyiz onu? Acısı acımız olmuştur, halkı da halkımız. Kısaca —-.

Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?  (2011/YGS)

A) şiir, şairin şiiri düşünmeye başladığı andan okuyucusuyla buluştuğu ana değin süren, uzun ve sancılı bir dönemin ürünüdür
B) sanatçı, ortaya koyduğu ürünlerin hangi özellikleri taşıyacağını önceden saptamalıdır
C) sanatçı, yapıtını yaratırken bilinçli olarak ona ulusal niteliklerin dışına taşan yeni boyutlar kazandırır
D) her birimiz, yaşadığımız bölgenin rengini, dokusunu, çizgisini yansıtan türkülerden ve şiirlerden hoşlanırız
E) türküler, şiirler özünde kendi coğrafyalarının izlerini taşısalar da sanatsal dilin içerdiği insansal özle bütün insanlığın ortak yaratısıdır

ÇÖZÜM: Paragrafta yapıyla ilgili bu soruda bizden sonuç cümlesini bulmamız isteniliyor. Paragrafın genelinde yer alan düşünce "ulusallıktan evrenselliğe yönelme" düşüncesidir. Bu düşünceyi çeşitli ülkelerin yazarları ile ve bu yazarların düşüncelerini dile getirmekle desteklemiştir. Sonuç cümlesinin de anlatılanları özetleyen bir cümle olması gerekir. Bu cümlede paragrafı tümleyen ifade "Sanatçı, yapıtını yaratırken bilinçli olarak ona ulusal niteliklerin dışına taşan yeni boyutlar kazandırır." cümlesi olabilir. Öyleyse doğru cevap "C" seçeneğidir.

ÖRNEK 4

Konuşurken yeterince düşünüp en uygun sözü ve söyleyişi bulmaya zaman yoktur. Ama yazdığımız bir yazıyı her okuyuşta, o yazıdaki, dalgınlıktan, dikkatsizlikten doğan yanlışları görüp düzeltme; düşünme ve araştırma eksikliklerini tamamlama, gereksiz bölümleri atma olanağı vardır. —-

Bu parçanın sonuna, düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilebilir? (ÖSS)

A) Kısacası her yazarın en çok önem verdiği nokta, sözcük seçimi olmalıdır.
B) Bunun için yazar, araştırmayı zorunlu kılan konuları işlemelidir.
C) Sözün kısası yazar, tümcelerini ayrıntılarla doldurmaktan kaçınmalıdır.
D) Bu nedenle her yazar, yazısını gün ışığına çıkarmadan önce döne döne denetlemelidir.
E) Açıkçası yazar, konuşma dilini değil, yazı dilini kullanmalıdır.

ÇÖZÜM: Paragrafın yapısıyla ilgili bir sorudur. Paragrafın sonuç cümleleri genellikle paragrafı özetleyen cümlelerdir. "Paragrafın tümünde ne anlatılıyor?" sorusu bizim için önemlidir. Bu paragrafta da "yazı dilindeki yanlışlıkların yayımlanmadan her zaman düzeltilebileceği fakat konuşma dilindeki yanlışların düzeltilemeyeceği" düşüncesi işlenmiştir. Dolayısıyla doğru cevap "D" seçeneğidir. 

3. Paragrafta Konu
      
Konu, yazarın, paragrafta üzerinde en çok durduğu olay, düşünce veya durumdur. Hakkında söz söylenendir. Bir paragrafta her şeyden önce konuyu saptamak gerekir. Paragrafların konusu her şey olabilir. Kısacası:
  • Konu, çoğunlukla paragrafın ilk cümlesinde yer alır.
  •  Konu, paragrafta sorulan "Yazar ne anlatıyor, neden söz ediyor?" sorularının cevabıdır.
  • Konu, paragrafta anlatılmak istenen şey değil, anlatılan şeydir. Konu, asıl amaca ana düşünceye giden yolda sürekli olarak bir araçtır. Yani yazının konusu yazının yazılış amacı değildir.
  • Konu, genellikle giriş cümlesinde yer alır.
  • Yazar, bütün metinde sürekli konunun etrafında dönüp durur. Konuyu bulmak için parçada en çok tekrar edilen sözcüklere yoğunlaşmak gerekir.
  • Sorular bazen şiir şeklinde de karşımıza çıkabilir. Burada şiirde anlatılanlara yoğunlaşmak gerekir.
Paragrafın konusuyla ilgili sorular farklı şekillerde karşımıza çıkar:

1. Bu parçada aşağıdakilerden hangisinden söz edilmektedir?
2. Paragrafın konusu aşağıdakilerden hangisidir?
3. Paragrafta üzerinde durulan aşağıdakilerden hangisidir?
4. Paragrafta ele alınan, aşağıdakilerden hangisidir?

Uyarı: Konu, hem genel hem sınırlandırılmış bir şekilde paragrafta yer alabilir.

Genel Konular: Paragraflarda işlenmesi zor olan konulardır. Soyut ve genel konuları işlemek oldukça zordur. Bir konu ne kadar sınırlandırılırsa o kadar kolay işlenir. Genel konulardan bazıları aşağıda yer almaktadır.

Örnek 1

Sevgi, her zaman fedakârlık gerektirir.
Saygı, bütün insanlığın buluşma noktasıdır.
Aşk, her zaman edebi yazıları süsleyen bir kavram olmuştur.
Mutluluk, bir hazinedir.
Başarı, hedefe adım adım yürümektir.
Özgürlük, bir tukudur.
Eğitimbir süreçtir.

Yukarıdaki cümlelerde geçen altı çizili kelimeler ve bunların cümlelerde kazandıkları anlam genel ve somut olmayan düşünceleri yansıtır.
Sınırlandırılmış Konu: Sınırları belirlendiği için işlemeye ve geliştirilmeye uygun konulardır. Konunun somut ve sınırlandırılmış olması anlamayı kolaylaştırır. Yukarıda genel anlamlı olarak cümlelerde yer alan altı sözcükler cümle içerisinde sınırlandırılabilir.


Örnek 2

Yahya Kemal'in İstanbul sevgisi çağları aşmıştır.
Ecdadımıza saygımız varsa onların emanetlerine sahip çıkmalıyız.
Leyla'nın Mecnun'a olan aşkı Fuzuli için ilham kaynağı olur.
Cahit Sıtkı Tarancı, mutluluk olgusuyla hiç tanışmadı.
Galatasaray'ın Avrupa'daki başarısı, diğer takımlara da başarı yolunu açar.
Cumhuriyet neslinin eğitiminde, Batılılaşma önemli bir yer tutar.

Not: Yukarıdaki cümlelerde konu ya kişilerle ya dönemlerle ya da devirlerle sınırlandırılmıştır.

Örnek Sorular


SORU 1

Mutlu değil, yalnız ve tedirgindir. Kafasını meşgul eden bir şeyler vardır daima. Her zaman eşikte yani ne bu tarafta ne öbür tarafta olduğu için katmerlenir ızdırabı. Uzun uzun konuşmalar hoşuna gitmez. Zira her insan onu anlamayacaktır. Kendisiyle kavga ederek kendisini caddelere, bulvarlara, pasajlara atar. Telaş içinde koşuşturan insanları, onların zamanın peşinden koşuşlarını alaycı bir bakışla seyreder. Seyretmek, onun için dünyadaki en güzel iştir. (YGS/2013)

Kahramanından böyle söz edilen bir roman, aşağıdakilerden hangisini anlatıyor olabilir? 

A) Yaşanmışlık duygusu uyandırsın diye insanların arasına karışan, hayatın içinden parçalar toplayan gözlemci bir yazarı
B) Sürekli sorgulayan, söylediklerine bir anlam verilemeyen, anlaşılması güç, özgür ruhlu, sıra dışı bir adamın dünyasını
C) Hayatının son günlerini yaşadığını düşünen, geçmişiyle hesaplaşması bitmemiş mutsuz bir ihtiyarı
D) Rahat bir yaşam sürebilmek için yurt dışına gitmiş, metropollerin uçsuz bucaksız kalabalığında özünü kaybetmiş bir gurbetçiyi
E) Hayatı sadece çalışmak üzerine kurulmuş ve ömrü hafta sonu tatillerini beklemekle yitip giden bir memuru

ÇÖZÜM: "Yazar ne anlatıyor?" sorusunu sorarak konuyu bulabiliriz. Sorunun cevabı paragrafın bütününe yansımış durumdadır. "Sürekli sorgulayan, söylediklerine bir anlam verilemeyen, anlaşılması güç, özgür ruhlu, sıra dışı bir adamın dünyasını" seçeneği bizim doğru seçeneğimiz olacaktır. Yani doğru cevap "B" seçeneğidir.

SORU 2

Toplumlar kültürel açıdan geliştikçe ahlak ilkeleri de değişime uğrar. Deneyimler, düşünsel gelişmeler, sanatsal ve teknolojik üretim, ilkelerin anlamlarına yeni boyutlar kazandırır. Her gelişim, insanın olayları farklı açıdan yorumlamasını olanaklı kılar. Örneğin, aydınlanma devrimi, sınıfsal katmanlaşmalar gibi toplumsal, düşünsel dönüşümler, ahlak kavramında da yeni ölçütleri zorunlu kılmıştır. (2010/YGS)

Bu parçadan ahlakla ilgili olarak aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir? 

A) Kişiden kişiye değişen bir içerik taşıdığı
B) İnsanları iyiye ya da kötüye yönlendirdiği
C) Etki gücünün zaman içinde zayıfladığı
D) İnsan ilişkilerini yönlendiren tek güç olduğu
E) Bilimsel, toplumsal gelişmelerden etkilenerek değiştiği

ÇÖZÜM: Bu tür paragraflarda metinde anlatılana yoğunlaşmak gerekir. Bizim için "Niçin?" sorusu değil "Ne?" sorusu önemlidir. Kısacası "Parçada ahlakla ilgili olarak anlatılmak istenen nedir? sorusu sorulduğunda; "Bilimsel, toplumsal gelişmelerden etkilenerek değiştiği" cevabı alınır. Bu şekilde doğru cevap da "E" seçeneği olur.

SORU 3

Yazar, kitaptaki resimler ve ilginç bilgilerle okuyucuyu, Eski Yunan ve Roma Uygarlıklarına uzanan bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. Rengârenk, parlak sayfalar arasında gidip geldikçe ve biraz da hayal gücünüzü kullandığınızda kendinizi Eski Mısır'da "papirüs" terliklerle gezerken ya da Roma'da "toga" giymiş olarak bulmanız mümkün. Toga nasıl giyiliyor diye endişeleniyorsanız merak etmeyin kitapta o da yazıyor. Kitabı okuduğunuzda Antik Çağ ile şimdiki yaşantınız arasında öyle bir köprü kuracaksınız ki hem kendi yaşantınızdaki öğeleri Antik Çağlarda hem de Antik Çağlardaki yaşantılarda kendinizi bulacaksınız. (2012/YGS)

Bu parçada sözü edilen kitabın asıl özelliği aşağıdakilerden hangisidir? 

A) Görsellik yönünden etkileyici bir nitelik taşıma
B) Tarihsel bilgileri, ortaya çıktığı dönem içinde yargılama
C) Okuyucuda, anlatılanları yaşıyormuş duygusu uyandırma
D) Çok eski yaşam biçimlerini karşılaştırarak anlatma
E) Okuyanların belirli bir düşüncede yoğunlaşmasını sağlama

ÇÖZÜM: Soru, paragrafın konusuyla ilgilidir. Cevap, paragrafın tümüne yayılmış durumdadır. Yazarın paragrafta üzerinde durduğu, anlattığı şey nedir?  sorusu sorulduğunda "Okuyucuda, anlatılanları yaşıyormuş duygusu uyandırma" cevabı alınır. Bu da bizi doğru seçenek olan "C" seçeneğine götürür.

SORU 4
Yazma eyleminin kimi durumlarda insana acı çektiren bir yanı vardır. Sözgelimi hayatta en sevdiği insanı kaybetmiş birini betimlerken sanki bir suçluluk duygusu uyanır içinizde. Betimlediğiniz insanın gözyaşlarına boğulmuş hâli ister istemez sarsar sizi. Hiç yaşamadığınız bir acıyı, yalnızca yazarak hayata imza atmış olursunuz. (ÖSS)
Bu parçada yazma eyleminin hangi yönü üzerinde durulmaktadır?

A) Okurların ilgi dünyasının zenginleştirilmesi
B) Yazılanların duyumsanarak anlatılması
C) Acının, hüznün ve sevincin birlikte yansıtılması
D) Başarıya ulaşmanın nesnel bir tutum gerektirmesi
E) Yaşamı anlamlı kılan olaylara dayandırılması


ÇÖZÜM: Soru, paragrafın konusuyla ilgilidir. Parçada "Yazma eyleminin hangi yönü üzerinde durulmaktadır? sorusu sorulduğunda "Yazılanların duyumsanarak anlatılması" cevabı alınır. Bu da paragrafın son cümlesidir. Öyleyse doğru cevap "B" seçeneğidir.


SORU 5

İnsanlar, toplu hâlde yaşama gereksinimi duyarlar. Bunun için herkesin üzerinde anlaştığı, gittikçe yaygınlaşan ortak bir değerler sistemi gerekir. İşte ahlak, bu türden bir değerler sistemidir. Toplumda çekişen ve çatışan tarafların hiçbir ortak yanı kalmadığı durumlarda bile birleştirici bir güç durumundadır. Örneğin, dürüstlüğü değil de yalancılığı ya da sahtekârlığı kimse öneremiyor. Sadakat yerine ihanet, adalet yerine haksızlık değerli gösterilemiyor. Çünkü ahlak, bir insan topluluğunun, üzerinde birleştiği ortak paydayı oluşturuyor. (YGS/2011)

Bu parçadan ahlakla ilgili olarak aşağıdakilerin hangisi çıkarılabilir? 

A) Kişileri değerlendirmede ayırıcı bir ölçüt olduğu
B) Davranışları ve ilişkileri düzenleyen ana kurallar olduğu
C) İlkelerinin kişiden kişiye değişen, göreceli bir nitelik taşıdığı
D) Toplumdan topluma farklı özellikler taşıdığı
E) Yasaların öngördüğü yaptırımları içerdiği


ÇÖZÜM: Parçanın bütününe baktığımızda paragrafın parçanın konusuyla ilgili olduğu ortaya çıkar. Parçada anlatılan parçanın bütününe yansımıştır. Öyleyse parçada ahlakla ilgili anlatılan "Davranışları ve ilişkileri düzenleyen ana kurallar olduğu" düşüncesidir. Yani doğru cevap "B" seçeneğidir.

SORU 6

Şiir yazmanın belki en zor yanı ilk dizeyi bulmaktır. O ilk dize ozanın gideceği yönü belirler. Hiçbir şiir, planlı olarak yazılmaz. Ozan, şiirin yolunu açtığı gibi şiir de ozana yol gösterir. İşte bunun için ben, bir konuşmamda, "Şiirimi, yazarken düşünürüm ya da düşünürken yazarım." demiştim. (ÖSS)

Bu parçanın bütününde, şiirle ilgili olarak aşağıdakilerin hangisi üzerinde durulmaktadır? 

A) Düşünce ve duyguları birlikte ele aldığı
B) Yazma süreci içinde oluştuğu
C) İletisinin, yazmaya başlamadan önce belirlendiği
D) Ozanın duygu dünyasını yansıttığı
E) Ozanın değer yargılarından izler taşıdığı


ÇÖZÜM: Metin, paragrafın konusuyla ilgilidir. Paragrafın son cümlesi olan "Şiirimi, yazarken düşünürüm ya da düşünürken yazarım." paragrafta üzerinde durulan konuyu özetler. Öyleyse doğru cevap "B" seçeneğidir.

4. Paragrafta Ana Düşünce

Bir konuyla ilgili yazarın okura vermek istediği iletiye, anlatmak istediği düşünceye ana düşünce (ana fikir) denir. Paragraflarda ana düşünce daha çok mesaj içeren yazılarla ilgilidir. Tam bir kural olmamakla birlikte ana düşünce; açıklama paragrafında sonuç cümlesinde, tanık gösterme paragrafında tanık sözünde, karşılaştırmanın olduğu paragraflarda üstün tutulanın yanında, tartışmada ise yazarın tezinin bulunduğu yerdedir. Kısacası:

  • Ana düşünce; yazarın paragrafta asıl anlatmak istediği düşüncedir.
  • Genellikle tek cümleden oluşur.
  • Paragraflarda ana düşünceyi destekleyen birçok yardımcı düşünce yer alır.
  • Ana düşünce paragrafın bütününde de sadece bir cümlesinde de verilebilir. 
  • Ana düşüncenin olduğu paragraflara yazarın paragrafı yazma amacı da denilir.
  • "Yazar ne demek istiyor?" veyahut "Paragrafı hangi amaçla yazdı?" sorularıyla ana düşünce bulunur.
  • Paragrafın ana düşüncesi bir cümlede yer alıyorsa bu cümle muhtemeldir ki kesin bir nitelik taşır.
  • Ana düşünce sorularını çözerken mutlaka ana düşünceyi metin içerisinde aramalıyız. Metnin dışına kesinlikle çıkmamalıyız. Parçanın bir kısmını yansıtan yardımcı düşünceleri de ana düşünce ile karıştırmamak gerekir.
  • Paragraflarda yer alan "-aslında, kısacası, sonuçta, bence, özetle, kanımca, oysa" gibi ifadelerin ana düşüncenin başında yer alma olasılığı oldukça yüksektir.
  • Paragrafta bir örnek varsa ana düşüncenin örnekte olma durumu her zaman yüksek bir ihtimaldir.
  •  Ana düşüncede kendi düşüncelerimiz değil, paragrafta yazılanlar esas alınmalıdır. Yani ana düşünce bulunurken ön yargılar bir tarafa bırakılmalıdır.
  • Paragraflarda birden fazla yardımcı düşünce yer alabilir ama kesinlikle tek bir ana düşünce yer alır.
  • Tümdengelim yöntemiyle oluşturulan paragraflarda ana düşünce cümlenin başında yer alır. Konuyla birlikte bulunur.
  • Ana düşünce konuyu değil mutlaka bir düşünceyi belirtmelidir.
  • Ana düşünce açık ve anlaşılır olmalıdır. Taşıdığı mesaj net olmalıdır. İfadelerden farklı yorumlar çıkmamalıdır.
  • Ana düşünce sonuç bildirir. Bir sonuç bildirmeyen cümleler ana düşünce olamaz.
  • Paragraf, tümevarım yöntemiyle kurulmuşsa ana düşünce cümlesi sonda olur. Bu durumda sonuç cümlesi, parçada anlatılanların tümünü özetler.
  • Ana düşüncenin bulunmasında bakış açısı oldukça önemlidir. Bakış açısı yazarın konuya yaklaşımıdır. Bu yaklaşım negatif, pozitif, destekleyici veya eleştirel bir özellik taşıyabilir. Ana fikir cümlesi olumsuz bir bakış açısı içermez.
  • Bazı parçalarda ana düşünce dolaylı olarak verilir. Bu durumlarda karşılaştırma ve benzetmeye başvurulur. Bu tip parçalarda ana düşünce parçada bir cümle olarak geçmez. Ana düşünce, parçanın bütününe yansımış biçimde yer alır.
Paragrafta ana düşünce (ana fikir) ile ilgili sorular şu şekillerde karşımıza çıkar:

Bu paragrafın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?
Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Paragrafta Ana Düşünce (Ana Fikir) ile İlgili Örnekler


Örnek 1

"Bir zamanlar bir bahçıvanın yanında çalışıyordum. Bahçıvan, bir defne ağacını budamamı istedi. Ağacın küre biçiminde olması gerekliydi. Ben hemen fazla uzamış filizleri kesmeye başladım. Ama bir defa bir yanını, bir defa öbür yanını fazla kesiyordum. Sonunda ortaya bir küre çıktı, ama çok küçüktü. Bahçıvan düş kırıklığıyla, Çok güzel! Bu bir küre, ama defne ağacı nerede?’ dedi. Bu durum şiirde de böyledir." (ÖSS)

Paragrafın ana düşüncesi: Biçimle uğraşırken içerik de korunmalı.


Örnek 2

Yenilgiyi daha baştan kabul eden insanlar hiçbir zaman zafere kavuşamazlar. Her yeni gün, bizleri birtakım güçlüklerle karşı karşıya getirir. Bunları yenebilme, öncelikle onları yenebileceğimizi düşünmeye bağlıdır. Hiçbir yetkin doktor, hastasının iyileşmeyeceğini kabul etmez. Ümidi olmasa bile elinden gelen her şeyi yapar, en son dakikaya kadar her türlü çabayı gösterir. (ÖSS)

Paragrafın ana düşüncesi: Sorunlara, onların üstesinden gelebileceğimiz umuduyla yaklaşmalıyız.

Örnek 3

Romanda, uzun süre yurdundan ayrı kalmış iki kişinin geri dönüşü anlatılır. İkisi de geri döndüklerinde vatanlarına yabancılaşmıştır. Çocukluklarına, gençliklerine ait anılar, zaman içinde belleklerinde korunmadığı için yok olmuştur. Tekrar kavuşulan resimler, günlükler, evler, sokaklar da anlamlarını çoktan yitirmiştir. Çünkü, bambaşka bir yerde yaşam sürerken, anıları çağrıştıran mekânlardan uzakta bellek beslenmez, dolayısıyla boşalır. Belleği canlı tutan, karşılıklı ilişkilerle bu anıların tazelenmesidir. (ÖSS)

Paragrafın ana düşüncesi: Geçmişte yaşananların canlı kalması, onların aynı ortamda anımsanmasına, paylaşılmasına bağlıdır.

Örnek 4

İki yaşını dolduran küçük kızım, televizyondaki sanatsal nitelikten yoksun ürünler sunan şarkıcıyı görünce hemen tanıdı ve adını söyleyiverdi. O sırada, elimde ünlü bir yazarımızın son kitabı vardı. Onu İkinci kez okuyordum. Birden İçimin sızladığını hissettim. İki yaşında bir çocuk televizyonun etkisiyle bir şarkıcıyı tanıyordu. Ekranda o şarkıcının yerine bir şair, romancı, öykücü, ressam ya da bilim adamının görünmesine fırsat verilse, onların yaşamları anlatılsa, yapıtları dile getirilse o küçük çocuk onları da bilecek, onları da tanıyacak. Bu da ülkenin geleceği İçin ne kadar güzel olacak! (ÖSS)

Paragrafın ana düşüncesi: Bilim ve sanat adamlarıyla ilgili programlara televizyonda yer verilmesinin gerekliliği

Örnek 5

Halk için yazdığını söyleyen Ahmet Mithat’ın okuyucusu, gazete okuyan, belli bir aydın kesimdir. Çok sonraları, okurları düşündürmeyen, yaşamsal ve düşlemsel bir değer taşımayan sıradan olayları anlatan kimi yazarlar bu tutumu değiştirmiştir. Onlar, ortaya koydukları ürünlerle halka yönelerek mahalle aralarında insanları roman okur duruma getirmişlerdir. Fakat mahalle aralarında bir A. Hamdi Tanpınar’ın ya da bir A. Şinasi Hisar’ın yazdığı, yazınsal değeri yüksek yapıtlar okunmamıştır.  (ÖSS)

Paragrafın ana düşüncesi: Nitelikli romanlardan tat alan okurların azlığı.

Örnek 6

İnsanı insana anlatmak, başlıca kaygısıdır sanatın. Çağlar boyunca, sözle olsun, renkle, ezgiyle olsun, tüm sanat ürünleriyle insanın iç ve dış evreni yansıtılmak istenmiştir. Duygular, tutkular, düşler, düşünceler değişik biçimler içinde ele alınmış, işlenmiştir. İşleyiş, ele alış biçimleri sanatçıdan sanatçıya, çağdan çağa değişse de amaç aynı kalmıştır: İnsanı insana anlatmak… Bir bakıma sanatın işlevindeki soyluluk da bu amaçtan doğar. Yaşamın tatlanması, çirkinliklerden arınması, insanın insanı anlamasına bağlı değil midir? Mutsuzluklar, uyumsuzluklar hep insanın insanı anlamamasından kaynaklanmaz mı? (ÖSS)

Paragrafın ana düşüncesi: Sanat ürünleri, bireylerin birbirine yakınlaşmasını, yaşamın güzelliklerini sezmesini ve algılamasını sağlar.

Örnek 7

Bir kimse arada bir, "Bizim zamanımızda…" diye söze başlayıp yakınıyor ya da eski günleri arıyorsa anlayın ki çağdışı kalmıştır. Baba, çocuğunu anlayamadığından; yaşlı, gencin ya da genç kafalı yaşıtının davranışlarını beğenmediğinden mi söz ediyor, “Bizim zamanımızda böyle değildi.” kanıtına umutsuzca da olsa dört elle mi sarılıyor; bilin ki bunların söyleyecek bir sözü yoktur artık bugün için. Zaman, böyle konuşanları aşmış, tüketmiştir. (ÖSS)

Paragrafın ana düşüncesi: Toplumsal değişim ve gelişmelere ayak uyduramayanların geçmişe sığındıkları

Örnek 8

Yazar için yetenekten söz edeceksek bu, sanatçının, anlattığı kişi olabilme yeteneğidir. Bence edebiyattaki en büyük yetenek de budur. Yalnızca kadınları iyi yazamazsın; ya her şeyi iyi yazarsın ya da hiçbir şeyi… Bu konuda en güzel sözü Flaubert söylemiş. Kendisi ne: "Madame Bovary kim?" diye sormuşlar. "Benim." demiş. Bunu gerçekten böyle hissettiğinden eminim. Bana da kadın kahramanlarımı sorarsanız, "Benim." derim; ama erkek kahramanlarım da "Benim.". (ÖSS)

Paragrafın ana düşüncesi: Tanınmış romanlardaki kişiler, herkesin beğeneceği sıradan insanı yansıtır.

Örnek 9

Hakkımdaki övgüleri de yergileri de pek ciddiye aldığımı söyleyemem. Övgüleri ilk duyduğumda yurtdışındaydım. Bana moral verdi, beni güdüledi bu övgüler. Övülmek elbette iyi bir şeydir; ama yalnızca bununla yaşanmaz ki. Düşünsenize, “Ben geleceğin yazarıyım.” dersen, bunu ilke edinip oturursan, kendini yenilemekten de kaçınırsan sonun ne olur? Ortada kalırsın; bırak geleceği, bugünü bile göremezsin. (ÖSS)

Paragrafın ana düşüncesi: Beğenilen yazarların da kalıcılığının, kendilerini sürekli geliştirmelerine bağlı olduğu

Örnek 10

Okumaya başladığımız her kurmaca metnin başında yazarla bir anlaşma imzalıyoruz aslında. Sen anlat, ne olursa olsun inanacağım. Patlayan adamlara da, tepsilerin üstünde savrulan şehirlere de, bir başka gezegendeki hayata da… Yeter ki düşlerini inandırıcı kıl, sahiciliğini kaybetme, benim inancımı da sarsma, diyoruz. (ÖSS)

Paragrafın ana düşüncesi: Okurların anlatılanlara inanması, anlatılanların gerçeklik duygusu uyandırmasına bağlıdır.

Paragrafta Ana Düşünce (ana fikir) ile İlgili Test Soruları


SORU 1

İşinizde iyi olabilirsiniz ama bununla yetinmemeniz gerekir. İyi yaptığınız bir şeyde takılıp kalmanız, ölümü kabullenmek gibidir. İnsanın görevi, iyi yapamadığı şeyleri öğrenme umuduyla yapmayı denemektir. (2010/YGS)

Bu parçada insanla ilgili olarak vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? 

A) Sorunların çözümünde farklı yollara başvurmalıdır.
B) Bildiklerini zenginleştirerek kendini yenilemelidir.
C) Yaşamı iyi ve kötü yanlarıyla tanımaya çalışmalıdır.
D) Yaptıklarını bir değerlendirmeden geçirmelidir.
E) Sorumluluklarını eksiksizce yerine getirmelidir.

ÇÖZÜM: Ana düşünce içeren paragraflar yazıların yazılış amacını ortaya koyan paragraflardır. Parçanın tümünde bir gelişmeden bahsedilmektedir. Ana düşünce bu paragrafta metnin tümüne yayılmıştır. Bu parçada insanla ilgili asıl anlatılmak istenen de "Bildiklerini zenginleştirerek kendini yenilemelidir." seçeneğidir. Doğru cevap "B" seçeneğidir.

SORU 2

Ben, herkesin alışkın olmadığı, farklı bir evde büyüdüm. Babam ve ağabeyim profesyonelce olmasa da resimle ilgileniyorlardı. Dayım da odasında sürekli bir şeyler yazardı. Yani evin içinde resim, kitap, dergi hep vardı. Böyle bir havayı soluyunca insan kendiliğinden sanata ilgi duyuyor. Dolayısıyla birçok sanat dalına olan ilgim, eğitimimin evde başlamış olmasından kaynaklanıyor. Çünkü insan, evinde ne görüyorsa onu yapıyor. Ben de yaşama, yıllardır bir ressamın, yazarın gözüyle bakıyorum. (2010/YGS)

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? 

A) Sanatta başkaları örneksenerek başarılı olunabilir.
B) Resim, küçük yaşta başlanıldığında başarı kazanılabilecek bir sanat dalıdır.
C) İnsanın yetişmesinde, yakın çevre önemli bir etkendir.
D) Çocukların sanata yönlendirilmesinde ailenin yol göstermesi gerekir.
E) Çocuklar, yeteneklerini geliştirmeleri için yüreklendirilmelidir.


ÇÖZÜM: Metnin ana düşüncesini (ana fikir) öğrenmeye yönelik bir sorudur. Paragrafta metnin tümüne yayılan bir ana düşünce söz konusudur. Paragrafa hâkim olan bakış açısından da ana düşünceyi bulabiliriz. "İnsanın yetişmesinde, yakın çevre önemli bir etkendir." cümlesi paragrafın ana düşüncesidir. Yani doğru cevap "C" seçeneğidir.

SORU 3

Önemli bir edebiyat yapıtını çevirirken o yapıtın yazarıyla çok farklı bir ilişki kurmanın mutluluğunu da tadar çevirmen. Bir yazarla çeviri aracılığıyla İlişki kurmak, onun söyledikleri ve söyleme biçimleri üzerinde kafa yormayı gerektirir. Çünkü çeviride yapılması gereken, yalnızca okumakla, okunanı anlamakla sınırlı değil; asıl önemli olan, yazarın söylediklerine, söyleme biçimlerine, hangi dile çeviriyorsak o dilde varlık kazandırmaktır. (2003/ÖSS)

Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? 

A) Başarılı çevirmenler, yapıtları çevirirken tarihsel ve toplumsal koşulları da düşünürler.
B) Bir çevirinin başarısı, yapıtın, çevrildiği dilde düşünce ve anlatım yönünden yeniden oluşturulmasına bağlıdır.
C) Çevirmenle çevrilen yapıtın yazarı arasında duygusal yönden benzerlik olması, çeviriyi olumlu yönde etkiler.
D) Çevirmenler, çeviriyi bitirinceye değin çok değişik duygular yaşarlar.
E) Anlatım olanakları birbirine benzeyen dillerde yapılan çeviriler daha başarılı olur.

ÇÖZÜM: Paragrafın ana düşüncesi ile ilgili bir sorudur. Ana düşünce paragraflarında bağlayıcı bağlaçlar olan "çünkü, özetle, bundan dolayı vb." sözler ana düşüncenin başında yer alabilir. Bu cümlede de böyle bir kullanım söz konusudur. Paragrafın "çünkü" bağlacından sonra başlayan son bölümü paragrafın ana düşüncesidir. Öyleyse ana düşünce bu paragrafta: "Bir çevirinin başarısı, yapıtın, çevrildiği dilde düşünce ve anlatım yönünden yeniden oluşturulmasına bağlıdır." cümlesidir. Yani doğru cevap "B" seçeneğidir.


SORU 4

Dünyada arasanız da benden daha küreselini bulamazsınız. Hangi memlekete gitsem yalnız orada oturduğumu sanıyorlar. Küreselim ve bütün insanların dostluk, kardeşlik, barış içinde sevgi ve saygıyla yaşamasını, yardımlaşmasını istiyorum. (2016/YGS)

Bu parçada yazar, aşağıdakilerden hangisini vurgulamaktadır?

A) Farklı ülkeleri gezmeyi çok sevdiğini
B) Her memlekette bir evi olduğunu
C) Farklılıklara saygı duyulması gerektiğini
D) Bütün dünyayı kendi evi gibi hissettiğini
E) Her insanın bir bütünün parçası olduğunu


ÇÖZÜM: Soru, paragrafta ana düşünceyi (ana fikir) bulmaya yönelik bir sorudur. Metinde yer alan "küresel" kelimesi en önemli ipucudur.  Parçanın geneline yansıyan düşünce "Her insanın bir bütünün parçası olduğu"  düşüncesidir. Doğru cevap "E" seçeneğidir.


SORU 5

Yazı dediğimiz büyülü şekiller, önceleri taşın, kilin, kemiğin, ipeğin, bambunun üzerinde binlerce yıl oyalandı. Sonra papirüsün, parşömenin, derinin üzerinde epeyce konakladı. Daha sonra asıl büyük birikimini sağladığı kâğıt üzerinde ışıltılarla dolaştı. Günümüzden otuz kırk yıl önce, elektronik devreler arasında gözle görülmez küçücük mekânlarda istiflendi. Böylece, aynı anda dünyanın bir başka köşesinde görülebilen bir nitelik kazandı. (ÖSS)

Bu parçada, yazıyla ilgili olarak vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? 

A) Ne gibi değişmeler geçirdiği
B) Uygarlığın gelişmesini sağladığı
C) Hangi gereksinimler sonucunda ortaya çıktığı
D) Kâğıdın bulunuşundan nasıl etkilendiği
E) Günümüzde önemli bir iletişim aracı olduğu

ÇÖZÜM: Metin; ana fikri (ana düşünce) bulmaya yönelik bir paragraftır. Paragrafın tümüne bakıldığında yazıyla ilgili olarak "Yazının geçirdiği değişmeler" üzerinde durulmuştur. Asıl anlatılmak istenen de budur. Doğru cevap "A" seçeneğidir.

SORU 6

Don Kişot ve Don Kişotluk üstüne şimdiye değin ciltler dolusu yazı yazıldı ve hâlâ yazılıyor. Ünlü bir filozof, "İnsan bu yapıtı hayatında üç kez okumalıdır: Duyguların hemen kolaylıkla harekete geçtiği gençlikte, mantığın egemen olmaya başladığı orta yaşta, her şeye felsefe açısından bakıldığı yaşlılıkta." diyor. Bu sözleriyle yapıtın klasik bir yapısının olduğunu belirtiyor. (2011/YGS)

Bu parçada sözü edilen yapıtla ilgili olarak asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? 

A) Roman türünün ilk ve temel örneği olduğu
B) Tadına, eleştirel bir okumayla varılabileceği
C) İnsanoğlunun değişik hâllerini yansıttığı
D) Düş dünyası geniş okurlara seslendiği
E) Yaşamın farklı dönemlerine özgü bakış açılarıyla okunmasının gerekliliği

ÇÖZÜM: "Duyguların hemen kolaylıkla harekete geçtiği gençlikte, mantığın egemen olmaya başladığı orta yaşta, her şeye felsefe açısından bakıldığı yaşlılıkta." geçen altı çizili yerler bize farklı dönemlerde farklı bakış açılarıyla yapıtların okunduğunu göstermektedir. "Yaşamın farklı dönemlerine özgü bakış açılarıyla okunmasının gerekliliği" seçeneği bizim için ana fikir ve dolayısıyla asıl anlatılmak istenendir. Doğru cevap "E" seçeneğidir.

Paragrafta Ana Düşünce (ana fikir) ile İlgili Uyarılar

1. Ana düşünce bazen parçanın giriş kısmında yani ilk cümlede yer alır.

Çok defa bir romancı, romanına girerken hatta bir şair, şiirine başlarken kelimeler onu takar peşine ve götürür götüreceği yere. Ne konu kalır ne plan. Yazarlar ve şairler her zaman konularına tam hâkim olamaz. Ben bir saniye sonra kullanacağım cümlenin bir kelimesini şimdiden size söyleyebilir miyim? (2016/YGS)

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Kelimeler, sanatçının varacağı noktayı belirleyen esas unsurlardır.
B) Yazıda plan yapmak, yazarın düş dünyasını sınırlandırır.
C) Üslup kaygısı edebî metnin temel dinamiğidir.
D) Plan, kurgunun sağlamlığı açısından yazarın vazgeçilmez rehberidir.
E) Sanatçı temel yapıyı kurduktan sonra yazma işi kolaylaşır.

CEVAP: A

2. Ana düşünce, bazı paragraflarda son cümlede bulunabilir.

Sağlık personelinin, bilimsel verilere dayalı tanılar koymasının yanında, kendi düşüncelerini halka tam olarak anlatabilmesi için sağlıkla ilgili kavramların yerel karşılıklarını bilmesinde zorunluluk vardır. Halkın kullandığı sözcük ve deyimleri bilmek, yalnızca onlarla anlaşmaya değil; onların düşüncelerini, inanışlarını, değer yargılarını, kısaca kültürlerini anlamaya da yardım eder. Kültürel özellikleri dikkate almayan bir sağlık hizmeti verimli bir biçimde gerçekleştirilemez. (ÖSS)

Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? 

A) Sağlık personeli çok yönlü bir eğitimden geçirilmelidir.
B) Tıpla ilgili deyim ve kavramları yerli yerinde kullanan sağlık personeli daha başarılı olmaktadır.
C) Sağlık hizmetlerinde başarılı olabilmek için halkla birlikte çalışmak gerekir.
D) Halka sağlık hizmetleri sunulurken kişilerin farklı özellikleri göz önünde bulundurulmalıdır.
E) Sağlık hizmetlerinde, çağdaş tıp anlayışının yanı sıra doktor ve hasta iletişiminin kurulmuş olması da önemlidir.

CEVAP: E

3. Ana düşünce bazen paragrafın içinde bir cümlede değil parçanın bütününde olabilir.

Adını yurt dışında da duyuran ünlü ressamımızla daha çok, oğlunun Cihangir'deki resim atölyesinde karşılaşırdık. Bildim bileli yalnız yaşayan bir kadındı. Soylu, sade, zarif ve çok güzeldi. Konuşurken sesini bir kez bile yükselttiğine tanık olmadım. Her zaman yüzünde ipeksi bir gülümseyiş, bakışlarında huzurlu bir anlam vardı. (ÖSS)

Sözü edilen ressamın, bu parçada vurgulanmak istenen özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

A) Özgürlüğüne düşkün olma
B) Öteki meslektaşlarına benzememe
C) Güzelliğiyle dikkat çekmek isteme
D) Yumuşak bir kişiliğe sahip olma
E) Ressamlığını ön planda tutmama

CEVAP: D

4. Bazen de parçada anlatılanlar bir atasözüyle özetlenir.

Mustafa, daha küçük yaşlarda çevresini şaşırtacak davranışlarda bulunur. Büyüklerine saygı göstermede örnek biri olur. Bir kişinin hastalandığını duyduğunda ziyaretine gider... Mustafa'nın birçok arkadaşı da ileriki yaşlarında Mustafa gibi olmaya çalışır ama kalıcı olamaz bunların davranışları. Mustafa'nın yaşı yetmiş olduğu zaman da Mustafa yine aynı Mustafa olur. Eee, atalarımız: "Ağaç yaş iken eğilir." sözünü boşuna söylememişlerdir.   

Paragrafın ana düşüncesi: Küçük yaşlarda kazanılan olumlu davranışlar kalıcı olur.

5. Bazı şiirlerin de ana düşüncesi vardır. Buna ana duygu denir.

SESSİZ GEMİ

Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.

Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.

Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu!
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu!

Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler; 
Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.

Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden, 
Birçok seneler geçti; dönen yok seferinden.

Şiirin ana duygusu (ana teması): "ölüm karşısında duyulan çaresizlik ve hüzün"dür.

5. Paragrafta Yardımcı Düşünceler

Paragrafta yer alan yardımcı düşünceler, ana düşünceyi geliştirmek, açıklamak, amacıyla kurulan cümlelerdir. Bu tip sorularda, paragrafın içinde yer alan yardımcı düşünceler ile paragrafın içinde bulunmayan düşünce veya bir özellik sorulmaktadır. Kısacası:

  • Yardımcı düşünce sorularının kökleri olumsuz ifadeleri içerir. Genellikle soru kökleri "hangisine değinilmemiştir, hangisi çıkarılamaz, hangisine ulaşılamaz, hangisi söylenemez, hangisine varılamaz, hangisi değildir, hangisi yoktur?" şeklindedir.
  • Paragrafın içinde paragrafın seçeneklerinde verilenleri tek tek bulabiliriz. Yani yardımcı düşünceler paragrafın bizzat içinde yer alır.
  • Paragraflarda bir ana düşünce yer alsa da birden fazla yardımcı düşünce yer alır.
  • Ayrıntılar, örnekler paragraf içerisinde birer yardımcı düşüncedir.
  • Yardımcı düşünceler parçayı tam olarak kapsamaz. 
  • Paragraflarda yer alan yardımcı düşünceler arasında paragraf içerisinde anlamsal ve dilsel bir bağ söz konusudur. 
  • Yardımcı düşünceler ana düşüncenin açıklığa çıkmasını sağlayan, ana düşünceyi somutlayan ikinci derecedeki yargılardır.
  • Yardımcı düşünceler ana düşünceye ulaşmayı sağlayan araç cümlelerdir. Amaç ana düşünceye ulaşmaktır her zaman.
  • Yardımcı düşüncelerle ilgili sorularda yardımcı düşünceleri içeren cümleler mutlaka paragrafın içinde yer alır. Bunlar ya doğrudan ya da birkaç kelimesi eksik veya değişik sözcüklerle yazılmışlardır. Onun için yeterince zaman olduktan sonra bu soruların cevapları paragrafın içerisinde tek tek bulunabilir.
  • Sınavlarda en çok paragrafta yardımcı düşünceler konusunda soru gelmektedir. Paragraf sorularının yaklaşık % 35'i yardımcı düşüncelerle ilgilidir. 

 Yardımcı düşüncelerle ilgili sorular şu şekillerde karşımıza çıkar:

Aşağıdakilerden hangisi, bu sözleri söyleyen kişinin bir özelliği değildir?

Bu parçada aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Bu parçadan aşağıdaki yargılardan hangisi çıkarılamaz?

Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

Bu parçada, sözü edilen kişiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

Böyle konuşan kişi için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Böyle anlatılan bir sanatçıdan aşağıdakilerden hangisini söylemesi beklenmez?

Bu parçada aşağıdaki düşüncelerden hangisine yer verilmemiştir?

Bu sözleri söyleyen sanatçı aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilemez?

Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?


Paragraftan Çıkarılabilecek Yardımcı Düşünceler

Not: Paragrafta yer alan renkler ile seçeneklerde yer alan renkler aynı düşünceyi içeren cümlelerdir. Paragrafta hangi renk varsa seçeneklerde de aynı renk vardır.
ÖRNEK 1

Edebiyat öğretmenimizin kendine özgü bir yöntemi vardı. Büyük yazarlardan, düşünürlerden seçilmiş bir metni çoğaltır, dersten birkaç gün önce hepimize dağıtırdı. O metni hepimiz tekrar tekrar okurduk. Metnin ilginç yerlerini, yazarın dünya görüşünü, o dönemin edebiyat anlayışını bulur çıkarırdık. Derslerde öğretmenimiz düşüncelerini belirtmez, güler yüzle bizi dinler ve asıl hedefe kendi çabalarımızla ulaşmamızı sağlardıBöylece derslerimiz tartışmalı bir şölen havasında geçerdi. Sokrat'ın, Sofokles'in, Tolstoy'un, Montaigne'in metinlerindeki bazı cümleler hâlâ belleğimdedir, bana hâlâ yol gösterir. (ÖSS)

Edebiyat Öğretmeni ile İlgili Çıkarılabilecek Yargılar:

Dersini çekici kılan
Konuşmaktan çok konuşturan
Okuyup araştırmaya yönlendiren
Değişik türdeki klasik yapıtları sevdiren

Çıkarılamayacak Yargı:

Belirli düşünce kalıplarına bağlı kalan

ÖRNEK 2

Elbette elektronik çağ önümüze yeni olanaklar getiriyor. Binlerce yıllık hafızayı teknolojinin yardımıyla çok küçük "çip"lere sığdırabilmek ve böylece bilgiye kolayca ulaşabilmek bizler için de gelecek kuşaklar için de çok önemlidir. Ama bütün bunlara karşın kitap dediğimiz nesnenin öyküsü kolay kolay sonlanmaz gibi geliyor bana. Bu durumda ben yayıncılığın iki yoldan gelişeceğini düşünüyorum. Bilgi yoğunluğu olan malzeme "e-kitaplar"da, sanatsal yoğunluğu olanlarsa çok güzel görünümlü "butik kitaplar"da toplanacak bence. Hatta giderek, kitap sahibi olmak, koleksiyonculukla eş değer sayılacak. (YGS)

Paragraftan Çıkarılabilecek Yargılar:

Bilgi kaynaklarının sanal ortama taşınabileceği
Kitapların önemini koruyacağı
Kitapların biçimsel değişime uğrayacağı
Düşünsel ve sanatsal nitelikli kitapların birbirinden ayrılacağı

Çıkarılamayacak Yargı:

Teknolojideki gelişmelerin eğitim düzeyini yükselteceği

ÖRNEK 3

Ünlü bir yazar, "Konu mu arıyorsun yazmak için? Uzağa gitmene hiç gerek yok. Şu sokaktaki evlerden birini seç. Yeter ki gönlünde o evin insanlarını tanımaya yönelik tutkun, onları anlatırken gerçeği düşe dönüştürecek yaratma gücün, bir de dilin inceliklerini tanıyıp onları kendince kullanabilme yeteneğin olsun." diyor. (ÖSS)

Çıkarılabilecek yargılar:

Yazacaklarını günlük yaşamdan seçmeye
Görülenleri olduğu gibi anlatmaktan kaçınmaya
Anlatımına, başkalarında olmayan özellikler katmaya
Gözlem gücüne sahip olmaya

Çıkarılamayacak yargı:

Toplumun geçmişini ve geleceğini bütünüyle kucaklamaya çalışmak

ÖRNEK 4

Dil, kuralları dilbilgisi kitaplarına sığmayacak kadar karışık, sayısız inceliklerle dolu, büyülü bir iletişim aracıdırEsnek, canlı, gelişmeye, değişmeye açık bir sistemdirBu nedenle dilin kullanamadığımız zenginliklerinin, kullanabildiklerimizden çok daha fazla olduğunu söyleyebiliriz. Bunun içindir ki günümüzde kullandığımız dil, yarınki dilin çok gerisinde kalacaktır. Buna dayanarak şunu söyleyebiliriz: Bir yandan bugünkü dille iletişim kurarken bir yandan da ayrımına varmadan geleceğin dilini yaratıyoruz. (ÖSS)

Dil ile İlgili Çıkarılabilecek Yargılar
:

Çok yönlü nitelikler içerdiğine
Bir değişim süreci içinde olduğuna
Sunduğu olanaklardan yeterince yararlanılamadığına
Belirli kalıplarla sınırlandırılamayacağına

Çıkarılamayacak Yargı

Anlatım gücünün sözcük sayısıyla ölçülemeyeceğine

ÖRNEK 5

İlgimi, kültürel konulara, yaşadığım kentin tarihine yönelttim. Bu da beni bir tür kedere itti. Ne var ki ben bunun altında ezilmedim. Çalıştım, uğraştım, kitaplarımı yazdımHayatımdan memnunum. Hiçbir arkadaşım benim için "hüzünlü" demez. "Sinirli, enerjik" diyebilir; ama belirgin niteliğim "hüzün" değil. Olsa olsa şunu söyleyebilirler benim için: "Kâğıdı, kalemi eline alınca kaleminin ucuna gelenler bunlardır." (ÖSS)

Paragraftaki Kişi ile İlgili Çıkarılabilecek Yargılar
:

Çabuk kızan, hareketli
Ürünler ortaya koymak için çabalayan
İçinde bulunduğu koşullardan şikâyetçi olmayan
Kendi özelliklerini tanıyan

Çıkarılamayacak Yargı:

Yazdıklarıyla yaşadıklarını örtüştüren

ÖRNEK 6

Büyük edebiyatçılar sadece yapıtlarıyla değil, yarattıkları imgelerle de yaşarlar. Bu sanatçı, gerek kişiliği, gerek edebiyat bilinci, gerekse yapıtlarıyla kendisinden sonraki kuşaklara yol göstermiştir. O, özellikle 1970'li yıllarda öykücülüğümüze yeni bir soluk getirmiştir. Öyküyü, romana geçiş için bir basamak gibi kullanmaması, edebiyat bilincinin çok önemli bir göstergesiydi. Günlükleri, eleştirileri ve çevirilerinde gösterdiği titizlikle öyküdeki başarısının bir rastlantı olmadığını bize açıkça kanıtlamıştı. (ÖSS)

Çıkarılabilecek yargılar:

Genç yazarlara örnek olmuştur.
Öykücülüğümüzün havasını değiştirmiştir.
Değişik yazınsal türlerde ürün vermiştir.
Yapıtlarında belirli bir düzeyi korumuştur.

Çıkarılamayacak Yargı:

Sanatın toplumsal işlevi olduğuna inanmıştır.

ÖRNEK 7

Nasrettin Hoca, fıkralarından da anlaşılacağı üzere sevecen, hoşgörülü, akıllı, hazırcevap bir insandır. Her zaman, haksızlığa uğrayanların yanında yer almış, yaşamın ağır yükleri altında ezilenleri bir gülücükle rahatlatmıştır. Nasrettin Hoca fıkraları didaktiktir. Çoğu kısadır. Bazen girişte yer ve zaman belirtilir, kişiler tanıtılır; ikinci bölümde Hoca'ya bir şey söylenir ve sonunda onun bizi güldüren ama aynı zamanda düşündüren cevabı beklenir. O son cümle, birçok defa atasözüne ya da deyime dönüşüvermiştir. Hoca'nın çok geniş bir coğrafyada başka başka uluslarca benimsenmiş olmasını da fıkralarındaki bu özelliklere bağlayabiliriz. (ÖSS)

Nasreddin Hoca Fıkraları ile İlgili Çıkarılabilecek Yargılar:

Ününün yalnızca Anadolu'yla sınırlı kalmadığına
İnsanı düşünmeye yönelten komik öğeler içerdiğine
Öğretici nitelikler taşıdığına
Kimi sözlerinin kalıplaşarak halka mal olduğuna

Çıkarılamayacak Yargı:

Birçok tarihi kişiye yer verildiğine

ÖRNEK 8

Mitler doğa güçlerini ve doğaüstü yaratıkları anlatan hayal ürünü öykülerdir. Bunların simgesel ve kutsal bir yanı vardırYüzyıllar boyunca bu öyküler birbirlerinden beslenerek zenginleşmiştir. Bunların kimisi kulaktan kulağa yayılırken kimisi de yazmayı iş edinmiş kişilerce yazıya geçirilmiştir. Bugün elimizde hemen her mitolojik öykünün, yazıya geçirenin anlayışına göre değişen anlatımları bulunuyor. (ÖSS)

Mitler ile İlgili Çıkarılabilecek Yargılar:

Kahramanlarının alışılmışın dışında özellikler taşıdığına
Anlatılanların dinsel bir içeriği olduğuna
Çok uzun bir geçmişi bulunduğuna
Aynı öykünün değişik biçimlerde anlatıldığına

Çıkarılamayacak Yargı:

Kimilerinin gerçekleri yansıttığına

ÖRNEK 9

Okur, onun şiirlerini okurken derine indikçe yeni tatlarla, yeni bulgularla karşılaşacaktır. Sözün gizemli boyutlarının peşine düşecektir. Şiiri yeniden kurgulayacaktırBu anlamda, herkese açık bir şiir değildir onun şiiri. Art alanı alabildiğine geniş şiirlerdirTarihten felsefeye, değişik bilim dallarından devşirilmiş veriler, bunlarda birer motif olarak çıkar karşımızaKimi zaman da bu veriler, imgelere dönüşür; benzetmeler, mecazlar, istiareler biçiminde iç donanımını oluşturur şiirlerin. (ÖSS)

Çıkarılabilecek Yargılar
:

Anlaşılırlığı güç şiirler yazma
Şiirlerini yazarken farklı alanlardaki çalışmalardan yararlanma
Sanatsal bir söyleyişe başvurma
Yoruma açık şiirler oluşturma

Çıkarılamayacak Yargı:

Anlamca açık şiirleri değersiz bulma

ÖRNEK 10

Indiana Üniversitesinden bir grup araştırmacının gerçekleştirdiği çalışmaya göre uzun süre oturma durumunda kalanların saatte bir beş dakika yürümesi, bacak atardamarlarının zarar görmesini önlüyor. Oturma pozisyonundayken kalbe kan pompalayan gevşek kaslar yeterince kasılmıyor.Kan, bacaklarda birikebiliyor ve bu durum artan kan akışından dolayı damarların genişleme özelliğini olumsuz etkileyebiliyor. Araştırmaya göre uzun süreli oturmanın, damarların artan kan akışına karşı genişleme özelliğini bozduğu, bunun da kalp ve damar hastalıklarının işaretçisi olduğu belirtiliyor. (2016/YGS)

Çıkarılabilecek Yargılar
:

Duruş pozisyonunun insan sağlığına olan etkisine
Kalp ve damar hastalıklarını tetikleyen bazı nedenlere
Bacaklarda meydana gelen kan birikiminin sebeplerine
Yürüyüşün damar sağlığı açısından önemine

Çıkarılamayacak Yargı:

Bacaklarda meydana gelen kas erimesinin nedenlerine

ÖRNEK 11

Önce kendilerine beğendirmeye çalışırlar şiirlerini. SeçicidirlerBir şiir üzerinde haftalarca, aylarca uğraştıkları olur. Yetkinlik midir bu? Sanmıyorum, titizlik diyeceğim ben, şiir dilini gereğince çapaksız kullanma titizliğiŞiirin boşluklarda, susmalarda, eksiltmelerde olduğunu bilen, has bir şair tavrı. Vitrinde olmanın her şeyden önemli olduğu günümüzde hâlâ var mıdır böyle adını sık sık duyurmaktan, ortalıkta görünmekten kaçınan şairler? Neyse ki var! (2010/YGS)

Bu parçada sözü edilen şairler ile ilgili çıkarılabilecek yargılar:

Çok dikkatli ve özenli çalışan
Gerçek şiirin ne olduğunu bilen
Geri planda kalmayı yeğleyen
Zor beğenen

Çıkarılamayacak Yargı:

Verimsiz olarak tanınan

SORU 12

Neden şiir yazar ki insan? Havasızlıktan boğulmak üzere olan evrende nefes alabilmek, var olabilmek, elinde iyi-kötü ne varsa dökebilmek için mi eteklerine? İç dünyasının dışarıyla olan kavgasında anlaşılabilir olma derdi midir kendini kanıtlamak ya da kanatmak? Şairler, görünenin ardındaki gizemleri ortaya çıkararak bize rehberlik mi ederler?  (YGS/2012)

Bu sözleri söyleyen kişiye göre şairlerin yazma nedenleri arasında aşağıdakilerden hangisi yoktur?

A) Yaşamın bunaltıcılığından sıyrılma
B) Kendini, anlatarak ortaya koyma
C) Ruhsal durumuyla yaşam arasındaki çatışmayı yansıtma
D) Yalnızlaşmaktan kurtulma
E) Yaşamın, ayrımına varılmayan yönlerini duyumsatma

CEVAP: D

SORU 13

O, dil duyarlığı gelişmiş öykücülerimizden biridir. Yaşamı değişik boyutlarıyla yansıtmayı amaçlar. Öte yandan öykülerinde dili, bir araç olarak görmez. Yazarken dilin olanaklarını belirli amaçlar doğrultusunda zorlar, bu yolla yeni söylem biçimleri araştırır. Bunu yazarlığın ve yaratıcılığın doğal bir işlevi olarak görür. Yoğun, çok katmanlı, çağrışımlı bir anlatım oluşturma çabası içindedir. Dilin, yeni duyguları, yaşantıları yansıtabilmesi için farklı sözcükler seçmekten ve sözcüklere yeni anlamlar yüklemekten çekinmez. Bütün bunları yazarlığın temel koşulu sayar, yazdıklarını bu doğrultuda biçimlendirir.  (2009/ÖSS)

Bu parçada sözü edilen yazarla ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir

A) Dile yaklaşımına
B) Yaşananlara farklı açılardan baktığına
C) İşinin bilincinde olduğuna
D) Anlatımını geliştirmeye çalıştığına
E) İlginç konular seçtiğine

CEVAPE

SORU 14

Düşünen gençlerden umutluyum. Başarılı ürünler ortaya koyuyorlar, koyacaklar da. Bir yandan Batı'daki birikimi özümseyecek, yorumlayacak; diğer yandan da kendi dilimize, kendi kültürümüze ilişkin arayışları sürdürecekler. Bu arayışları, bizi biz yapan öğelerden ödün vermeden, dünyanın her yerinde yaşananlara hem duyarlı olarak hem de onlardan belli bir uzaklıkta durarak sürdürecekler. Eğer bundan vazgeçmez, amaçlarına ulaşıncaya değin çaba gösterirlerse yanı başlarında, kendilerinden yıllar önce yaşamış yol arkadaşları bulacaklar. Günümüzde doğrudan bir sonuca ulaşamasalar bile, gelecekte bu yolda yürüyeceklere bugünden tutmuş oldukları ışıkla umut verecekler. 
(2012/YGS)

Bu parçanın yazarı gençlerde bulunması gereken özellikler arasında aşağıdakilerden hangisine değinmemiştir

A) Olumsuzluklardan ders çıkarabilmeye
B) İşlerinde kararlı bir tutum izlemeye
C) Dışsal gelişmelerden yararlanmaya
D) Sonraki kuşaklara kılavuzluk etmeye
E) Ulusal değerleri önemsemeye

CEVAP: A

SORU 15

Temelleri Yunan ve Latin yazarlar tarafından atılan deneme, bir yazınsal tür olarak on altıncı yüzyılda şekillenir. Fransızca "essai" kelimesinin karşılığı olan bu türün en belirleyici özelliği, öne sürülen düşünceleri kanıtlama zorunluluğunun olmayışıdır. Yazınsal sürecin bir serüvene dönüştüğü bu türde metnin ucu sürekli açıktır. Bunun için okuyucu her an bir sürprizle karşılaşabilir. Anlam çok yönlüdür. Öyle ki dilin resmî kıyafetinden arındığı bu türde, anlatımda içtenlik ve rahatlık iç içedir. Böylece hayatın içinde var olan türlü türlü durumlara, olay ve olgulara, gerçeklere, yazar tarafından yeni bir şekil verilebilir. (2010/YGS)

Bu parçada denemeyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A) Savunulanların ispatlanması gerekmediğine
B) Söylemsel niteliklerine
C) Tarihsel gelişimine
D) Her konuda yazılabileceğine
E) Öğretici yanının bulunmadığına

CEVAP: E

SORU 16

Elli yaşına gelene kadar neler öğrendim? Sabrı öğrendim en başta. Sınırlarımı, bağışlamayı… Hayatın vermediklerinin hesabını insanlardan sormamayı… Gerektiğinde vazgeçmeyi, yetinmeyi… Dostluklarımı yıpratmadan eskitmeyi… Ben bunları öğrendim.  (2010/YGS)

Bu sözleri söyleyen kişi aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilemez

A) Sahip olamadığı şeyler için başkalarını suçlamayan
B) Yapabileceklerinin ve yapamayacaklarının farkına varan
C) Arkadaşlık ilişkilerini kırgınlıklar yaşamadan sürdüren
D) Başkalarının sorunlarını kendi sorunları sayan
E) Elinde bulunandan fazlasını istemeyen
CEVAP: D

Paragrafta Yardımcı Düşünce İle İlgili Sorular

SORU 1

Bir dildeki yeni sözcüklerin başlangıçta anlamları ve çağrışımları sınırlıdır. Daha doğrusu bunlar tam anlam bağlamış sayılmaz. Bunların çağrışımsal bir birikim edinmesi, öncekilerden başka anlamları da içermesi, kullanılmasına bağlıdır. Bu da yazarlar ve ozanların özel bir çaba göstermelerini, dil duyarlıklarını bütün zenginliğiyle yeni sözcüklere yansıtmalarını gerektirir. Bu yönden Türkçe gibi özleşme ve yenileşme süreci içinde bulunan dillerde yazarların, ozanların işi, durmuş oturmuş dillere oranla daha güçtür. (ÖSS)

Bu parçadan, dildeki yeni sözcüklerle ilgili olarak aşağıdakilerin hangisi çıkarılamaz

A) Önceleri anlam alanları dardır.
B) Sanatçıların çalışmalarıyla gelişir.
C) Zaman içinde yeni anlamlar kazanır.
D) Anlamsal sınırları belirlenmemiştir.
E) Yaygınlaşmaları, halkın bilinçlenmesine bağlıdır.

ÇÖZÜM: Yardımcı düşünce sorularının kökleri olumsuz ifadeleri içerir. Soru kökleri genellikle "hangisine değinilmemiştir, hangisi çıkarılamaz, hangisine ulaşılamaz, hangisi söylenemez, hangisine varılamaz, hangisi değildir, hangisi yoktur? şeklindedir. Bu paragraf da paragrafta yardımcı düşünce ile ilgili bir paragraftır. Paragraf güzelce okunduğunda "Yaygınlaşmaları, halkın bilinçlenmesine bağlıdır." ifadesi çıkarılamaz. Dolayısıyla doğru cevap "E" cevabıdır.

SORU 2

Bu öyküde, ölülerin canlandığı bir sahne yer almaktadır. Yazar bu sahneyi çıkarsa ve "kahramanların vücutlarını öpen sayısız kırmızı kelebek" imgesini "vücutları kana bulandı" gibi sıradan bir ifadeyle değiştirseydi belki öykünün tadı azalır, fantastik boyutu kaybolurdu. Ama öykü, anlamından ve temasından hiçbir şey yitirmezdi. İyi bir fantastik öykü de böyle olmalı. İçinden hayal gücünü çıkardığınızda kalan metin hâlâ eskisi kadar okunurluğunu koruyorsa, işte o, iyi bir edebiyat yapıtıdır. (ÖSS)

Bu parçada, iyi bir fantastik edebiyat yapıtında bulunması gerekli niteliklerden hangisine değinilmemiştir

A) Düşsel ögeler üzerine temellenmesine
B) Klişe sözlerin yeni çağrışımlarla biçimlendirilmesine
C) Anlatımla anlatılan arasında bağıntı bulunmasına
D) Güçlü bir içeriğinin olmasına
E) Öğretici bir yönünün bulunmasına

ÇÖZÜM: Paragraf; yardımcı düşünceleri içeren bir metindir. Bu paragraflarda birden fazla yardımcı düşünce yer alır. Paragrafta yardımcı düşünceleri ve seçenekleri şöyle eşleştirebiliriz:

A) Düşsel ögeler üzerine temellenmesine (Bu öyküde, ölülerin canlandığı bir sahne yer almaktadır.)

B) Klişe sözlerin yeni çağrışımlarla biçimlendirilmesine (Yazar bu sahneyi çıkarsa ve "kahramanların vücutlarını öpen sayısız kırmızı kelebek" imgesini "vücutları kana bulandı" gibi sıradan bir ifadeyle değiştirseydi belki öykünün tadı azalır, fantastik boyutu kaybolurdu.)

C) Anlatımla anlatılan arasında bağıntı bulunmasına (Paragrafın tümünde söz konusudur.)

D) Güçlü bir içeriğinin olmasına (İçinden hayal gücünü çıkardığınızda kalan metin hâlâ eskisi kadar okunurluğunu koruyorsa, işte o, iyi bir edebiyat yapıtıdır.)

Öyleyse doğru cevap "E" seçeneğidir.

SORU 3

Öykülerinde ağırlıklı olarak eski ile bağlarını koparmış, yeni ile de uyum sağlayamamış bireyin, toplum içinde yalnızlaşmasını ve bir çöküşe doğru yol alışını anlatır. Bu, bir anlamda topluma yabancılaşmış bireylerin kaçınılmaz yazgısıdır. Toplumu, aileyi ayakta tutan iç dinamikler, ahlaki özellikler kaybolmuş, bunların yerini alması düşünülen şeyler de bu boşlukları dolduramamıştır. Böylece toplumsal yapıda artık hiçbir şeyi yerinde bulamayan birey, hastalıklı bir hâlde "ortalıkta dönüp durmaktadır". Bu yabancılaşmaya kimi bireyler çeşitli başkaldırı yöntemleriyle karşı durmaya çalışırlar. Ama bu karşı koyuşlar, kişiyi, yanlış işleyen toplumsal yapı içinde ezilmekten kurtaramaz. Birey, dramatik bir kurban olarak olumsuz şartlarda yaşamanın bedelini ağır bir şekilde öder.

Bu parçada tanıtılan yazar ve öykü kişileri ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez? (2013/YGS)

A) Çoğunlukla çevresinden ve değerlerinden kopmuş olan bireyin tek başına kalışını işlemiştir.
B) Toplumla uzlaşamayan, çatışma hâlinde olan kişilere yer vermiştir.
C) Sahip oldukları değerler için mücadele etmek yerine olup biteni uzaktan izlemeyi yeğleyen kişileri anlatmıştır.
D) Toplumda ortaya çıkan yeni değerler bireyler açısından eskileri kadar işlevsel olamamıştır.
E) Aile kurumunun geçirdiği sarsıntıları ele almıştır.

ÇÖZÜM: Yukarıdaki paragrafın içerdiği yardımcı düşünceleri paragrafın içerisinde bulmaya çalışalım: "A" seçeneğinin cevabı: "Öykülerinde ağırlıklı olarak eski ile bağlarını koparmış, yeni ile de uyum sağlayamamış bireyin, toplum içinde yalnızlaşmasını ve bir çöküşe doğru yol alışını anlatır." cümlesinde; "B" seçeneğinin cevabı: "Bu, bir anlamda topluma yabancılaşmış bireylerin kaçınılmaz yazgısıdır." cümlesinde; "D" seçeneğinin cevabı: "Toplumu, aileyi ayakta tutan iç dinamikler, ahlaki özellikler kaybolmuş, bunların yerini alması düşünülen şeyler de bu boşlukları dolduramamıştır." cümlesinde "E" seçeneğinin cevabı da "Aileyi ayakta tutan iç dinamikler, ahlaki özellikler kaybolmuş." cümlesinde yer almaktadır. "C" seçeneğinde yer alan düşüncenin paragrafta işlenen düşünceyle bir ilgisi yoktur. Doğru cevap da "C" seçeneğidir.

SORU 4

Beyaz Geceler Dostoyevski'nin en saf, en lirik kitabıdır. Saflık kelimesiyle "karmaşık ol- mayan"ı kastediyorum. Kitap sözü de okuyucuyu yanıltmasın: Dostoyevski Beyaz Geceler’i bir gazetede yayımlanacak basit ve coşkulu bir hikâye olarak tasarlamıştı. Hikâye saflık ve yalınlığını, kahramanlarının hep aynı kumaştan ve renkten yapılmasından alır. Onların sözlerine hemen inanırız. Önce inandıklarının, sonra tam tersine inanan tipik Dostoyevski kahramanları yok bu kitapta. Bu bakımdan Beyaz Geceler Dostoyevski'nin en özel, en ayrıksı kitabı. Burada bizi etkileyen şey, kitabın ve kahramanlarının bu saflığından gelen bir çeşit çocuksu dürüstlük ve bizi yormayan tavırlarından yansıyan bir mutluluk duygusu. (2013/ YGS)

Bu parçada Beyaz Geceler'le ilgili olarak aşağıdakilerin hangisinden söz edilmemiştir?

A) Adının veriliş öyküsünden
B) Kahramanlarının özelliklerinden
C) Diğer kitaplarından ayrılan yönlerinden
D) Oluşturuluş aşamasından
E) Okuyanda bıraktığı etkiden

ÇÖZÜM: "B" seçeneğinin cevabı; "Önce inandıklarının, sonra tam tersine inanan tipik Dostoyevski kahramanları yok bu kitapta." cümlesinde; "C" seçeneğinin cevabı "Bu bakımdan Beyaz Geceler Dostoyevski'nin en özel, en ayrıksı kitabı." cümlesinde;  "D" seçeneğinin cevabı "Dostoyevski Beyaz Geceler’i bir gazetede yayımlanacak basit ve coşkulu bir hikâye olarak tasarlamıştı." cümlesinde; "E" seçeneğinin cevabı da "Burada bizi etkileyen şey, kitabın ve kahramanlarının bu saflığından gelen bir çeşit çocuksu dürüstlük ve bizi yormayan tavırlarından yansıyan bir mutluluk duygusu." cümlesinde yer alır. "A" seçeneğinde yer alan "adının veriliş öyküsü" paragrafta yer almadığından  doğru cevap "A" seçeneğidir.

SORU 5

Her dize veya her satır, yazıldığı andan başlayarak insanlara gönderilmiş bir ileti niteliği taşır. Üreten kişinin, onun nasıl okunacağını denetleme, nasıl anlaşılması gerektiğini dayatma gibi bir hakkı yoktur. Yazar bu hakkı, daha eserini yayımladığı anda yitirmiştir veya kendi isteğiyle başkalarına bırakmıştır. Okuma; okuyanın kişiliğine, bilgisine, anlama ve yorumlama yeteneğine, beğenisine göre değişiklik gösterir; yazılırken amaçlananların gerisinde de kalabilir, ötesine de geçebilir. Bu son durumda, yeniden üretme söz konusudur artık. Elbette, ortaya çıkan ve eleştiriler içeren metnin bir edebî değer taşıması koşuluyla. (2013/YGS)

Bu parçadan aşağıdakilerin hangisi çıkarılamaz

A) Yazarlar, okurları yönlendirmemelidir.
B) Farklı okuyucular yazarın anlatmak istediğini kendilerince yorumlayabilirler.
C) Her metin, çözümü yazarında olan birtakım gizler içerir.
D) Okurun bir eser karşısındaki tutumu, birikimiyle ilgilidir.
E) Bir metnin, okur tarafından değerlendirilebilmesi için sanatsal nitelikler barındırması gerekir.

ÇÖZÜM: Unutulmaması gereken en önemli husus yardımcı düşüncelerle ilgili sorularda yardımcı düşünceleri içeren cümlelerin mutlaka paragrafın içinde yer almalarıdır. Bu paragrafta "A" seçeneğinin cevabı: "Üreten kişinin, onun nasıl okunacağını denetleme, nasıl anlaşılması gerektiğini dayatma gibi bir hakkı yoktur. Yazar bu hakkı, daha eserini yayımladığı anda yitirmiştir veya kendi isteğiyle başkalarına bırakmıştır." cümlelerinde; "B" seçeneğinin cevabı: "Okuma; okuyanın kişiliğine, bilgisine, anlama ve yorumlama yeteneğine, beğenisine göre değişiklik gösterir; yazılırken amaçlananların gerisinde de kalabilir, ötesine de geçebilir." cümlelerinde; "D" seçeneğinin cevabı "Okuma; okuyanın kişiliğine, bilgisine, anlama ve yorumlama yeteneğine, beğenisine göre değişiklik gösterir; yazılırken amaçlananların gerisinde de kalabilir, ötesine de geçebilir." cümlelerinde; "E" seçeneğinin cevabı da "Bu son durumda, yeniden üretme söz konusudur artık. Elbette, ortaya çıkan ve eleştiriler içeren metnin bir edebî değer taşıması koşuluyla." cümlesinde yer alır. "C" seçeneğindeki düşünce paragrafta işlenmemiştir. Doğru cevap da "C" seçeneğidir.

SORU 6

Bir yazar, kendisiyle söyleştiği bir yazısında şöyle diyor: “Her yaş döneminin insanı ayrıdır. Yirmili yaşların insanıyla ellinin, altmışın, yetmişin hele seksenin, doksanın insanı aynı insan mıdır?” Aynı olur mu hiç? Değişim salt fiziksel özelliklerimizi değil, asıl iç dünyamızı kuşatıyor. Bakıyorum bir zamanlar hiç umursamadığım olaylar, haberler şimdi derinleme- sine etkiliyor beni. Yargılayıcı, eleştirel bir açıdan bakıyorum her şeye. İster istemez sorunların sarmalında buluyorum kendimi. Öfkeleniyor, üzülüyorum. Dinginliğimi yitirdiğim, içimin allak bullak olduğu böyle anlarda çevremdekiler de yatıştıramıyor beni; tutunacak bir dal, sığınacak bir yer arıyorum. Çözüm aradıkça, şiire ya da romana sığınmanın daha iyi geldiğini düşünüyorum.(2012/YGS)

Bu parçadan yaşlılarla ilgili olarak aşağıdakilerin hangisine varılamaz?

A) Mutsuzlukları bir başına kalışlarından kaynaklanır.
B) Farklılaştıklarının bilincinde olurlar.
C) Karşılaştıkları günlük gerçeklere tepki gösterirler.
D) Tanık oldukları durumlara yeni anlamlar yüklerler.
E) Kaçış ve arayış duyguları içindedirler.

ÇÖZÜM: Paragrafta yer alan yardımcı düşünceleri yine metin içerisinde bulmaya çalışalım. Paragrafta yaşlıların ruh halinden bahsediliyor. "B" seçeneğinin cevabı: "Haberler şimdi derinlemesine etkiliyor beni. Yargılayıcı, eleştirel bir açıdan bakıyorum her şeye." cümlesinde; "C" seçeneğinin cevabı "İster istemez sorunların sarmalında buluyorum kendimi. Öfkeleniyor, üzülüyorum. Dinginliğimi yitirdiğim, içimin allak bullak olduğu böyle anlarda çevremdekiler de yatıştıramıyor beni." cümlesinde; "D" seçeneğinin cevabı "Bakıyorum bir zamanlar hiç umursamadığım olaylar, haberler şimdi derinlemesine etkiliyor beni. Yargılayıcı, eleştirel bir açıdan bakıyorum her şeye." cümlesinde; "E" seçeneğinin doğru cevabı "tutunacak bir dal, sığınacak bir yer arıyorum." cümlesinde yer alır. "A" seçeneğinde dile getirilen paragrafın içinde geçen bir düşünce olmadığından doğru cevap "A" seçeneğidir.

SORU 7

Çehov'un çocukluk ve ilk gençlik yıllarında yaşadığı ağır koşullara, serinkanlı duruşuna rağmen karşılaştığı her trajik durum ve olguyu alaycı bir dille yansıtması, incelenmeye hâlâ muhtaçtır. Tolstoy’un diliyle söylersek Çehov, özellikle izlenimci yanıyla, çağdaşları, öncülleri, ardılları arasında öne çıkar: "Çehov bir sanatçı olarak önceki Rus yazarlarla Turgenyev, Dostoyevski veya benimle karşılaştırılamaz. Çehov’un kendi biçemi var. Bakarsınız, adam hiçbir seçim yapmadan eline hangi boya geçerse onu gelişigüzel sürüyor. Bu boyalar arasında hiçbir ilgi yokmuş gibi görünüyor. Ama bir de geri çekilip bakıyorsunuz ki ne göresiniz! Karşınızda parlak, büyüleyici bir tablo duruyor." (2012/YGS)

Bu parçada Çehov’la ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir

A) Özgünlüğünü belirleyen yönlerine
B) Kahramanlarının iç dünyasına
C) Anlatım niteliklerine
D) Kişisel özelliğine
E) Yaratıcı gücüne

ÇÖZÜM: Paragrafın anahtar kelimesi Çehov'dur. Çehov'un çeşitli özellikleri paragrafta dile getirilmiştir. Paragrafta pozitif bir bakış açısı söz konusudur. Paragrafta geçen "Çehov bir sanatçı olarak önceki Rus yazarlarla Turgenyev, Dostoyevski veya benimle karşılaştırılamaz. Çehov'un kendi biçemi var." cümlesi "A" seçeneğine; "Bakarsınız, adam hiçbir seçim yapmadan eline hangi boya geçerse onu gelişigüzel sürüyor. Bu boyalar arasında hiçbir ilgi yokmuş gibi görünüyor. Ama bir de geri çekilip bakıyorsunuz ki ne göresiniz! Karşınızda parlak, büyüleyici bir tablo duruyor." cümleleri "C" ve "E" seçeneklerine; paragrafın tümünde bahsedilen de "Çehov'un kişisel özellikleri"dir. Paragrafta olmayan yardımcı düşünce "Kahramanlarının iç dünyası"dır ki bu da sorunun cevabıdır. Yani doğru cevap "B" seçeneğidir.

6. Paragrafta Düşüncenin Akışını Bozan Cümle
       
Dil ve anlatım bakımından birbiriyle uyumlu cümlelerin arasına ilgisiz bir cümlenin girmesiyle paragraftaki anlam bütünlüğünün bozulmasıdır. Paragrafta düşüncenin akışını bozan cümle, paragrafta işlenen konunun farklı bir yönünü oluşturduğundan başka bir paragrafta bulunması gerekir. Kısacası:

  • Özel anlamlı bir düşünce işlendiğinde genellikle genel anlamlı bir cümle araya konulur. Anlatımı bozan da bu cümle olur.
  • Paragrafın genelinde işlenen konu ve ana düşünceye uymayan cümleler anlatımın akışını bozan cümlelerdir.
  • Paragrafta hâkim olan bakış açısı da önemlidir. Paragrafın tümüne yayılmış olumlu bakış açısı veya olumsuz bakış açısına her cümlenin uyumlu olması gerekir. Uyum sağlayamayan cümle paragrafın akışını bozan cümledir.
  • Her paragrafın sadece bir konuyu işlediği dolayısıyla paragrafta bir düşüncenin işlendiği asla unutulmamalıdır. Ana ve yardımcı düşüncelere uyum sağlayamayan cümleler paragrafın akışını bozan cümlelerdir.
  • Sorularda "Paragrafın akışını bozan, paragrafa uymayan, parçayla çelişen, paragrafla tutarsız cümle" şeklinde sorulur.
  • Paragrafın genelinde yer alan ortak sözcük ve öğeler de önemlidir. Paragrafın akışını bozan cümleler bu ortak sözcüğü ve öğeyi içermez.
  • Paragraf tamamen okunup konu belirlendikten sonra düşüncenin akışını bozan cümle daha kolay bulunabilir.

Uyarı: Paragrafta düşüncenin akışını bozan cümle soruları en çok özel bir konu anlatılırken araya genel bir cümlenin yer alması şeklinde sorulur. Örneğin Leyla ile Mecnun'un aşkının anlatıldığı bir paragrafta bütün cümleler Leyla ve Mecnun'un aşkını içerirken "Aşk, Türk edebiyatında en çok işlenen konulardan biridir." şeklinde genel bir cümle paragrafta yer alır . Bu da anlatımın akışını bozar.

Paragrafta Düşüncenin Akışını Bozan Cümle Örnekleri / Test Soruları
SORU 1
(I) Bu dönem şairleri, dili bir mermer kütlesi gibi görüp işleyerek istedikleri biçime sokmaya çalışmıştır. (II) Bunu yaparken de dilin olanaklarını, sınırlarını zorlamıştır. (III) Sözcüklerin anlam ve çağrışım gücünü geliştirmeye önem vermiştir. (IV) Her şair kendine özgü bir dil oluşturma çabası içinde olmuştur. (V) Türkçenin gücünün bu çağrışımlarda gizli olduğunu anlamış ve anlatmaya çalışmıştır. (ÖSS)
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
A) l                       B) ll                      C) III                       D) IV                      E) V

ÇÖZÜM: Anlatımın akışını bozan cümlelerle ilgili sorularda paragrafın dil ve düşünce açısından uyum sağlayamayan cümlesini bulmamız istenilir. Bir kural olmamakla birlikte bugüne kadar çıkan sorularda dikkatleri çeken en önemli husus  özel, sınırlandırılmış bir konu anlatıldığında araya genel bir cümlenin yerleştirilmesi hususudur. Bu paragraf sorusunda da "Bir döneme ait şairlerin dili işlemeleri ve geliştirmeleri" hususu üzerinde durulmuştur. "D"  seçeneğinde ise "Her şairin kendine özgü bir dil oluşturma çabası içinde oluşundan" bahsediliyor. Bu da paragrafın akışını bozmuştur. Dolayısıyla doğru cevap "D" seçeneğidir.

SORU 2

(I) Çocuklar şiire pek ilgi duymaz; onlar, metinlerde geçen sözcüklerin ve yansıttıkları anlamın büyüsünden çok, anlatılanlara odaklanır. (II) Çocuk şiiri denen bir türün varlığını hep sorgulamışımdır. (III) Çünkü "olay" onlar için neredeyse her şeydir. (IV) Nitekim, çocuklar için yazılmış iyi şiirleri bulup getirmeme, okutup ezberletmeme karşın, benim kızım da bu şiirlerde olayı aradığından iyi bir şiir okuru olamadı henüz. (V) Bu da bize, Borges'in de dediği gibi, şiirin öğretilemeyecek ama duyumsatabilecek bir tür olduğunu gösteriyor. (2011/YGS)

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır? 

A) I                         B) II                      C) III                      D) IV                      E) V

ÇÖZÜM: Paragrafın genelinde işlenen konuya ve ana düşünceye uymayan cümleler, anlatımın akışını bozan cümlelerdir. Paragrafın akışını bozan cümleyi cümleden attığımızda paragraf doğru bir paragraf haline gelir. Bu paragrafta işlenen de "Çocuklar şiiri şiir yapan özelliklere değil de şiirde olayı ararlar." düşüncesidir. I, III, IV ve V. cümlelerde bu konu işlenmiştir. "Çocuk şiiri denen bir türün varlığını hep sorgulamışımdır." cümlesi anlatımın akışını bozan cümledir. Doğru cevap "B" seçeneğidir.

SORU 3

(I) Çağdaş anlamda çocuk edebiyatının asıl işlevi çocukları eğitmek değildir. (II) Doğrudan eğitme, ders kitaplarına özgü bir iştir. (III) İyi bir çocuk kitabının yaşlara göre belirlenmiş değişik nitelikleri vardır. (IV) Yazınsal çocuk kitaplarında yazar, çocuğa iletmek istediklerini doğrudan değil, dolaylı olarak verir. (V) Bu tür kitaplar sezdirme, duyumsatma yoluyla çocuğun doğruya, iyiye, güzele karşı duyarlılık kazanmasını sağlar. (ÖSS)

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır? 

A) I                       B) II                   C) III                  D) IV                    E) V

ÇÖZÜM: Her paragrafın sadece bir konuyu işlediği dolayısıyla paragrafta bir düşüncenin işlendiği asla unutulmamalıdır. Ana düşünceye ve yardımcı düşüncelere uyum sağlayamayan cümleler paragrafın akışını bozar. Bu paragrafta da "çağdaş anlamda çocuk edebiyatının asıl işlevinden bahsedilmiştir." Diğer cümlelerde de bu düşünceye açıklık getirilmeye çalışılmıştır. "İyi bir çocuk kitabının yaşlara göre belirlenmiş değişik nitelikleri vardır." cümlesi konuya uygun bir cümle değildir. Dolayısıyla doğru cevap "C" seçeneğidir.

SORU 4

(I) Romanlar vardır, daha ilk sayfasında olay örgüsünün çekim alanı içine alır okurunu. (II) Kan basıncını yükselten heyecanlar yaratır okurda. (III) Kimi romanlar da vardır, dilsel örüntüsüyle okurun aklına olduğu kadar yüreğine de seslenme yolunu seçer.(IV) Romanda özgünlük, derinlik, çok yönlülük aranır. (V) Daha doğrusu, okurun, okuma eylemine tüm varlığıyla katılımını sağlar. (VI) En yüksek coşkuları, estetik tutkulara dönüştürür. (2005/ÖSS)

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır? 

A) II                       B) III                      C) IV                   D) V                  E) VI

ÇÖZÜM: Paragrafta yazar bazı romanların özelliklerinden bahsetmektedir. Sonraki cümlelerde bu tezini savunmaya geçer. Konu, bu cümlelerde kısmen sınırlandırılmıştır. "Romanda özgünlük, derinlik, çok yönlülük aranır." cümlesi genel bir cümledir. Paragrafta düşüncenin akışını bozan cümle de budur. Dolayısıyla doğru cevap "C" seçeneğidir.

SORU 5

(I) Havasından mı, suyundan mı, bilmem; ama başkadır bu yörenin insanları. (II) Sıcacık yürekler, gülümseyen yüzler, içten yaklaşımlar… (III) Yardımsever, konuksever tavırlar ve yoğun bir insan sevgisi… (IV) Çoğu kişiye zaman kaybı gibi gelir insanlarla ilgilenmek. (V) Bu insanlarda sonradan öğrenilen değil, içten gelen bir yaşama sevinci vardır. (VI) Güldüler mi içten gülerler, gözlerinin derinliklerinde yakalarsınız tebessümlerini. (ÖSS)

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır? 

A) II                     B) III                      C) IV                  D) V               E) VI

ÇÖZÜM: Paragrafta bir yörenin insanlarından bahsedilmektedir. Yani sınırlandırılmış bir konu söz konusudur. İlk cümleyle birlikte bu düşünce işlenir. Diğer cümlelerde bunların farklı farklı özellikleri geçer. "Çoğu kişiye zaman kaybı gibi gelir insanlarla ilgilenmek." cümlesi kesinlikle paragrafta işlenen düşüncelere uyumlu olmayan farklı bir konuyla ilgili bir cümledir. Bu cümleyi paragraftan çıkarıp paragrafı yeniden okuduğumuzda paragrafın dil ve düşünce bütünlüğünün sağlandığını görmekteyiz. Dolayısıyla doğru cevap "C" seçeneğidir.

SORU 6

(I) Umarım siz benden çok daha fazla yaşarsınız; ama bu yaşlara gelince insanda yaşlılığın farklı bir etkisi oluyor. (II) Yeni bir işe başlarken endişeleniyorsunuz, bitirebilir miyim diye. (III) İtiraf edeyim ki "Köleler ve Tutkulara” başlarken bu endişeyi yaşadım. (IV) Romanda her konu, yazılış süresini kendi belirliyor. (V) Hiçbir kitabımın üzerinde bu kadar yoğun çalıştığımı söyleyemem. (VI) Tam bir ağır işçi gibi sabah 8.30'dan akşam 20.00'ye kadar… (VII) Böylesine yoğun çalışmama karşın, kitabı tamamlamam iki yılımı aldı. (ÖSS)

Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır? 

A) II             B) III              C) IV               D) V                 E) VI

ÇÖZÜM: Paragraf dikkatli bir şekilde okunduğunda paragrafta "Kişilerde ilerleyen yaşlarda oluşan bir hassasiyet" dile getirilmektedir. "İnsanların ilerleyen yaşlarda bir şeyi beğenmedikleri kısacası bu yaşlarda hassaslaştıkları şeyler paragrafta söz konusu edilmiştir. Paragrafta işlenenler kısmen sınırlandırılmıştır. "Romanda her konu, yazılış süresini kendi belirliyor." cümlesi genel bir cümledir. Yani herhangi bir romanı değil de genel anlamda roman türünü işliyor. Bu cümle paragrafta anlatılanlarla uyumlu değil. Yani cümle farklı bir konuyu içerdiğinden paragrafta düşüncenin akışını bozmuştur. Dolayısıyla doğru cevap  "C" seçeneğidir.

SORU 7

(I)  XIX. yüzyılda dışarıdan gelebilecek herhangi bir salgın hastalık tehlikesine karşı karantina idaresi kurulmuş. (II) Karantina, İtalyancadan alınmış ve "kırk, kırklık, kırktan ibaret" anlamına gelen bir sözcük. (III) Salgın hastalık tehlikesine karşı İstanbul’dan sonra ikinci karantina idaresi 1840'ta İzmir'de kurulmuş. (IV) Önce gemiler İzmir Karantina İdaresinin bulunduğu sahilde kırk gün bekler ve yolcular barakalarda kalırmış. (V) 1846'da Mithat Paşa Meslek Lisesinin yanındaki yerde bir karantina binası inşa edilmiş ve o günden sonra semtin adı Karantina olarak kayıtlara geçmiş. (VI) 1863'te Karantina İdaresi Urla'ya taşınsa da semt sakinleri arasında bu ismin kullanımı günümüze kadar devam etmiş. (2016/YGS)   

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır? 

A) II                       B) III                       C) IV                   D) V                   E) VI

ÇÖZÜM: Her paragrafın sadece bir konuyu işlediği dolayısıyla paragrafta bir düşüncenin işlendiği asla unutulmamalıdır. Ana ve yardımcı düşüncelere uyum sağlayamayan cümleler paragrafın akışını bozan cümlelerdir. Paragrafın genelinde yer alan ortak sözcük ve söz öbekleri de önemlidir. Paragrafın akışını bozan cümleler bu ortak sözcük ve öbekleri içermezler. Bu paragrafta da anahtar kelimeler "Karantina İdaresi" tamlamasıdır. I, III, IV, V, VI. cümlelerde de Karantina İdaresi ile ilgili bilgiler yer almaktadır. II. cümlede Karantina kelimesinin dilimize nasıl yerleştiği ve Karantina kelimesinin anlamı üzerinde durulmaktadır. "Karantina, İtalyancadan alınmış ve "kırk, kırklık, kırktan ibaret" anlamına gelen bir sözcük." seçeneği böylece paragrafta anlatımın akışını bozan cümle olmuştur. Yani doğru cevap "B" seçeneğidir.

7. Paragrafın Hangi Soruya Karşılık Yazıldığını Bulma
        
Paragrafın hangi soruya karşılık yazıldığını bulabilmek için önce paragrafın konusunu bulmak gerekir. "Paragrafta ne anlatılıyor?" sorusunun cevabı öğrenildikten sonra sorunun cevabı da rahatlıkla bulunabilir. Özellikle paragrafın giriş cümlesinin (ilk cümle) ilgili soru cümlesiyle dil ve düşünce açısından uyum içinde olması gerekir. Kısacası:

  • Bu tip sorular paragrafın konusuyla ilgili sorulardır.
  • İlk cümle bu tip sorularda çok önemlidir.
  •  Paragrafın tümündeki ana düşünce ile soru cümlesi uyumlu olmalıdır.
  • Soru cümlesi paragrafın sadece bir yönünü değil paragrafı hem dil hem de düşünce açısından kapsamalıdır.
  • Yüklemin kipinden de bazen bu soruların cevabına ulaşılabilir.
  • Bazı paragrafların "evet, hayır" sözleri ile başlaması da önemlidir. Özellikle tartışma anlatım tekniğinin hâkim olduğu paragraflarda bu onay sözleri ipucu içerebilir.
  • Paragrafın tamamına yansıyan yazarın bakış açısı da önemlidir. Olumlu bakış açısıyla işlenen metinlerde sorunun da dil ve düşünce açısından bu olumluluğu yansıtması gerekir. Paragrafta genel bir olumsuzluk söz konusuysa sorunun da bu doğrultuda olması gerekir.

Paragrafın Hangi Soruya Karşılık Yazıldığını Bulma ile İlgili Metin Örnekleri

Örnek 1

Yazdığım şiirleri sesli olarak okurum ilk önce, kulağıma hoş geliyorsa değişiklik yapmam. Ama fazla ya da kulağı tırmalayan sözcükler varsa onları atarım, değiştiririm. Çünkü şiir gereksiz sözcüğü kaldırmaz. Ayrıca, yıllar sonra yeniden okuduğumda, beni ilk günkü gibi etkileyebilecek mi, diye düşünürüm. Öyle şiirler vardır ki her gün okusanız bıkmazsınız. Yazdığım şiirlerin de böyle olması için gayret ederim. (ÖSS)

Bu parçada anlatılanlar aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık olarak söylenmiş olabilir? 


Şiirlerinizi yoğunlaştırmak, kalıcı kılmak için nelere dikkat edersiniz?

Örnek 2

Bu, yazacağım yazının türüne göre değişir. Çok ciddi bir yazı yazacaksam konu üzerinde yoğunlaşabilmem için evde çıt çıkmamalıdır. Ayrıca dikkatimin uyanık olması için çalışma odamın sıcaklığının da on altı dereceyi geçmemesi gerekir. Bunun için, yaz aylarında ciddi yazılar yazamam; yazmaya kalktığımda da yazılarım, sıcağın etkisiyle mizah ağırlıklı olur. (ÖSS)

Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisinin karşılığı olabilir? 

Yazılarınızı hangi ortamda yazarsınız?

Örnek 3

İnsanın kendini değerlendirebilmesi çok güç; ancak, önceki yapıtlarımı gözden geçirirken zaman İçinde dilimin biraz daha geliştiğini anladım. Giderek bir üslup oluşturmaya başladığımı, dile daha fazla hâkim olabildiğimi gördüm. (ÖSS)

Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık söylenmiş olabilir? 

İlk yapıtlarınızla bugünküler arasında ne gibi farklar görüyorsunuz?

Örnek 4

Bence resmin farklı bir sunuluşunun olması gerekiyor. Daha geniş çevrelerce izlenebilmesi için bugünkü koşulların düzeltilmesi, ayrıca daha sık sergiler açılması gibi öneriler geliyor aklıma.(ÖSS)

Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisinin yanıtı olabilir? 

Günümüzde, resimlerin yalnızca müze benzeri yerlerde sergilenmesini nasıl karşılıyorsunuz?

Örnek 5

En güzel konuları berbat eden ressamlar olduğu gibi en sıradan konulardan şaheser yaratan ressamlar da vardır. Cézanne gibi, iki elmayı masaya koyar, resmini yaptıktan sonra kübizmin temelini atmış olursunuz. Onun için Rafael: "İyi çizilmiş bir limon resmi, kötü çizilmiş bir kadın resminden her zaman güzeldir." der. Ben, konularıma bu açıdan bakarım. Bir resmin değeri, ne konusuyla ne de yansıttığı gerçeklerle ölçülemez. (ÖSS)

Bu sözler, aşağıdaki sorulardan hangisinin yanıtı olabilir? 

Size göre, resimde konunun önemi nedir?

Paragrafın Hangi Soruya Karşılık Yazıldığını Bulma ile İlgili Test Soruları

SORU 1

Yayınevlerinin tercihi her zaman romandan yana olmuştur. Yalnız bizde değil, dünyada da böyle. Öyküler ise daha çok dergilerde varlıklarını sürdürüyor. Öykü kitabı yayımlamakta direnen genç yeteneklere olanak sağlayan yayınevleri – neyse ki – var. Şu da bir gerçek ki beş altı yıldır durağan bir ortamda kendini yineliyor öykü ama yenileyemiyor. Bu nereye kadar sürer, kestirmek güç; ardından bir yükselişin, belki de sıçramanın yaşanacağı kesin. (2011/YGS)

Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık olarak söylenmiş olabilir? 

A) Öykücülerin soyut konulara ağırlık verişini neye bağlıyorsunuz?
B) Yayınevleri öykü seçiminde hangi ölçütlere bağlı kalıyor?
C) Genç yazarları öykü yazmaya yönlendirmek için neler yapılabilir?
D) Türk edebiyatında romanın yükselişi karşısında öykünün konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
E) Roman türündeki kalıplaşmaya gidiş konusunda ne düşünüyorsunuz?

ÇÖZÜM: Paragrafın hangi soruya karşılık yazıldığını bulabilmek için önce paragrafın konusunu bulmak gerekir. "Paragrafta ne anlatılıyor?" sorusunun cevabına yoğunlaşmalıyız. Paragrafın tümüne yoğunlaştığımız zaman paragrafta iki anahtar sözcük vardır. Bunlardan biri "roman" diğeri de "öykü"dür. Paragrafın tümünün "Türk edebiyatında romanın yükselişi karşısında öykünün konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusunun cevabı olduğu ortaya çıkar ki bu da bizi "D" seçeneğine götürür. 


SORU 2

Benim kitabımdan önce de dil yanlışlarıyla ilgili kitaplar vardı. Ama bu kitabın büyük ilgi uyandırması konuya yabancı olanların da Türkçenin sorunları üzerinde düşünmesini sağladı. Gördükleri hiç de hoşlarına gitmedi; dilde büyük bir yabancılaşma, büyük bir yozlaşma gördüler. O yüzden dil sorunlarını ele alan birçok kitap yayımlandı, hâlâ da yayımlanıyor. (2010/YGS)

Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık söylenmiş olabilir? 

A) Dile ve dil bilgisine yönelik çalışmaların bu kadar öne çıkmasını neye bağlıyorsunuz?
B) Dil bilgisi kurallarının yeterince bilinmemesinin nedenleri nelerdir?
C) Yanlışların giderilmesinde, yazılanlar hangi ölçüde etkili oldu?
D) Yapılan çalışmalar Türkçenin inceliklerini ne ölçüde ortaya çıkardı?
E) Dil alanında uzmanlaşmayan kişilerin kitap yayımlamasını nasıl karşılıyorsunuz?

ÇÖZÜM: Parçada anlatılan ve asıl anlatılmak istenen bulunduktan sonra paragrafın hangi soruya karşılık yazıldığı öğrenilebilir. Bu paragrafta şahıs olarak yazarın kendisi öne çıkmaktadır. Konu olarak dil ve dil bilgisi ile ilgili kitapların öne çıkması, bunların farklılığı işlenmektedir. Öyleyse bu paragraf; "Dile ve dil bilgisine yönelik çalışmaların bu kadar öne çıkmasını neye bağlıyorsunuz?" sorusunun cevabıdır.  Doğru cevap "A" seçeneğidir.

SORU 3

Çok uzun zamandır tartışılan bu konuda en güzel sözü Milan Kundera söylüyor: "Roman 21. yüzyıla yakışmıyor." Bence de roman 21. yüzyıla yakışmıyor. Çünkü bu yüzyıldaki insanların yaşam biçimi, ne ağır şeyleri okumaya ne de oturup ağır şeyler yazmaya izin veriyor. (2008/YGS)

Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık söylenmiş olabilir? 

A) Günümüzde romanın öteki yazınsal türler arasındaki yeri nedir?
B) Okurların romandan beklentileri nelerdir?
C) Sizce roman neden artık hiç ilgi görmüyor?
D) Romanı öteki türlerden ayıran özellikler değişti mi?
E) Roman okumanın kendine özgü bir yöntemi var mıdır?

ÇÖZÜM: Bu tip sorular paragrafın konusuyla ilgili sorulardır. Paragrafın tümündeki ana düşünce ile soru cümlesi uyumlu olmalıdır. Soru cümlesi, paragrafın sadece bir yönünü değil paragrafı hem dil hem de düşünce açısından kapsamalıdır. Milan Kundera'nın söylediği ve yazarın da katıldığı "Roman 21. yüzyıla yakışmıyor." cümlesi paragrafın bir nevi özetidir. Öyleyse "Sizce roman neden artık hiç ilgi görmüyor?" sorusu bu paragrafın tümünü kapsayan bir soru cümlesi olabilir. Doğru cevap böylelikle "C" seçeneği olur.  

SORU 4

Yazdığım şiirleri sesli olarak okurum ilk önce, kulağıma hoş geliyorsa değişiklik yapmam. Ama fazla ya da kulağı tırmalayan sözcükler varsa onları atarım, değiştiririm. Çünkü şiir gereksiz sözcüğü kaldırmaz. Ayrıca, yıllar sonra yeniden okuduğumda, beni ilk günkü gibi etkileyebilecek mi, diye düşünürüm. Öyle şiirler vardır ki her gün okusanız bıkmazsınız. Yazdığım şiirlerin de böyle olması için gayret ederim.

Bu parçada anlatılanlar aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık olarak söylenmiş olabilir? (ÖSS)

A) Şiirlerinizi yoğunlaştırmak, kalıcı kılmak için nelere dikkat edersiniz?
B) Eleştirmenlerin şiirlerinizi yeterince değerlendirmemesini neye bağlıyorsunuz?
C) Şiirlerinizi yazarken okurların beklentisini göz önünde bulundurur musunuz?
D) Başka şiirlere, şairlere öykünmemek için nasıl bir yol izliyorsunuz?
E) Şiirlerinizdeki duygusal zenginliği nasıl sağlıyorsunuz?

ÇÖZÜM: Paragrafın hangi soruya karşılık yazıldığını bulabilmek için önce paragrafın konusunu bilmek gerekir. "Paragrafta ne anlatılıyor?" sorusunun cevabı öğrenildikten sonra sorunun cevabı da rahatlıkla bulunabilir. Bu paragrafta da bir şairin şiirleriyle ilgili bilgiler ve şiiri oluşturma şekli yer almaktadır. Dolayısıyla bu paragrafa hâkim olan bakış açısından "Şiirlerinizi yoğunlaştırmak, kalıcı kılmak için nelere dikkat edersiniz?" sorusunun paragraftaki düşüncelere karşı sorulması gereken en uygun soru olabileceği ortaya çıkmaktadır. Yani doğru cevap "A" seçeneğidir.

SORU 5

Hiçbir oyuncu, tıpatıp birbirine benzemez. Her oyuncunun sinemaya, ekrana kattığı başka bir şey vardır. Konuşması, bakışı, hareketleri ayrı özellikler taşır. Bu yönden, ben sadece şanslı olduğumu düşünüyorum. (ÖSS)

Bu sözler, aşağıdaki sorulardan hangisinin yanıtı olabilir? 

A) Sizi başarılı kılan etkenler nelerdir?
B) Kendinizi geliştirme ve yenileme yönünden hangi yollara başvuruyorsunuz?
C) Bugünkü konumunuza gelinceye değin ne gibi zorluklarla karşılaştınız?
D) Bu role seçilmenizin nedeni başkalarından farklı oluşunuz mu?
E) Sizce kişiyi yaratıcı kılan koşullar nelerdir?

ÇÖZÜM: Paragrafın tümündeki ana düşünce ile soru cümlesi uyumlu olmalıdır. Soru cümlesi, paragrafın sadece bir yönünü değil paragrafı hem dil hem de düşünce açısından kapsamalıdır. Paragrafın konusu da dikkate alındığında paragrafın "Bu role seçilmenizin nedeni başkalarından farklı oluşunuz mu?" sorusuna dil ve düşünce açısından tam olarak uyduğu görülür. Yani doğru cevap "D" seçeneğidir.

8. Paragrafta Başlık         

Paragraf, bir yazıya verilen isimdir. Paragraf, kendi içerisinde bir anlam bütünlüğüne sahip olduğundan paragrafın bir başlığa da sahip olması gerekir. Paragrafta esas üzerinde durulanlardan ve anlatılanlardan yola çıkılarak başlık bulunur. Başlığın çok uzun olmamasına, işlenen konuyla uyumlu olmasına aynı zamanda da paragrafta anlatılanların tümünü kapsamasına dikkat edilir. Başlığı bulmanın en kolay yolu konuyu ve ana fikri bulmaktır çünkü başlık ana fikir ve konuyla doğrudan ilgilidir. Yine paragraftaki bakış açısı da başlığı bulmada önemlidir. Başlık, kesinlikle paragrafta anlatılanların bir kısmını karşılamamalıdır. Başlık, konuya başlamadan da konudan sonra da konabilir. Parçanın konusunu genelden özele sıralamak da başlığı bulmamıza yardımcı olur. Kısacası:

1. Başlık, paragrafta anlatılanları en iyi biçimde özetleyen konunun ve ana düşüncenin toplamıdır.
2. Başlık, paragrafın bir nevi ismi olduğundan ilgi çekici olmalıdır.
3. Başlık, paragrafın tamamını kapsamalıdır.
4. Başlıkta özlülük esastır.

Örnek 1

HAYAT VE EDEBİYAT


Hayatın en önemli gerçeği samimiliktir. Bu itibarla, hayat ile bağı olan edebiyat, mutlaka samimi bir edebiyattır denilebilir. Hayatı en gizli, en karışık yönleriyle anlatmayan, duygularımızı tıpkı hayatta olduğu gibi saf ve derin bir şekilde duyurmayan, elemlerimizi, felaketlerimizi, açık açık yansıtmayan bir edebiyat, hayat ile ilgisiz ve sahte bir edebiyattır. Öyle bir edebiyat, kelimeleri dizip, onları işleyen pek hünerli kuyumcular çıkarabilir. Belki onlar çok süslü, çok göz alıcı şeyler yapabilirler. Fakat ne yazık ki bütün bu sahte ürünler muntazam kış bahçelerinde yetişen iri yapraklı, parlak renkli çiçeklere benzer. Uzaklığından dolayı bize çok çekici, çok harikulade görünen o meçhul sıcak iklimlerin bu göz kamaştıran ürünleri nasıl açık bir havaya, sert bir rüzgâra dayanamazsa, hayat ile ilgisi olmayan böyle edebiyat da zamanın sonsuz kasırgaları önünde süpürülüp gitmeye mahkûmdur. Hâlbuki bedii his, hislerimizin en ilahi ve en samimisidir. Akşam rüzgârı ile inleyen bir çam ormanının karanlık hışırtıları ne kadar tabii ise, ruhun güzellik karşısında duyduğu hisler de hayatın en derin ve anlaşılmaz köşelerinden birdenbire fırlayıp çıktığı için, her şeyden çok samimidir. İşte bunun gibi milletler için de "güzel" ve "iyi" telakkilerinden daha "milli" hiçbir şey yoktur. Bir toplumu başkalarından ayırmak isterseniz onun din ve ahlak hakkındaki, güzellik hakkındaki samimi duygularını arayınız. Çünkü bunlar doğrudan doğruya ruhundan koptuğu için hayatının en samimi taraflarıdır. Yüksek ve hakiki sanat asıl ona derler ki, hayatı bütün genişliği ve bütün samimiliğiyle okuyucuya duyurabilsin. Ancak yapmacığın bittiği yerde sanatın başlayabileceğini, nedense, hala anlayamadık!


(Mehmet Fuat Köprülü)

ÇÖZÜM: Paragrafta esas üzerinde durulan, anlatılanlardan yola çıkılarak başlık bulunur. Başlığın çok uzun olmamasına, işlenen konuyla uyumlu olmasına ve de paragrafta anlatılanların tümünü kapsamasına bakılır. Paragrafın tümüne bakıldığında paragrafta üzerinde durulan, anlatılan ve paragrafta hâkim olan bakış açısını yansıtan iki anahtar kelime söz konusudur. Bunlardan biri "hayat" diğeri de "edebiyat"tır. Öyleyse bu paragrafın başlığı "Hayat ve Edebiyat" olabilir.


Örnek 2

İÇİMİZDEKİ GÜZELLİKLER


Gönlümüzün güzelliği sevgi ise, beynimizin güzelliği de düşünebilme yeteneğimizdir. O yeteneği her an, her dakika kullanalım. Unutmayalım ki düşünen insan, özgür insandır. Kişi düşünebiliyorsa pek çok sorununu çözümleyecek, pek çok şeyi bilecektir. Herkesi dinleyin. Annenizi, babanızı, arkadaşlarınızı dinleyin. Sonra da düşünün ve sorular sorun… Neden? Nasıl? Nerede?

Sonra da oturup kararlarınızı kendiniz alın. Kararları yalnız aldığınız zaman, eziyetler de güçlükler de sonuçta bütünüyle size aittir artık. Karar alırken sorumluluk almayı da bilin. İşte bu, büyümek ve olgunlaşmaktır; özgür insan olma yolunda atılan ilk adımdır.

Büyüklerinizle, yaşıtlarınızla, kendinizden küçüklerle konuşun, tartışın. Konuşarak pek çok şey öğrenildiği gibi, pek çok sorun da çözümlenebilir. Toplumumuzda, bu tür konuşma pek yaygın değil ne yazık ki! Ya susuyor, ya bağırıyoruz. Konuşmayı bilmiyoruz. Sizler bunu değiştirin.

İçimizin bir başka güzelliği de iyimserliktir. Yüreğinizin ibresi hep iyimserlikten yana olsun. Asırlardır kötümserler, köşelerinden dünyanın kötüye gittiğinin doksan dokuz nedenini sayarlarken iyimserler epey yol almış; pek çok iş başarmışlardır. En azından denemişlerdir.
Zaten yapılan araştırmalar, başarılı olanların üstün zekalılardan çok, sıradan ama olumlu ve iyimser kişiler olduğunu ortaya koyuyor.

İçimizdeki güzellikler arasında neşenin yeri bambaşkadır. Hele gençliğinizin getirdiği neşe ve kahkahaları sakın kısıtlamayın. Bazı kişilerin "Sırıtıp durma!" gibi bilgece (!) uyarılarına aldırmayın. Tam tersine daha çok gülün. Bol bol kahkaha atın. Sorunlarınıza bile gülerek bakabilirseniz yükünüz anında hafifleyecektir.

Güldürü dergileri, neden bu kadar çok okunuyor sanıyorsunuz? Onca sorunun, çevre kirliliğinin, savaşların, ölümlerin, çıkarcılığın, cahilliğin yer aldığı dünyamızda sevgi, iyimserlik ve neşeye her zamankinden fazla gereksinmemiz var. Bu nedenle hayatınızı daha güzel yaşamak istiyorsanız, önce içinizdeki güzellikleri geliştirin, ortaya çıkarın.

Sevinin, düşünün, konuşun, iyimser olun ve doyasıya gülün!
                                                                                            İpek Ongun

ÇÖZÜM: Başlığı bulmanın en kolay yolu konuyu ve ana fikri bulmaktır çünkü başlık ana fikir ve konuyla doğrudan ilgilidir. Yine paragraftaki bakış açısı da başlığı bulmada önemlidir. Başlık, kesinlikle paragrafta anlatılanların bir kısmını karşılamamalıdır. Paragrafın tümüne bu açıdan bakıldığında da insanın içinde var olan güzelliklerden bahsettiği ortaya çıkar. Yani "İçimizdeki Güzellikler" bu paragrafa uygun bir başlık olabilir.

9. Tümdengelim ve Tümevarım Paragrafları

a. Tümdengelim Paragrafları

Genel cümlenin söylenerek bu cümleyi, düşünceyi geliştirme yoluyla işlemedir. Daha sonra gelen bütün cümleler bu cümle veya cümleleri destekler niteliktedir. Tümdengelim cümlelerinde ana düşünce cümlesi ilk cümleyi oluşturur. Bu paragrafların sonuç cümlesi olmaz. Tümdengelim paragraflarında yazar çoğunlukla ana fikir cümlesini söyledikten sonra bunu ispat etmeye yönelir.

Örnek

Sözcüklerin gücünü kullanımları belirler. Bir sözcük tek başınayken ses ve anlam yönünden etkileyici özellikler taşımayabilir. Ancak aynı sözcük cümlede öteki sözcüklerle yan yana geldiği zaman etkileyici nitelikler kazanır. Kısaca şunu demek istiyorum: Bir yapıtta anlatımın sağlamlığı, sözcüklerin seçimine ve bunların yerli yerinde kullanılmasına bağlıdır. (ÖSS)

ÇÖZÜM: Paragraf; bir tümdengelim paragrafıdır. Bu tür paragraflarda ana fikir (ana düşünce)  paragrafın en başında yer alır. Daha sonra onu destekleyen yardımcı cümleler gelir. Paragrafın tümüne baktığımızda asıl anlatılmak istenenin "Sözcüklerin gücünü sözcüklerin kullanımları belirler." düşüncesidir. Bu paragrafta ana cümle başta; yardımcı cümleler sonra geldiği için paragraf bir tümdengelim paragrafıdır.

b. Tümevarım Paragrafları

Tümevarım paragraflarında genel cümle en sonda yer alır. Ana fikir cümlesi de cümlenin en sonundadır. Paragrafın başındaki cümleler yardımcı düşünce içeren cümlelerdir. Kısacası tümevarım paragraflarında her şey son cümlede yer alır.

Örnek

Bir sabah işinize giderken kırmızı ışıkta durdunuz ve aracınızı tekrar çalıştıramadınız. Her insanın başına gelebilecek bu sıradan olay için iki ayrı olasılığı düşünelim. Birinci olasılıkta arkadaki araçların şoförleri kızgınlıkla kornaya basıyor, siz de bir kazaya yol açmamak için kan ter içinde bu durumdan kurtulmaya çalışıyorsunuz. İkinci olasılıkta, arkanızdaki araçtan inen bir taksi şoförü, bekleyen araçlara işaret ederek onların yan şeritten devam etmelerini sağlıyor. Araçlar sakince geçtikten sonra yanınıza geliyor, birkaç yayayla birlikte aracınızın yol kenarına çekilmesine yardımcı oluyor. Ne siz ne de bir başkası gergin ve telaşlı. İşte bu örnekte olduğu gibi bir toplumun gelişmişlik düzeyini belirleyen asıl şey insanlar arasındaki iletişim biçimidir. (ÖSS)

ÇÖZÜM: Paragrafta önce yardımcı düşünceler sıralanmıştır. Bunlardan ana cümleye ulaşılmıştır. Bu tür paragraflarda ana düşünce (ana fikir) paragrafın en sonunda yer alır. Bütün paragrafı özetleyen "İşte bu örnekte olduğu gibi bir toplumun gelişmişlik düzeyini belirleyen asıl şey insanlar arasındaki iletişim biçimidir." cümlesidir. Bu cümle, paragrafın ana fikir cümlesidir. Bu da bize paragrafın bir tümevarım paragrafı olduğunu gösterir.

10. Paragrafa Cümle Yerleştirme
     
Bazı paragraf sorularında paragrafta yer alan bir cümle çıkarılır. Özellikle paragrafın gelişme bölümünde yazılmayan bir cümle ile kendilerinden önceki ve sonraki cümlelere anlamca nasıl bağlandığı sorulur. Paragraf, dikkatle okunduğunda paragrafta bir kopukluk olduğu görülür. Kısacası:
  • Paragrafa cümle yerleştirme bir nevi anlatımın akışını bozan cümle/cümleleri bilmekle alakalıdır. Yani uygun olmayan seçenekleri bularak da bu sorular doğru yapılabilir.
  •  Paragrafa yerleştirilecek cümle, kendisinden önceki ve sonraki cümlelerle hem anlamsal hem de dil bilgisi açısından uyumlu olmalıdır.
  • Paragraftaki bakış açısı da önemlidir. Pozitif bakış açısının hakim olduğu paragraflarda cümleler aralarında negatif-nötr bir cümle yer almaz.
  • Paragrafın genel bir konudan bahsetmesi veyahut özel bir alanı işlemesine de dikkat edilmelidir. Özellikle özel, yani sınırlandırılmış bir konuyu işleyen paragraf cümlelerinin aralarına genel bir cümle gelmez. Bu cümle paragrafın anlatım akışına aykırı olur.
  • Çok az da olsa noktalama işaretleri de ipucu olabilir.

Örnek

(I) Çağdaş Türk öykücülüğünün önemli kilometre taşlarından biri olan Sait Faik, hem kendi kuşağını hem de sonraki kuşakları derinden etkilemiştir. (II) Onun adına düzenlenen ödüllerin dağıtımı yazara yakışır bir saygınlıkla sürüyor. (III) Ama ben ilk öykülerimi yazdığım seksenli yılların başlarında bir gün bu ödülü alabileceğimin hayalini bile kuramazdım. (IV) Hatta on beş yıl sonra kitabım bu ödüle değer bulununca sevindiğim ölçüde şaşırmış ve korkmuştum. (V) Çünkü öyküye daha sıkı sarılmam gerektiğini, sorumluluklarımın arttığını biliyordum.

Bu parçadaki numaralanmış yerlerden hangisine düşüncenin akışına göre "Böyle bir ödülle onurlandırılmayı aslında her öykü yazarı ister." cümlesi getirilmelidir?

A) I                      B) II                     C) III                      D) IV                     E) V


ÇÖZÜM: Paragrafa yerleştirilecek cümlenin kendisinden önceki ve sonraki cümleyle hem anlamsal hem de dil bilgisi açısından uyumlu olması gerekir. Paragrafa cümle yerleştirmede yerleştirdiğimiz cümleyi kendisinden önce ve sonra yer alan cümlelerle okumalıyız. Yukarıdaki cümlede "ama" bağlayıcı bağlacını da düşündüğümüzde "Böyle bir ödülle onurlandırılmayı aslında her öykü yazarı ister." cümlesinin gelebileceği en uygun yer (III) diye belirtilen yerdir. Cümle, buraya hem anlamsal hem de dil bilgisi açısından tam uygun düşmektedir. Yani doğru cevap "C" seçeneğidir.

SORU 2
(I) Geçmiş çağlardan günümüze kalan büyük yapıtlar, örneğin Tolstoy’un Savaş ve Barış, Stendhal’ın Parma Manastırı, Dostoyevski'nin Budala adlı yapıtları çağlarının birer tanığıdır. (II) Ama yazarlar bu yapıtları çağın tanığı olmak isteğiyle yazmamıştır. (III) Çağlarının havasını kendi kişiliklerinde erittiklerinden ister istemez çağın etkileri yapıtla- rında belirir. (IV) Ne var ki çağına tanıklık etmenin çeşitli yolları vardır. (V) Bu yollara başvurulmadan yazılanlar bu işlevi yerine getiremez, kısa zamanda unutulur, öte yandan yaratma isteğiyle yazılan yapıtlarsa kalıcılığa ulaşır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra Kızıl ve Kara'yı okuyan günümüz insanının, Napolyon çağının anlayışını bu kitapta bugün de bulması, yapıtın kalıcılığını sağlayan sanatsal ve dilsel değerinin bir göstergesidir." cümlesi getirilebilir?

A) I                     B) II                      C) III                     D) IV                     E) V

ÇÖZÜM: Paragrafta yer alan cümlelere bakıldığında cümlelerde yazıldığı dönemin tanıklığını yapan bazı sanatçıların eserlerinden bahsedilmiştir. Yazar, sonraki cümlelerde de bu düşüncesine açıklık getirmeye çalışmıştır. "V" cümle ile paragrafa yerleştirilecek olan cümle arasında bir anlam bağı söz konusudur. Paragraf dikkatlice okunduğunda yazar "V" cümleden sonra bir örnek verme gereği hissetmektedir.  Doğru cevap "E" seçeneğidir.

11. Metni İki Paragrafa Bölmek
         
Yazılardaki her paragraf ele alınan konuyla ilgili bir düşünceyi içerir. Yazıda konunun farklı bir yönüne değinildiğinde veyahut farklı bir düşünceye geçildiğinde yeni bir paragrafa başlanılması gerekir. Kısacası:
  • Bu tip sorularda, paragraflarda ayrı bir düşünceye geçilen cümleden itibaren paragraf ikiye ayrılabilir. Yani bize verilen paragraf aslında iki paragraftır.
  • Konuya ve yazarın konuya bakış açısına yoğunlaşmak gerekir. Bu sorularda çok net bir şekilde iki paragraf yer alır. Yani bu paragraflarda iki farklı ana düşünce vardır.
  • İkinci paragrafın ilk cümlesinin de tıpkı paragrafın ilk cümlesi gibi giriş cümlesi olma özelliği taşıması gerekir.
  • Sınavlarda iki ayrı düşüncenin ele alındığı paragraflar bir araya getirilerek bu sorular sorulur.
  • Paragraftaki bakış açısına dikkat edilerek de ikinci paragrafın ilk cümlesi bulunabilir.
  • Paragraf bir cümleler topluluğu olduğundan ilk cümleler ikinci paragrafın başlangıç cümlesi olamaz.
  • Bugüne kadar yapılan sınavlarda bu konuyla ilgili çıkan sorularda cevap çoğunlukla paragrafın orta kısımdaki cümlelerde yer almıştır. Yani "C" seçeneği çoğunlukla sorunun cevabı olmuştur. Aşağıda ÖSS ve YGS'de çıkan on soru yer almaktadır. Bunlarda da doğru cevabın daha çok "C" seçeneği olduğu görülmektedir.
SORU 1
(I) Resim ve heykel sanatçıları insan elleri üzerinde çok durmuşlardır. (II) Orta Çağdan bu yana, ressamların yaptığı portrelere baktığınızda gözlerden çok, ellerin öne çıktığını görürsünüz. (III) Gergef üzerinde dolaşan, çenesini avuçları içine alan, vücut boyunca sarkan eller... (IV) Mutluluğun parıltısını, kaygıların kaynaşmasını, yaşamaktan usanışı hep bu ellerde görürsünüz. (V) Bundan on binlerce yıl önce insan daha kafasıyla düşünemezken elleriyle düşünmüş. (VI) insan geometri bilmeden su bentleri yapmış, matematik bilmeden parmaklarıyla saymış, sanat ve güzellik üzerine hiçbir bilgisi yokken mağara duvarlarını, bugün usta ressamların bile yapamayacağı resimlerle donatmış. (VII) Bilimsel ve sanatsal yaratılar konusunda övündüğümüz ne varsa hepsini, insan elinin çağlar boyunca yaptığı hareketlere borçluyuz. (ÖSS)
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar? 

A) II                  B) III                  C) IV                      D) V                    E) VI 
ÇÖZÜM: Bu tip sorularda, paragrafta ayrı bir düşünceye geçilen cümleden itibaren paragrafı ikiye ayırmak gerekir. Yani bize verilen paragraf aslında iki paragraftır.  Yukarıdaki paragrafta da II, III. ve IV. cümleler aynı konuyu işlemektedir. Bu üç cümlede "resim ve heykel sanatçılarının insan eli üzerinde durmaları" anlatılmış. "V." cümleden itibaren farklı bir konu ve bakış açısı yer almaktadır. "İnsanoğlunun elleriyle düşündüklerini" konu almaktadır. Böylece farklı bir paragrafa geçilmiştir. Doğru cevap  "D" seçeneğidir. 

SORU 2

Yazar, eserlerinde Anadolu halkının yaşamını konu olarak almış. (I) Bir köyün bütün gele- neklerini, göreneklerini yazmış. (II) Geçim kaynakları, düğün ve merasimleri nakşetmiş. (III) Eserlerinin dilini oldukça sade ve akıcı tutmuş. (IV) Cümleleri o kadar kısa ve anlaşılır ki sanki konusuyla bütünleştirmek istemiş dili. (V) (ÖSS)
Yukarıdaki parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümle ile başlar? 
       
      A)  I                 B) II                  C) III                          D) IV               E) V


ÇÖZÜM: I. ve II. cümlede yazarın eserde işlediği konudan bahsedilmiş; III. cümleden itibaren "eserlerin dil ve üslubu" üzerinde durulmaktadır. "Eserde ne anlatılıyor?" sorusunun yerini "Eser, nasıl anlatılıyor?" sorusu almıştır. Anlatılan  şey değişmektedir. Doğru cevap "C" seçeneğidir.

SORU 3

(I) Editör, bir yayınevinin olmazsa olmazlarındandır. (II) Yayımlanacak bir yapıtı düzenlemek, yayıma hazırlamak ve yayımlamak gibi birçok işi ve işlevi var. (III) Yazarın ve eserinin seçilmesinden, nasıl yayımlanacağına değin yayımlama işinin bütün aşamalarını kapsayan zorlu bir iştir bu. (IV) Günümüzde editörlük, yayıncılık alanında kurumsallaşamamış işlerden. (V) Yazarların çoğu, editörün yaptığı işi küçümseyip onu yalnızca bir düzeltmen olarak algılıyor. (VI) Bu yüzden de editörlüğü böyle algılayan birçok yazarın yayımlanan kitaplarında yanlışlardan geçilmiyor. (2011/YGS)

Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar? 

A) II                  B) III                    C) IV                 D) V                 E) VI

ÇÖZÜM: Bu tür sorularda konuya ve yazarın konuya bakış açısına yoğunlaşmak gerekir. Bu sorularda iki paragraf yer alır. Yani bu paragraflarda iki farklı ana düşünce vardır. Bu paragrafta da I, II, III. cümlelerde işlenenler IV. cümleden itibaren değişmektedir. IV. cümleden itibaren farklı bir konuya geçildiği için doğru cevap da "C" seçeneğidir.

SORU 4

(I) İngiliz şairi Browing; sayfa sayfa, her kelimesini ayrı ayrı inceleyerek sözlük okurmuş. (II) Sözlükte öğütler, eğlendirici şeyler de bulurmuş. (III) Hatta bu çalışmaya romantik bir yön de katar, ay ışığında oturup bir bir çevirirmiş sözlüğün sayfalarını. (IV) Bizde sözlükler, kütüphanelerin en kuytu köşelerinde uyuklayarak ömür tüketir. (V) Günler ve geceler boyu "Bilinmeyen bir kelime çıksın da hatırlanalım." diye dua ederler âdeta. (VI) Sözcüklerin bu uzun ve sessiz bekleyişleri iki kapak arasında geçer. (2013/YGS) 

Bu parça iki paragrafa ayrılmak istenirse ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?

A) II.                         B) III                      C) IV                     D) V                    E) VI

ÇÖZÜM: Cümleler kısaca değerlendirilerek ve bakış açısına dikkat edilerek de ikinci paragrafın ilk cümlesi bulunabilir. Paragraf bir cümleler topluluğu olduğundan ilk cümleler ikinci paragrafın başlangıç cümlesi olamaz. Bu paragrafa dikkatle bakıldığında I, II. ve III. cümlede aynı konunun işlendiği görülmektedir. Bu cümlelerde "İngiliz şairi Bowling'in sözlük okuma tarzı üzerinde durulmuştur." IV. cümleden itibaren "bizdeki sözlük kültürü" üzerinde durulmaktadır. Yani IV. cümleden itibaren konu değişmektedir. Doğru cevap "C" seçeneğidir.

SORU 5

(I) Bir zamanlar geceleri oturur, anılarımı, izlenimlerimi küçük defterlere yazardım. (II) Sonra nasıl oldu bilmem, ne o küçük defterler kaldı ne de bende o sayfalara bir şeyler karalama isteği. (III) Belki de yaşamın bin bir türlü zorluğu bana bu gündelik eğlenceyi unutturdu. (IV) Yıllardan beri çeşitli günlükler okuyorum: Gide’in, Green’in… (V) Alfred de Vigny’nin "Bir Şairin Günlüğü"nü de dilimize çevirdim. (VI) Günlük türüne karşı duyduğum yakınlık, Salah Birsel’in "Günlük"ünü okuduktan sonra daha da arttı. (2011/YGS)

Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar? 

A) II                       B) III                      C) IV                    D) V                   E) VI

ÇÖZÜM: Paragrafın I, II. ve III. cümlelerinde "anılarla ilgili bir durumdan" bahsedilmektedir. IV. cümleden itibaren "günlük türü ile ilgili bir durumdan" bahsedilmeye başlanılmıştır. İkinci paragraf IV. cümle ile başlamalıdır. Doğru cevap "C" seçeneğidir.

SORU 6

(I) Dünya ve Türk edebiyatında yazarlara ve öteki sanatçılara ait önemli mektuplar var. (II) Yazınsal değer taşıyan bu mektuplar, o yazarların gizli dünyalarını da açar bize. (III) Bunlar, okuyana her dönemde yeni yeni tatlar verir. (IV) Sanatçıların ya da yazarların birbirlerine yazdıkları mektuplar kitaplaşınca artık onların malı olmaktan çıkar. (V) Kişisellikten kurtulur, toplumsal işlev yüklenmeye başlar. (VI) İki sanatçının özel, gizli ürünleri olma niteliğini yitirir, kitlelerin ortak malı olur. (VII) Yığınlara seslenir, iletilerini yüksek sesle dile getirir. (ÖSS)

Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar? 

A) II                          B) III                  C) IV                    D) V                    E) VI

ÇÖZÜM: Bu tip sorularda, paragrafta ayrı bir düşünceye geçilen cümleden itibaren paragraf ikiye ayrılır. Yani bize verilen paragraf aslında iki paragraftır. Konuya ve yazarın konuya bakış açısına yoğunlaşmak gerekir. Bu metinde de I, II, III. cümleye kadar (III. cümle dâhil) aynı konu işlenmektedir. Burada "Dünya ve Türk edebiyatındaki yazarlara ve bazı sanatçılara ait mektuplardan" bahsedilmiş; IV.  cümleden itibaren ise "Mektup haline dönüşen kitapların sanatçının malı olmaktan çıkar." düşüncesi işlenmiştir. Doğru cevap "C" seçeneğidir. 

SORU 7

(I) Rize'nin Pazar ilçesinde, Verçenik Yaylası'na gidecek minibüse bindiğimizde, uzun süren otobüs yolculuğunun yorgunluğunu unutmuştuk. (II) Yaklaşık beş saat süren minibüs yolculuğundan sonra, kararlaştırılan buluşma noktasına ulaştık. (III) Oradakilerle hoşbeşten sonra çadırları kurduk; sırt çantalarımızı boşalttık. (IV) İlk günler için getirilen taze yiyeceklerle, hemen küçük bir ziyafet sofrası kurduk kendimize. (V) Geceleri fark ettik ki gökyüzü burada her zaman yıldızlarla doluydu. (VI) Hemen her gece yıldızlara bakarak düşler kuruyorduk. (ÖSS)

Yukarıdaki parça iki paragrafa bölünmek istense, ikinci paragrafın kaçıncı cümleyle başlaması uygun olur? 

A) II                         B) III                      C) IV                  D) V                E) VI


ÇÖZÜM: Yukarıdaki metin iki paragraftan oluşmuştur. I, II, ve III. cümlelerde "Verçenik Yaylası'na gitme yolculuğu, oraya vardıktan sonra yapılan tanışma ve ziyafetlerden"  V. cümleden itibaren de "oradaki gökyüzüyle ilgili farklı bir durumdan" bahsedilmektedir. Doğru cevap da "D" seçeneğidir.

12. Paragraf Tamamlama

Paragraf sorularında bazen paragrafların farklı yerlerinde boşluklar bırakılıp bunların uygun cümlelerle tamamlanması istenir. Bunlar, paragraf tamamlama konusuyla ilgilidir. Paragrafın yapısıyla ilgili olan bu durumlarda boşluğa gelecek cümlenin düşünce ve dil açısından paragrafı tamamlaması gerekir. Kısacası:
  • Paragrafa cümle eklemede paragrafın başı, ortası veya sonunda boşluk bırakılarak uygun cümlenin oraya getirilmesi istenir.
  •  Paragraf tamamlamada öncelikle paragraftaki konu ve ana düşünce bulunmalıdır. 
  • Cümle, paragrafta hâkim olan bakış açısına uyumlu olmalıdır.
  • Cümlenin, paragrafta kendisinden önce ve sonra gelen cümlelerle dil ve düşünce açısından uyumlu olması gerekir.
  • Paragraftaki boşluktan önceki ve sonraki cümlelerdeki sözcük türleri de ipucu sağlayabilir. Özellikle sıfat, zarf, bağlaç ve edat varsa buna dikkat etmek gerekir.
  • Paragrafın ilk cümlesi boş bırakılmışsa ilk cümlenin genel yargı taşımasına dikkat edilmelidir. Ana düşünce de muhtemelen bu ilk cümle olacaktır.
Paragraf tamamlama üç şekilde olur:

1. Paragrafı Baştan (Giriş Bölümünde) Tamamlama: Paragrafın giriş cümlesinin eksik bırakılmasıdır. Boşluğa getirilecek cümlenin genel ve net bir yargı taşıması gerekir. Bu cümle aynı zamanda ana fikri taşıyan cümledir. Giriş cümlesi özelliği taşıması gereken bu cümlenin kendisinden önce gelebilecek bir cümleyi çağrıştırmaması gerekir. Cümlenin "bundan dolayı, bundan, bunun gibi, oysa, nitekim, bunları, şunları vb." sözcüklerle başlamaması gerekir.
Örnek 1
. —-. Örneğin Rubens, yüzünün güzelliğiyle övünç duyduğu küçük oğlunun resmini yaparken ona bizim de hayran kalmamızı bekliyordu. Elbette bu çok doğal bir istekti. Ancak, bu türden konulara duyulan ilgi, ilk bakışta daha az çekici gelen konuları dışlamamıza yol açarak beğenimizi sınırlayabilir. Bunu aşmak için, Albrecht Dürer’in annesinin yaşlı yüzünü resimlediği tabloda, gençlikten kaynaklanan güzellikten başka şeyler arama sabrını göstermemiz gerekli. Çünkü bu tablonun başarısı, konu aldığı figürün yüzündeki güzellikten gelmez. Nitekim tabloyu sevdiren, yüzdeki güzelliğin önüne geçecek kadar etkili olmuş ifadedir.

Bu parçanın başına düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?

A) Sanatçı, genellikle yarattığı tablolarda insanların gerçek hayatta görmekten hoşlandıkları şeyleri yansıtmak ister
B) Gördüğümüz bir tablonun, geçmişte yaşadığımız güzellikleri çağrıştırması onun olumlu bir özelliğidir
C) Gerçek bir sanatçı, tablolarının sanattan anlamayan kişilerce değerlendirilmesini önemsemez
D) Duyguları anlatan her çalışmanın, sanatsal bir yön içermesi gerekmediğini baştan kabul etmek gerekir
E) Sanat tarihinde dış gerçekliği kendi algılama yetisine göre değiştirip yansıtan ressamlar da vardır

ÇÖZÜM: Paragrafın başına gelecek cümlenin ilkin ana fikri (ana düşünce) yansıtan düşünce olması gerekir. Bu cümle genel ve net bir yargı taşımalıdır. Bu paragrafta hâkim olan bakış açısı ve işlenen konuya bakıldığı zaman "Sanatçı, genellikle yarattığı tablolarda insanların gerçek hayatta görmekten hoşlandıkları şeyleri yansıtmak ister." cümlesi bu paragrafın ilk cümlesi olabilir. Bu cümle daha sonra gelen yardımcı düşüncelerle zenginleştirilmiştir. Dolayısıyla doğru cevap "A" seçeneğidir.

2. Paragrafı Ortadan (Gelişme Bölümünde) Tamamlama: Bu cümlenin paragrafın gelişme bölümünün özelliklerini taşıması gerekir. Bu cümleler genellikle ana düşünce cümleleri değil de yardımcı düşünce içeren cümleler olur. Yani genel yargı taşımazlar. Gelişme bölümünde örnekleme, benzetme, tanık gösterme gibi anlatım teknikleri ve düşünceyi geliştirme yollarına başvurulur. Bağlama görevindeki bağlaçlara özellikle dikkat etmek gerekir. Yine buraya gelecek cümlenin paragrafta hâkim olan bakış açısına uyumlu olması gerekir. En çok yapılan yanlış da özel, sınırlandırılmış bir konunun anlatıldığı paragraflarda araya genel yargı içeren bir cümlenin yerleştirilmesidir. 
Örnek
Durmadan artıyor edebiyata ilişkin tutarsızlıklar. ----. Bir yandan da belgesiz savlar, yanlış anlamalar, aldatıcı ön yargılar kaplıyor ortalığı. (2016/ YGS)

Bu parçada boş bırakılan yere, düşüncenin akışına göre, aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) Şiir, hikâye ve roman okuyanların sayısı büyük bir hızla artıyor
B) Yazarın kimlik arayışını doğal olarak bu arayışın bunalımı izliyor
C) Masum umutlarla yola çıkmış yeni kalemler yaşatıyor dergileri
D) Yazarların magazin programlarına nesne olacağı günler geliyor
E) Kitap satışları ve dergi abonelikleri gün geçtikçe düşüyor

ÇÖZÜM: Paragrafın gelişme bölümüyle ilgili bir sorudur. Paragrafta olması gereken bir yardımcı düşünce bizden istenilmektedir. Cümlelerde olumsuz bir bakış açısı söz konusudur. Bu cümleye bakış açısı, dil ve düşünce açısından tam olarak uyan cümle "Yazarların magazin programlarına nesne olacağı günler geliyor." cümlesidir. Doğru cevap "D" seçeneğidir.

3. Paragrafı Sondan (Sonuç Bölümünde) Tamamlama: Paragrafın sonuna gelecek cümle sonuç cümlesiyle ilgili bir cümle olur. Sonuç cümlesinin genel yargı içeren bir cümle olması gerekir. Bu cümle bir atasözü veya özdeyiş olabilir. Bu cümlenin kendisinden önce gelen cümleyle dil ve düşünce açısından uyumlu olması gerekir. Kısacası bu cümle bir nevi konunun özetidir.
Örnek
Türkiye'nin programlı modernleşme çabalarıyla Türk romanının ortaya çıkışı eş zamanlı olmuştur. Batı Avrupa'nın doğusundaki kimi ülkelere ait romancılar gibi Türk romancıları da çoğu zaman aşağılık duygusuna varan bu gecikmişlik duygusunu, yakın zamanlarda roman küresel bir yönelime girinceye kadar üstlerinden atamadılar. ----. (2016 YGS)

Bu parçada boş bırakılan yere, düşüncenin akışına göre, aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir? 

A) Ne yazık ki aradan koca bir yüzyıl geçmesine rağmen Türk romanı beklenen atılımı henüz gerçekleştirememiştir
B) Çağdaş Türk romanının sorunlarını ve içinde bulunduğu durumu daha iyi anlayabilmek için Tanzimat yıllarına kadar gitmek gerekmektedir
C) Gecikmişlik hissini uzun süredir üzerinden atamayan Türk romancısı, çağdaşlarına yetişmiş bir durumda ve Türk romanı, Batı romanından daha parlak bir vaziyettedir
D) Türk romancıları çağdaş romanın anlatı stratejilerini yeniden işleyerek dünyaca benimsenen tema ve üsluplarla çağdaşlarına önceden olduğu gibi yol göstermektedir
E) Böylelikle, Türkiye'de romanın ilk evresindeki bocalama, bir uygarlığın dönüşüm yaratma çabalarını gösteren bir sorun olarak değerlendirilebilir

ÇÖZÜM: Paragrafın sonuç cümlesi paragrafta anlatılanları özetleyen cümledir. Bu paragraf da dikkatlice okunduğunda mevcut olumsuzluktan sonra olumlu bir durumun olacağı hissedilir. Bu da paragrafı en güzel şekilde özetleyen "C" seçeneğidir.

13. Paragraftaki Cümlelerin Yerini Değiştirme

Paragrafların akışıyla ilgili cümlelerdir. Bu konuda çıkan sorularda paragrafı oluşturan cümlelerin yerleri değiştirilir. Rastgele verilen bu cümlelerin sıralanması istenir. Burada en önemli şey paragrafı oluştururken dil ve düşünce birliğinin oluşmasına dikkat etmektir. Kısacası:
  • Paragrafın en başında giriş cümlesi bulunmalıdır. Paragrafın ilk cümlesi giriş cümlesi olmaya uygun olmalıdır. Cümle, kendisinden önce başka bir cümlenin gelebileceği izlenimi oluşturmamalıdır. İlk cümlenin bağımsız bir cümle olması gerekir. Kendisinden önce gelmesi muhtemel cümle veya cümlelere bağlılığı ifade eden "oysa, halbuki, kısacası, bunun için, ama, fakat, oysa, yine, de, bundan dolayı, bu nedenle, ne var ki, çünkü, onları, bunları, şunları…" gibi ifadeleri içermemelidir.
  •  Paragrafın tümdengelim veya tümevarım paragrafı olup olmadığına dikkat edilmelidir.
  •  Paragrafın geneline hakim olan bakış açısına uygun bir şekilde cümleler sıralanmalıdır.
  • Bağlayıcı bağlaçlara dikkat edilmelidir. "ama, fakat, çünkü, bundan dolayı vb." bağlaçların olduğu yerlerdeki cümlelerin uyumuna özellikle yoğunlaşılmalıdır.
  • En önemli husus da giriş ve sonuç cümlelerini iyice kavramak, bu cümlelerin özelliklerini bilmektir.

Örnek 1

I. Kehribar, bir ağacın milyonlarca yılda oluşan reçinesidir.

II. Sadece iki ülkede olduğunu bildiğimiz ve ileriki yıllarda artık kalmayacağını düşündüğümüz bu malzemenin yurt dışına çıkarılması yasak.

III. Bu pahalı reçinenin; sarılık, guatr ve stres başta olmak üzere çoğu hastalığa ciddi faydası vardır.

IV. Bu nedenle doktorların guatr hastalarına kerhi barkolyesi tavsiye ettiği bilinir.

V. Bu kadar uzun sürede oluştuğu için fiyatı oldukça yüksektir.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin anlamlı bir bütün oluşturması için aşağıdakilerden hangilerinin birbiriyle yer değiştirmesi gerekir? (2016 YGS)

A) I ile III      B) II ile III     C) II ile IV        D) II ile V        E) III ile IV

ÇÖZÜM: Bu cümleler, bir paragrafın cümleleridir. Bu sorularda öncelikle giriş cümlesi bulunmalıdır. II, III, IV, V. cümleler giriş cümlesi olamazlar. Giriş cümlesinde olmaması gereken "bu malzemenin, bu pahalı reçinenin, bu nedenle, bu kadar uzun süre" kelime grupları kendilerinden önce bir cümlenin varlığını zorunlu kılmaktadır. Bu sebeple "A" seçeneğini en başta eleyeceğiz. IV. cümlenin de mutlaka III. cümleden hemen sonra gelmesi gerekir. I. cümlede bir zaman diliminden bahsettiği için ondan hemen sonra bir zaman diliminden bahseden V. cümlenin gelmesi gerekir. Bunları uyguladığımız zaman zaten sadece "D" seçeneği kalır ki o da doğru cevabı oluşturur.

Örnek 2

I. Okuyup ileriki zamanlarda öğretmen olup memleketine hizmet etmek istiyordu.

II. Bir öğretmenin en başta iyi bir okuyucu olması gerektiğine de karar vererek çevresindeki tüm kütüphaneleri araştırmaya başladı.

III. İlk başta girdiği bu sınavı kazanır ve öğretmenliğini kazandığı bu okula gidip kaydoldu.

IV. Bu kütüphanelerden her hafta bir iki alıp okumaya başladığında haftalar sonra anlama ve anlatma becerisinin her gün daha iyiye gittiğini fark etti.

V. Nihayetinde iyi yetişmiş bir öğretmen olarak bütün hayallerini gerçekleştirmiş oldu.

Yukarıda numaralanmış cümlelerin anlamlı bir bütün oluşturması için aşağıdakilerden hangilerinin birbiriyle yer değiştirmesi gerekir?

A) I ile III             B) II ile III            C) II ile IV            D) I ile II           E) III ile IV

ÇÖZÜM: Paragrafın giriş cümlesini öncelikle bulmamız gerekir. Paragrafta bu özellikleri taşıyan tek cümle I. cümledir. Öyle ki II. cümle "de" bağlacından; III. cümle "bu sınavı", IV. cümlede "bu kütüphanelerden" tamlamalarından V. cümlede de "nihayetinde" kelimesinden dolayı giriş cümlesi olamaz. Bu durumda "A" ve "D" seçenekleri en başta elenir. IV. seçeneğin mutlaka hemen II. seçenekten sonra gelmesi gerekir. Böylece "C" seçeneği elenir. III. cümlenin de "ilkin" sözcüğünden dolayı hemen I. seçenekten sonra gelmesi gerekir. Böylece "E" seçeneği de elenir. O zaman tek seçenek kalır ki o da doğru cevabı oluşturan "B" seçeneğidir.

14. Paragraf Cümlelerini Sıralama

Paragrafların bir düşünce sıralaması vardır. Paragrafı oluşturan cümlelerin öncelik sıralamasında paragrafların içerdikleri düşünce ve dil bilgisine olan uygunluk esas alınır. Genel anlam taşıyan ve tam bir yargıyı belirten cümleler ya başta ya da en sonda olur. Bunlar, genellikle o paragrafların da ana düşüncesini oluşturan cümlelerdir. 

Örnek

I. Evet, İzmit ve Bursa gibi büyük sanayi şehirlerini ve körfezdeki dev fabrikaları hatırlatan bir görüntü bu.

II. Sabaha karşı şehre girerken yolun solunda sis, duman ve alevler içindeki Karabük Demir Çelik Fabrikası'nın silo şeklindeki dev bacaları hafızalarımızı yokluyor.

III. Gece yollara düşüyoruz, sabahın erken saatlerinde Safranbolu'dayız.

IV. Yolda birkaç dakika seyrettiğimiz bu devasa fabrikayı geçtikten sonra Karabük şehir merkezine giriyoruz.

V. Yalnız Safranbolu'dan önce Karabük'ten kısaca bahsetmek istiyorum.

Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan üçüncü olur?

A) I                     B) II                     C) III                    D) IV                    E) V

ÇÖZÜM: Paragrafın bir düşünce sıralaması vardır. Bu cümleler bir sıralamaya tabi tutulduğunda paragrafın cümle sıralaması şu şekildedir:

III. Gece yollara düşüyoruz, sabahın erken saatlerinde Safranbolu'dayız.

V. Yalnız Safranbolu’dan önce Karabük’ten kısaca bahsetmek istiyorum.

II. Sabaha karşı şehre girerken yolun solunda sis, duman ve alevler içindeki Karabük Demir Çelik Fabrikası’nın silo şeklindeki dev bacaları hafızalarımızı yokluyor.

I. Evet, İzmit ve Bursa gibi büyük sanayi şehirlerini ve körfezdeki dev fabrikaları hatırlatan bir görüntü bu.

IV. Yolda birkaç dakika seyrettiğimiz bu devasa fabrikayı geçtikten sonra Karabük şehir merkezine giriyoruz.

Bu şekilde sorumuzun doğru cevabı yani baştan üçüncü cümle II. cümle olur ki bu da "B" seçeneğine karşılık gelir.

15. İyi Bir Paragrafın Özellikleri–Anlatımın Nitelikleri

1. Açıklık

Cümlede tek bir anlamın olması ve cümledeki anlatımın net olmasına denir. Açık cümleden tek bir anlam çıkar. Çok uzun cümleler, dil ve anlatım yanlışlıkları, anlatım bozuklukları cümlelerdeki açıklığı ortadan kaldırır. 

Örnek 1
Bugün çok başım ağrıyor. 

"Çok" sözcüğü yanlış yerde kullanılmıştır. "Çok" sözcüğü kullanım yerine göre "bir insanın birden fazla başının olduğu" anlamını vermiştir. Gerçekte anlatılan farklı olduğu için cümlede açıklık kaybolmuştur. Cümlenin doğrusu şu şekildedir:

Bugün başım çok ağrıyor. 

Örnek 2


Ekranlar, tekrar tekrar ölen kişileri gösteriyordu. 

Cümlede "tekrar tekrar" ikilemesi yanlış yerde kullanılmıştır. Her insan bir kez dünyaya gelir ve yine bir kez ölür. Cümleden aynı insanın defalarca öldüğü anlamı çıkmaktadır. Oysa cümlede "görüntü"nün tekrar tekrar oluştuğu kastedilmektedir. Öyleyse cümlede açıklık söz konusu değildir. Cümle şöyle olursa açık bir cümle olur: 

Ekranlar, ölen kişileri tekrar tekrar gösteriyordu. 

2. Duruluk

Gereksiz ek, sözcük ve söz grubu bulunmayan cümlelere duru cümle denir. Bir sözün anlamını cümlede karşılayan başka sözcük varsa o söz gereksizdir. Cümlede gereksiz söz çıkarıldığında cümlenin anlamında bir daralma olmaz.

Örnek 1

Kulağıma eğilerek alçak sesle bir şeyler fısıldadı.

"Fısıldamak" sözü "başkalarının duyamayacağı şekilde alçak sesle konuşmak" anlamını içerir. "Alçak ses" söz grubu gereksizdir. Fısıldamak zaten bu anlamı içerir.

Örnek 2

Geçmişteki hatıraları bir bir anlattı.

"Hatıra"; "geçmişte kalan şeyler"e denir. Cümlede gereksiz sözcük kullanılmıştır. Cümlenin duru şekli şu şekildedir: Hatıraları bir bir anlattı.


3. Özlülük

Az sözle çok şey söylemeye özlülük denir. Atasözleri, deyimler ve özdeyişler özlü anlatıma en güzel örneklerdir. Özlülük; söylenilecek birden fazla şeyin özeti demektir. Kısacası söylenilmek isteneni kestirme yoldan dile getirmedir. 

Örnek 1

Eserlerinde tereyağından kıl çeker gibi işlemiş düşüncelerini. 

Cümlede konunun işleniş biçimi yani üslup ön plandadır. "Tereyağından kıl çeker gibi" ifadesi; "maharetli bir şekilde, düşünceleri ustaca işlemek" anlamına gelir. Herkesin anlayabileceği şekilde açık, anlaşılır ve kolay bir anlatımdan bahsedilmektedir.

Örnek 2


Rahmetli babam sürekli  "aile" kavramına vurgu yapıp ağaç yaprağı ile gürler, derdi.

"Ağaç yaprağı ile gürler." sözü cümlede anlam yoğunluğunun olduğu yerdir. Bu söz; "İnsan ailesi ile bir bütün olup varlık gösterebilir. Bunlar olmazsa meyvesiz bir ağaç gibi kuruyup verimsiz olur." anlamını içerir.

4. Yalınlık

Dili, süssüz, sanatsız, abartısız, gösterişsiz ve anlaşılır bir biçimde kullanmaya yalınlık denir. Yalın cümlelerde dolambaçlı yollara, edebi sanatlara başvurulmaz. Duygu ve düşünceler, kısa, açık, kesin ve en saf biçimiyle dile getirilir.

Örnek

Para, iyi bir uşak fakat fena bir efendidir.

Cümlede "uşak" sözü "köle, hizmetçi" anlamındadır. Cümlede kazandığı anlam ise "hayatı kolaylaştırma"dır. "Efendi" sözü ise "hükmeden" anlamındadır. Cümlede "hayatı zorlaştıran" söz grubu mecaz anlamda kullanılmıştır. 

5. Akıcılık

Anlatımda cümlelerin pürüzsüz olmasına, sözcüklerin kolay söylenişli özellik taşımasına akıcılık denir. Anlatımda gereksiz ek, hece, sözcük veya söz öbeğinin yer alması akıcılığı bozar. Noktalama işaretlerinin gereksiz kullanılması, bağlaç ve edatların gereğinden fazla cümlede yer alması cümledeki akıcılığı ortadan kaldırır.

Örnek 1

Bu yol yaya yürümekle bitecek gibi değil.

Cümlede geçen "yaya" kelimesi ile "yürümek" anlaşıldığından ikisinin birlikte kullanılması akıcılığı bozmuştur.

Örnek 2

Türkçede, Arapça ve Farsça dillerinden gelmiş sözcükler var.

"Arapça" ve "Farsça" zaten birer dil ismidir. "ça" ekiyle bu sağlanmıştır. Cümlede "dil" sözünü kullanmak gereksizdir. Böylece cümledeki akıcılık kaybolmuştur.

6. Özgünlük

Özgünlük; yapıtların kendine özgü özellikler taşımasıdır. Başka bir deyişle sanatçının, yapıtını oluştururken başkasına benzememesi, taklitten uzak durması, orijinal olması, yeni, farklı şeyler söylemesidir. Özgünlük; hem içerik hem de üslupta söz konusu olabilir. İmza, bir özgünlük örneğidir.

Örnek 1

Eserleri tamamen onun imzasını taşır.

Cümlede geçen "imza" sözcüğü özgünlük için örnek verilebilecek en önemli kavramdır. Dünyada ne kadar insan varsa o kadar imza var demektir. Herkes "imza"sının sorumluluğunu taşıdığı için imza kişinin nevi şahsına münhasırdır. Bu da özgünlük demektir.

Örnek 2

Yapıtlarına kendi mührünü vuran bir sanatçı elbette kalıcılığı yakalar.

Cümlede sanatta kalıcılığı yakalamanın yolu olan eserin taklitten uzak orijinal olması hususu üzerinde durulmuştur. Özgünlük; başkasından farklı olmayı gerektirir. Cümlede geçen "kendi mührünü vurmak" söz öbeği de özgünlük anlamına gelmektedir.

7. Yoğunluk

Anlatımda az sözle çok şey anlatabilmektir. Yazının gerek duygu gerekse düşünce açısından zenginlik içermesidir. Düşüncenin arkasında birden fazla düşünce yer alır. "Anlatımda derinlik" olarak da adlandırılabilir. Atasözleri ile bazı deyim ve özdeyişler yoğun anlatıma en güzel örnekleri oluşturur.

Örnek 1

Derdi dünya olanın, dünya kadar derdi vardır. Yunus Emre

"Dünya" sözcüğü ile anlatımda yoğunluk ortaya çıkmıştır. Dünyanın geçici bir mekân olduğu insanın asli vatanının başka bir yer olduğu vurgulanmaktadır. 

Örnek 2

Bazen bir kelebeğin ömrü kadardır hayat ne kırmaya gelir ne de kırılmaya.

Cümlede geçen "kelebek" sözcüğü ile anlatımda yoğunluk sağlanmıştır. Peki neden kelebek? Kelebek; vücutları ince pullarla bezenmiş, bacakları çok zayıf olan ömrü de çok kısa olan bir böcektir. Bu vesileyle hayatın da gelip geçici olduğu, insanın ne zaman, nerede hayata veda edeceği bilinmediğinden kimseyi kırmaması gerektiği vurgulanmaktadır.

8. Doğruluk

Cümlelerde dil bilgisi kurallarının doğruluğudur. 

Örnek

Kahvaltıda reçel, ekmek, peynir ve çay içtik.

Birinci cümlenin yüklemi eksiktir. Çay, içilir fakat reçel ve ekmek içilmez. Cümle; "Kahvaltıda reçel, ekmek, peynir içtik ve çay içtik." şeklindedir. Bu da yanlış bir kullanımdır Cümlenin doğru yazılışı şu şekildedir:

Kahvaltıda reçel, ekmek, peynir yedik ve çay içtik. 

9. Tutarlılık

Düşünceler arasında herhangi bir çelişki olmadan, düşüncelerin birbirine uyumlu bir şekilde dile getirilmesidir. İyi ve etkili bir anlatımda paragrafı oluşturan bütün cümleler birbirini desteklemeli, bu cümleler, düşünceyi anlaşılır hâle getirmelidir.

16. Paragrafın Şifreleri ve Paragraf Sorularını Çözme Teknikleri

1. Paragraf sorularında önce soru okunmalıdır. Sorunun olduğu bölüm koyu yazılır. Soru okunmadan paragraf okunursa paragrafın niçin okunduğu bilinmediğinden bu okuma zaman kaybından başka bir işe yaramayacaktır. Soru kökünü önce okursak paragrafı bir kez; diğer durumlarda en az iki kez okumak zorunda kalacağız.

2. Paragrafta yapı ve paragrafta bakış açısı konularında ön bilgi şarttır. Giriş cümlesi, anahtar cümle konumundadır. Giriş cümlesi anlaşılmadan paragraf sorularını doğru yapmak oldukça zordur. Ayrıca "ana fikir" ve "yardımcı fikir" konusunun da iyice bilinmesi gerekir.

3. Paragraf okunurken önemli görülen sözcük ve söz gruplarının altı çizilmelidir. Paragraflarda bir bakış açısı ve bu doğrultuda çeşitli anahtar kelimeler olduğunu unutmayalım.

4. Paragrafları dudaklarımızla değil gözlerimizle ve olabildiğince hızlı okumalıyız. Zihnimiz bu şekilde algılamayı daha çabuk oluşturacaktır.

5. Paragraf okunurken su içmek, parmak çıtlatmak, diz sallamak, silgi ve kalemle oynama hareketlerinden uzak durulmalıdır. Beyin bu şekilde iki şeye aynı anda yoğunlaşacağından dikkat dağınıklığı söz konusu olacaktır.

6. Paragraf sorularında soru kökleri dikkatli okunmalıdır. Özellikle yardımcı düşünceler ile ilgili sorularda olumsuz soru köklerini olumlu okumak yanlış seçeneği işaretlememize neden olacaktır. "değinilmemiştir, çıkarılamaz, söylenemez?" gibi soru köklerinde olumsuzluk ekleri olan "-me,-ma" eklerine dikkat etmek gerekir.

7. Paragraf sorularının cevaplarının yine paragrafın içinde olduğu unutulmamalıdır. Dolayısıyla en kolay sorular aslında paragraf sorularıdır. "Paragraf soruları uzun sorular olduğu için zor sorulardır." düşüncesi kesinlikle yanlıştır. Çok uzun paragraflar genellikle olay ağırlıklı olduklarından daha çabuk anlaşılır. 

8. Paragraf sorularında anlamını bilmediğimiz sözcük veya kalıplaşmış ifadelerin anlamlarını mutlaka ana kaynaktan öğrenmeliyiz. ÖSYM, sözlük kullanmayı alışkanlık edindirmeyi amaçladığından Türkçe Sözlüğe ve Deyimler Sözlüğüne sık sık başvurmalıyız.  Bunun için en güvenilir kaynak kuşkusuz Türk Dil Kurumunun yazımlarıdır. (tdk.gov.tr)

9. Paragraf sorularını doğru yapmanın bir yolu da çok fazla soru çözmektir. Bu konuda kuşkusuz ÖSS/YGS/LYS/ALES sorularını çözmek en mantıklısıdır. Bu sorular profesyonelce hazırlanmış sorulardır. Sınavlarda çıkan sorular genellikle birbirine benzediğinden bizi sınavlara daha iyi hazırlayacaktır.

10. Paragraf sorularında kesinlikle ön yargılarımızı kabullerimizi bir tarafa bırakmalıyız. Paragrafı nesnel bir veri gibi görmeliyiz. Metnin dışına asla çıkmamalıyız. Somut ve objektif düşünmeliyiz. Düşüncenin doğruluğu ve yanlışlığından ziyade varlığı-yokluğu önemlidir. Ön yargılı olmamalıyız. Örneğin Nasrettin Hoca'yı konu alan bir paragrafı okuduğumuzda aklımıza hemen "güldürücü unsurlar" gelecektir. Muhtemelen seçeneklerde bununla ilgili bir cümle de yer alacaktır. Bizim kıstasımız ön yargılarımız değil paragraf metni olmalıdır.

11. Paragraf sorularını düzenli zaman aralıklarıyla çözmek gerekir. Soru çözümü az da olsa bunun süreklilik arz etmesi önemlidir.

12. Paragraf sorularında sadece anahtar kelime veya kelime gruplarının altı çizilmelidir. Tüm paragrafın altını çizmek çözüme bir fayda sağlamayacaktır.

13. Bazı paragraf sorularında iki karşıt düşünce içeren cümleler yer alır. İkisi ayrı tarafta olması gereken birer seçenektir. Diğer seçenekler hangisine yakınsa muhtemelen sorunun cevabı da odur.

14. Sınavın ilk soruları eğer paragraf sorularıysa bunlar çözülmeden bilgi isteyen sorulara yönelmek yararlı olacaktır. Sınavın ilk dakikalarındaki konsantrasyon eksikliği paragraf soruları için dezavantaj oluşturacaktır.

15. Paragraf soruları çözülürken kurşun kalem dışında kalem kullanmamalıyız.

16. Paragraf sorularında standart bir insan tipinden bahsedilir. ÖSYM özellikle bu ideal tipleri paragraflar aracılığıyla benimsetme yoluna gider.  Paragraflardaki ideal insan tipi şu özelliklere sahiptir:


  • Akla ve bilime önem verir.
  • Sömürü ve savaşa karşıdır.
  • Batıl inançlara ve hurafelere karşıdır.
  • Yenilik taraftarıdır. Değişimi savunur; değişime direnenleri onaylamaz.
  • Düşünce konusunda özgürlükçüdür. Herkes, her ortamda kendini kolayca ifade edebilmelidir.
  • Doğanın tahribatına karşıdır. Çarpık sanayileşmeyi desteklemez.
  • Hoşgörülü ve saygın özelliklere sahiptir.
  • Doğa tutkunu olup sürekli doğayla iç içedir. Betonlaşmayı yerer.
  • Eğitim, her gelişmenin öncüsüdür.
  • Her şeyin merkezine "insan"ı alır.
  • Evrenselliği ön plana çıkarır. Düşüncede evrensel özde millidir.
  • Okuma konusunda gayretlidir. Sürekli ve düzenli okuma taraftarıdır.
  • Müziğin birleştirici, bütünleştirici ruhuna inanır.
  • Çocukluk günlerine özlemle bakar.
  • "Sanat altın bileziktir." prensibiyle hareket eder. Sanatın bütünleştirici ruhunu ön plana çıkarır.
  • Geçmişini bilen biridir. Geleceğini geçmişin izleri üzerine inşa eder.
  • Sürekli iyimserdir. En küçük bir nesneden bile mutlu olacağı bir şey çıkarır.
  • Azimli ve kararlıdır. Umutsuzluğu asla aşılamaz.

17. Paragraf sorularını doğru yapmanın püf noktalarından birisi de sürekli okuyan ve neyi okuduğunu bilen biri olmaya çalışmaktır. Küçük yaşlardan itibaren okuma alışkanlığı kazanılmalıdır. ÖSYM, ideal okuyucu olan kişilere göre soruları hazırlar. Düzenli bir okuma alışkanlığı edinmiş kimseler paragraf sorularında asla zorlanmaz. İyi bir okuyucu da şu özelliklere sahip olmalıdır:

  • Sürekli ve seviyeye uygun kitaplar okunmalıdır. 
  • Dudak ve dil ile yapılan okuma hem zamanımızı öldürür hem de anlamanın önünde bir engel olur.
  • Hızlı okuma teknikleri uygulanmalıdır. Yapılan araştırmalar hızlı okuyanların metinleri daha çabuk anladıklarını ortaya çıkarmıştır. Hızlı okumayla beyin sözcük üzerinde değil cümle üzerinde yoğunlaşır ki bu da anlamın daha çabuk ortaya çıkmasını sağlar.
  • Aktif okumayı öğrenmeliyiz. Okuma sırasında düşünceleri değerlendirme aktif okuma olarak değerlendirilir. Böylece okuma yanında anlama da ön plana çıkar.
  • Okuma esnasında okumaya konsantre olmalıyız. Zihnen metne tam olarak yoğunlaşmalıyız.
  • Uzun okuma çalışmaları yapmalıyız. Son yıllarda yapılan sınavların paragraf soruları çok uzun sorulardan oluşmaktadır. İyi bir okuyucu olmayan paragrafın ortasında hem dikkati kaybolur hem de paragrafı tümden anlamayı kaçırmış olur.    

Ayrıca bakınız


Paragrafta Anlatım Teknikleri


Anlatımda Bakış Açısı




pdf e-kitap için bakınız

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder