Noktalama İşaretleri

NOKTALAMA İŞARETLERİ

Duygu ve düşünceleri açık ve etkili bir şekilde ifade etmek için ifadenin vurgu ve ton özellikleri ile okuma ve anlamayı kolaylaştırmak üzere kullandığımız işaretlere noktalama işaretleri denir. Türkçede kullanılan başlıca noktalama işaretleri şunlardır:

NOKTA İŞARETİ (.)

1. Cümle sonlarına konur.

Örnek

Yüzümüzün ve gözlerimizin rengi ne olursa olsun, gözyaşlarımızın rengi aynıdır.

Her insan, yapmadığı tüm iyiliklerden suçludur. (Voltaire)

Tomurcuk derdinde olmayan ağaç, odundur. (Necip Fazıl Kısakürek)

2. Kısaltılmış bazı sözcüklerden sonra konur.

Örnek

Ar. (Arapça), Alb. (albay), Alm. (Almanca), Av. (avukat) , Bnb. (binbaşı), Böl. (bölüm), Bulg. (Bulgarca), Cad. (cadde), Çev. (çeviren), Dr. (doktor), Ecz. (eczane), Ed. (edebiyat) İng. (İngilizce), Mah. (mahalle), Prof. (profesör), Sok. (sokak), s. (sayfa), sf. (sıfat), vb. (ve benzerleri), Yrd. Doç. (yardımcı doçent)

3. Sayılardan sonra sıra bildirmek için kullanılan "-ıncı, -inci, -uncu, -üncü" ekleri yerine konur.

Örnek

5. (beşinci)

III. Mehmet

12. (on ikinci)

XX. yüzyıl

3. Cadde

5. Sokak


Not: Sıralanan rakamların virgül ya da çizgiyle ayrılanların yalnızca sonuncu rakamına nokta konur.

Örnek

Yarışmaya 9, 10, 11 ve 12. sınıftaki öğrenciler katılacak.

XV-XX. yüzyıllar arasındaki tarihi hadiseleri anlamak çaba gerektirir.

4. Tarihlerde gün, ay ve yılı gösteren rakamlar arasına konur.

Örnek

05.05.2005

29.06.1976 

Uyarı:  Tarihlerin yazılışında ay adları yazıyla yazılabilir. Bu yazımlarda ay adından önce ve sonra nokta işareti konulmaz.

Örnek  

18 Mart 1918 (doğru)

18. Mart 1918 (yanlış)

18 Mart. 1918 (yanlış)

18. Mart. 1918 (yanlış)  
          
5. Saat ve dakikayı gösteren rakamları ayırmada konur: Gerek cep telefonlarında gerekse diğer dijital araçlarda saat ve dakika arasında iki nokta (:) işareti kullanılmaktadır. Bu bir noktalama yanlışlığıdır. Buna dikkat etmek gerekir.

Örnek

Bugün 06.00'da okuldaydım.

Yarın uçak 10.23'te İstanbul'a hareket edecek.

Mehmet, bizi Van'da 05.45'te arkadaşlarıyla karşılayacak.

6. Cümle değeri taşıyan "evet, peki, hayır" gibi anlatımlardan sonra cümle devam etmiyorsa nokta işareti konulur.

Örnek

 Evimize akşam gelecek misin?
 Hayır.
 Yarın bize gelecek misin?
 Evet.

7. Dört basamaklı sayılarda binler basamakları arasında kullanılır. En az üç basamaklı sayılarda her üç basamaktan sonra nokta işareti konur.

Örnek

1.000.000.000

100.000

10.000

1.000

8. Matematiksel işlemlerde çarpı işareti yerine konur.

Örnek

5.5=25

9.4=36

9. Herhangi bir yazının konu başlıklarını gösteren rakam ve harflerden sonra konulur.

Örnek

I. SIFATLAR

A. NİTELEME SIFATLARI
B. BELİRTME SIFATLARI

Uyarı: Büyük harflerle yapılan kısaltmalarda nokta kullanımı terk edilmiştir. (T.C. Türkiye Cumhuriyeti ve T. Türkçe hariç)

Örnek

TBMM, TDK, THY

Uyarı: 
Yazı başlıklarında nokta kullanılmaz.

İNSANLIK ONURU

10. Bibliyografik künyelerin sonuna konulur.

Örnek

Kaplan, Mehmet, Oğuz Kaan Destanı, İstanbul, 1979.

Güntekin,  Reşat Nuri, Çalıkuşu, İnkılâp Kitapevi, İstanbul, 2003.

Orhan Pamuk, Kar, OP Basımevi, Antalya, 2010.

11. Genel ağ adreslerinde "//" işaretinden sonra gelen ilk sözcükten sonra ve devamında konur.

Örnek

https://www.google.com.tr/ 

https://www.edebiyatokulu.org/


Nokta İşareti (.) ile İlgili Alıştırmalar

Aşağıda yer alan cümlelerin sonundaki nokta işaretinin konuş nedenini araştırınız.

Ağaç ne kadar yüksek olursa olsun, yaprakları yine de yere düşer.

Para ve insan arasındaki karşılıklı ilişki şöyledir: İnsan paranın sahtesini yapar, para da insanın.

Nereye gittiğini bilmiyorsan hangi yoldan gittiğinin hiçbir önemi yoktur.

Güzel gören, güzel düşünür; güzel düşünen, hayatından lezzet alır.

Dr. Mustafa Bey hızla olay yerine ulaşmaya çalışıyordu.

XI. yüzyıl inançlı kararlı insanların yüzyılı olacaktır.

5, 6, 7. yaş grubundakiler bu yarışmaya davetlidir.

01.01.2001 tarihi bize çok şeyi hatırlatıyor.

Maç 20.00’da başlayacak.

5.000.000 kişi bu olaydan etkilenecek.

Sarıkaya, Abdurrahman, Eğitim Yönetiminde Etik, Van, 2015.


VİRGÜL İŞARETİ (,)

1. Eş görevli sözcükler ya da söz gruplarını ayırırken konulur.

Örnek

Manavdan elma, üzüm, portakal, mandalina aldı. (Belirtisiz nesneleri ayırmıştır.)

Okulun bahçesi, sınıfın kapısı birer isim tamlamasıdır. (İsim tamlamalarını ayırmıştır.)

Sabır, zaman ve metanet en güçlü savaşçılardır. (Özneleri ayırmada kullanılmıştır.)

2. Sıralı cümleleri ayırmada konur.

Örnek

Bahçeyi suladı, civcivlere yem verdi.

Arkadaşına baktı, bir şeyler söyledi.

Çok yeme, sıcak yeme, çiğ yeme. 

Ali okula gitti, okulda kimse yoktu.

Umduk, bekledik, düşündük. 

3. Özellikle uzun cümlelerde yüklemden uzak düşmüş özneden sonra konur.

Örnek

Mustafa, sabahları aynı saatte kalkmasına rağmen dün okula geç kalmıştı.

Tavuklar, yumurtlamaya başlayınca sarf ettikleri müthiş enerjiden zayıf düşerler.

Para, insanın temel karakteristik özelliği neyse onu öne çıkarır. 

Eğitim, insanın okulda öğrendiği her şeyi unuttuğunda arta kalan şeydir. 

4. Özneyi vurgulamak, belirtmek amacıyla konur.

Örnek

Ahmet, her zaman bunu yapar.

Toplum bilimciler, daima uyanık olmalıdır.

Şiir, hem ozanın hem de yazıldığı çağın resmidir. 

En zengin adam, aklını başında taşıyandır. 

5. Ara sözleri ayırmak amacıyla (ara sözlerin başında ve sonunda) konur.      

Örnek

Annesini, biricik varlığını, kaybetmişti.

İstanbul'da, o hatıraların şehrinde, yıllarca çalışmıştım.

Örnek olsun diye, örnek istemez ya, söylüyorum.

Köyüm, çocukluk yıllarımın geçtiği diyar, hayatımda bir hatıra olarak yer alacak.


6. Anlam karışıklığını önlemek amacıyla genellikle adlaşmış sıfatlardan sonra konulur.

Örnek

İhtiyar, adama merhamet dolu gözlerle bakıyordu.

Yaralı, askere yardım etmeye çalışıyordu.

Genç, doktora bir şeyler anlatıyordu.

Yaşlı, bekçiyi oyalamaya çalışıyordu.

Hırsız, çocuğu bir süre kovaladı.

Yaramaz, arkadaşına bir şey anlatmaya çalışıyordu.

7. Yazıda tırnak içine alınmayan alıntı cümlelerden sonra konur.

Örnek

Bir daha size gelmeyeceğim, diyordu.

Her insan, yapmadığı tüm iyiliklerden suçludur, diyordu.

Söyleyecek sözü olmayan yüksek sesle konuşur, diyor.

Necip Fazıl, tomurcuk derdinde olmayan ağaç odundur, derdi.

Yüzümüzün ve gözlerimizin rengi ne olursa olsun, gözyaşlarımızın rengi aynıdır, derdi.


8. "Evet, hayır, yok, peki, pekâlâ, olur, hayhay, öyle, haydi, elbette, başüstüne, tamam …" gibi cümle başında kullanılan ret ve teşvik içeren sözcüklerden sonra konur.

Örnek

Evet, birlikte başarabiliriz.   

Hayır, yanlışta ısrar etmeyeceğim. 

Peki, söylediğiniz şekilde işi yapalım.

Hayhay, bir saat içinde her yer hazır olur.

Olur, ben de bu yıl tatili orada geçireyim.

Haydi, bu işi hemen bitirelim.

Pekâlâ, dediğiniz gibi olsun.

Elbette, sizinle gelmeyi isterim.

Tamam, bir daha bu davranışta bulunmayacağım.

Başüstüne, salonu birazdan hazırlarız.

9. Hitaplardan sonra konur.

Örnek

Sayın Valim,           

Saygıdeğer Konuklar,

Sevgili Kardeşim,

Değerli Arkadaşım,

Muhterem Hanımefendiler,

Kıymetli Gençler,

10. Anlamı etkili kılmak amacıyla tekrarlanan sözler arasına konur.

Örnek

Hüzün, yine hüzün, yine hüzün…

Akşam, yine akşam, yine akşam,
Göllerde bu dem bir kamış olsam! (Ahmet Haşim)

Yalnızlık, yine yalnızlık, yine yalnızlık…

11. Kullanılmadığında anlamın farklı bir boyut kazandığı (cümledeki anlamın değiştiği) sözcüklerden sonra konur.

Örnek

Oku; adam ol baban gibi, eşek olma.

Çabala, çalış Mustafa gibi, başarısız olma.

Her şeyi zamanında yap öğretmenin gibi, aptallık yapma.

12. Kesirli sayılarda kesirli kısmı göstermek amacıyla konur.

Örnek

35,4 (Otuz beş tam, onda dört)

11,6 (On bir tam, onda altı)

0,44 (sıfır tam, yüzde kırk dört)

35,32 (otuz beş tam, yüzde otuz iki)

13. Cümlede özne göreviyle kullanılan ve bir isimden önce gelen  "bu, şu ve o" zamirlerinden sonra virgül işareti (,) konur.

Örnek

O, kitabı çok güzel bulmuş.

O, kedinin farklı gözlerine hayran kalmıştı.

O, eski defterleri çoktan kapatmış, Osmanlıya kucağını açmıştı. (Tarık Buğra)

Bu, arkadaşını asla unutmayacak.

Şu, bahçeyi satın aldı.

14. Bibliyografik künyelerde yazar, eser, basımevi vb. maddelerden sonra konur.

Örnek

Mehmet Kaplan, Atatürk Şiirleri, TDK Yayınları, Ankara, 2000.

Dadaloğlu, Bütün Şiirleri, Umutbahar Yayınları, Ankara, 2004.

Türk Dil Kurumu, İmla Kılavuzu, TDK Basımevi, Ankara, 2009.

Akın Gülten, Şiiri Düzde Kuşatmak, Alan Yayıncılık, 1. Baskı, İstanbul, 1983.

Falih Rıfkı Atay, Tuna Kıyıları, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1938.

15. Konuşma çizgisinden önceki ifadenin sonuna konur.

Örnek

    Bahçe kapısını açtı. Sermet Bey'e,
Bu anahtar köşkü de açar, dedi. (Ömer Seyfettin)


Virgül İşareti (,) ile İlgili Önemli Uyarılar

1. "ve, ile, veya, yahut" bağlaçlarından önce de sonra da virgül işareti kullanılmaz.

Örnek

Okula Mustafa, ile Mehmet birlikte gelmişlerdi. (yanlış)

Okula Mustafa ile, Mehmet birlikte gelmişlerdi. (yanlış)

Okula Mustafa ile Mehmet birlikte gelmişlerdi. (doğru)

Kitap, defter, ve kalemlerini okulda unutmuştu. (yanlış)

Kitap, defter ve, kalemlerini okulda unutmuştu. (yanlış)

Kitap, defter ve kalemlerini okulda unutmuştu. (doğru)

Bu hafta sonu İstanbul'a, veya Ankara'ya gideceğiz. (yanlış)

Bu hafta sonu İstanbul'a veya,  Ankara'ya gideceğiz. (yanlış)

Bu hafta sonu İstanbul'a veya Ankara'ya gideceğiz. (doğru)

Mustafa, yahut Muhammed Furkan bize gelsin akşam. (yanlış)

Mustafa yahut, Muhammed Furkan bize gelsin akşam. (yanlış)

Mustafa yahut Muhammed Furkan bize gelsin akşam. (doğru)

2. "vb.", "vs." gibi kısaltmalardan önce virgül işareti konulmaz.

Örnek

Çarşıdan kitap, kalem, defter, vs. malzemeler almıştı. (yanlış)

Çarşıdan kitap, kalem, defter vs. malzemeler almıştı. (doğru)


3. İsim veya sıfat tamlamalarında tamlayan ile tamlanan arasına kesinlikle virgül gelmez.

Örnek

Kırmızı, gömlek ona çok yakışmıştı. (yanlış)

Kırmızı gömlek ona çok yakışmıştı. (doğru)

Bahçenin, gülleri bir başka güzeldi o diyarlarda. (yanlış)

Bahçenin gülleri bir başka güzeldi o diyarlarda. (doğru)

4. İkilemeler arasına virgül işareti konulmaz.

Evli, barklı insanlar bir araya gelmişlerdi. (yanlış)

Evli barklı insanlar bir araya gelmişlerdi. (doğru)

Güzele her daim deste, deste güller ile gitmek gerek. (yanlış)

Güzele her daim deste deste güller ile gitmek gerek. (doğru)

El, ele tutuşup kırlara açıldılar. (yanlış)

El ele tutuşup kırlara açıldılar. (doğru)

Eş, dost toplanıp onları ziyarete gittik. (yanlış)

Eş dost toplanıp onları ziyarete gittik. (doğru)

Eski, püskü elbiseler giyen kişi eğri, büğrü konuşunca herkesten fırça yemişti. (yanlış)

Eski püskü elbiseler giyen kişi eğri büğrü konuşunca herkesten fırça yemişti. (doğru)

Şaka, maka Yusuf sen orada bana bir iş, miş veremezsin. (yanlış)

Şaka maka Yusuf sen orada bana bir iş miş veremezsin. (doğru)

5. "-sa, -se" şart kipi ekinden sonra virgül işareti kullanılmaz.

Örnek

Ahmet bunu zamanında yazacaksa, bizi büyük bir sıkıntıdan kurtarmış olur. (yanlış)

Ahmet bunu zamanında yazacaksa bizi büyük bir sıkıntıdan kurtarmış olur. (doğru)

Sebebi ne olursa, olsun namaz kılmamanın mazereti olamaz. (yanlış)

Sebebi ne olursa olsun namaz kılmamanın mazereti olamaz. (doğru)


7. "hem… hem, ya… ya, ne… ne, de… de, gerek… gerek" bağlaçlarından sonra virgül işareti kullanılmaz.

Onlar hem, nalına hem, mıhına vuruyordu. (yanlış)

Onlar hem nalına hem mıhına vuruyordu. (doğru)

Şair; ne, serden ne, yardan vazgeçilir, diyordu. (yanlış)

Şair ne serden ne yardan vazgeçilir, diyordu. (doğru)

Çalışanlar ya, bu deveyi gütmeli ya, bu diyardan gitmelidirler. (yanlış)

Çalışanlar ya bu deveyi gütmeli ya bu diyardan gitmelidirler. (doğru)

Gelen de, giden de, bu saatte kadar olmadı. (yanlış)

Gelen de giden de bu saatte kadar olmadı. (doğru)

Olayda gerek, komşularımız gerek, akrabalarımız yanımızdan hiç ayrılmadılar. (yanlış)

Gerek komşularımız gerek akrabalarımız bu olayda yanımızdan hiç ayrılmadılar. (doğru)

8. Zarf-fiil ekleri olan "-ıp, -ip, -erek, -arak, -ınca, -ince, -dıkça, -dikçe, -madan, -meden, -alı, -eli, -esiye, -asıya, -e, -a, -cesine, -casına, -dığında, -diğinde, -(i)r... -mez,  -ken, -meksizin,  -maksızın" eklerinden sonra virgül işareti (,) kullanılmaz.

Örnek

Bu şekilde konuşarak, kendini inkâr ediyorsun. (yanlış)

Bu şekilde konuşarak kendini inkâr ediyorsun. (doğru)

Babası gelince, eve doğru koştu. (yanlış)

Babası gelince eve doğru koştu. (doğru)

Soruları doğru yaptıkça, kendine olan güveni artıyordu. (yanlış)

Soruları doğru yaptıkça kendine olan güveni artıyordu. (doğru)

Dereyi görmeden, paçayı sıvama. (yanlış)

Dereyi görmeden paçayı sıvama. (doğru)

Buraya geleli, bir yıl oldu. (yanlış)

Buraya geleli bir yıl oldu. (doğru)

Kalabalık adamı öldüresiye, dövdü. (yanlış)

Kalabalık adamı öldüresiye dövdü. (doğru)

Güle güle, gidin arkadaşlar. (yanlış)

Güle güle gidin arkadaşlar. (doğru)

Doğru cevabı bilmişçesine, seviniyordu. (yanlış)

Doğru cevabı bilmişçesine seviniyordu. (doğru)

Eve gittiğinde, annesi onu hep öperdi. (yanlış)

Eve gittiğinde annesi onu hep öperdi. (doğru)

Gelir gelmez, sofraya oturdu. (yanlış)

Gelir gelmez sofraya oturdu. (doğru)

Ders çalışırken, dünya ile irtibatını keserdi. (yanlış)

Ders çalışırken dünya ile irtibatını keserdi. (doğru)

Bunları yazmaksızın, öğrenemezsiniz. (yanlış)

Bunları yazmaksızın öğrenemezsiniz. (doğru)


9. Metinde "-ınca, -ince" anlamıyla zarf-fiil görevinde kulla­nılan "mı, mi" eklerinden sonra virgül işareti kullanılmaz.

Örnek

Ben aç yattım mı, kötü kötü rüyalar görürüm nedense. (yanlış) ("yatınca" anlamında)

Ben aç yattım mı kötü kötü rüyalar görürüm nedense. (doğru) ("yatınca" anlamında)

O eve geldim mi, kavgalar başlardı. (yanlış) ("gelince" anlamında)

O eve geldim mi kavgalar başlardı. (doğru) ("gelince" anlamında)


Virgül İşareti ile İlgili Alıştırmalar

1. Aşağıda yer alan cümlelerde virgül işaretinin konuş gerekçelerini araştırınız.

Mustafa, Furkan, Serkan aynı takımda oynadılar.

Eve geldi, kitaplarını alıp doğruca okula gitti.

Furkan, babasının yıllarca onun için uğraştığını, çabaladığını fark etmeye başlamıştı.

Öğretmenini, her şeyim dediği kişiyi, asla unutmayacaktı.

İhtiyar, adama şöyle bir baktı.

O güzelim yılları hep hatırlayacağım, diyordu.

Tamam, söylediklerinizi yarın harfiyen yerine getireceğim.

Gurbet, yine gurbet, yine gurbet…

Çalış, öğren arkadaşın gibi, tembel olma.

O, hayatı her zaman anlamsız görüyordu.

Orhan Pamuk, Kar, OP Basımevi, Antalya, 2010.


2. Aşağıda yer alan cümlelerde virgül işareti yanlış konulmuştur. Gerekçelerini araştırınız.

Babamın vasiyeti üzerine Ali, ile Ahmet onu köyüne götürdüler.

Annesine çanta, ayakkabı, gömlek, vs. şeyler aldı.

Ali yaramaz, öğrencileri idareye şikâyet etti.

Başarının, sırrını öğrenmeye çalışıyordu.

Kaptan onun mırın, kırın etmeden ilerlemesini istiyordu.

İnsanlar, da meğer duygusuz olabiliyormuş.

Bu sınavı bana göre başaracaksa, Burhanettin başaracak.

O ne, annesine ne, babasına doyabildi hayatında.

Bu yıl hem, haca hem, umreye gitmeyi düşünüyorum.

Ya, olduğun gibi görün; ya, göründüğün gibi ol.

Bir an bütün işlerini bitirip, evine gitmek istiyordu.

Sınıfta yersiz bağırınca, dışarı atıldı.

Ben yârime gül demem; gülünce, susturamıyorum.

Seni her gördükçe, onu hatırlıyorum.

Millet olarak durmadan, devam ediyorduk.

Sen gittin gideli, bak kuşlar uçmaz oldu.

Yabancıyı öldüresiye, dövdüler.

Sınavı kazanmışcasına, seviniyordu.

Doktor geldiğinde, iş işten geçmişti.

Soruya bakar bakmaz, soruyu hemencecik anladı.

Kuşlar bizim diyarımıza uçarken, hüzün doluyordu içim.

Arkadaşına durmaksızın, gel diye bağırıyordu.

Babası onu gördü mü, başlardı ağlamaya.

NOKTALI VİRGÜL İŞARETİ (;)

1. Bağlaçlarla bağlanabilen ancak yazılmayan bu bağlaçlar yerine konur.

Örnek

Ankara'ya doktora gelmiş; memleketinde tedavi olamamış. (çünkü)

Mustafa'ya çok dil döktüm; Mustafa'yı bir türlü ikna edemedim. (ama)

Olanları izliyordu; olanlara bir türlü anlam veremiyordu. (fakat)

Annesini çok seviyordu; annesi ona her zaman kızıyordu. (oysa)

Çok duyarlı bir kişiliğe sahipti; bir türlü oraya sesini duyuramıyordu. (ancak)

2. Sıralı cümlelerde öğeler arasına virgül konmuşsa bunları ayırmada kullanılır.

Örnek

At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şan kalır.

Kel ölür, sırma saçlı olur; kör ölür, badem gözlü olur.

Mutluluktan, heyecandan uyuyamadı; erkenden ayağa kalktı.

Veysel gitmiş, dal kurumuş; âşık gitmiş, saz uyumuş.

Bülbül ötmüş, gül dinlemiş; kuşlar uçmuş, el izlemiş.

3. Öğelerde anlam karışıklığını önlemek için kullanılır.

Örnek

Matematik; Türkçe, tarih ve coğrafyadan daha anlaşılmazdır.

Ayşe; Mustafa, Fatma ve Ali'den çalışkandır.

İstanbul; Ankara ve İzmir'den daha az güvenlidir.

Tiyatro; roman ve masala göre daha öğreticidir.

Müdür; öğretmen, öğrenci ve çevre etkileşimini başlatır.


4. Virgül ile birbirinden ayrılmış sözleri veya söz gruplarını farklı söz veya söz gruplarından ayırmak amacıyla konur.

Örnek

Mustafa, Yusuf, Furkan çarşıya; Ahmet, İbrahim, Hasan sinemaya gittiler.

Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş İspanya'ya; Trabzon ve Bursa İtalya'ya gidecekler.

İlçelerden en çok Sapanca, Arifiye, Salihli'yi; illerden Bolu ve Sakarya'yı seviyorum.

Erkek çocuklara Ali, Mustafa, Furkan; kız çocuklarına Tuba, Betül, Esra ismini vermişlerdi.

Yemeklerden kavurma, kebap, sarma; içeceklerden ayran, soda, su severdi.

Noktalı Virgül (;) İşareti ile İlgili Önemli Uyarılar

1. "ama, fakat, lakin, ancak, yalnız, çünkü…" bağlaçlarından önce kullanılan noktalı virgül kullanımı terk edilmiştir.

Örnek

Fatma çok ders çalışmış; ama verimli çalışmamış. (yanlış)

Fatma çok ders çalışmış ama verimli çalışmamış. (doğru)

Size gelmek istiyorum; ancak evinizin adresini bilmiyorum. (yanlış)

Size gelmek istiyorum ancak evinizin adresini bilmiyorum. (doğru)

Çok ders çalışıyordu; fakat bir türlü başarılı olamıyordu. (yanlış)

Çok ders çalışıyordu fakat bir türlü başarılı olamıyordu. (doğru)

Babasını dört gözle bekliyordu; çünkü onu çok seviyordu. (yanlış)

Babasını dört gözle bekliyordu çünkü onu çok seviyordu. (doğru)

2. Noktalı virgülden sonra gelen sözcük özel isim değilse büyük harfle başlamaz.

Örnek

Ahmet; İsmail, Yakup ve İlhan'dan daha yaramazdır. (Özel isim olduğundan büyük harfle başlamıştır.)

Kel ölür, sırma saçlı olur; kör ölür, badem gözlü olur. (küçük harf)

Ahmet'i çok aramış; bir türlü bulamamış. (küçük harf)

Ahmet'le çok sohbet ettik; onu bir türlü fikrinden vazgeçiremedik. (küçük harf)

Noktalı Virgül İşareti (,) ile İlgili Önemli Uyarılar


1. Aşağıdaki cümlelerdeki noktalı virgül (;) işaretinin konuş gerekçelerini araştırınız.

Babasına bir kravat almıştı; onun doğum günüydü.

Arkadaşına randevu aldı; onu tedavi edemedi.

Çok bağırıp çağırıyordu; oradakilere bir türlü sözünü geçiremiyordu.

Yakınlarına çok yardımı olsun istiyordu; yakınları bunun farkında değildi.

Baki gitmiş, gazel ölmüş; şair gitmiş, şiir bitmiş.

Sabri; İsmail, İbrahim ve Hasan'dan daha duyarlıdır.

Selim, Fuat, Fethi inşaata; Mehmet, Faruk camiye gittiler.


2. Aşağıdaki cümlelerde noktalı virgül  yanlış kullanılmıştır. Nedenlerini araştırınız.

Sizi anlamaya çalışıyorum; yalnız siz anlamamakta ısrar ediyorsunuz.

Onu çok duygusuz biliyorduk; fakat babasının ölümüne saatlerce ağlamıştı.

Kendisine çok güveniyordu; lakin çok çalışmıştı.

İKİ NOKTA İŞARETİ (:) 

1. Kendisinden sonra örnek verilen cümlelerin sonlarına konur. 

Örnek

Derslerin çoğundan sınıfını geçti: matematik, tarih, coğrafya…

Hint-Avrupa dil ailesinde aşağıdaki diller yer alır: Farsça, Hintçe, İngilizce…

Zamirler adların yerini tutan sözcüklerdir: ben, sen, o…

Okulda kimler yoktu ki: Ayşe, Mustafa, İbrahim…

Yeni harfler alındıktan sonra eski yazı ile bir tek kelime bile yazma­yan iki kişi görmüşümdür: Atatürk ve İnönü.

2. Kendisinden sonra yapılacak açıklamalardan önce konur.

Örnek

Çağdaşları ona şu lakabı takmıştı: Vatan şairi.

Hayatın en önemli kuralı şudur: Çok çalışıp başarılı olmaktır.

3. Karşılıklı konuşmalarda, konuşma çizgisinden önce konur.

Örnek

Mustafa Efendi:

—Neden yazdıklarını önemsiz buluyorsun?

İsmail:

—Yazdıklarınızı okuyunca bu kanıya vardım.

4. Matematikte bölme işareti yerine konur.

Örnek

50: 5=10

40: 20=2

88: 44=2

5. Kavramlar tanımlanırken ilgili kavramdan hemen sonra konur.

Örnek

Şiir: Duygu ve düşüncelerin güzel ve etkili bir biçimde kullanıldığı ve estetik kavramının esas alındığı yazılara denir.
Gezi Yazısı: Bir kimsenin gezip gördüğü yerleri, bu yerlerle ilgili edindiği bilgi ve izlenimleri anlattığı yazı türüdür.
Roman: Yaşanmış ya da yaşanabilecek olayları zamana ve kişiye bağlı olarak anlatan türdür.
Epizot: Trajedinin öğelerini oluşturan diyalog bölümlerinden her birine denir.
TuluatYazılı metne dayanmayan, hazırlıksız olarak sahnede akla gelen sözlerle oynanan oyundur.

6. Genel ağ adreslerinde kullanılır.
Örnek
http://www.edebiyatokulu.org
https://www.google.com.tr
http:// www.memurlar.net

7. Başkasından aktarılan yazı ya da sözlerde tırnak işaretinden önce konur.

Örnek

Tolstoy: "En güçlü iki savaşçı, sabır ve zamandır." der.

Voltaire: "Her insan, yapmadığı tüm iyiliklerden suçudur." diyor.

Necip Fazıl Kısakürek: "Tomurcuk derdinde olmayan ağaç, odundur." der.

Lokman Hekim: "Hekimler ahmaklığa deva bulamazlar." demiş.

İki Nokta (:) İşareti ile İlgili Önemli Uyarılar


1. Zamanı belirtmek için saat ve dakika arasına konulan iki nokta (:) işaretinin kullanımı terk edilmiştir. Türkçede, saat ve dakika arasında nokta (.) işareti konur.

Örnek

Sabah 15:00 sularında köye varmışlar. (yanlış)

Sabah 15.00 sularında köye varmışlar. (doğru)

2. İki noktadan sonra sıralanan örnekler özel isim değilse küçük harfle; cümle ise her zaman büyük harfle başlar.

Örnek

Çarşıdan birçok meyve almıştı: elma, üzüm, muz, çilek…


(Cümledeki örneklerin ilk sözcüğü özel isim olmadığı için iki noktadan sonra küçük harfle başlanmıştır.)

Toplantıya kimler gelmemişti ki: Mustafa, Furkan, Betül, Tuba…

(Yukarıdaki cümlede iki nokta işaretinden sonra gelen örneklerden ilki özel isim olduğu için sözcük büyük harfle başlamıştır.)

Babasının yanına koşarak ona şunu söyledi: Seni her zamankinden daha çok seveceğim.

(İki nokta işaretinden sonra gelen kısım bir cümle olduğundan büyük harfle başlamıştır.)

İki Nokta İşareti (:) ile İlgili Alıştırmalar

Aşağıda yer alan iki nokta işaretinin konuş gerekçelerini araştırınız. 

Ders araç ve gereçlerin çoğunu evde unutmuştu: kitap, silgi, defter… 

En büyük amacı şuydu: Ülkesine hizmet edecek bir mevkiye gelmekti.

40:2'yi bir türlü sınıftaki öğrencilere kavratamadı.

TuluatYazılı metne dayanmayan, hazırlıksız olarak sahnede akla gelen sözlerle oynanan oyun.

http:// www. Kamudanhaber.com.tr

Said Nursi: "Güzel gören, güzel düşünür; güzel düşünen, hayatından lezzet alır." der.

ÜÇ NOKTA İŞARETİ (…)

1. Herhangi bir sebeple tamamlanmamış cümlelerin sonuna konur.

Örnek

Ah o eski günlerim bir geri gelse

Muş Ovası uçsuz bucaksız güzelliğiyle önümüzde duruyordu ki

Yolumuzun sağ tarafında uçsuz bucaksız bozkırlar

Onun için yaptıklarım bir bir aklıma geliyor da

Bir anda karşımıza bir yabani hayvan sürüsü çıktığında

2. Söylenmek istenmeyen sözler yerine konur.

Örnek

Bütün mahalle ona  " Mustafa" derdi.

Kılavuzu karga olanın burnu btan çıkmaz.

Hızlı koşan atın... seyrek düşer. (atasözü)

Arabacı B...'a yaklaştığını söylüyor, ikide bir fırsat bularak arabanın içine doğru başını çeviriyordu. (Ahmet Hamdi Tanpınar)

Gizli tanık 'den bunları öğrenmişler.

O siz adamla beni bir daha yan yana getirmezseniz çok iyi olur.

3. Alıntılarda başta, ortada, sonda alınmayan sözcük, sözcük grupları ve bölümlerin yerine kullanılır.

Örnek 1

Nelson Mandela; " en büyük zafer hiçbir zaman düşmemekte değil, her düştüğünde ayağa kalkmakta yatar." der.

Yukarıdaki cümlede cümlenin ilk sözcüğü yazılmadığı için üç nokta işareti kullanılmıştır.

Örnek 2

Dost dost diye nicesine sarıldım
Benim sâdık yârim kara topraktır
Beyhude dolandım boşa yoruldum
Benim sâdık yârim kara topraktır

Yukarıdaki şiirde şiirin sondan devam ettiğini belirtmek için üç nokta işareti konmuştur.

Örnek 3

Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara su
Kim bu denlü dutuşan odlara kılmaz çâre su
Umduğum oldur ki rûz-ı haşr mahrûm olmayam
Çeşm-i vaslun vire men teşne-i dîdâra su

Yukarıdaki şiirde şiirin orta beyitleri yazılmadığı için üç nokta işareti kullanılmıştır.

Örnek 4
Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim:
Yeryüzünde yer beğen!
Nereye dikilmek istersen,
Söyle, seni oraya dikeyim!

(Arif Nihat Asya)

Yukarıdaki şiirde şiirin baş tarafı yazılmadığı için üç nokta işareti kullanılmıştır.

4. Örnekler sıralandıktan sonra "ve benzerleri" yerine konur.

Örnek

Okul çantasından birçok şey çıkardı: kitap, defter, cetvel

O her alanda eser veren biriydi: roman, tiyatro, masal

Bu yörede birçok meyve yetişir: elma, üzüm, portakal

Toplantıya kimler katılmamıştı ki: Mustafa, Sabri, Mehmet

Sözcük türlerini şöyle sıralayabiliriz: sıfat, zarf, zamir

5. Ünlem ve seslenme ifadelerinde anlamı pekiştirmek için konur.

Örnek

— Koca Ali... Koca Ali, be!.. (Ömer Seyfettin)

6. Özellikle tiyatro metinlerinde karşılıklı konuşmalarda susma yerine kullanılır.

Örnek 1

—Oğlum sen misin?
— Niçin konuşmuyorsun?

Örnek 2

Kimsin?
— Ali...
— Hangi Ali?
...
— Sen misin, Ali usta?
— Benim!..
— Ne arıyorsun bu vakit buralarda?
— Hiç...
— Nasıl hiç? Suya çekicini mi düşürdün yoksa!..  
   (Ömer Seyfettin) 

7. Sözün bir yerde kesilerek geri kalan bölümün okuyucunun hayal dünyasına bırakıldığını göstermek veya ifadeye güç katmak için konur.

Örnek

Sana uğurlar olsun... Ayrılıyor yolumuz! (Faruk Nafiz Çamlıbel)



Üç Nokta (…) işareti ile İlgili Önemli Uyarılar


1. Ünlem ve soru işaretinden sonra üç nokta işareti gelirse üç nokta işareti yerine iki nokta işareti konulmalıdır. Türk Dil Kurumu iki nokta işaretini yeterli saymaktadır.

Örnek 1

— Koca Ali... Koca Ali, be!... (yanlış)

— Koca Ali... Koca Ali, be!.. (doğru)

Örnek 2

Gök ekini biçer gibi!... Başaklar daha dolmadan.  (yanlış)

Gök ekini biçer gibi!.. Başaklar daha dolmadan.  (doğru)

Örnek 3


Nasıl da akşam oldu?...  Nasıl da yavrucaklar sustu?... (yanlış)

Nasıl da akşam oldu?..  Nasıl da yavrucaklar sustu?..  (doğru)

2. Üç nokta yerine dört ve daha fazla nokta kesinlikle kullanılmaz.

Örnek

Okula kimler gelmemişti ki: Ahmet, Osman, Ömer.... (yanlış)

Okula kimler gelmemişti ki: Ahmet, Osman, Ömer.................. (yanlış)

Okula kimler gelmemişti ki: Ahmet, Osman, Ömer... (doğru)



Üç Nokta İşareti (…) ile İlgili Alıştırmalar

1. Aşağıdaki üç nokta işaretlerinin konuluş gerekçelerini belirtiniz.

Seni geçen yıldan bu yana öyle özlüyorum ki

O li adamı derhal buradan uzaklaştırın.

Yunus Emre: "hoş gör, Yaradan'dan ötürü." der.

Doğum gününde çocuğunu hediyelere boğmuştu: oyuncak, elbise, tablet

2. Aşağıdaki üç nokta işaretleri yanlış konulmuştur. Bunların nedenlerini araştırınız.

Ne güzeldi o yıllar!... Ne şirindi o yerler!...

Mustafa neredeyse bütün arkadaşlarını doğum gününe çağırmıştı: Ali, Osman, Ömer!...

Herkes farklı bir hediye takdim etmişti: Gömlek, otomobil, bilgisayar…………….

SORU İŞARETİ (?)


1. Soru anlamlı tüm cümlelerin sonuna konur. Yani soru eki "mi" ve birer soru sözü olan; soru zamiri, soru sıfatı, soru zarfının yer aldığı cümlelerin sonunda yer alır.

Örnek

Türkçenin ilk yazılı metinleri nerede bulunmaktadır? (soru zamiri)

Kim yarın günün anlam ve önemini belirten konuşmayı yapacak? (soru zamiri)

Hangi ülke bu rezaletin sorumluluğunu üstlenecek? (soru sıfatı)

Niçin bülbül yaslı bakışır dağlar? (soru zarfı)

Sanat eserlerinde dilin ikinci planda olamayacağını anlayacak  bir gün? (soru edatı)


2. Şüphe duyulan bilgilerin yanına ya da kesin bilinmeyen yer, tarih vb. durumlar için kullanılır. Bu durumlarda soru işareti (?) parantez içerisinde belirtilir.

Örnek

Ahmet Yılmaz 1940 (?) yılında doğmuş.

Köroğlu'nun Bolu'da (?) yaşadığı bilinir.

Karacaoğlan'ın Güneydoğu Anadolu'da (?) yaşadığı söylenilir.

Samsun’dan İstanbul'a uçakla iki saatte (?) varmış.

Fatih Anadolu Lisesi'nden 1997 (?) yılında mezun olmuş.

Dede Korkut'un (570?-632) yılları arasında, Hz. Muhammed (S.A.V) zamanında yaşadığı rivayet edilmektedir.

3. Soru bildiren ancak soru eki veya sözü içermeyen cümlelerin sonuna konur.

Örnek 1

Gümrükteki memur başını kaldırdı:

— Adınız?

Örnek 2

— Mesleğiniz?

— Öğretmenlik.

— Branşınız?

— Türk Dili ve Edebiyatı.

Örnek 3

 Babası silahı alır almaz evden fırladı ve iki el ateş etti.

 Sonra?

 Bir eve hızlıca koştu.

 Başka?


Soru İşareti (?) ile İlgili Önemli Uyarılar

1. Soru anlamı taşıyan sıralı cümlelerde soru işareti cümlenin sonuna konur. Önceki cümlelerde soru işareti (?) yerine virgül işareti (,) konulur.

Örnek

İhsan mı çalışmadı, öğretmen mi düşük not verdi, yanlışlık mı oldu?

Mustafa okula geldi mi, gelmedi mi?

Üsküdar'dan mı, Hisar'dan mı, Kavaklardan mı? (Yahya Kemal Beyatlı)

Hasan geçen yaz evini mi, arabasını mı boyadı?

Çamların kozalaklarını topladı mı, yaktı mı?


2. Soru anlamı taşıyan fakat cevap gerektirmeyen cümlelerin sonuna da soru işareti (?) konur. Bu tür cümlelerin cevabı kendi içinde gizlidir. Bunlara "sözde soru cümlesi" de denir.

Örnek

Mustafa'dan daha çalışkan öğrenci mi olur? ("olmaz" anlamında / sözde soru cümlesi)

Bu havada bahçede top mu oynanılır? ("oynanmaz" anlamında / sözde soru cümlesi)

Bu yetimlere benden başka kim bakabilecek ki? (kimse bakamayacak anlamında / sözde soru cümlesi)

Hasan'ı hiç sevmez olur muyum? ("severim" anlamında / sözde soru cümlesi)

Böyle sahnelere yürek mi dayanır? ("dayanmaz" anlamında / sözde soru cümlesi)


3. "mı, mi" eki temel cümlede zarf tümleci görevinde kullanıldığı zaman cümlenin sonuna soru işareti (?) konmaz. 

Örnek

Sabah erken bize geldi mi yürüyüşe çıkarız. ("Gelince" anlamını verdiği için zarftır.)

Ders çalışmaya başladı  dünyayla ilişkisini keser. ("Başlayınca" anlamını verdiği için zarftır.)

Her ayın sonu geldi mi şehre maaşını almaya giderdi. ("Geldiğinde" anlamında olduğu için zarftır.)


4. İçerisinde soru sözcükleri (soru zamiri, soru sıfatı, soru zarfı) ve soru eki ("mi" soru edatı) bulunan cümlelerde soru anlamı yoksa cümlenin sonuna soru işareti konmaz.

Örnek

Niçin bu kadar mecalsiz düştüğümü anlayamadım.

Yolu bu civarlara düştü  mutlaka bize haber verir.

Nasıl bulmak istiyorsan öyle bırak çevreyi.

Bizi kim arayıp sorarsa biz de onları arayıp sorarız.

Kaç kişi toplantıya katılmıştı, bir türlü hatırlayamadım.


Soru İşareti (?) ile İlgili Alıştırmalar


1. Aşağıda yer alan cümlelerde yer alan soru işaretlerin konuş gerekçesini araştırınız.     
Sınavda son konularda çok fazla soru sorulacağını kim söylemiş?

Bunları bugüne kadar niçin bize söylemediniz?

Saha çalışmasına bize sınıftaki hangi öğrenciler eşlik edecek?

O da bir gün bu kutlu yürüyüşümüze katılacak mı?

Köroğlu'nun 1567 (?) yılında doğduğu söylenilir.

Sizi bu konuda desteklemez olur muyum efendim?

2. Aşağıda yer alan cümlelerde soru işaretlerinin yer almamasının nedenlerini bulmaya çalışınız.

Bu çocuk sizi gördü mü her zamanki gibi ağlamaya başlar.

Defalarca kez anlatmama rağmen konuyu niçin anlamadığını anlayamadım.

Kaç gün ağladı sızladı; kimse onu dinlemedi.

Hangi gün beyaz gömlek giysem yağmur yağar.

Bunu yapan kim olursa olsun bunun hesabını verecek.


ÜNLEM İŞARETİ (!)

1. Şaşma, heyecan, sevinç, acı, korku, gibi duyguların yer aldığı söz, söz grupları veya cümlelerin sonuna konur. Bu sözlerin olduğu yerler vurgulanarak okunur.

Örnek

Ey Türk Gençliği!

Kazanmışım, anne kazanmışım!

Tüh, sınavı geçememişim!

Eyvah! Ne yer, ne yâr kaldı.

Aşk olsun!

Hay Allah, sizi çıkaramadım!

Burası ne kadar da güzel!

Hava ne kadar da sıcak!

Eyvah, Mustafa kalp krizi geçiriyor!

Bravo, çok güzel koştun!

Aman Allah'ım bu ne mutluluk!

Ah, baş ağrım yine tuttu!

Eh, bu sınavı da geçtim!

Yaşasın, babam gelmiş, babam!

Hayret, ne çabuk büyümüş!

Dikkat et, önüne araba çıkabilir!


2. Ünlem değeri taşıyan hitaplardan sonra konur.

Örnek

Ordular! ilk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!

Ak tolgalı beylerbeyi haykırdı: İlerle! (Yahya Kemal Beyatlı)

Dur, yolcu! Bilmeden gelip bastığın

Bu toprak bir devrin battığı yerdir. (Necmettin Halil Onan)

Ey insanlar! Sözümü iyi dinleyiniz! Biliyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım.

Ey müminler! Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız.

Müminler! Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz.

Ünlem işareti, seslenme ve hitap sözlerinden hemen sonra konulabileceği gibi cümlenin sonuna da konabilir.

Arkadaş, biz bu yolda türküler tuttururken
Sana uğurlar olsun... Ayrılıyor yolumuz! (Faruk Nafiz Çamlıbel)



3. Ünlem işareti; küçümseme, alay etme ve kinaye amacıyla kullanıldığında parantez içine konur.

Örnek

Onun gibi zekiler şair (!) olabilirmiş.

İsteseymiş seçkin bir sanatkâr (!) olabilirmiş.

Ahmet, zeki (!) olduğunu her yerde haykırıyor.

Bir saat emek verdiği dersten yüksek not bekliyor (!)

Köyde onun ne kadar akıllı (!) olduğunu bilmeyen yoktur.

Bu okul süper yönetiliyor; musluklar dışında okulda her şey akıyor (!)

Eh bu hızla gidersek okula belki yarın sabah varırız (!)

Süper zekiler de yanılabilir ama aptallar asla yanılmaz (!)

İyi bir esnaf olduğu beşinci iflasından sonra anlaşıldı (!)

Not: Ünlem işareti, seslenme ve hitap sözlerinden hemen sonra konulabileceği gibi cümlenin sonuna da konulabilir. Her iki kullanım da doğru kabul edilmektedir.

Örnek

Eyvah! ne yer ne yâr kaldı.

Eyvah ne yer ne yâr kaldı!

Saygıdeğer arkadaşlar, iyi ki geldiniz!

Saygıdeğer arkadaşlar! İyi ki geldiniz.

Not: Ünlem işaretinden sonra üç nokta işareti (…) gelirse üç nokta yerine, iki nokta kullanılır.


Örnek

Nasıl da akşam oldu!...  Nasıl da yavrucaklar sustu!...  (yanlış)

Nasıl da akşam oldu!..  Nasıl da yavrucaklar sustu!..  (doğru)

Ünlem İşareti (!) ile İlgili Alıştırmalar

Aşağıda yer alan cümlelerde ünlem işaretinin konuş nedenini araştırınız.

Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker!

Eyvah, aldandık! Şu hayat-ı dünyeviyeyi sabit zannettik.

Yaşasın, takımımız birinci olmuş!

Ashabım! Muhakkak Rabbinize kavuşacaksınız.

O kadar başarılı biri ki liseyi 6. senesinde bitirdi!

Trafikte o kadar dikkatli ki kasabada çarpmadığı benim arabam kalmış!


KISA ÇİZGİ İŞARETİ (-)

1. Satır sonuna sığmayan sözcüklerin bölünmesinde kullanılır.

Örnek

Asıl adı Hasan olup Çukurova'da doğar. Çukurova ve Toroslar bölgesinde Varsak Türk-
menleri içinde yetiştiği söylenir. 
2. Bir olayın başlangıç ve bitiş tarihlerini gösteren tarihleri arasına konur.
Örnek

1877-1877 yıllarında Osmanlı-Rus Savaşı bölgede büyük felaketlere yol açar.

2015-2016 eğitim-öğretim yılı bu yıl biraz gecikmeli başlayacak.

1914-1918 yıllarında meydana gelen I. Dünya Savaşı bizim aleyhimize sonuçlandı.

1912-1913 yıllarındaki Balkan Savaşları ile Osmanlı kendi ana topraklarına döner.

1618-1648 yıllarındaki Otuz Yıl Savaşları tarihte iç savaş nitelikli savaşlar arasında değerlendirilir.


3. "ve, ile, ila, ...-den ...-e" anlamlarını vermek için kelimeler ya da sayılar arasına konur.

Örnek

Bursa-İstanbul arasına yeni bir köprü inşa ediliyor.

Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri giderek içinden çıkılmaz bir hal alıyor.

Hint-Avrupa dil ailesi en gelişmiş dillerden biridir.

Öğretmen bütün öğrencilerden Türkçe-İngilizce Sözlük almalarını istiyordu.

Okulumuzda dersler 08.00-15.30 saatleri arasında yapılmaktadır.

Galatasaray-Fenerbahçe mücadelesi hiç bu kadar çetin geçmemişti.

4. Dil bilgisinde kelimelerin kökleri ve gövdelerini ayırmada konulur.

Örnek

"Sevgi" kelimesinin kökü "sev-" fiilidir.

"Yazdır-" sözcüğü bir eylem gövdesidir.

"Gel-" fiilini şimdiki zamanın I. tekil şahsına göre çekimleyiniz.

"İzle-" sözcüğünün gövde oluşumunu inceleyiniz.

Yaz-, oku-, eğlen-, işle-, güldür-, kazıt-, açıl-, oyna-,itele-, pinekle-

5. Yapım ve çekim eklerinin başında kullanılır. İsimden isim, fiilden isim yapım eklerinde sadece ekin baş tarafına; isimden fiil ve fiilden fiil yapım eklerinin hem başına hem sonuna konur.

Örnek

İnsan-lık, ağaç-lı, ev-siz, aş-çı, vatan-daş, kitap-çık, Türk-çe (isimden isim yapım ekleri)

Giy-im, sil-gi, gez-i, at-kı, sol-gun, seç-kin, soğu-k, dur-ak (fiilden isim yapım ekleri)

İz-le-, kısa-l-, su-sa-, ben-imse-, yaş-a-, söz-leş-, ev-len- (isimden fiil yapım ekleri)

Çiz-il-, uç-uş-, sev-in-, yaz-dır-, uç-ur-, çık-ar-, kov-ala-, kaz-ı- (fiilden fiil yapım ekleri)

Okul-u, araba-m, insan-lar, bahçe-nin, yaz-dı, gel-meli, yaz-sa (çekim ekleri)

6. Heceleri göstermek için konur.

Örnek

Ge-le-cek-ten

Ya-pı-la-cak-tı.

Ço-cuk-lar-dan

İn-san-lık-tan

İz-le-miş-ti.

7. Cümle içindeki ara sözlerin, ara cümlelerin başına ve sonuna konur.

Örnek

Köyümü- çocukluğumun bütün hatıralarını barındıran yeri- asla unutmam.

Annemi- en sevdiğim varlığımı- kaybettim.

Babamı- hiç unutmam- akşam beni hep dizlerine alıp oynardı.

Mustafa- o da orada doktordu- olaya zamanında müdahale etmemişti.

Bu güzel paketi anneme- ilk öğretmenime- hazırladım.

Cihan yırtılsa- emin ol- bu cephe sarsılmaz.

8. Matematikte çıkarma işareti olarak kullanılır.

Örnek

Ortaokul öğrencilerine bir türlü 40-15=25 işlemini öğretemedi.

9. Sıfırdan küçük değerleri göstermek için konur.

Örnek

Arabalarımızı -34 °C derecede çalıştırmaya çalışıyorduk.

Alacağımız antifriz suyunun -40 °C derecede donmaması gerekir.


Kısa Çizgi işareti (-) ile İlgili Uyarılar

Cümle içinde sayı adlarının yinelenmesi sırasında araya kısa çizgi işareti konmaz.

Örnek

Beş-on yıl sonra bu programlar olduğu gibi değişecek. (yanlış)

Beş on yıl sonra bu programlar olduğu gibi değişecek. (doğru)

Üç-beş çoluk çocukla bu işler yürümez. (yanlış)

Üç beş çoluk çocukla bu işler yürümez. (doğru)


UZUN ÇİZGİ İŞARETİ (—)

1. Karşılıklı konuşmalarda konuşmanın başına konur. Buna konuşma çizgisi de denir.

Örnek 1

— Niçin bunu yazmamıştın?

— Yazmak için zamanım olmadı.

— Yine de yazmak için zaman bulmaya çalış.

Örnek 2

Frankfurt'a gelene herkesin sorduğu şunlardır:

— Eski şehri gezdin mi?

— Rothschild'in evine gittin mi?

— Goethe'nin evini gezdin mi? (Ahmet Haşim)


Örnek 3

Paltosunu güzelce giyinerek yanındakine döndü:

— Üşüyor musun yavrum?

— Eh, üşüyorum!

— Neden güzel giyinmedin evladım?

— Haklısın efendim, haklısın.


Uzun Çizgi İşareti (—) ile İlgili Uyarılar

Tiyatro oyunlarında uzun çizgi konuşanın adından sonra konabilir.

Örnek

Sıtkı Bey —Kaleyi kurtarmak için daha güzel bir çare var. Gerçekten ölecek adam ister.

İslam Bey —Ben daha ölmedim. (Namık Kemal)

Karşılıklı konuşmalar tırnak işareti içerisinde verildiği zaman uzun çizgi kullanılmaz.

Örnek

Hüzün dolu bir yakarışla: "Nerede evladım, nerede?" diye söylenince herkes ağlamaya başladı.

Arabamız tutarken Erciyes'in yolunu:

"Hancı dedim, bildin mi Maraşlı Şeyhoğlu'nu?" 

(Faruk Nafiz Çamlıbel)


EĞİK ÇİZGİ ( / )

1. Tarihlerin yazılışında gün, ay ve yılı gösteren sayıları birbirinden ayırmak için konur.

Örnek

01/01/2001

29/04/1453

15/IX/2011


2. Matematikte bölme işareti olarak kullanılır.

Örnek

40/2=20

28/2=14


3. Dil bilgisinde eklerin farklı biçimlerini göstermek için kullanılır.

Örnek

-lık / -lik

-madan / meden

-a / -e

-ı / -i

-dı / -di

-daş / -deş

-sız / -siz


4. Genel ağ adreslerinde kullanılır.

Örnek

http://edebiyatokulu.org

http://google.com.tr

http://tdk.gov.tr


5. Dizeler yan yana yazıldığında dizelerin aralarına konur.

Örnek

Uçun kuşlar uçun doğduğum yere / Şimdi dağlarında mor sünbül vardır 

Ormanlar koynunda bir serin dere / Dikenler içinde sarı gül vardır. (Rıza Tevfik Bölükbaşı)

6. Adres yazılırken apartman numarası ile daire numarası arasına ve de semt ile şehir arasına konur.

Örnek

Ali Paşa Mahallesi Yılmaz Bulvarı No: 68/3

65100 İpekyolu / Van

7. Fizik, matematik, kimya vs. alanlarda birimler arası orantılar gösterilirken kullanılır. Bu kullanımlarda araya boşluk konulmaz. g/sn (gram/saniye)

Örnek

30 m/s kaç km/h dir?

106 km/h kaç m/s dir?

ft³/ saniye x 1700 = litre/dakika (l/dak)



TIRNAK İŞARETİ (" ")

1. Alıntıların belirtilmesinde kullanılır. Başka bir kişiden veya yazıdan olduğu gibi aktarılan sözler tırnak içine alınır.

Örnek

Yaşar Kemal: "Çukurova benim gençliğimdir." demiş.

Voltaire: "Her insan, yapmadığı tüm iyiliklerden suçludur." diyor. 

Necip Fazıl Kısakürek: "Tomurcuk derdinde olmayan ağaç, odundur." der. 

Ünlü yazar Tolstoy: "Güzel olan sevgili değildir, sevgili olan güzeldir." demiş.

2. Özellikle belirtilmek istenen sözcükler ile vurgulanmak istenen öğeler tırnak içine alınır. Eser isimleri ve terimler bu anlamda ön plana çıkar.

Örnek

Toplantıda tartışılan en önemli mesele "yozlaşma" konusuydu.

Fiillerde karşımıza en çok çıkan "kip" kavramıdır.
 

Türk edebiyatının en çok okunan eseri "Çalıkuşu" romanıdır.

Sınavlarda en çok "Noktalama İşaretleri" konusunda zorlanıyorum.

Divan edebiyatında "hamse" sahibi olmak herkese nasip olmamıştır.


Tırnak İşareti ile İlgili Önemli Uyarılar

1.Tırnak içindeki alıntının sonunda bulunan noktalama işareti (nokta, soru işareti, ünlem, üç nokta vb.) tırnak içinde kalır ve tırnak'ın dışını etkilemez. Tırnak işaretinden sonra gelen "dedi, demiş, diyor vb. sözcükler" küçük harfle başlar.


Örnek

Furkan: "Babamı çok seviyorum." Dedi. (yanlış)

Furkan: "Babamı çok seviyorum". dedi. (yanlış)

Furkan: "Babamı çok seviyorum." dedi. (doğru)

Örnek 2

Şair: "Niçin bülbül yaslı bakışır dağlar?" Demiş. (yanlış)

Şair: "Niçin bülbül yaslı bakışır dağlar"? demiş. (yanlış)

Şair: "Niçin bülbül yaslı bakışır dağlar?" demiş. (doğru)

Örnek 3

Yahya Kemal: "İzmir üzerine dünyada bir şehir daha yoktur!" Diyorlar. (yanlış)

Yahya Kemal: "İzmir üzerine dünyada bir şehir daha yoktur"! diyorlar. (yanlış

Yahya Kemal: "İzmir üzerine dünyada bir şehir daha yoktur!" diyorlar. (doğru)

2. Bir söz tırnak içine alındığında sonrasında bir ek geldiğinde ayrıca kesme işareti (') kullanılmaz. Tırnak işaretinden sonra boşluk bırakılmaz.

Örnek

Yahya Kemal Beyatlı'nın ünlü şiiri olan "Sessiz Gemi" 'sini bir kez okumalıyız. (yanlış)


Yahya Kemal Beyatlı'nın ünlü şiiri olan "Sessiz Gemi"sini bir kez okumalıyız. (doğru)

3. Cümle içerisinde geçen ve özel olarak belirtilmek istenen sözler, kitap ve dergi adları ile başlıkları tırnak içine alınmaksızın eğik yazıyla (italik) dizilerek de gösterilebilir.

Örnek

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Huzur eseri beni çok etkilemişti.

Admin Türkçede Yönetici olarak adlandırılır.

Tanzimat ile birlikte ilk tiyatro örneğimiz Şair Evlenmesi kaleme alınır.

Höyük sözü Anadolu'da tepe olarak geçer.

Yahya Kemal Beyatlı'nın Aziz İstanbul eserinde kendimi buldum.

4. Karşılıklı konuşmalarda uzun çizgi yerine konur.

Örnek

Mustafa herkesin içinden arkadaşına: "Seninle sonra görüşürüz." diye bağırmış. Arkadaşı da 
dönüp: "Görüşürüz." demiş.

5. Tırnak içerisindeki sözler içinde yeniden tırnak işareti kullanılması gerekirse tek tırnak işareti kullanılır.

Örnek

Arkadaşının gözlerinin içine bakarak "Niçin öğretmenimiz 'beyit'  sözcüğünü anlatmadı." deyip 
merak içinde kalmıştı.

Öğretmen sınıfta öğrenciye "Niçin bu sanatçının 'Bayrak' şiirini okumadınız?" diyerek dikkatleri oraya çekmeye çalışıyordu.

KESME İŞARETİ (')

1. Özel isimlerden sonra gelen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılır.

Örnek

a. Kişi adları, soyadları ve takma adlardan sonra gelen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılır.

Atatürk'e, Yahya Kemal Beyatlı'nın, Yunus Emre'yi, Reşat Nuri Güntekin'den, Muhibbi'ye

Mustafa'nın, Âşık Veysel'den, Şinasi'yle, Namık Kemal'se, Mehmet Akif Ersoy'muş, Gül

Baba'ya, Fatih Sultan Mehmet'e, Sultan Ana'nın, Falih Rıfkı Atay'mış

b. Millet, boy, oymak adlarından sonra gelen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılır.

Türk'ün, Rus'tan, Kırgız'dan, İngiliz'e, Özbek'in, Afgan'da, Alman'sın.

c. Devlet adlarından sonra gelen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılır.

Türkiye'nin, Türkiye'mizin, İran'ın, Amerika Birleşik Devletleri'ne, Selçuklu Devleti'nden

ç. Din ve mitoloji ile ilgili özel adlardan sonra gelen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılır.

Allah'tan, Azrail'i, Zeus'a

d. Gök bilimiyle ilgili adlardan sonra gelen çekim ekleri kesme işareti ile ayrılır.

Merkür'ü, Halley'den, Samanyolu'nda, Venüs'ü, Büyükayı'da, Yedikardeş'ten


e. Kıta, deniz, nehir, dağ, göl, boğaz, geçit, yayla; ülke, bölge, il, ilçe, köy, semt, bulvar, cadde, sokak vb. yer adlarından sonra gelen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılır.

Afrika'nın, Marmara Denizi'ni, Fırat Nehri'nde, Ağrı Dağı'nda, Van Gölü'nün, Çanakkale Boğazı'nı, Gülek Geçidi'ne, Beşoluk Yaylası'na, Türkiye'den, Doğu Anadolu'nun, Muş'tan, Malazgirt'in, Muratkolu'nun, Laleli'den, Turgut Özal Bulvarı'ndan, İskele Caddesi'nde, Toraman Sokak'ta

f. Saray, han, köşk, kale, köprü, anıt vb. adlardan sonra gelen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılır.

Çırağan Sarayı'nda, Kızlarağası Hanı'nda, Hoşap Kalesi'nden Boğaziçi Köprüsü'ne, Çanakkale Şehitleri Anıt'ı

g. Kanun, tüzük, yönetmelik, yönerge ve genelge adlarından sonra gelen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılır.

Medeni Kanunu'nun, Millî Eğitim Temel Kanunu'na, Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nin, Telif Hakkı Yayın ve Satış Yönetmeliği'ni, Milli Eğitim Bakanlığı Okul Müzeleri Yönergesi'nde, Başbakanlık Genelgesi'nin

h. Kitap, dergi, gazete, tablo, heykel, müzik vb. adlardan sonra gelen çekim ekleri kesme işareti ile ayrılır.

Yaban'dan, Türk Fen Eğitim Dergisi'nde, Sabah'ta, Resmî Gazete'de, Kaplumbağa Terbiyecisi'ni, Yunus Emre Oratoryosu'nu, Onuncu Yıl Marşı'ndan, İstiklal Marşı'mız

h. Hayvanlara verilen özel adlardan sonra gelen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılır.

Fino'yu, Sarıkız'da, Tekir'in, Pamuk'a, Minnoş'u

2. Kısaltmalardan sonra gelen ekleri ayırmada kullanılır.

Örnek

THY'nin uçuş filosu gittikçe genişliyor.

TBMM'nin topluma örnek olması herkesin ortak dileğidir.

BM'de bu konuyla alakalı birçok etkinlik yapılacak.

TV'yle 1980'lerde tanıştık.

ABD'de bu yıl çok fazla denetim yapılacak.

TDK'nin saygınlığına gölge düşürmemek gerekir.

RTÜK'ten birçok yayıncı kuruluşa ceza yağdı.

3. Rakamlardan sonra gelen ekler kesme işaretiyle ayrılır.

Örnek

Sınavda 2'nci olman seni üzdü mü?

1976'da Malazgirt'te doğmuşum.

8'inci maddenin 3'üncü fıkrası 1972'nin 18'inde kabul edildi.

2'nci katın 8'inci dairesinde oturuyorlar.

Ali 9'uncu; Mustafa 11'inci sınıfta okuyor.

4. Bazı sözcüklerde anlam karışıklığını önlemek için konur.

Örnek

Kadı'nın kelime anlamını bir türlü öğrenemedim.

5. Şiirde seslerin ölçü ve söyleyiş gereği düştüğünü göstermek için konur.


Örnek 1

Bir ok attım karlı dağın ardına
Düştü m'ola sevdiğimin yurduna
İl yanmazken ben yanarım derdine
Engel aramızı açtı n'eyleyim 

(Karacaoğlan)

Örnek 2

Güzelliğin on par'etmez
Bu bendeki aşk olmasa 

(Âşık Veysel)

Örnek 3


Karac'oğlan der ki ismim öğerler
Ağı oldu yediğimiz şekerler

Güzel sever diye isnad ederler
Benim Hakk'dan özge sevdiğim mi var


6. Kişi adlarından sonra gelen saygı ve unvan sözlerine getirilen ekleri ayırmak için konur.

Örnek

Mustafa Bey'e, Betül Hanım'ı, Talat Paşa'ya, İsmail Efendi'nin, Türk Dil Kurumu Başkanı'na…

7. Bir ek veya harften sonra gelen ekleri ayırmak için konur.

Örnek

Bunu a'dan z'ye kadar yanlış yapmışsın.

Dilimizde -lık'la yapılmış sözcükler çokça yer alır.                                           



Kesme İşareti (') ile İlgili Uyarılar


1. Kurum, kuruluş, kurul, birleşim, oturum ve iş yeri adlarına gelen ekler kesme işaretiyle ayrılmaz.

Örnek

Türkiye Büyük Millet Meclisine

Türk Tarih Kurumunun

Türk Dil Kurumundan

Türk Patent Enstitüsüne

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına

Tarih Bölümü Başkanlığına

Bakanlar Kurulunun

İstişare Kurulundan

Yargıtay Genel Kurulundan

Mavi Köşe Bakkaliyesinden

İskele Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürlüğüne

Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dekanlığına

Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğüne

Yürütme Kuruluna Başbakanlığa

Rektörlüğe

Hukuk Genel Kurulundan



2. Belli bir kanun, tüzük, yönetmelik kastedildiğinde büyük harfle yazılan kanun, tüzük, yönetmelik sözlerinin ek alması durumunda kesme işareti konur.

Örnek

Bu Kanun'un 23. Maddesinin f bendi...

Yukarıdaki yazıda zikredilen Yönetmelik'in 8'nci maddesine göre...

3. Özel adlara getirilen yapım ekleri, çokluk eki ve bunlardan sonra gelen diğer ekler kesmeyle ayrılmaz.

Örnek


Türkçe, Türkçenin, Türkçü, Türkçülük, Türklük, Türklüğün, Türklerden, Türkleşmek, Türkleşmekten, Müslümanlık, Müslümanlıktan, İslamcı, Hristiyanlık, Hristiyanlıktan, Yahudilik, Yahudilikten, Amerikalı, Avrupalı, Avrupalılaşmak, Aydınlı, Vanlım, Manisalı, İstanbullu, Ankaralı, Mustafalar, Fatihler, Aligil, Mehmetler, Reşat Nuriler, İsveçliden, Atatürkçülükten, Atatürkçülüğün vb.

4. Özel adlar yerine kullanılan "o" zamiri cümlede kesinlikle büyük harfle yazılmaz ve ondan sonra gelen ekler de kesme işaretiyle ayrıl­maz.

Örnek

Kurtuluş Savaşı'nda O'nun etkisini hiç kimse inkâr edemez. (yanlış)

Kurtuluş Savaşı'nda onun etkisini hiç kimse inkâr edemez. (doğru)

5. Noktalama işaretlerinin çoğundan sonra bir harf boşluğu kadar (bir karakter) ara verilir. Kesme işareti ise ait olduğu kelimenin sağına bitişik yazılır. Kesme işaretiyle ondan sonra gelen ek arasında boşluk bırakılmaz.

Örnek

Mustafa'dan her şeyi öğrenmişti olayla ilgili.

Ankara'nın bir gün taşı toprağı altın olacak. 


6. Özel adlar için parantez içinde bir açıklama yapılırsa kesme işareti parantez işaretinden (yay ayraçtan) önce konur.

Örnek

Yakup Kadri (Karaosmanoğlu)'nun (yanlış)

Yakup Kadri'nin (Karaosmanoğlu) (doğru)

7. Yer bildiren özel isimlerde kısaltmalı söyleyiş söz konusu olduğu zaman ekten önce kesme işareti konur.

Örnek

Hisar'dan, Boğaz'dan…


8. Belirli bir tarih bildiren ay ve gün adlarına gelen eklerini ayırmak için konur. Belirli bir tarih bildirmiyorsa ek ayrılmadığı için oraya kesme işareti konulmaz.

Örnek


Okullar 18 Eylül'de açılacak bu yıl. 25 Eylül 2014 Salı'nın ilk saatlerinde de toplantı yapılacak. (tarih belirli)

Önümüzdeki haziranda birlikte geziye çıkacağız. (tarih belirli değil)

9. Akım, çağ ve dönem adlarından sonra gelen ekler kesmeyle ayrılmaz.

Örnek

Yeni Çağın, Yükselme Döneminin, Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatına

10. Sonunda III. tekil kişi iyelik eki olan özel ada, bu ek dışındaki bir iyelik eki getirildiğinde kesme işareti konmaz.

Örnek

Muş Ovamızın güzelliği

Hoşap Kalemizin ihtişamlığı

Gökçeadamızdaki kuşlar

11. Sonunda nokta işareti yer alan kısaltmalar ile üslü kısaltma ve rakamlar kesme işaretiyle ayrılmaz. Bu tür kısaltmalardaki ekler, noktadan ve üs işaretinden sonra kelime ve üs işaretinin okunuşuna göre yazılır.

Örnek

vb.leri (ve benzerleri)

m²ye (metre kareye)

cm³e (santimetre küpe)

85ten (sekiz üssü beşten)

Alm.dan (Almanya'dan)

İng.yi (İngiltere'yi)

mad.si (maddesi)      

12. Satır sonuna denk gelen özel isimlerden sonra gelen çekim eklerini ayırmak için kullanılır. Buraya ayrıca kısa çizgi (-) işareti konmaz.

Örnek
 .................................................................................................................Ankara'
 nın

13. Ek getirildiğinde "Avrupa Birliği" kesme işareti ile kullanılır.

Örnek

Avrupa Birliği'ne üye ülkeler... (kaynak Türk Dil Kurumu / tdk.gov.tr)


TEK TIRNAK İŞARETİ (' ')


Tırnak içinde verilen ve yine tırnak içine alınması gereken sözcük ya da ifadelerin belirtilmesi için konur.

Örnek


İsmail Bey "Şairler içinde 'Fuzuli' başkadır." deyip saatlerce Fuzuli'nin edebi şahsiyeti ve eserlerinden bahsetti.

"Atatürk henüz 'Gazi Mustafa Kemal Paşa' idi. Benden ona dair bir kitap için ön söz istemişlerdi." (Falih Rıfkı Atay)

Teknik direktörü "kimse geriye çekilmesin, hedefiniz sürekli 'gol atmak' olsun." deyip takımını ateşlemeye çalışıyordu.

Türkçe öğretmeni "Noktalama işaretlerini işlerken sürekli 'tek tırnak işareti'ne dikkat edin." deyip herkese konuyu kavratmaya çalışıyordu.



PARANTEZ (YAY AYRAÇ) İŞARETİ ( )

1. Eşanlamlı sözcükler, eş değerdeki tarihler ve rakamlar parantez (yay ayraç) içinde gösterilir.

Örnek

Cümle anlamında tek anlamadığım yer nesnel (objektif) kavramıydı.

Edebiyat (yazın) güzel sanatların en önemli dallarındandır.

Kasabaya ulaşmak için daha 5 km (5000 metre) gitmeleri gerekiyordu.


2. Tiyatro eserlerinde konuşanın hareketlerini, durumunu anlatan yerler ile ek açıklamaların belirtilmesinde kullanılır.

Örnek 1


Dekor: (Geniş bir köy evinin salonudur. İki yan tarafta divan vardır. Orta yerde kilim bulunur.)

Erkek Sesi — (Dışarıdan) Ayşe kadın!.. Ayşe kadın! Çabuk hazırlan! Düşman neredeyse köye girmek üzeredir.

Ayşe Kadın — (Cephane sandıklarından birisini daha evin bodrumuna indirir.) Biraz daha işim var. Bitirir bitirmez ben de geleceğim. Siz yolunuza devam edin.

Örnek 2

Sarı Naciye — (Fırlayarak): Sen kim oluyorsun be ırgat?


3. Yabancı sözcüklerin telaffuzu parantez içerisinde belirtilir.

Örnek

Voltaire (Volter) ünlü eserleriyle edebiyat dünyamıza damgasını vurmuştur.

Shakespeare (Şekspir) İngilizcenin en büyük şairi kabul edilir.

Balzac, (Balzak) köy kökenli bir ailenin çocuğudur.

Guy de Maupassant (Güy dö Mopasan) 1850'de Fransa'da dünyaya gelen bir romancı ve kısa öykü yazarı olarak bilinir.

Bacon (Beykın) İngiliz edebiyatında deneme türüyle ün yapmıştır.

4. Kişilerin doğum ve ölüm tarihleri parantez içinde gösterilir.

Örnek

Edebiyat tarihimizde iz bırakan Fazı Hüsnü Dağlarca (1914-2008) yılları arasında yaşamıştır.

5. Bir söze alay, kinaye veyahut küçümseme anlamı kazandırmak için kullanılan ünlem işareti yay ayraç içine alınır.

Örnek

Yeni başkan çok akıllı (!) olduğunu her defasında söyleyip duruyor.

Mustafa kadar zeki (!) birisi ancak bu sorunu çözer.

Siyasetçilerimizin adaletli (!) olduklarına inancımız tamdır.

Onun aldığı isabetli (!) kararlar neticesinde buradayız.


6. Bir bilginin şüpheyle karşılandığını veya kesin olmadığını belirtmek amacıyla kullanılan soru işareti parantez (yay ayraç) içine alınır.

Örnek

Köroğlu'nun Bolu'da (?) yaşamıştır.

Karacaoğlan'ın Güneydoğu Anadolu'da (?) yaşadığı bilinir.

Fatih Anadolu Lisesi'nden 1997 (?) yılında mezun olmuş.

Dede Korkut'un (570?-632) yılları arasında, Hz. Muhammed (S.A.V) zamanında yaşadığı rivayet edilmektedir.

Fuzuli'nin 1483 (?) yılında Kerbela'da doğduğu tahmin edilir.

7. Bir yazının maddelerini belirten sayı veya harflerden sonra kapama ayracı konur.

Örnek

Sıfatlar temelde ikiye ayrılır:

I) Belirtme Sıfatları            

II) Niteleme Sıfatları  

İstiare sanatı ikiye ayrılır:      

1) Açık İstiare

2) Kapalı İstiare

Tamlamalarda iki unsur yer alır:

A) Tamlayan

B) Tamlanan

Sözcükler iki ana grupta incelenir:

a) Fiiller

b) İsimler


8. Alıntıların aktarıldığı eser, yazar veya künye bilgilerini göstermek amacıyla kullanılır.

Örnek 1

Ne acayip değil mi? Bize benzer gayeler taşıyanlar en tehlikeli düşmanlarınız oluyor. Mimarın hasmı mimar, hekimin hasmı hekim... Bir adam sana ne kadar yakınsa, senden nefret etme ihtimali o kadar fazla.  (Elif Şafak)

Örnek 2

Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?


Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?


Sevmek için güzele mi bakmalı?


Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?


Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?


Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?


Hırsızlık; para, mal mı çalmaktır?


Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?


Solması için gülü dalından mı koparmalı?


Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?


Öldürmek için silah, hançer mi olmalı?


Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı? (Victor Hugo)

Örnek 3

Eşin var, aşiyanın var, baharın var ki beklerdin
Kıyametler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin? (Mehmet Akif Ersoy)

9. Matematikte çeşitli işlem sırasını veya büyüklüklerini belirtmek için konur.

Örnek

(5x5) +8=33 işlemin sonucudur.

10. Cümlenin yapısıyla doğrudan doğruya ilgisi olmayan açıklamalar parantez (yay ayraç) içine alınır.

Örnek

Mustafa'nın o davranışları (İstemeden bu davranışlardan bahsedeceğim.) herkesin dikkatini çekiyordu.

Bu okulun öğrencilerini (Öğrenci demek öğrenciliği inkâr demektir.) hiçbir zaman unutmayacağım.

11. Cümle içindeki açıklamalar parantez içinde gösterilebilir.

Örnek

O kutsal diyar (Mekke) hiçbir zaman unutulmayacak.

Adana ve çevresi (Çukurova) ülkemizin can damarıdır.

Yazıyı o yörenin şivesiyle (Erzurum şivesi) kaleme almış.


Parantez (Yay Ayraç) İşareti ile İlgili Önemli Uyarılar

1. Parantez işaretinden önce gelen özel ve cins isme ait ek parantezden sonra değil, önce konur.

Örnek 1

Ahmet (doktor)'un hastaya acil müdahale etmesi gerekiyordu. (yanlış)

Ahmet'in (doktor) hastaya acil müdahale etmesi gerekiyordu. (doğru)

Örnek 2

Yahya Kemal Beyatlı (1884-1958)'nın hayatı İstanbul ile özdeştir, diyebiliriz. (yanlış)

Yahya Kemal Beyatlı'nın (1884-1958) hayatı İstanbul ile özdeştir, diyebiliriz. (doğru)



DENDEN İŞARETİ (")

1. Alt alta yazılan aynı sözcük, söz gruplarının ve sayıların tekrar yazılmasını önlemek amacıyla kullanılır. Madde sıralamasında çok büyük bir kolaylık sağlar.


Örnek 1

a. İsimden isim yapım ekleri
b. Fiilden isim yapım     "
c. İsimden fiil yapım     "
d. Fiilden fiil yapım       "

Örnek 2

a. Etken fiil
b. Edilgen "
c. Oldurgan "
d. Ettirgen "



KÖŞELİ AYRAÇ ( [ ] )

1. Bazı durumlarda parantez içinde verilen bir kısım bilgiler yine parantez içinde verilmesi gerektiği durumlarda köşeli ayraç işaretine başvurulur. Yani ayraç içinde ayraç işaretine başvurulması gereken durumlarda yay ayraçtan önce köşeli ayraç konur.

Örnek


Halikarnas Balıkçısı [Cevat Şakir Kabaağaçlı (1886-1973)] en güzel eserlerini Bodrum'da yazmıştır.

2. Bibliyografik yani kaynak olarak verilen makale ve kitapların künyeleri ile ilgili bazı ayrıntıları göstermek amacıyla kullanılır.

Örnek

Reşat Nuri [Güntekin], Çalıkuşu, Dersaadet, 1922. Server Bedi [Peyami Safa]


3. Çevirilerde çeviriyi yapan kişi veya kişilerin eklemiş olduğu tamamlayıcı sözler için kullanılır.

Örnek


"Eldem, Osmanlıda en önemli fark[ın], mezar taşının şeklinde ortaya çık[tığını] söyledikten sonra..." (Hilmi Yavuz)


4. Matematikte yay parantez içindeki işlemlerin yeniden parantez içine alınması gerektiği yerlerde kullanılır.

Örnek

[(8 + 8) × (7 - 4) + 9] × 3 = ?

Kaynakça

Türk Dil Kurumu, Noktalama İşaretleri Açıklamalar (tdk.gov.tr)

Ayrıca bakınız

Noktalama İşaretleri Test 1

pdf mükemmel e-kitaplar için bakınız

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder