Yoğunluk

YOĞUNLUK

Anlatımda az sözle çok şey anlatabilmektir. Kısacası duygu ve düşünce zenginliğidir. Yoğunluk içeren cümleler derin bir anlam taşır. Yazının gerek duygu gerekse düşünce açısından zenginlik içermesidir. Bir anlatımda yoğunluk varsa yüzeysellik olmaz. Yani düşüncenin arkasında birden fazla düşünce yer alır. "Anlatımda derinlik" olarak da adlandırılır. Atasözleri ile bazı deyim ve özdeyişler yoğun anlatıma en güzel örnekleri oluşturur. Kısacası bir ifadede birden fazla yorum çıkarılabiliyorsa orada yoğunluk var demektir.

Yoğunluk ile İlgili Açıklamalı Örnek Cümleler 

Örnek 1

Tomurcuk derdinde olmayan ağaç, odundur. (Necip Fazıl Kısakürek)

Anlatımdaki yoğunluk, cümlede iki sözcükle sağlanmıştır. Birincisi "ağaç", ikincisi ise "odun" sözcüğüdür. Ağaç; canlılık ve üretkenliği; "odun" kuruluğu, üretkensizliği simgeler. Necip Fazıl, bu cümle ile ey insan sen istersen rengarek çiçekler açarsın, insanlara faydalı şeylerle uğraşırsın, der. Eğer böyle bir sevdan yoksa bir kalastan farkın olmadığından çok yönlülüğünü kaybedersin. Bu da anlatımda yoğunluk anlamına gelmektedir.

Örnek 2


Kar taneleri ne güzel anlatıyor, birbirlerine zarar vermeden de yol almanın mümkün olduğunu.

Cümlede "kar taneleri" söz öbeği etrafında bir anlam yoğunluğu söz konusudur. "Kar taneleri" ile nezaketli ve anlayışlı olmak kastedilmektedir. Milyonlarca kar tanesi yere düşmeyene kadar biri diğerine değmeden yol alır. Bu cümlede de insanların da hoşgörü sahibi olmaları gerektiği düşüncesine atıf yapılmıştır. Yani cümlede anlatımın niteliklerinden yoğunluk ön plana çıkmıştır.

Örnek 3

İstediği yere konamayan bir kuş havada esirdir. (Yüksel Yılmaz)

Cümlede "esaret" ve "kuş" kelimeleri etrafında anlatımda yoğunluk sağlanmıştır. "Kuş"; özgürlüğü simgeler. İstiare yoluyla insan bir kuşa benzetilmiş, insanın özgürlüğü ön plana çıkarılmıştır. 

Örnek 4

Derdi dünya olanın, dünya kadar derdi vardır. (Yunus Emre)

Cümlede yoğun bir anlatım söz konusudur. "Dünya" sözcüğü ile yoğunluk sağlanmıştır. Dünyanın geçici bir mekân olduğu insanın asli vatanının başka bir yer olduğu söylenmek istenmektedir. Madem insan fanidir öyleyse kişi bütün enerji ve zamanını bu dünyaya harcamamalı; diğer dünyaya da hazırlanmalı, düşüncesi cümlede ön plana çıkarılmıştır.  Bu da anlatımda yoğunluk demektir.

Örnek 5

Bazen bir kelebeğin ömrü kadardır hayat ne kırmaya gelir ne de kırılmaya.

Cümledeki yoğunluk "kelebek" sözü ile sağlanmıştır. Peki neden kelebek? Kelebek; vücutları ince pullarla bezenmiş, bacakları çok zayıf ömrü de çok kısa olan bir böcektir. Hayatın da gelip geçici olduğu, insanın ne zaman, nerede hayata veda edeceği bilinmediğinden kimseyi kırmaması gerektiği anlatılmaktadır. Dolayısıyla anlatımda yoğunluk ön plana çıkmıştır.

Aşağıdaki cümleleri anlatımda yoğunluk ilkesi çerçevesinde değerlendiriniz.

Az şeye sahip olmanın köleliği de az olur, yaşasın asil yoksulluğum!

Gerçek dostlar yıldızlara benzer, karanlık çökünce ilk onlar görünür!

Yumuşak huylu isem kim demiş uysal koyunum; kesilir belki ama çekmeye gelmez boynum. (Mehmet Akif Ersoy)

1 yorum: