Cümle Türleri

CÜMLE TÜRLERİ (CÜMLE ÇEŞİTLERİ)

Cümle türleri çeşitli başlıklar altında değerlendirilir.

A. ANLAMI BAKIMINDAN CÜMLELER
1. Olumlu Cümle 
2. Olumsuz Cümle
3. Soru Cümlesi
4. Şart Cümlesi
5. Ünlem Cümlesi
6. Emir Cümlesi
B. YÜKLEMİ BAKIMINDAN CÜMLELER
1. Fiil Cümlesi
2. İsim Cümlesi
C. YÜKLEMİN YERİ BAKIMINDAN CÜMLELER
1. Kurallı Cümle
2. Devrik Cümle
3. Eksiltili Cümle
D. YAPISI BAKIMINDAN CÜMLELER
1. Basit Cümle
2. Birleşik Cümle
   a. Girişik Birleşik Cümle
   b. İç İçe Birleşik Cümle
   c. Şartlı Birleşik Cümle
   d. İlgi Cümlesi (ki'li Birleşik Cümle)
3. Sıralı Cümle
   a. Bağımlı Sıralı Cümle
   b. Bağımsız Sıralı Cümle
4. Bağlı Cümle

A. ANLAMI BAKIMINDAN CÜMLELER

Bir işin, oluşun, durumun, kılışın, hareketin yüklemdeki anlatımına göre cümleler çeşitlere ayrılır. İşin gerçekleşip gerçekleşmediği, durumun mevcudiyetinin varlığı yokluğu ile istek, emir, soru yönü ön plana çıkar.

Anlamı bakımından cümleler; 
           
1. Olumlu Cümle

Yüklemin bildirdiği işin yapıldığını, gerçekleştiğini belirten cümlelerdir. Türkçede bütün isim ve fiiller esasında olumludur. ("değil" ve "yok" sözcükleri hariç) Kelimenin anlamı ne olursa olsun bütün kelimeler olumludur. Olumsuzluğu oluşturan ise fiil çekim ekleri olan "-me, -ma, -mez, -maz" olumsuzluk ekleriyle; "-sız, -siz, -suz, -süz" isim çekim ekleridir. Ayrıca sözcük olarak da "değil" ve "yok"  sözcükleri olumsuz sözcüklerdir.

Örnek

Devler gibi eserler bırakmak için, karıncalar gibi çalışmak lazımdır. (olumlu isim cümlesi)
En güçlü iki savaşçı, sabır ve zamandır. (olumlu isim cümlesi)
Arkadaşlık her zaman gölge veren bir ağaçtır(olumlu isim cümlesi)
Ağaç ne kadar yüksek olursa olsun, yaprakları yine de yerdedir. (olumlu isim cümlesi)
Dün hava her zamankinden farklı olarak çok güzeldi. (olumlu isim cümlesi)
Bu mevsimde buralar oldukça soğuktur. (olumlu isim cümlesi)
Buraya gelen herkes suçludur. (olumlu isim cümlesi)
Köyün bütün mahalleleri olduğu gibi çamurdu. (olumlu isim cümlesi)
Hava bugün daha karanlıktı. (olumlu isim cümlesi)
Mustafa herkesten daha tembeldir. (olumlu isim cümlesi)
Adalet topaldır, ağır yürür fakat sonuç mutluluktur. (olumlu isim cümlesi)
Bizimkiler yarın akşam gelecekler. (olumlu fiil cümlesi)
Herkes bu akşam özellikle ders çalışmalıdır. (olumlu fiil cümlesi)
Otobüs yoldan çıkarak çamura batmıştı. (olumlu fiil cümlesi)
Yangından sonra evde bulunan her şey yanmıştı. (olumlu fiil cümlesi)
Annesi o gece gelmeyince çocuk sabaha kadar ağlamıştı. (olumlu fiil cümlesi)
Cüzdanını en yakınında yer alan arkadaşı çalmıştı. (olumlu fiil cümlesi)
Herkesin gözü önünde çocuğun yüzüne tükürür Ali. (olumlu fiil cümlesi)
Okuldaki bütün öğrenciler o çocuktan nefret ederdi. (olumlu fiil cümlesi)
Haklı bir şekilde o çocukları okuldan kovmuştu. (olumlu fiil cümlesi)
Herkes bir an evvel buradan gitsin. (olumlu fiil cümlesi)
Top oynarken duvara çarpıp bacağını kırdı. (olumlu fiil cümlesi)
Savaşta birçok kişi öldü boş yere. (olumlu fiil cümlesi)
Önce hayaller ölür, sonra İnsanlar! (olumlu fiil cümlesi)

Yukarıdaki birçok cümlede aslında olumsuz bir çağrışım uyandıran cümleler söz konusudur. Bunlara asla kanmamalıyız. Yukarıdaki bütün cümleler olumludur. Bizim olumlu ve olumsuz cümlelerde tek kıstasımız; "-me, -ma, -mez, -maz, -sız, -siz, -suz, -süz" ekleri ile "değil" ve "yok" sözcükleridir. Bu ek ve kelimeler dışında Türkçede bütün isim ve fiiller olumlu olarak kabul edilir.

Olumlu Cümleler ile İlgili Uyarılar

1. Biçimce olumsuz fakat anlamca olumlu olan cümleler vardır. "-me, -ma, -mez, -maz, -sız, -siz, -suz, -süz" ekleri ile "değil ve yok" sözcüklerinden herhangi ikisi aynı anda bir cümlede yer alırsa cümle biçimce olumsuz anlamca olumlu olur.

  Örnek

Seni sevmiyor değilim. (seviyorum) >me+değil
Bunları bilmiyor değilim. (biliyorum) >me+değil
Onu sevmeyen yoktu köyde. (severdi) >me+yok
Buradakilerin tümü görgüsüz değildi. (görgülüydü) > sız+değil
Anlatıldığı kadar da insafsız biri değildi. (insaflıydı)  > sız+değil
Dağlarımız eskiden böyle ağaçsız değildi. (ağaçlıydı) > sız+değil
Bu olayları Mustafa duymamış olamaz. (duymuştur) >ma+maz
Dışarıya baktığıma bakmayın efendim sizi dinlemez olur muyum? >mez+ma
Bu iş için yeteri kadar kişi yok değil. (var) > yok+değil


2. "mi" soru eki olumsuz çekimli bir fiil ile birlikte kullanılırsa olumlu; olumlu çekimli fiil ile kullanılırsa anlamca olumsuz cümle oluşturabilir.

Örnek

Mustafa'nın ne kadar akıllı biri olduğunu bilmez miyim? (bilirim)

Vicdanı olanların vicdanı bu olaydan hiç sızlamaz mı? (sızlanır)

Yaptıklarınızı beğenmez olur muyum? (beğenirim)


3. Cümlenin sonuna "yok" sözcüğü getirilerek oluşturulan olumsuz soru köklü cümleler anlam bakımından olumlu cümleler içerisinde yer alır.

Örnek

Niye artık güzel bir elbise almıyorsun kendine, paran mı yok? (Paran elbette var.)
Niye okula gitmek istemiyorsun, kalemin mi yok, defterin mi yok? (var) 

4. Cümlenin içerisinde "-me, -ma, -mez, -maz, -sız, -siz, -suz, -süz" ekleri ile "değil ve yok" sözcüklerinden biri yoksa o cümle biçimce de anlamca da olumludur.

Örnek

Ağaç ne kadar yüksek olursa, yaprakları yine de yere düşer.

Savaşı zenginler çıkarır, savaşta yoksullar ölür. (Sartre)

En anlamlı bakış, bir çift ıslak gözde saklıdır.

Seni hayallerine ulaştıracak en önemli şey, cesaretindir.

Uzun yolculuklar tek bir adımla başlar. 

2. Olumsuz Cümle

Yüklemin bildirdiği işin gerçekleşmediğini anlatan cümlelerdir. Fiil cümlelerinde iş, oluş, hareketin yapılmadığı, isim cümlelerinde ise mevcudiyetin yokluğunu bildirme söz konusudur. Olumlu isim cümleleri, "yok, değil" sözcükleri ve "-sız, -siz, -suz, -süz" ekleriyle; olumlu fiil cümleleri, "-me, -ma, -mez, -maz" ekleriyle olumsuz şekle dönüştürülür. Bunlardan bir tanesinin bile cümlede yer alması cümlenin şeklen olumsuz olması için yeterlidir.

Örnek

Sözünü yükseltmeli insan sesini değil. Shakespeare (olumsuz isim cümlesi)

Ölümün olduğu bu dünyada, hiçbir şey çok da ciddi değildir aslında. Kafka (olumsuz isim cümlesi)

İnsanlar, kötülük karşısında kararsız kalma hakkına sahip değildir. Maday (olumsuz isim cümlesi)

Hiç kimse görmek istemeyen kadar kör değildir. İbni Sina (olumsuz isim cümlesi)

İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur. Mevlana (olumsuz isim cümlesi)

Savaşın iyisi, barışın kötüsü yoktur. Benjamin Franklin (olumsuz isim cümlesi)

Ümidini kaybetmiş olanın başka kaybedecek bir şeyi yoktur. Bois (olumsuz isim cümlesi)

Tuba, çok güçsüzdü. (olumsuz isim cümlesi)

Hayat her zamanki gibi yine orada renksizdi. (olumsuz isim cümlesi)

Derslere her zaman olduğu gibi yine ilgisizdi. (olumsuz isim cümlesi)

Susarak kazandığın değeri, boş konuşarak harcama. (olumsuz fiil cümlesi)

Paranla şeref kazanma ki; paran bittiğinde, şerefin de bitmesin. Parra (olumsuz fiil cümlesi)

İnsan en çok kaçtığı şeyden asla kurtulamıyor. Proust (olumsuz fiil cümlesi)

Er meydanında dansöz oynamaz(olumsuz fiil cümlesi)

Her elini sıkanla dost, her canını sıkanla düşman olma. (olumsuz fiil cümlesi)

Yürüdüğü yolda iz bırakmayan o yoldan geçmiş sayılmaz. (olumsuz fiil cümlesi)

Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz. Özdemir Asaf (olumsuz fiil cümlesi)

Herkes cennete gitmek ister ama kimse ölmek istemez. River (olumsuz fiil cümlesi)

Kelimelerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsınız. Konfüçyüs (olumsuz fiil cümlesi)


Olumsuz Cümle ile İlgili Uyarılar

1. Bir cümlenin yükleminde olumsuzluk bildiren ek ya da sözcük yoksa cümle biçimce olumlu; varsa cümle biçimce olumsuzdur.

Örnek

Düğüne pazar gideceğiz. (Biçimce ve anlamca olumlu)

Düğüne pazar gitmeyeceğiz. (Biçimce ve anlamca olumsuz)

2. Biçimce olumlu her cümle, anlamca olumlu olmayabilir.

Örnek

Bu hesabın içinden çıkabilirsen çık. (Biçimce olumlu, anlamca olumsuz) 
(Çıkamazsın.)

Ne gelen var ne giden. (Biçimce olumlu, anlamca olumsuz) 
(Gelen de giden de yok.)

Bu günden sonra sana telefonumu verir miyim? (Biçimce olumlu, anlamca olumsuz) 
(Vermem.)

3. Bir cümlede olumsuzluk bildiren tek bir ek varsa, o cümle biçim ve anlamca olumsuzdur. Bir cümlede olumsuzluk bildiren ek ya da sözcük iki tane ise o cümle biçimce olumsuz, anlamca olumludur.

Örnek

Evimizin yolunu biliyor değil. (Biçimce ve anlamca olumsuz cümle)

Bu olanlardan sonra yüzüm gülüyor değil. (Biçimce ve anlamca olumsuz cümle)

Cesareti olmayanın asla geleceği de yoktur. (Biçimce ve anlamca olumsuz cümle)

Hedefi yoktur ümidi olmayan kişinin. (Biçimce ve anlamca olumsuz cümle)

Arkadaşımız bu konuda oldukça anlayışsızdı. (Biçimce ve anlamca olumsuz cümle)

Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. (Biçimce ve anlamca olumsuz cümle)

Bozuk karakterler kendilerini hayata veremezler. (Biçimce ve anlamca olumsuz cümle) 

Ders çalışmayın gençler yeter. (Biçimce ve anlamca olumsuz cümle)

Seni sevmiyor değilim. (Biçimce olumsuz, anlamla olumlu cümle)

4. "ne… ne" bağlacının yer aldığı cümleler biçimce olumlu anlamca olumsuz cümlelerdir.

Örnek

Ne gelen var ne giden buraya. (Gelen de giden de yok.)

Ne doğan güne hükmüm geçer. / Ne halden anlayan bulunur. (İkisi de yoktur.)

Ne seni sevdim ne Leyla'yı sevdim aslında. (İkinizi de sevmedim.)

Ne güzel bir arabaya bindim ne güzel bir evim oldu. (İkisi de olmadı.)


5. Olumlu soru cümlelerinin sonunda "var" sözcüğü yer alıyorsa cümle anlamca olumsuz olur.

Örnek

Benim başka çalacak kapım mı var? ("yok" anlamında)

Ey sevgilim senden özge kimim var? ("kimsem yok" anlamında)

Bülbülün konacağı başka dal mı var? ("yok" anlamında)


6. "sanki" edatının yer aldığı bazı cümleler biçimce olumlu, anlamca olumsuz cümleler olabilir.

Örnek

Bütün çamuru sınıfa sanki ben taşımışım. (taşımamışım)

Sanki çocuğun bütün sorunlarını bir saatte bitirmiş olacak. (bitiremeyecek)


3. Soru Cümlesi

Bir duygu veya düşünceyi soru yoluyla açıklayan cümlelere soru cümlesi denir. Dilimizde soru anlamı soru sıfatıyla, soru zamiriyle, soru zarfıyla veya soru edatıyla ve tonlama yoluyla sağlanır.  Soru cümlelerinin sonuna soru işareti (?) konur.

a. Soru Zamiri ile Kurulan Soru Cümleleri

Örnek

Kim ağlar arkandan ey kim ağlar?
Nerden çıktı bu cenaze? Ölen kim?

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?

Sana dar gelmeyecek makberi  kimler kazsın?

Kimin çilesi daha kutsaldır acaba?

Kimden sordun beni ey garip kuşum?

Nereye uçar kuşlar bu mevsimde?

b. Soru Sıfatı ile Kurulan Soru Cümleleri

Örnek

Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?

Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!

Hangi sevgili var ki, senin kadar duyarsız ve kalpsiz?

Hangi mahlûklar çiğnedi el değmemiş sevdamızı?

Gözlerin kaç şiir eder, gözlerin?

Kaç şiir sığar ömre, kaç şiir?

c. Soru Zarfı ile Kurulan Soru Cümleleri

Örnek

Nasıl hatırlamazsın sen o şarkıyı?

Niçin bülbül yaslı bakışır dağlar?

Ne dönüp duruyor havada kuşlar? 

Bana neden, niçin, nasıl kıydınız?

Niçin gülleri solmuş ah köyümüzün?

Ne zaman tükenecek bu yollar arabacı?

d. "mi" Soru Eki ile Kurulan Soru Cümleleri

Örnek 1
Sen Hiç Sevdin mi?
Sen hiç
Gidenin bıraktığı boşlukta,
Sonsuzluğa yuvarlandın ?
Boğazını parçalayan,
Sessiz çığlıklar attın ?
Değer mi, niçin, nedenlerle,
Beyninin duvarlarını çınlattın ?

Mesela,
Közü avuçlamak istedin mi...
Sen hiç
Hasretin yaktığı yüreğin mi,
Yoksa avucun mu daha çok acıyor;
Merak ettin mi?

Sen hiç
Uykusuz geçen gecenin sonunda
Tan yerini ağartırken gözlerin
Şehrin ıssızlığını içtin mi?

Sen hiç medet umdun mu,
Seher vakti esen yelden
Yârin kokusunu getirir diye
Umutlandın ?

Sen hiç
Sabrının bam telinden
Sözü olmayan besteler yaptın ?
Yandı  gözyaşların ağlamaktan
Sen hiç,
Onsuzluktan ölüyorum sandın ?
Sen hiç sevdin mi?
(Zehra Atasoy)

Örnek  1

Ağlasam sesimi duyar mısınız, mısralarımda;
Dokunabilir misiniz gözyaşlarıma, ellerinizle?

(Orhan Veli Kanık)

Örnek 2


Bu eller miydi masallar arasından?
Rüyalara uzattığım bu eller miydi?.

Arzu dolu, yaşamak dolu,

Bu eller miydi resimleri tutarken uyuyan?

(Fazıl Hüsnü Dağlarca)

e. Tonlamayla Kurulan Soru Cümleleri

Örnek 1

Gümrükteki memur başını kaldırdı:

— Adınız?

Örnek 2

— Mesleğiniz?

— Öğretmenlik.

— Branşınız?

— Türk Dili ve Edebiyatı.

Örnek 3

— Babası silahı alır almaz evden fırladı ve iki el ateş etti.

— Sonra?

— Bir eve hızlıca koştu.

— Başka?

Soru Cümleleri ile İlgili Uyarılar

1. Soru cümleleri gerçek ve sözde soru cümleleri olmak üzere ikiye ayrılır. Gerçek soru cümleleri cevap gerektiren sözde soru cümleleri cevap gerektirmeyen cümlelerdir.

Örnek

Niçin ders çalışmıyorsun? (Gerçek soru cümlesi)

Seni tanımaz mıyım? (Gerçek soru cümlesi)

Bunu bize niçin yaptın? (Gerçek soru cümlesi)

Mustafa'dan daha efendi öğrenci mi olur? ("olmaz" anlamında / sözde soru cümlesi)

Bu havada dışarıda top mu oynanılır? ("oynanmaz" anlamında / sözde soru cümlesi)

Abdullah'ı hiç sevmez olur muyum? ("severim" anlamında / sözde soru cümlesi)

Böyle sahnelere yürek mi dayanır? ("dayanmaz" anlamında / sözde soru cümlesi)

2. İçerisinde soru sözcükleri (soru zamiri, soru sıfatı, soru zarfı) ve soru eki ("mi" soru edatı) bulunan bazı cümlelerde soru anlamı kaybolduğundan bu cümleler soru cümlesi sayılmaz.

Örnek

Niçin bu kadar mecalsiz düştüğümü anlayamadım.

Yolu bu civarlara düştü  mutlaka bize haber verir.

Nasıl bulmak istiyorsan öyle bırak çevreyi.

Bizi kim arayıp sorarsa biz de onları arayıp sorarız.

Kaç kişi toplantıya katılmıştı, bir türlü hatırlayamadım.

3. Şekilce soru cümlesi gibi görünen bazı cümlelerde geçen soru anlamlı sözcükler cümlelere soru anlamı dışında farklı anlamlar katabilir.

Örnek

Ben şimdi nasıl bunun üstesinden gelirim? (çaresizlik, gücü yetmeme)

İsminizi öğrenebilir miyim? (istek, rica)

Bu olayda ismi geçen bizim Ahmet mi? (şaşırma)

Bütün soruları beş dakikada nasıl cevaplandırdılar! (şaşma)

Bütün söylediklerini orada ben mi yapmışım? (şaşma, şaşırma)

Şurayı derhal süpürür sünüz? (emir)

Söyleyin söyleyin kim anlar derdimden (yakınma)

Kim alır yarı yolda kalmış selamımı? (yakınma)

En yakın arkadaşın olarak buraya atandım, insan bir tebrik etmez mi? (sitem)

Ah nerede o eski bayramlar! (özlem)

4. Soru cümlelerine cümlenin öğelerini bulmak için başvurulur.

Örnek

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? (özne)

Ne aldın çocuğuna bu önemli günde? (nesne)

Buraya ne zaman geldiniz? (zarf tümleci)

Nereye gidecekler bizim arkadaşlar akşam akşam? (dolaylı tümleç)


4. Şart Cümlesi

Yan cümlesi dilek-şart kipiyle (-se, -sa) çekimlenen yani yargının gerçekleşmesini bir koşula bağlayarak anlatan cümlelerdir. Ana cümledeki eylemin gerçekleşmesi, yan cümlede belirtilen şarta bağlıdır.

Örnek

Eve erken gelirsen oraya birlikte gideriz.

Planlı bir şekilde ders çalışırsanız başarılı olursunuz.

Ağlasam sesimi duyar mısınız, / Mısralarımda?

Yarın yağmur çok yağarsa balık tutmaya gideceğiz.

Dışımızdaki dünya bizden daha hızlı değişiyorsa sonumuz yakın demektir. Welch

Siz kendinizi başarılı yapmazsanız kim sizi başarılı yapar ki? Mümin Sekman

Güvensizlik başlarsa dostluk kaybolur. Epicure


Not: "ise" bazen cümlelere istek anlamı da katar. Bu durumda cümle şart cümlesi olmaktan çıkar.

Örnek

Öyle özledim ki annemi bir görebilseydim keşke. (istek)


5. Ünlem cümlesi

Özlem, üzüntü, sevinç, heyecan, korku, acı, şaşma, hayret, telaş gibi bir duyguyu, heyecanı yansıtan cümlelerdir. Ünlem cümlelerinin sonuna ünlem işareti konur. Ünlem cümlelerinde her zaman ünlemin olma zorunluluğu yoktur. "ki" bağlacı, bazı emir cümleleri ve tonlamayla da ünlem cümleleri ortaya çıkabilir.

Örnek

Eyvah aldandık, şu güzeranı hayatı sabit zannettik!

Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker!

Yine mi kaçırdık uçağı Allah'ım!

Kazanmışım, anne kazanmışım!

Eyvah! Ne yer, ne yâr kaldı.

Aşk olsun!

Hay Allah, sizi çıkaramadım!

Burası ne kadar da güzel!

Hava ne kadar da sıcak!

Eyvah, Mustafa kalp krizi geçiriyor!

Bravo, çok güzel koştun!

Aman Allah'ım bu ne mutluluk!

Ah, baş ağrım yine tuttu!

Eh, bu sınavı da geçtim!

Yaşasın, babam gelmiş, babam!

Hayret, ne çabuk büyümüş!

Dikkat et, önüne araba çıkabilir!

Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!

Ak tolgalı beylerbeyi haykırdı: İlerle! (Yahya Kemal Beyatlı)

Dur, yolcu! Bilmeden gelip bastığın

Bu toprak bir devrin battığı yerdir. (Necmettin Halil Onan)

Ey insanlar! Sözümü iyi dinleyiniz!

Bu ne müthiş fırtınadır, savrulur enkaz-ı beşer!

İmdat! Boğuluyorum!

Hey, buradayım, burada!

Arkadaş, biz bu yolda türküler tuttururken
Sana uğurlar olsun... Ayrılıyor yolumuz! (Faruk Nafiz Çamlıbel)

Bahtına lanet olsun aşmadınsa bu dağı! 

Ah uzatma dünya sürgünümü benim!

Uyarı: Yazımda ünlem işareti, seslenme ve hitap sözlerinden sonra konulabileceği gibi cümlenin sonuna da konulabilir. Her iki kullanım da doğru kabul edilmektedir.

Örnek

Eyvah! ne yer ne yâr kaldı.

Eyvah, ne yer ne yâr kaldı!

Uyarı: Ünlem işaretinden sonra üç nokta işareti (…) gelirse üç nokta yerine, iki nokta kullanılır.

Örnek

Nasıl da akşam oldu!...  Nasıl da yavrucaklar sustu!... (Necip Fazıl Kısakürek) (yanlış)

Nasıl da akşam oldu!..  Nasıl da yavrucaklar sustu!.. (Necip Fazıl Kısakürek) (doğru)



6. Emir (Buyruk) Cümlesi

Yüklemi emir kipiyle çekimlenmiş cümlelere emir cümlesi denir. Emir cümlelerinin yüklemleri fiildir ve bu cümlelerde bir buyurganlık söz konusudur. Emir kipinin I. tekil şahıs ve II. çoğul şahıs çekimleri olmaz.
Örnek
Buraya çabuk gelin!
Hemen dışarı çık!
Hemen sesini kes!
Bir daha buraya asla gelmeyin!
Çocuklar, merasim başlamak üzere hemen aşağıya inin!
     
Bu kirler bir saat içinde temizlenmiş olacak.
   
Evimizi derhal terk et!

Ey insanlar! Sözümü iyi dinleyiniz!

Ne zulmediniz ne de zulme uğrayınız!

Komşuna karşı yalan şehadet etmeyeceksin!

Bugünün işini yarına bırakma!

Emir (Buyruk) Cümleleri İle İlgili Uyarılar
1. Emir kipinin I. tekil ve I. çoğul şahıs çekimleri yoktur. ("ben" ve "biz")

Örnek

----                          
gel                        
gelsin
----      
gelin, geliniz
gelsinler
2. Emir kipinin ikinci tekil şahsı olan "sen" zamirinin olduğu fiil kök veya gövdeleri eksiz kullanılır.
Örnek
Bu yazıyı hemen yaz! (II. tekil kişi "sen")
Buraya çabuk gel! (II. tekil kişi "sen")
Sana sesleniyorum buradan defol, git! (II. tekil kişi "sen")
3. "o, siz, onlar" şahıs zamirlerinin yüklemleri çekimli fiil olur.
Örnek
Söyleyin ona vakit geçirmeden yanıma gelsin!
Aşağıdaki soruların cevaplarını yazınız!
Onlara haber salın hemen toplantıya katılsınlar!

B. YÜKLEMİ BAKIMINDAN CÜMLELER

1) Fiil Cümlesi

Yüklemi çekimli bir fiil olan cümlelere fiil cümlesi denir. Fiil cümlelerinde fiil çekim eklerinden olan haber ve dilek-şart kipleri yer alır. Yüklemlerin "-me, -ma" olumsuzluk ekleri ile "-mek, -mak" mastar eklerini alabilmesi cümlelerin fiil cümlesi olduğunu gösteren en önemli ölçüttür. Fiil cümlelerinin yüklemleri iş, oluş ve hareket bildirir.

Örnek


Abdal ata binince bey oldum sanır. (fiil cümlesi)

Acemi katır kapı önünde yük indirir. (fiil cümlesi)

Açma sırrını dostuna o da söyler dostuna. (fiil cümlesi)

Akıllı köprü arayıncaya dek deli suyu geçer. (fiil cümlesi)

Arpa eken buğday biçmez. (fiil cümlesi)

Çalma elin kapısını çalarlar kapını. (fiil cümlesi)

Çingeneye beylik vermişler, önce babasını asmış. (fiil cümlesi)

Fukaranın tavuğu tek tek yumurtlar(fiil cümlesi)

Garip kuşun yuvasını Allah yapar. (fiil cümlesi)

Gönül bir sırça saraydır, kırılırsa yapılmaz. (fiil cümlesi)

Gülme komşuna, gelir başına. (fiil cümlesi)

Kızı gönlüne bırakırsan ya davulcuya varır, ya zurnacıya. (fiil cümlesi)

Leyleğin ömrü laklakla geçer. (fiil cümlesi)

Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden. (fiil cümlesi)

Aynı dili değil, aynı duyguyu paylaşanlar anlaşabilir. (fiil cümlesi)

Hayatta hep mutlu olursam, hayalini kuracak neyim kalır? (fiil cümlesi)

Bazı insanlar yağmuru hisseder, bazıları ise sadece ıslanır. (fiil cümlesi)

Söyleyecek sözü olmayan yüksek sesle konuşur. (fiil cümlesi)

Ağaç ne kadar yüksek olursa olsun, yaprakları yine de yere düşer. (fiil cümlesi)

Elektriği Edison buldu, faturaları babam ödüyor. (fiil cümlesi)

Korktuğu şeyleri yaparak herkes korkuyu yenebilir. Roosevelt. (fiil cümlesi)

Korkaklar birçok kez ölür, cesurlar bir kez. Shakespeare. (fiil cümlesi)

Yürekliliğin yerini başka hiçbir şey alamaz. Bryant. (fiil cümlesi)

Fiil Cümlelerinde Olumsuzluk

Fiil cümlelerinde olumsuzluk fiillere "-me, -ma, -mez, -maz" ekleri getirilerek yapılır.

Örnek

Âlim unutmuş, kalem unutmamış. (olumsuz fiil cümlesi)

Acıyan uyumuş, acıkan uyumamış. (olumsuz fiil cümlesi)

Bir deli kuyuya bir taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış. (olumsuz fiil cümlesi)

Bugünün işini yarına bırakma. (olumsuz fiil cümlesi)

Adalet ile zulüm bir yerde barınmaz. (olumsuz fiil cümlesi)

Derdini söylemeyen derman bulamaz. (olumsuz fiil cümlesi)

Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgâr yardım etmez. (olumsuz fiil cümlesi)

Abdal düğünden, çocuk oyundan usanmaz. (olumsuz fiil cümlesi)

Uyarı: "-mekte, -makta" ekleri şimdiki zaman kip eki olduğundan bu şekilde oluşan cümleler fiil cümlesidir.

Örnek

Mehmet şimdilik ders çalışmaktadır.


2) İsim Cümlesi

Yüklemi  ek fiil almış veya ad soylu bir sözcük olan cümlelere isim cümlesi denir. Yüklemi fiil olmayan bütün sözcükler ad (isim) cümlesidir. Sıfat, zarf, zamir, edat, ünlem, isim ve sıfat tamlamaları isim cümlelerinin yüklemleri olabilir.

Örnek

Uçun kuşlar uçun burada vefa yoktur. (isim cümlesi)   

İnsan, yüreğinin inkâr etmediği yere aittir. (isim cümlesi)        

Açılan bir gülsün sen yaprak yaprak. (isim cümlesi)     

Kalem kılıçtan keskindir. (isim cümlesi)  

Dost dostun eğerlermiş atıdır. (isim cümlesi)   

Sözü altın olanların susuşu intihardır. (isim cümlesi)    

Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır. (isim cümlesi)

Komşu komşunun külüne muhtaçtır. (isim cümlesi)

Taşı delen suyun gücü değil, damlaların sürekliliğidir. (isim cümlesi)

Akıllı düşman, akılsız dosttan hayırlıdır. (isim cümlesi)

Adam olmak cinsiyet meselesi değil, şahsiyet meselesidir. (isim cümlesi)

Akşamın hayrından sabahın şerri iyidir. (isim cümlesi)

Bildiğini yapmak, ne yapacağını bilmekten daha önemlidir. (isim cümlesi)

Cahile söz anlatmak, deveye hendek atlatmaktan zordur. (isim cümlesi)

Yüzümüzün ve gözlerimizin rengi ne olursa olsun, gözyaşlarımızın rengi aynıdır. (isim cümlesi)

Acıkmış kudurmuştan beterdir. (isim cümlesi)

En güçlü iki savaşçı, sabır ve zamandır. Tolstoy. (isim cümlesi)

Kabul edilen bir yanlışlık, kazanılmış bir zaferdir. (isim cümlesi)

Her insan, yapmadığı tüm iyiliklerden suçludur. Voltaire. (isim cümlesi)

Cömertlik dostluğun özüdür. Oscar Wilde. (isim cümlesi)

Seni hayallerine ulaştıracak en önemli şey, cesaretindir. (isim cümlesi)

Nereye gittiğini bilmiyorsan, hangi yoldan gittiğinin hiçbir önemi yoktur. (isim cümlesi)

Hiç kimsenin umudunu kırma belki de sahip olduğu tek şey odur. (isim cümlesi)

Anı bahçelerinde üşümek sıcaktı. (isim cümlesi)

Yalnızlık dışarıdan gelmez, insanın içindedir. (isim cümlesi)

Bilgi sahibiyle her yeri dolaşan bir hazinedir. (isim cümlesi)

Dağın tepesine hangi yoldan çıkarsan çık, manzara aynıdır. (isim cümlesi)

Eğitim, her zaman sahibini peşinden takip eden bir servettir. (isim cümlesi)

Geleceğin tüm çiçekleri, bugünün tohumları içindedir. (isim cümlesi)

Nasıl yapabileceğini bilmek, yapmaktan daha zordur. (isim cümlesi)

Fazilete giden kapıyı açmak güçtür. (isim cümlesi)

İkiyüzlünün dilinde tat, kalbinde ise fesat gizlidir. (isim cümlesi)

Arkadaşlık her zaman gölge veren bir ağaçtır. (isim cümlesi)

Şaşırmış adam, yenilmenin yarısındadır. (isim cümlesi)

Gerekeni yapmak en kolay çözümdür. (isim cümlesi)

Sağır bir kocayla kör bir karı her zaman mutlu bir çifttir. (isim cümlesi)

İyi oyun için oyuncular yetmez, iyi kurallar da gerekir. (isim cümlesi)

Dostluk para gibidir; elde edilmesi kolay, korunması zordur! (isim cümlesi)

Bir gram önlem, bir kilo tedaviden iyidir. (isim cümlesi)

Mezarlıklar kendilerini vazgeçilmez sanan kişilerle doludur. (isim cümlesi)

Bir zincirin gücü, o zincirin en zayıf halkasının gücüne eşittir. (isim cümlesi)

Evlilik fırtınalı denizse, bekârlık bulanık bir bataklıktır. (isim cümlesi)

Savaşın iyisi, barışın kötüsü yoktur. Benjamin Franklin. (isim cümlesi)

Size yol gösterilebilir fakat yalnız yürümek zorundasınız. H. Kim. (isim cümlesi)

İsim Cümleleri ile İlgili Uyarılar

1. Fiilimsilerin yüklem olduğu cümleler isim cümlesidir.

Örnek

Bütün düşüncesi bir an evvel eve gitmekti. (isim cümlesi)

Kabahat hem giden de hem gelendedir. (isim cümlesi)

Para her şeyi yapar diyen adam, para için her şeyi yapandır. Franklin (isim cümlesi)

Rüyaları gerçekleştirmenin en iyi yolu uyanmaktır. (isim cümlesi)

Aşk örgütlenmektir. Ece Ayhan. (isim cümlesi)

Anı yazmak, ölümün elinden bir şey kurtarmaktır. Gide. (isim cümlesi)

Asla vazgeçmeyin, kaybedenler yalnızca vazgeçenlerdir. (isim cümlesi)

Yazılıdan sıfır aldım ama önemli olan katılmaktı. (isim cümlesi)

Okula gelen onun eski bir tanıdığıydı. (isim cümlesi)

2. İsim cümlelerinde sıfat, zarf, zamir, edat, ikileme, isim ve sıfat tamlamaları yüklem olabilir.

Örnek

Okulumuzun en çalışkan öğrencisidir. (Yüklem, belirtili isim tamlamasından oluşmuş.)
                Yüklem

Mustafa saygılı bir öğrenciydi. (Yüklem, bir sıfat tamlamasından oluşmuş.)
                    Yüklem                         

Sınıfa geç gelen kişi Tuba'ydı. (Yüklem, bir isimden oluşmuş.)
                            Yüklem

En güzel şey dinlenmektir. (Yüklem fiilimsiden oluşmuş.)
                     Yüklem

Bunu bize kazandıran sendin. (Yüklem zamirden oluşmuş.)
                             Yüklem

Hayat mücadele ve inançtır. (Yüklem bağlaç öbeğinden oluşmuş.)
                 Yüklem

Her şey senin içindir. (Yüklem edat grubundan oluşmuş.)
             Yüklem

Üzerindeki elbiselerin çoğu yırtık pırtıktı. (Yüklem ikilemeden oluşmuş.)
                                       Yüklem

3. Yüklemde kullanılan ortak köklü sözcüklerin isim mi fiil mi olduklarını cümledeki kullanımından anlarız.

Örnek

(…)

Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır. 
Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır. 
Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır. 
Senden ümit kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır. 
Sevgili! 
En sevgili! 
Ey sevgili!

Sezai Karakoç

Yukarıdaki şiirde geçen bütün "var" sözcükleri "mevcut" anlamında kullanıldığından isim cümlesine örnektirler.

Örnek

Bu notlarla çalışan hedefine varır. (fiil cümlesi)

Varmamıştı henüz onların uçakları oraya biz eve döndüğümüzde. (fiil cümlesi)

Vardı mı kuşlar gülistan diyarına. (fiil cümlesi)

4. Ek-fiil (ek-eylem) isim veya isim soylu sözcüklere gelerek onları yüklem yapar.

Örnek

Ayşe'nin yeni aldığı kazak çok güzeldi. (güzel idi)
Onlar, o zamanlar daha gençti. (genç idi)
Onun görünüşüne aldanma meğer çok gençmiş. (genç imiş)
Bizlere bunu yapan üstelik bir öğretmenmiş. (öğretmen imiş)
Mustafa, düzenli çalıştığından okulunda çok başarılıdır.
Öğrencilerimizden bazıları gerçekten de çok çalışkandır.

Not: "-dır" ek fiili bazen yazılmaz ama varlığı mevcuttur. Buna gizli ek fiil de denir.

Bu şehrin havası çok temizdir.
Bizim oralar şuan çok güzeldir.

 Ek-fiilde çekim

1) Görülen Geçmiş Zaman Çekimi

Yorgundum
Yorgundun
Yorgundu
Yorgunduk
Yorgundunuz
Yorgundular
     
Ek-fiilin (ek-eylem) Öğrenilen Geçmiş Zaman Çekimi ile İlgili Örnek Cümleler

Dün evde her zamankinden faklı bir şekilde yalnızm.
Seni gördüğümde nedeni bilmem ama çok üzgünn.
Son günlerde bir hayli yorgundu.
Ek-fiil (ek-eylem) konusu ile ilgili çıkabilecek sorularda ümitsizdi.
Bir zamanlar bizler de çocuklar gibi şendik.
Odanın kapısını açtığımda siz daha uyanıknız.
Sınavdan beklentileri bitmiş gibi ümitsizdiler.

2) Öğrenilen Geçmiş Zaman Çekimi

Çalışkanmışım
Çalışkanmışsın
Çalışkanmış
Çalışkanmışız
Çalışkanmışsınız
Çalışkanmışlar

Ek-fiilin (ek-eylem) Öğrenilen Geçmiş Zaman Çekimi ile İlgili Örnek Cümleler

Biz onunla o şehirde meğer arkadaşmışız.
Bu ne incelik Tarkan Bey meğerki şairmişsin.
Babası da kendisi gibi sakinmiş.
Bizler bir zamanlar meğer ne milletmişiz.
Sizleri geç keşfettik meğer çok zekiymişsiniz.
Annelerini kaybettiklerinden çok mutsuzdular.

Ek Fiilin Olumsuzu

Ek fiilin olumsuzu "değil" sözcüğü ile yapılır. Bu sözcük cümlenin öğelerinde tek başına bir öğe değil de kendinden önceki kelime veya kelime gruplarıyla öbekleşerek kullanılır.

Çalışkan değilim
Çalışkan değilsin
Çalışkan değildir
Çalışkan değiliz
Çalışkan değilsiniz
Çalışkan değillerdir

Ek-fiilin (ek-eylem) Olumsuzu ile İlgili Örnek Cümleler

Fatma lisedeyken çok
 çalışkandı. (olumlu)
Fatma lisedeyken çok çalışkan değildi. (olumsuz)

Bu kasabanın havası eskiden çok temizdi. (olumlu)
Bu kasabanın havası eskiden çok temiz değildi. (olumsuz)

Ek-Fiilin Soru Şekli

Ek-fiilin soru şekli "mi" eki ile yapılır. Bu ek kendisinden önceki sözcükten ayrı sonra gelen eklerle bitişik yazılır. Ek-fiilin olumsuz soru şeklinde "mi" ekinden önce "değil" sözcüğü getirilir.

 Ek-fiilin (ek-eylem) Olumlu Soru Şeklinin Çekimi

Yaramaz yım?
Yaramaz sın?
Yaramaz ?
Yaramaz yız?
Yaramaz sınız?
Yaramazlar ?

Ek-fiilin (ek-eylem) Olumlu Soru Şekli ile İlgili Örnek Cümleler

Mustafa gerçekten ben
 yaramaz mıyım?
Siz düşük notlar aldığınıza göre okulda yaramaz mısınız?

Olumsuz Soru Şekli Çekimi

Yaramaz değil miyim?
Yaramaz değil misin?
Yaramaz değil mi?
Yaramaz değil miyiz?
Yaramaz değil misiniz?
Yaramaz değiller mi?

Ek-fiilin (ek-eylem) Olumsuz Soru Şekli ile İlgili Örnek Cümleler

Mustafa gerçekten ben yaramaz
 değil miyim?
Siz düşük notlar aldığınıza göre okulda yaramaz değil misiniz?

Ek Fiil ile İlgili Önemli Uyarılar

Not: "-im, -sin, -iz, -siniz" ekleri farklı şekillerde karşımıza çıkar.

Örnek

Ben de senin gibi hastayım. (ek fiil)

 Not: İsim soylu sözcükler ve fiilimsiler de ek fiilin yüklem olmasını sağlar.

Örnek

Bunları bana yapan sendin. (zamir)
Bunlar senin içindir. (edat)
Bugün hava oldukça güzeldi. (sıfat)
Kitaplar orada çokmuş. (zarf-miktar zarfı)
En muteber haslet çalışmaktır. (fiilimsi-isim-fiil)
Son görüştüğünüz kişi akşam eve geç gelendi. (fiilimsi-isim-fiil)

İsim Cümlelerinin Olumsuz Şekli

Olumlu isim cümleleri "değil, yok" sözcükleri ve "-sız" ekiyle olumsuz isim cümlesi olur.

Örnek

Mustafa sanıldığı kadar çalışkan değildir. (olumsuz isim cümlesi)

Bu civar köyde yaşayan hiç kimse yoktur. (olumsuz isim cümlesi)

Her zamanki gibi yine başarısızdı. (olumsuz isim cümlesi)



YÜKLEMİN YERİ BAKIMINDAN CÜMLELER

1) Kurallı Cümle 

Yüklemi sonda bulunan cümlelere kurallı (düz) cümle denir. Kurallı cümlelerde vurgulanmak istenen yükleme en yakın öğedir. Kurallı ve devrik cümlelerde cümlenin öğeleri esas alınır. Türkçenin temel öğe dizimi "özne+tümleç+yüklem" şeklindedir. Yüklem, en sonda yer alır. Kısacası kurallı cümle demek yüklemi kesinlikle sonda olan cümle demektir.

Örnek

Ayakta ölmek, diz üstü yaşamaktan iyidir. (kurallı cümle)

Aşk kadınların kalbinde, erkeklerin cebinde gezer. (kurallı cümle)

At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şan kalır. (kurallı cümle)

Ayağını yorganına göre uzat. (kurallı cümle)

Bal olan yerde sinek de olur. (kurallı cümle)

Bahar çiçeğiyle güzeldir. (kurallı cümle)

Bakmakla usta olunsa köpekler usta olurdu. (kurallı cümle)

Başarı, cesaretin çocuğudur. (kurallı cümle)

Başarısızlıktan korkanın yenilgisi keskindir. (kurallı cümle)

Bilimsiz şiir, temelsiz duvara benzer. (kurallı cümle)

Bilginin efendisi olmak için çalışmanın uşağı olmak şarttır. (kurallı cümle)

Bütün mutsuzluklar kardeştir; aynı dili konuşurlar(kurallı cümle)

Çocuk ile yoğurt yiyen elbette yoğurdu ağzına yüzüne bulaştırır. (kurallı cümle)

Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı? (kurallı cümle)

Durgun akşamlarda söylediğimiz şarkıları sevdim. (kurallı cümle)

Doğmadık çocuğa kaftan biçilmez. (kurallı cümle)

En büyük ceza evi cahil insanların kafasının içidir. (kurallı cümle)

Eğer gelecek hakkında düşünmezseniz, asla bir geleceğiniz olmaz. (kurallı cümle)

Geldiğin yeri unutursan, gideceğin yolda kaybolursun. (kurallı cümle)

Görünen köy, kılavuz istemez. (kurallı cümle)

İyiliğe iyilik olsaydı koca öküze bıçak olmazdı. (kurallı cümle)

Kaybetmekten korkmadığın zaman kazanabilirsin. (kurallı cümle)

Kötülük etmeden pişman olmanın en iyi şekli, iyilik etmektir. (kurallı cümle)

Köprüyü geçinceye kadar ayıya dayı derler. (kurallı cümle)

Korkacağımız tek şey, korkunun kendisidir. (kurallı cümle)

Küçük kelimeler hiçbir zaman büyük bir fikre zarar veremez. (kurallı cümle)

Terzi kendi söküğünü dikemez. (kurallı cümle)

Vakitsiz öten horozun başını keserler. (kurallı cümle)

Vakitsiz açılan gül çabuk solar. (kurallı cümle)

2) Devrik Cümle

Yüklemi sonda bulunmayan cümlelere denir. Devrik cümlelerde yüklem, cümlenin başında veya ortasında bulunur. Devrik cümlelere, yüklemi vurgulamak ve sanat yapmak için başvurulur. Özellikle şiirlerde devrik cümlelere çok fazla başvurulur. Devrik cümleler kesinlikle yanlış cümleler değildir..

Örnek
Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden. (devrik cümle)

Ağlarsın düştüğüm çölleri bilsen. (devrik cümle)

Aşıkıyım beni çağıran bu sesin. (devrik cümle)

Aklımdan mı çıkar o güzelim yıllarım. (devrik cümle)

Benim mi Allahım bu çizgili yüz? (devrik cümle)

Bilmezdim şarkıların bu kadar dokunaklı olduğunu. (devrik cümle)

Bir güzellik doğuyor yüreğime şiirden. (devrik cümle)

Bir yaz günü geçtik Tuna'dan kafilelerle. (devrik cümle)

Bir intikam fişeği gibi saplanıyor karanlığın karnına. (devrik cümle)

Bir başkadır benim memleketim! (devrik cümle)

Bütün koy çocuklarını getirin buraya. (devrik cümle)

Dökülmüş yüreğime gökyüzünden yıldızlar. (devrik cümle)

Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden. (devrik cümle)

Gezer bağdan bağa, çoban çeşmesi. (devrik cümle)

Gurbet çeken gönüller kuşatmıştı ocağı. (devrik cümle)

Gözlerin İstanbul oluyor birden. (devrik cümle)

Karlar donmuştur otların uçlarında. (devrik cümle)

Keklik serer palazını tenha kayalıklara. (devrik cümle)

Martılar konuyor omuzlarıma. (devrik cümle)

Mavi bir ışık yandı gözlerimde. (devrik cümle)

Papatyalar uyandırdı bizi nihayet kış uykusundan. (devrik cümle)

Rüzgârın eliyle titrer yapraklar. (devrik cümle)

Uzatma dünya sürgünümü benim. (devrik cümle)

Senin kalbinden sürgün oldum ilkin. (devrik cümle)

Senin hayallerinle yandım düşlerin civarında. (devrik cümle)

Seninle bir yağmur başlıyor iplik iplik. (devrik cümle)

Yine geçtim o kanlı badireler şehrinden. (devrik cümle)


Devrik Cümleler ile İlgili Uyarılar

1.  Devrik cümlelere daha çok şiirlerde rastlanılır.

Örnek

Dağların yıkılışını gördüm bir Venüs bardağında.
Köle gibi satıldım pazarlar pazarında.
Güneşin sarardığını gördüm Konstantin duvarında.
Senin hayallerinle yandım düşlerin civarında.
Gölgendi yansıyıp duran bengisu pınarında.
Ölüm düşüncesinin beni sardığı şu anda,
Verilmemiş hesapların korkusuyla.
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim.
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da.
Sevgili!
En sevgili!
Ey sevgili!
Uzatma dünya sürgünümü benim

(Sezai Karakoç)

2.  Devrik cümleler yüklemlerine göre isim ve fiil cümlesi olabilir.

Örnek

Kar taneleri ne güzel anlatıyor, birbirlerine zarar vermeden de yol almanın mümkün olduğunu. (devrik fiil cümlesi)

Yaratılanı hoş gör, Yaradan'dan ötürü. (devrik fiil cümlesi)

Yaza çıkardık danayı, beğenmez oldu anayı. (devrik fiil cümlesi)

Fotoğrafçıydı bu hayatta gülmemi isteyen tek kişi. (devrik isim cümlesi)

Hoyrattır bu akşamüstüler daima. (devrik isim cümlesi)

3. Devrik cümlelerin yüklemleri de isim, zamir, adlaşmış sıfat, sıfat tamlaması isim tamlaması, ikileme türünden bir sözcük, söz grubu olabilir.

Örnek

Okulumuzun en çalışkan öğrencisidir Mustafa. (Yüklem, isim tamlamasından oluşmuş.)
            Yüklem

Saygılı bir öğrenciydi Abdullah. (Yüklem, bir sıfat tamlamasından oluşmuş.)
        Yüklem                         

Betül'dü sınıfa geç gelen kişi. (Yüklem, bir isimden oluşmuş.)
Yüklem

Dinlenmektir iyi bir çalışmadan sonra yapılması gereken. (Yüklem, fiilimsiden oluşmuş.)
 Yüklem

Sendin o dağlarda hüküm süren kişi. (Yüklem, zamirden oluşmuş.)
Yüklem

Senin içindir her şey Leyla burada. (Yüklem, edattan / edat grubundan oluşmuş.)
  Yüklem

Yırtık pırtıktı hep bu güne giydikleri elbiseler. (Yüklem, ikilemeden oluşmuş.)
  Yüklem

3) Eksiltili Cümle
Yargısı tam olmayan, yüklemi belirtilmemiş cümlelere denir. Bu tür cümlelerde yargının ne olduğu okuyucunun yorumuna bırakılır. Bazen pratikliği sağlamak için bazen de ifadeye edebi değer katmak için bu cümlelere başvurulur. Günlük konuşma dilinde eksiltili cümlelere çokça başvurulur.

Örnek
Ağaç ne kadar yüksek olursa olsun, yaprakları yine de… (yere düşer)

Ah o eski günlerim bir geri gelse…

Azıcık aşım, kaygısız başım... (olsun)

Acındırırsan arsız olur, acıktırırsan… (hırsız olur)

Ateş olmayan yerden… (duman çıkmaz)

Bir anda karşımıza bir yabani hayvan sürüsü çıktığında… (irkildik)

Bir anaya bir kız, bir kafaya bir göz... (yeter)

Hayvanlar koklaşa koklaşa, insanlar konuşa konuşa… (anlaşır) 

Horozu çok olan köyün sabahı… (geç olur)

Yolumuzun sağ tarafında uçsuz bucaksız bozkırlar… (uzanıyor)

Köprüyü geçinceye kadar ayıya dayı… (derler)

Kiminin parası kiminin duası... (geçerlidir)

Eksiltili Cümleler ile İlgili Uyarılar

1. İsim cümleleri eksiltili cümle değildir. Bu cümlelerde yüklem vardır ancak yüklemin söylenmesi fazlalık olarak görüldüğü için yüklem söylenmez. Yani mevcut ek fiil ekleri söylenmemiştir.

Örnek

Bugün dışarıda hava çok güzel. (dir)

Müdür bey bugün oldukça yoğun. (dur)

Annemin bugünkü yemeği fevkalade lezzetli. (dir)

Bu oda ne kadar da sıcak. (tır)

Kaldırımlar, ıstırap çekenlerin annesi. (dir)

Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az. (dır)

Bin dost az, bir düşman çok. (tur)

Dilin cismi küçük, cürmü büyük. (tür)

Her işin başı sağlık. (tır)

Mahkeme kadıya mülk değil. (dir)

İnsanoğlu çiğ süt emmiş. (tir)

Yükte hafif pahada ağır. (dır)

2. Dilimizde bazı deyim ve atasözleri eksiltili cümle biçimindedir.

Örnek

Kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan…

Az veren candan, çok veren maldan…

Demokles'in kılıcı gibi…

Efradını cami, ağyarını mani…

Kahve dövücünün hınk deyicisi…

Mahalle kahvesi gibi…

Nerede akşam orada sabah…

On parmağında on marifet…

Tereyağından kıl çeker gibi…

Yer demir, gök bakır…

3. Şiirlerde eksiltili cümle örnekleri daha çok görülür.

Örnek

(…)

Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder... 
Gölgende bana da, bana da yer ver. 

Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar.

(Arif Nihat Asya)

(…)

Gök sarı, toprak sarı, çıplak ağaçlar sarı... 
Arkada zincirlenen yüksek Toros Dağları, 

Önde uzun bir kışın soldurduğu etekler, 

Sonra dönen, dönerken inleyen tekerlekler...

Yatağımın yanında esmer bir duvar vardı, 
Üstünde yazılarla hatlar karışmışlardı; 

Fani bir iz bırakmış burda yatmışsa kimler, 

Aygın baygın maniler, açık saçık resimler...

(Faruk Nafiz Çamlıbel)

4. Karşılıklı konuşmalarda bazen eksiltili cümlelere rastlanır.

Örnek

- Kim gelmiş köyümüze?
- Mustafa…
- Ne zaman gelmiş?
- Sabah…
- Kimi görmeye gelmişlerdi?
- Ahmet'i…

YAPILARI BAKIMINDAN CÜMLELER
Yapılarına göre cümlelerde yüklemin sayısı ve yan cümlecik esas unsurlardır. Yapıları bakımından cümleler dörde ayrılır:

1. Basit Cümle
2. Birleşik Cümle
3. Sıralı Cümle
4. Bağlı Cümle

1) Basit Cümle

İçerisinde tek bir yargı bulunan cümlelere denir. Basit cümlelerde "yan cümlecik" bulunmaz. Basit cümlelerin yüklemeleri ya ek fiil alan isim soylu bir sözcük, söz grubu, tamlama ya da çekimli bir fiildir. Basit cümlelerde fiilimsiler kesinlikle yer almaz. Bu cümlelerde bir tek yüklem yer alır. Noktalama işaretleri ve bağlaçlar bütün cümlelerde olabildiği gibi basit cümlelerde de bulunur.

Örnek

Bir büyük boşlukta bozuldu büyü.

Durgun sular her zaman derin olur.

Hafta sonu babamla birlikte akraba ziyaretine çıkacağız.

Her insanın yüreğinin bir yerinde ışık vardır.

Toprağını, suyunu özledim köyümün.

Mustafa, okulun en başarılı öğrencisidir.

Sizinle buraya bir daha asla gelmeyeceğim.

Körlerin ülkesinde, tek gözlü insan kral olur.

Basit Cümleler ile İlgili Uyarılar

1. Basit cümle demek kısa cümle demek değildir. İki sözcükten oluştuğu halde basit cümle olmayan cümleler vardır.

Örnek

Sen yıldızların içindeki o güzelliği dün akşam gördün mü? (basit cümle)

Okulumuzun uzun boylu yaramaz öğrencisi Ali, mahallenin ücra bir köşesindeki bir evde ikamet ediyordu. (basit cümle)

Yazıp bitirdi. (birleşik cümle)

Geldi ve gitti. (sıralı cümle)

2. Ek fiil alıp yüklem olan isim veya isim soylu cümleler de basit cümle olabilir.

Örnek

Babamın köyde dillere destan bir tarlası vardı.

Her başarılı erkeğin arkasında başarılı bir kadın vardır.

İlçenin en güzel, en önemli yarışması buydu.

Necip Fazıl Kısakürek, Türk edebiyatının usta bir şairidir.

3. Basit cümlelerin yüklemleri isim de fiil de olabilir.

Örnek

Kitap, en iyi arkadaştır. (basit isim cümlesi)

Bugün hava çok güzeldi İstanbul'da. (basit isim cümlesi)

Vatan, çalışkan insanların omuzlarında yükselir. (basit fiil cümlesi)

Yıllarca gurbet diyarlarında birlikte çalışmıştık. (basit fiil cümlesi)

2) Birleşik Cümle
İçerisinde birden fazla yargı barındıran yan ve temel cümleciklerden oluşan cümlelere denir. Birleşik cümlelerde kesinlikle tek yüklem vardır. Birleşik cümleleri daha iyi anlamak için "yan cümlecik" ve "temel cümlecik" kavramlarını bilmek gerekir. Birleşik cümle= yan cümlecik+temel cümlecik.

Temel cümlecik: Yüklemi çekimli bir fiil ya da ek fiil almış ad soylu bir sözcük olan cümleciklere denir. Cümlede asıl yargının, yani yüklemin olduğu cümledir.

Örnek

Yağmur dinince dışarı fırladı. ("dinince" fiilimsinin olduğu yan cümlecik)
Yan cümlecik+temel cümlecik= birleşik cümle

Çalışırsan başarırsın. ("çalışırsan" dilek-şart çekimli fiilin olduğu yan cümlecik)
Yan c. +     temel c.= Birleşik cümle

Oraya tekrar gideceğim, dedi. ("Oraya tekrar gideceğim" aktarma sözün olduğu yan c.)
Yan cümlecik+temel cümlecik= Birleşik cümle

Yan cümlecik: Yüklemi fiilimsi, dilek-şart çekimli bir fiil ya da aktarma söz olan cümleciklere denir. Daha çok fiilimsilerin olduğu kısımdır. Bazen de çekimli fiillerle oluşur. Yan cümlecikler, cümlenin bir öğesi durumundalar. Aşağıdaki örneklerde koyu yazılmış yerler birer yan cümleciktirler.

Örnek

Onu çizip bitirdi. (Yan cümle fiilimsiden oluşmuş.)

Bunu yaparsan işlem tamam olacak. (Yan cümle dilek-şart kipiyle çekimlenmiş bir fiilden oluşmuş.)

Çok parası varsa bir vakfa bağışlasın. (Yan cümlecik ek fiilin şart çekiminden oluşmuş.)

Akşam size mutlaka uğrarım, demişti. (İç cümle, yan cümlecik olmuş.)

Not: "Yan cümlecik" cümlenin çeşitli öğelerini oluşturur.

Örnek

Sınavı kazanması bizi mutlu eder. (Yan cümlecik özne görevindedir.)

Söyleyecek sözü olmayan yüksek sesle konuşur. (Yan cümlecik özne görevindedir.)

Ağarmış saçları onu farklı biri yapmıştı. (Yan cümlecik nesne görevindedir.)

Ders çalışanlara herkes dua ediyordu. (Yan cümlecik dolaylı tümleç görevindedir.)

Yağmur kesilince herkes okula gitti. (Yan cümlecik zarf tümleci görevindedir.)

Birleşik cümleler dört grupta incelenir:

a) Girişik Birleşik Cümle

İçerisinde fiilimsi bulunan cümlelere denir. Yan cümlecik fiilimsinin olduğu bölüm, temel cümlecik de yüklemin bulunduğu bölümdür. Bu cümlelerde yan cümlecik temel cümleciğin herhangi bir öğesi de olabilir bir parçası da. Yani yan cümlecik temel cümlenin öznesi, nesnesi, tümleci veya bir söz öbeği olur. Bir cümlede ne kadar fiilimsi varsa o cümlede o kadar yan cümlecik var demektir.

Açıklamalı Örnekler

Söyleyecek sözü olmayan yüksek sesle konuşur.

Yukarıdaki cümlede altı çizili bölüm yan cümleciktir. Bu kısmın yan cümlecik olmasını sağlayan da "-an" sıfat fiil ekidir. Yan cümlecik, cümlede "özne" görevindedir.

Yapmadığı tüm iyiliklere pişman olmuştu Mehmet.

Cümledeki altı çizili yer olan "yapmadığı tüm iyiliklere" söz grubu yan cümleciktir. Bunun yan cümlecik olmasını sağlayan da "-dık" sıfat-fiil ekidir. Yan cümlecik, cümlede "dolaylı tümleç" görevindedir.

Kaybedenler yalnızca vazgeçenlerdir.

Cümlede yan cümlecik olan yer "kaybedenler" sözüdür. Sözcük, sıfat-fiil eki almıştır. Yükleme sorulan sorudan yan cümleciğin "özne" görevinde olduğu anlaşılır.

Abdal ata binince bey oldum sanır.

Cümlede yan cümlecik altı çizili yer olan "Abdal ata binince" söz grubudur. Bunun yan cümlecik olmasını sağlayan da "-ince" zarf-fiil ekidir. Yan cümlecik cümlede "zarf tümleci" görevindedir.

Kardeşinin eve gelişini dört gözle bekliyordu.

Cümlede altı çizili yer cümlede "yan cümlecik" oluşturan söz grubudur. Bunun yan cümlecik olmasını sağlayan da "-iş" isim-fiil ekidir. Yan cümlecik, cümlede "belirtili nesne" görevindedir.

Yazmak, Mustafa için en önemli uğraştı.

Cümlede yer alan altı çizili sözcük yan cümleciktir. Sözcüğün yan cümlecik olmasını sağlayan da "-mak" isim fiil ekidir. Yan cümlecik cümlede "belirtisiz nesne" görevindedir.

Örnekler

Koyu yazılmış yerler yan cümlecik diğer yerler temel cümleciktir.

Araba devrilince yol gösteren çok olur. (yan cümlecik: zarf tümleci)

Arı, bal alacak çiçeği bilir. (yan cümlecik: belirtili nesne)

Ateş düştüğü yeri yakar. (yan cümlecik: belirtili nesne)

Ateş olmayan yerden duman çıkmaz. (yan cümlecik: dolaylı tümleç)

Başa gelen çekilir. (yan cümlecik: özne)

Baş başa vermeyince taş yerinden kalkmaz. (yan cümlecik: zarf tümleci)

Bin ölçüp bir biçmeliyiz. (yan cümlecik: zarf tümleci)

Bir adamın adı çıkacağına canı çıksın. (yan cümlecik: zarf tümleci)

Bir elin verdiğini öbür elin görmesin. (yan cümlecik: belirtili nesne)

Bülbülün çektiği dil belâsıdır. (yan cümlecik: özne)

Canı yanan eşek attan yürük olur. (yan cümlecik: özne)

Cefa çekmeyen sefanın kadrini bilmez. (yan cümlecik: özne)

Çocuk doğmadan kaftan biçilmez. (yan cümlecik: zarf tümleci)

Çok bilen çok yanılır. (yan cümlecik: özne)

Çok havlayan köpek ısırmaz. (yan cümlecik: özne)

Denize düşen yılana sarılır. (yan cümlecik: özne)

Derdini söylemeyen derman bulamaz. (yan cümlecik: özne)

Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur. (yan cümlecik: özne)

Doğmadık çocuğa don biçilmez. (yan cümlecik: dolaylı tümleç)

Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar. (yan cümlecik: belirtili nesne)

Dostun attığı taş baş yarmaz. (yan cümlecik: özne)

Eceli gelen köpek cami duvarına işer. (yan cümlecik: özne)

Eğilen baş kesilmez. (yan cümlecik: özne)

El atına binen tez iner. (yan cümlecik: özne)

Emek olmadan yemek olmaz. (yan cümlecik: zarf tümleci)

Esirgenen göze çöp batar. (yan cümlecik: dolaylı tümleç)

Görünen köy kılavuz istemez. (yan cümlecik: özne)

Gülü seven dikenine katlanır. (yan cümlecik: özne)

Gün doğmadan neler doğar. (yan cümlecik: zarf tümleci)

Güneş girmeyen eve doktor girer. (yan cümlecik: dolaylı tümleç)

Göle su gelinceye kadar kurbağanın gözü patlar. (yan cümlecik: zarf tümleci)

Hamama giren terler. (yan cümlecik: özne)

Isıracak it dişini göstermez. (yan cümlecik: özne)

İp inceldiği yerden kopar. (yan cümlecik: dolaylı tümleç)

İşleyen demir ışıldar. (yan cümlecik: özne)

Kaçan balık büyük olur. (yan cümlecik: özne)

Kaynayan kazan kapak tutmaz. (yan cümlecik: özne)

Kaz gelen yerden tavuk esirgenmez. (yan cümlecik: dolaylı tümleç)

Kedi uzanamadığı ciğere pis der. (yan cümlecik: dolaylı tümleç)

Kızını dövmeyen dizini döver. (yan cümlecik: özne)

Körle yatan şaşı kalkar. (yan cümlecik: özne)

Kul azmayınca Hak yazmaz. (yan cümlecik: zarf tümleci)

Kurt kocayınca köpeklere maskara olur. (yan cümlecik: zarf tümleci)

Minareyi çalan kılıfını hazırlar. (yan cümlecik: özne)

Okumak duyguların en asilidir. (yan cümlecik: belirtisiz nesne)

Öfkeyle kalkan zararla oturur. (yan cümlecik: özne)

Öpülecek el ısırılmaz. (yan cümlecik: özne)

Parayı veren düdüğü çalar. (yan cümlecik: özne)

Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir. (yan cümlecik: özne)

Sabreden derviş, muradına ermiş. (yan cümlecik: özne)

Sakınılan göze çöp batar. (yan cümlecik: dolaylı tümleç)

Serçeden korkan darı ekmez. (yan cümlecik: özne)

Sona kalan dona kalır. (yan cümlecik: özne)

Sokaktaki yürüyüşüne herkes hayran kalır. (yan cümlecik: dolaylı tümleç)

Tekkeyi bekleyen çorbayı içer. (yan cümlecik: özne)

Ummadığın taş baş yarar. (yan cümlecik: özne)

Yuvarlanan taş yosun tutmaz. (yan cümlecik: özne)

Yuvayı yapan dişi kuştur. (yan cümlecik: özne)

Not: Bir cümlede ne kadar fiilimsi varsa o kadar yan cümle var demektir.


Örnek

Ağlayarak yürürken düşüp bacağını kırmış.

Yukarıdaki cümlede üç tane yan cümlecik vardır. "ağlayarak" zarf-fiili, "yürürken" zarf-fiili ve "düşüp" zarf-fiili yan cümlecik oluşturmuşlardır.

Gelengideni görmeden koşa koşa gitti.
Cümlede dört tane yan cümlecik yer almaktadır. Cümlede "gelen" sıfat-fiili, "giden" sıfat-fiili, "görmeden" zarf fiili ve "koşa koşa" zarf fiili yan cümlecik oluşturmuşlardır.
Gezmekçalışanın en doğal hakkıdır.

Cümlede iki tane yan cümlecik vardır. "gezmek" isim-fiili ile "çalışan" sıfat-fiilleri yan cümlecik oluşturmuşlardır.

b) Şartı Birleşik Cümle

Yan cümleciğin yüklemi temel cümleye şart anlamı katarak bağlanmışsa o cümle şartlı birleşik cümle olur. Yan cümlecik "-se, -sa" şart kipi ekiyle temel cümleye bağlanır. Ana cümleyi genellikle zaman, şart, benzetme ve sebep açılarından tamamlar. Cümlelerde zarf tümleci görevinde yer alır.

Açıklamalı Örnekler

Çanağa ne doğrarsan kaşığına o çıkar.

Yukarıdaki cümle şartlı birleşik cümledir. Altı çizili yer olan "çanağa ne doğrarsan" sözü yan cümleciği oluşturur. "-se, -sa" şart kipi eki cümleyi şartlı birleşik cümle yapmıştır. "kaşığına o çıkar" söz grubu da temel cümlenin olduğu yerdir.

Güzelce çalışırsan kazanırsın sınavı.

Yukarıdaki cümlede altı çizili yer yan cümleciği oluşturur. Yan cümlecik temel cümleciğe şart kipi ekiyle bağlanmıştır. Cümle böylelikle şartlı birleşik cümle olmuştur.

Baban akşam eve gelirse onun ziyaretine geleceğiz.

Cümlede altı çizili olan yer yan cümleciğin olduğu kısımdır. Şart kipi eki yan cümleyi temel cümleye bağlamıştır. "Onun ziyaretine gideceğiz." ifadesi de temel cümleciğin olduğu yerdir.

Cihanın yurdu hep çiğnense çiğnenmez senin yurdun.

Yukarıdaki cümlede altı çizili yer olan "cihanın yurdu hep çiğnense" kısmı yan cümleciğin olduğu yerdir. Yan cümleciği temel cümleye şart kipi eki olan "-se" eki bağlamıştır. "Çiğnenmez senin yurdun." kısmı da temel cümleciğin olduğu yerdir. Cümle böylelikle şartlı birleşik cümleler içerisinde yer alır.

Örnekler

Çok güvenirseniz aldatılırsınız.

Bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur.

Kızı gönlüne bırakırsan ya davulcuya varır, ya zurnacıya.

Alışkanlıklar bırakılmazlarsa zamanla ihtiyaç haline gelirler.

İyiliğe gücün yetmezse kötülük etme.

Aklımızdaki insan yanımızda olsa hepimiz mutlu olurduk.

Bir insana gereğinden çok değer verirsen o insanı kaybedersin!

Derslerine düzenli çalışırsan sınavlarda iyi puan alırsın.

Artık demir almak günü gelmişse zamandan

Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

Uyarı: Devrik cümleler hariç şartlı birleşik cümlelerde yan cümlecik genellikle temel cümlecikten önce gelir.

Örnek

Gözlerimde ne zaman yaş akarsa bil ki hasretin tütüyor.
Yan cümlecik

Kitapların yarın gelirse size derhal haber veririm.
Yan cümlecik


c) İç içe Birleşik Cümle

Başkasına ait sözlerin değiştirilmeden bir başkasına aktarıldığı cümlelere denir. İç içe birleşik cümleler, bir cümle ile onun içerisinde yer alan bir başka cümleden oluşur. Bu cümle aynı zamanda diğer cümlenin bir öğesini oluşturur. İç içe birleşik cümle ancak tek başına kullanılırsa yüklemi olan bir cümle olur. İç içe birleşik cümleler, tırnak içerisinde de sonuna nokta işareti konarak da belirtilebilir.


Açıklamalı Örnekler

Ben seni anlıyorum, dedi.

Cümlenin öğelerini bularak konuyu öğrenmiş olacağız. Şöyle ki "anlıyorum" ve "dedi" sözcükleri öğeler bulunmadan iki çekimli yüklem gibi görünmektedir. Oysa kesinlikle birleşik cümlelerde iki yüklem olmaz. İki yüklem varsa sıralı cümlelere bakmak gerekir. Yukarıdaki cümlede altı çizili olan yer yan cümleciktir ve temel cümlenin belirtisiz nesnesi durumundadır. Temel cümleciğin yüklemine "Ne?" sorusu sorularak bulunur.  

Öğretmen: "Çok ders çalışırsanız hedeflerinize ulaşırsınız." dedi.

Cümlede yer alan altı çizili kısım yan cümleciktir. Yükleme "Ne?" sorusu sorularak temel cümleciğin yan cümleciği bulunur. Bu cümlede yan cümlecik "belirtisiz nesne" görevindedir.


Abdullah: "Seni her zaman yanımda görmek istiyorum." dedi.

Cümlede altı çizili olan yer yan cümleciktir. Cümlenin öğeleri şu şekildedir: özne+ belirtisiz nesne+ yüklem. Öyleyse yan cümlecik "belirtisiz nesne" görevindedir.

Mustafa, hayatın en büyük gayesi çalışmaktır, diyordu.

Cümledeki altı çizili yer yan cümleciktir. Cümlenin öğeleri şu şekildedir: özne+ belirtisiz nesne+ yüklem. Yan cümlecik "belirtisiz nesne" görevindedir.

Örnekler

Daha yeni bu konuyu konuştuk, dedi bize orada.
yan cümlecik                            

Kartal Anadolu Lisesini bitireceğim, diyor.
yan cümlecik                           

Mücadeleyi önce kendi içimizde kazanmalıyız, diyordu.
yan cümlecik                                        

Tarih öğretmenimiz ısrarla, derse yeteri kadar çalışmıyorsunuzdiyordu.
yan cümlecik                                                                  

Atalarımız, ev alma, komşu al, demişler.
                   yan cümlecik                                                                  

Müdür, sizin iyiliğiniz de buradan geçer, diyordu.
                        yan cümlecik                                                                  

O, artık benim için bir ölüdür, demiş.
yan cümlecik                                                                   

Ben seni takmıyorum, diyorsun. 
yan cümlecik                                                                  

Gascoigne, kɑbul edilen bir yanlışlık, kazanılmış bir zaferdir, diyor.
                               yan cümlecik                                                                   

Not: İç içe birleşik cümlelerdeki yan cümlecik temel cümlenin bir öğesi durumundadır ki bu da "belirtisiz nesne"dir.

Örnek

Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir, demiş birisi.

Cümledeki altı çizili yer yan cümleciktir. Cümlede "belirtisiz nesne" görevindedir. Yükleme "Ne?" sorusu sorularak cevap bulunur. "demiş birisi" kısmı da asıl cümledir. "demiş", yüklem, "birisi" de özne görevindedir.

Özdemir Asaf, yalnızlık paylaşılmaz paylaşılsaydı yalnızlık olmazdı, diyor.

Cümlede yan cümlecik altı çizili olan bölümdür. Temel cümleye bağlanırken "belirtisiz nesne" olarak bağlanmış. Temel cümlenin yüklemine "Ne?" sorusu sorularak sorunun cevabına ulaşılır.

Nereye gidersen git şunu unutma, herkes gün olur evine döner, derdi, Kurtiz.

Cümlede altı çizili yer yan cümleciğin olduğu yerdir. Temel cümleciğin yüklemine "Ne?" sorusu sorularak yan cümlecik bulunur. Bu sorunun cevabı da "belirtisiz nesne"dir. 


Not: İç içe birleşik cümleler ile sıralı cümleleri birbiriyle karıştırmamalıyız. Temel ölçüt cümlenin öğelerinde yatar. Sıralı cümlelerde mutlaka iki yüklem vardır ama iç içe birleşik cümlelerde tek yüklem vardır. İç içe birleşik cümlelerde yüklem gibi görünen kısım cümlenin "belirtisiz nesne"sini oluşturur.

Örnek

Ali geldi, gitti.

Yukarıdaki cümlenin öğeleri "özne+yüklem" ve yine "yüklem" şeklindedir. Yani cümlede iki yüklem yer almaktadır. Ortak olan da öznedir. Öyleyse burada iki yüklem yer aldığı için bu cümle iç içe birleşik cümle değil sıralı cümledir.

Siz çok iyi anlıyorum, diyordu.

Yukarıdaki cümlenin öğeleri "gizli özne+belirtisiz nesne+yüklem" şeklindedir. "Anlıyorum" sözcüğü ilk bakışta çekimli bir fiil (yüklem) gibi durmaktadır. Bu, bizi kesinlikle yanıltmamalıdır. Cümlenin öğelerini bulmadan da bunu anlayamayız. Öyleyse bu cümle bir iç içe birleşik cümledir.


d) İlgi Cümlesi (Ki'li Birleşik Cümle)

"ki" bağlacıyla birbirine bağlanan cümlelere denir. Farsçadan Türkçeye geçen bir bağlama edatıdır. Çekimli fiillerden sonra gelir. Yan cümlecik "ki" bağlacı vasıtasıyla temel cümleciğe bağlanır. "ki" bağlacı özne, nesne gibi öğeleri temel cümleye bağlar. Temel cümle genellikle "ki" bağlacından  önceki yerdir.

Örnek

Ara sıra isyana yönelecek olsan bile hatırla ki evreni yargılamak imkânsızdır.

Çalış ki başarasın.

Bana içini aç ki yüzünden gülücükler uçsun.

Şiir, insanın ruhuna tercüman olmalı ki okuduğumuzda rahatlayalım.

Emanete sahip çık ki münafık olmayasın.

Görmeye çalış ki tüm pisliğine ve kalleşliğine rağmen dünya yine de güzeldir.

Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi.

Duydum ki unutmuşsun gözlerimin rengini.

Unutma ki ağzında bal olan arının kuyruğunda iğnesi vardır.

Unutma ki şairleri haykırmayan bir millet, sevenleri toprak olmuş öksüz çocuk gibidir.

O kadar orijinal bir acı bıraktın ki geride, senden sonra hiçbir aşk yakışmadı gönlüme.

Ol mahiler ki derya içredir, deryayı bilmezler.

Öyle bir ömür geçir ki herkes ağlasın sen öldüğünde.

Bazı idealler o kadar değerlidir ki o yolda mağlup olman bile zafer sayılır. 

Dürüst ol ki kazancın daim olsun.


Uyarı: "Ki" bağlacı cümlenin farklı öğelerini temel cümleye bağlar. "ki" bağlacı Türkçe bir bağlaç olmadığı için öğeleri bulurken önce söz dizimini Türkçeye uygun bir şekle getirmeliyiz.

Örnek

Duydum ki unutmuşsun gözlerimin rengini.


Yukarıdaki cümle Türkçenin söz dizimine çevrildiğinde "Gözlerimin rengini unuttuğunu duydum." şekline dönüşür. "Duydum" temel cümle; "gözlerimin rengini unuttuğunu" kısmı da belirtili nesne olup yan cümleciktir.

Çalışmalı ki sınavda istediği puanı alsın.


Cümle, Türkçe söz dizimine uygun bir hale getirildiğinde "Sınavda istediği puanı alabilmesi için çalışması gerekir." şeklini alır.  "Sınavda istediği puanı alabilmesi için" kısmı yan cümleciktir. Yan cümlecik, temel cümleye zarf tümleci ile bağlanmıştır.


Ağlarım ki hazan ağlamasın baharımda.


Cümle, Türkçe söz dizimine uygun bir şekle getirildiğinde "Hazanın baharımda ağlamaması için ağlıyorum." şeklinde olur. "Hazanın baharımda ağlamaması için" söz grubu yan cümleciktir. ve cümlenin zarf tümlecini oluşturur.


3) Sıralı Cümleler

Aralarında noktalı virgül, virgül veya bağlaç bulunan bağımsız cümlelerden meydana gelen cümlelere denir. Sıralı cümleler, art arda sıralanmış cümlelerdir. Yargısı tamamlanmış en az iki cümle vardır. Kısacası cümlenin öğeleri bulunurken sıralı cümlelerin en az iki yüklemi vardır. Sıralı cümleler, Cümle+cümle şeklindedirler. 

Örnek

Bahar geldi, kuşlar göç etmeye başladı.
Birinci cümle             İkinci cümle

Cümlelerde iki yüklem dolayısıyla iki cümle söz konusudur. Birinci cümle "Bahar geldi."; ikincisi ise "Kuşlar göç etmeye başladı." cümlesidir. 

Sıralı cümleler ikiye ayrılır:

a) Bağımsız Sıralı Cümle


Özneleri, tümleçleri, yüklemleri farklı olan yani öğe ortaklığı bulunmayan cümlelerdir. Cümleler arasında anlam ilgisi olmasına karşın hiçbir öğesi ortak olmayan cümlelere bağımsız sıralı cümle denir.

Örnek

Ali okula gitti, okulda kimse yoktu.
Ö.  D.T.   Y.      D.T       Ö.      Y.

Aç at yol almaz, aç it av almaz.
Ö.         Y.           Ö.     Y.

Alet işler, el övünür.
Ö.     Y.    Ö.   Y.

Yukarıdaki üç sıralı cümlede de hiçbir öğe ortak değildir. Her üçünde de ikişer cümle bulunmaktadır. Cümleler arasında anlamsal bir bağ olduğu için cümleler sıralı cümledir. Hiçbir öğe de ortak olmadığından bağımsız sıralı cümledirler. 

Aşağıdaki cümleler, öğe ortaklığı olmayan, sadece cümleler arasında anlam ilişkisi olduğu için bağımsız sıralı cümlelerdir.

Örnek

Arkanı güneşe çevirme, gölgen önüne düşer.

Aslɑ vazgeçmeyin, kaybedenler yɑlnızcɑ vazgeçenlerdir.

Çamların kozalakları düşüyor, kış yavaş yavaş geliyor.

Çirkefe taş atma, üstüne sıçrar.

Horoz ölür, gözü çöplükte kalır.

Sakla samanı, gelir zamanı.

Hava çok sıcaktı, herkes gölgeye sığınmıştı.

Bu yıl bahar erken geldi, çiçekler hemen açtı.

Mustafa beni sinemaya götürdü, orada gönlümce eğlendim.

Hava çok soğuktu, her taraf buz olmuştu. 

Danışan dağı aşmış, danışmayan yolu şaşmış.

Gülme komşuna, gelir başına.

İt ürür, kervan yürür.

Kel ölür sırma saçlı olur, kör ölür badem gözlü olur.

Sabır acıdır, meyvesi tatlıdır.

Su uyur, düşman uyumaz.

Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış.

Yaza çıkardık danayı, beğenmez oldu anayı.

Yazın gölge hoş, kışın çuval boş. (tur)

b) Bağımlı Sıralı Cümle


Öğelerinden en az birinin ortak olduğu cümlelerdir. Bağımlı sıralı cümlelerde özne, yüklem, tümleç ve nesnelerden biri veya birkaçı ortaktır.

Açıklamalı Örnekler

Acıkan doymam, susayan kanmam sanır.

Yukarıdaki cümlelerde yüklem ortak kullanılmıştır. "Sanır" çekimli fiili her iki cümlenin de ortak yüklemidir. Cümlede hem öğe hem de anlam ortaklığı söz konusudur. Bu sıralı cümleyi iki ayrı cümle olarak değerlendiğimizde:

Acıkan doymam sanır. 

Susayan kanmam sanır.

Ayağını sıcak, başını serin tut.

Yukarıdaki cümlede hem özne hem de yüklem ortak kullanılmıştır. "Sen" gizli öznedir. Yine "tut" yüklemi ortak kullanılmıştır. Cümlede hem öğe hem de anlam ortaklığı söz konusudur. Sıralı cümleyi tam olarak yazdığımızda iki ayrı cümle ortaya çıkar:

Sen ayağını sıcak tut.

Sen başını serin tut.

Çok yeme, sıcak yeme, çiğ yeme.

Yukarıdaki cümlede özne ortak kullanılmıştır. Cümlede hem öğe ortaklığı hem de anlam ortaklığı söz konusudur. Yukarıdaki sıralı cümleden üç cümle çıkar. "Sen" gizli öznesi ortaktır. Sıralı cümleyi tam olarak yazdığımızda:

Sen çok yeme.

Sen sıcak yeme.

Sen çiğ yeme.

Her zaman derslerine zamanında çalışır, başarılı olur.

Cümle, bağımlı sıralı bir cümledir. Cümlede gizli özne (o) ile zarf tümleci ortaktır. Cümlede hem öğe ortaklığı hem de anlam ortaklığı söz konusudur. Bağımlı sıralı cümleyi tam olarak yazdığımızda:

O, her zaman derslerine zamanında çalışır.

O, her zaman başarılı olur.

Mustafa okulda derse girdi, dersi dinledi.

Cümle, bağımlı sıralı bir cümledir. Bağımlı sıralı cümlenin öznesi olan "Mustafa" ismi ortak kullanılmıştır. Yine "okulda" dolaylı tümleç görevindedir ve ortak kullanılmıştır. Cümlede hem öğe ortaklığı hem de anlam ortaklığı söz konusudur. Cümleleri tam olarak yazdığımızda:

Mustafa okulda derse girdi.

Mustafa okulda dersi dinledi.

Örnekler

O, eve; Esra okula gitti. (Yüklem ortaktır.)

Hasan evini boyadı, temizledi. (Özne ve nesne ortaktır.)

Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır. (Özne ortaktır.)

Bıçağı eline aldı, sonra cebine koydu. (Özne ve belirtili nesne ortaktır.)

İlk kez İstanbul'a gittim, hayran kaldım. (Özne ve dolaylı tümleç ortaktır.)

Kaymakam çalışkan öğretmenlere belge verdi, teşekkür etti. (Özne ve dolaylı tümleç ortaktır.)


4. Bağlı Cümle

Aralarında çeşitli anlam ilgileri bulunan cümlelerin bağlaçlarla birbirine bağlanmasına denir. Sıralı cümlelerden en önemli farkı yüklemlerin birbirine bağlaçlarla bağlı olmasıdır. Bağlı cümlelerde en çok kullanılan bağlaçlar ise: ama, yalnız, ve, veya, fakat, ne… ne, hem… hem vb. bağlaçlardır. Bağlaçlar, cümlenin diğer öğelerini değil de yüklemleri birbirine bağlarsa bağlı cümle olur. Birçok kaynak bağlı cümleyi sıralı cümleler içerisinde değerlendirmektedir.

Örnek

Ders çalışmadı da sınıfta kaldı.

Ya bu deveyi güdersin ya bu diyardan gidersin.

Ben onu çok seviyordum ama o bunun farkında değildi.

Kitabını aldı ve kütüphaneye doğru ilerlemeye başladı.

Ne ağlar kimse bana ne çalar kimse kapımı.

Ayrıca bakınız

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder