Ünsüz Türemesi (İkizleşme)

ÜNSÜZ TÜREMESİ (İKİZLEŞME)
       
Kimi tek heceli sözcükler ünlü ile başlayan bir ek aldıklarında genellikle de "olmak", "etmek" veya "eylemek" yardımcı eylemiyle birleşik eylem oluşturduklarında ya da bu sözcüklere ünlü bir ek getirildiğinde ilgili sözcüklerde ünsüz türemesi görülür. 

Ünsüz türemesine sebep olan sözcükler genellikle Arapça sözcüklerdir. Aslında ünsüz türemesi (ikizleşme) sözcüğün bir nevi aslına dönüşüdür. Sözcüğün aslı, ilk şekli türemenin olduğu şekildedir. Bu sözcükler Arapçadan Türkçeye girerken bir ünsüzünü yitirip Türkçede kelime kökeninde iki ünsüzün yan yana bulunamayacağı kuralına uymuştur. Ünsüz türemesinde hece sayısı değişmez. Arapça kökenli olan bu sözcükler Arapçadaki "şedde" kavramı yani bir ünsüzün iki kez okunması gerektiğini gösteren ve ilgili harfin üstüne konulan işaret kavramıyla ilgili olanlardır.

Ünsüz Türemesi ile İlgili Açıklamalı Örnek Sözcükler

Örnek 1

Hak+ımız= hakkımız

Bu sözcük Arapçadan dilimize geçmiştir. Sözcüğün aslı "hakk"tır. Sözcük Türkiye Türkçesine bir ünsüzünü kaybedip "hak" şeklinde geçmiştir. Sözcük; "olmak", "etmek" veya "eylemek" yardımcı eylemleri ile kullanıldığında tekrar çift ünsüze dönüşür. Dolayısıyla sözcükte ünsüz türemesi (ikizleşme) vardır.

Örnek 2

Şık+ı= şıkkı

Arapçadan dilimize geçen bir sözcüktür. Sözcüğün aslı "şıkk"tır. Bu kelime dilimize geçerken bir ünsüzünü yitirmiştir. Yani biz bu sözcüğü Türkçenin kurallarına uydurarak almışız. "Olmak", "etmek" veya "eylemek" yardımcı eylemi "şık" sözcüğüyle birlikte kullanıldığında sözcük eski şekline dönmektedir. Bu da ünsüz türemesi anlamına gelmektedir.

Örnek 3

Rab+i= Rabbi


Arapçadan Türkçeye geçen bir sözcüktür. Sözcüğün aslı "Rabb"dır. Sözcük dilimize geçerken bir ünsüzünü yitirmiştir. "Rab" sözcüğü "olmak", "etmek" veya "eylemek" yardımcı eylemleri ile kullanıldığında sözcüğün sonundaki ünsüz çift ünsüze dönüşür. Bu da ünsüz türemesi (ikizleşme) anlamına gelmektedir. 

Örnek 4

Zam+ı= zammı

Arapçadan dilimize geçen bir sözcüktür. Sözcüğün aslı "zamm" dır. Sözcük dilimize geçerken bir ünsüzünü yitirmiştir. "Zam" olarak dilimize geçmiştir. Bu sözcük "olmak", "etmek" veya "eylemek" yardımcı eylemleriyle birlikte kullanıldığında sözcüğün sonundaki ünsüz çift ünsüze dönüşür. Bu da ünsüz türemesi (ikizleşme) demektir.

Örnek 5

Af+etmek= affetmek


Arapçadan dilimize geçmiş bir sözcüktür. Sözcüğün aslı "afv" şeklindedir. "Afv" sözcüğü; "olmak", "etmek" veya "eylemek" yardımcı eylemleriyle birlikte kullanıldığında sözcüğün sonundaki ünsüz (v) değişip "f" sesine dönüşür. Yani sözcükte hem ses değişikliği hem de sözcüğün kökeninde çift ünsüz olur. Bu da ünsüz türemesi (ikizleşme) anlamına gelmektedir. 

Örnek 6

His+etmek= hissetmek


Arapçadan dilimize geçmiş bir sözcüktür. Sözcüğün aslı "hiss"tir. "His" sözcüğü; "olmak", "etmek" veya "eylemek" yardımcı eylemleriyle birlikte kullanıldığında sözcüğün sonundaki ünsüz, çift ünsüze dönüşür. Bu da ünsüz türemesi demektir.

Örnek 7

Zem+etmek= zemmetmek


Arapçadan dilimize geçmiş bir sözcüktür. Sözcük; "ayıplayan, kınanmış" anlamlarına gelir. Sözcüğün aslı "zemm"dir. Bu sözcük "olmak", "etmek" veya "eylemek" yardımcı eylemleriyle birlikte kullanıldığında sözcüğün sonundaki ünsüz çift ünsüze dönüşür. Bu da ünsüz türemesi (ikizleşme) demektir.

Örnek 8 

Sır+ını= sırrını


Arapçadan dilimize geçmiş bir sözcüktür. Sözcüğün aslı "sırr"dır. "Sır" sözcüğü "olmak", "etmek" veya "eylemek" yardımcı eylemleriyle birlikte kullanıldığında sözcüğün sonundaki ünsüz çift ünsüze dönüşür. Bu da ünsüz türemesi demektir.

Örnek 9

Zan+etmek= zannetmek


Arapçadan dilimize geçmiş bir sözcüktür. Sözcüğün ilk şekli, aslı "zann" şeklindedir. Bu sözcük "olmak", "etmek" veya "eylemek" yardımcı eylemleriyle birlikte kullanıldığında sözcüğün sonundaki ünsüz çift ünsüze dönüşür. Bu da ünsüz türemesi (ikizleşme) demektir. 

Örnek 10

Şer+i= şerri


Arapçadan dilimize geçmiş bir sözcüktür. Sözcüğün aslı "şerr" şeklindedir. Arapçadaki "şedde" kavramıyla ilgili bir durumdur. Bu sözcük "olmak", "etmek" veya "eylemek" yardımcı eylemleriyle birlikte kullanıldığında sözcüğün sonundaki ünsüz çift ünsüze dönüşür. Bu da ünsüz türemesi (ikizleşme) anlamına gelmektedir. 

Ünsüz türemesi ile ilgili Örnekler

Hal+olmak= hallolmak

Ret+etmek= reddetmek

Tıb+i= tıbbi

Had+ini= haddini

Ced+i= ceddi

Ünsüz Türemesi ile İlgili Açıklamalı Örnek Cümleler

Affetmek sadece Allah'a mahsus olan bir şeydir.
Herkes haddini bilirse dünya yaşanır bir duruma gelir.
Bu yıl çok iyi bir başarı elde edeceğimizi zannediyorum.
Zamanında hallolmayan bir iş birçok sıkıntı ortaya çıkarabilir.
Hiçbir tıbbi gerekçe öne sürmeden adamın hayatına son verdiler.
Evladından yokluğunda neler hissettiğini anlatmasını istiyordu.

Not: İki ünsüzün yan yana geldiği her sözcükte ünsüz türemesi söz konusu değildir. Sözcüğün kökeninde olmayan türemeler ünsüz türemesine örnek oluşturmaz. Kök+ek şeklinde olan sözcükler ünsüz türemesi sayılmaz.

Örnek 1

Sessiz

Sözcüğün aslı "ses"tir. "-siz" isimden isim yapım ekidir. Ünsüz türemesi kelime kökenindeki çift sesle alakalı bir durum olduğundan bu sözcükte ünsüz türemesi söz konusu değildir.

Örnek 2

Özellik

"Özel", sözcüğün köküdür. "-lik" isimden isim yapım ekidir. Sözcük isim+ek şeklinde oluştuğundan sözcükte ünsüz türemesi söz konusu değildir.

Örnek 3

Tembellik

Sözcüğün aslı "tembel"dir. "-lık" ise isimden isim yapım ekidir. Sözcük "isim+ek" şeklinde oluştuğundan sözcükte ünsüz türemesi söz konusu değildir.

Örnek 4

Issız

Sözcük "ıs" kökünden türemiştir. "-sız" isimden isim yapım ekidir. Sözcük "isim+ek" şeklinde oluştuğundan yani türeme sözcüğün kökeninde olmadığından sözcük ünsüz türemesine örnek oluşturmaz.

Örnek 5

Yıllar

"Yıl", sözcüğün kökenidir. "-lar" çoğul ekidir. Sözcük kök+ek şeklinde oluştuğundan yani sözcüğün kökeninde çift ünsüz yer almadığından sözcükte ünsüz türemesi söz konusu değildir.


Aşağıda yer alan sözcükler köklerinde çift ünsüz barındırmadıkları için sözcüklerde ünsüz türemesi yoktur.

Örnek

Madde 
Ciddi
Cadde 
Millet

Ayrıca bakınız

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder