Emredici Anlatım

EMREDİCİ ANLATIM

Emir, yasaklama içeren düşüncelerin aktarıldığı cümlelerin anlatım biçimine emredici anlatım denir. Sözlü veya yazılı olarak bir iş yapmaya veya davranışta bulunmaya zorlayan öneri ve öğüt içeren anlatım biçimidir. Emir cümlelerinin başlıca özellikleri şunlardır:

  • Emir cümleleri, telkin, öneri anlamı taşır.
  • Emir cümlelerinde dil alıcıyı harekete geçirme işlevinde kullanılır.
  • Emredici anlatım bir zorlamayı ifade eder.
  • Açıklayıcı, öğretici ve nasihat tarafı ağır basan bir anlatımdır.
  • Sosyal yaşamla ilgili kanunlar emredici özellikler içerir.
  • Kanun, yönetmelik, yasa, yönerge, genelge ve kılavuz gibi metinler emredici anlatımla oluşturmuşlardır.
  • Emredici anlatımda "sen ve siz" zamirleri çok fazla kullanılır.
  • Siyasi özellikli nutuklar, propaganda amaçlı söylemler, vasiyetname, siyasetname vb. türlerde bu anlatıma başvurulur.
  • Dini kurallar genellikle emir şeklindedir.
  • Emredici anlatımda "yönlendirme, istenileni yaptırma" amaçlanır.
  • Bu anlatımda kip olarak "emir kipleri" kullanılır.
  • Emredici anlatım cümleleri yüklemin türüne göre fiil cümlelerini içerir. Yani yüklemleri fiildir. (vur-, kes-, kır-, at-, çek-, yaz- vb.)
  • Emredici anlatımla birey ve topluma doğrudan hitap etme amaçlandığından bu anlatımda sade bir dil kullanılır.
  • Emredici anlatımda sözcükler genellikle gerçek anlamlarında kullanılır. Mecazlı anlatımdan uzak durulur. Sanatlı, süslü söyleyiş ve söz sanatları yer almaz.
  • Emredici anlatımın kullanıldığı şiirler, didaktik (öğretici) şiirlerdir.
  • İlaç reçeteleri, trafik kuralları, cuma vaazları, veda hutbesi metni, sınav kuralları, bazı eşyaların kullanma kılavuzları vb. durumlarda emredici anlatıma başvurulur.
  • Eleştiri, nutuk, fıkra, mesnevi, fabl türü başta olmak üzere birçok edebi ve öğretici metinde de emredici anlatıma başvurulur.

Emredici Anlatım ile İlgili Örnekler

Örnek 1

Şeyh Edebali'nin Osmanlı Devletinin Kurucusu Osman Gazi'ye Vasiyeti


"Ey Oğul!

Beysin! Bundan sonra öfke bize; uysallık sana... Güceniklik bize; gönül almak sana… Suçlamak bize; katlanmak sana.. Acizlik bize, yanılgı bize; hoş görmek sana… Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana… Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana... Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana… Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana…

Ey Oğul!

Yükün ağır, işin çetin, gücün kıla bağlı, Allah Teala yardımcın olsun. Beyliğini mübarek kılsın. Hak yoluna yararlı etsin. Işığını parıldatsın. Uzaklara iletsin. Sana yükünü taşıyacak güç, ayağını sürçtürmeyecek akıl ve kalp versin. Sen ve arkadaşlarınız kılıçla, bizim gibi dervişler de düşünce, fikir ve dualarla bize va'dedilenin önünü açmalıyız. Tıkanıklığı temizlemeliyiz. 

Ey Oğul!

Güçlü, kuvvetli, akıllı ve kelamlısın. Ama bunları nerede ve nasıl kullanacağını bilmezsen sabah rüzgarlarında savrulur gidersin.. Öfken ve nefsin bir olup aklını mağlup eder. Bunun için daima sabırlı, sebatkar ve iradene sahip olasın!.. Sabır çok önemlidir. Bir bey sabretmesini bilmelidir. Vaktinden önce çiçek açmaz. Ham armut yenmez; yense bile bağrında kalır. Bilgisiz kılıç da tıpkı ham armut gibidir. Milletin, kendi irfanın içinde yaşasın. Ona sırt çevirme. Her zaman duy varlığını. Toplumu yöneten de, diri tutan da bu irfandır. 

İnsanlar vardır, şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler. Dünya, senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir. Bütün fethedilmemiş gizlilikler, bilinmeyenler, ancak senin fazilet ve adaletinle gün ışığına çıkacaktır. Ananı ve atanı say! Bil ki bereket, büyüklerle beraberdir. Bu dünyada inancını kaybedersen, yeşilken çorak olur, çöllere dönersin. Açık sözlü ol! Her sözü üstüne alma! Gördün, söyleme; bildin deme! Sevildiğin yere sık gidip gelme; muhabbet ve itibarın zedelenir... 

Şu üç kişiye; yani cahiller arasındaki alime, zengin iken fakir düşene ve hatırlı iken, itibarını kaybedene acı! Unutma ki, yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir. 

Haklı olduğunda mücadeleden korkma! Bilesin ki atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler. 

En büyük zafer nefsini tanımaktır. Düşman, insanın kendisidir. Dost ise, nefsi tanıyanın kendisidir. Ülke, idare edenin, oğulları ve kardeşleriyle bölüştüğü ortak malı değildir. Ülke sadece idare edene aittir. Ölünce, yerine kim geçerse, ülkenin idaresi onun olur. Vaktiyle yanılan atalarımız, sağlıklarında devletlerini oğulları ve kardeşleri arasında bölüştüler. Bunun içindir ki, yaşayamadılar…  İnsan bir kere oturdu mu, yerinden kolay kolay kalkmaz. Kişi kıpırdamayınca uyuşur. Uyuşunca laflamaya başlar. Laf dedikoduya dönüşür. Dedikodu başlayınca da gayri iflah etmez. Dost, düşman olur; düşman, canavar kesilir!..

Kişinin gücü, günün birinde tükenir, ama bilgi yaşar. Bilginin ışığı, kapalı gözlerden bile içeri sızar, aydınlığa kavuşturur. Hayvan ölür, semeri kalır; insan ölür eseri kalır. Gidenin değil, bırakmayanın ardından ağlamalı... Bırakanın da bıraktığı yerden devam etmeli. Savaşı sevmem. Kan akıtmaktan hoşlanmam. Yine de, bilirim ki, kılıç kalkıp inmelidir. Fakat bu kalkıp-iniş yaşatmak için olmalıdır. Hele kişinin kişiye kılıç indirmesi bir cinayettir. Bey memleketten öte değildir. Bir savaş, yalnızca bey için yapılmaz. Durmaya, dinlenmeye hakkımız yok. Çünkü, zaman yok, süre az!..

Yalnızlık korkanadır. Toprağın ekim zamanını bilen çiftçi, başkasına danışmaz. Yalnız başına kalsa da! Yeter ki, toprağın tavda olduğunu bilebilsin. Sevgi davanın esası olmalıdır. Sevmek ise, sessizliktedir. Bağırarak sevilmez. Görünerek de sevilmez!..

Geçmişini bilmeyen, geleceğini de bilemez. 

Osman! Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın. 
Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın..."

AÇIKLAMAMetinde dil alıcıyı harekete geçirme işlevinde kullanılmıştır. Nasihat, öğüt verici tarafın ağır basması metnin emredici anlatımla oluşturulduğunun göstergesidir. Metinde sürekli olarak II. tekil kişi olan "sen" kişi zamirine bir hitap söz konusudur. Yine cümlelerde fiillerin çokça yer alması ve bunların emir kipiyle çekimlenmeleri metinde başvurulan anlatım tekniğinin emredici anlatım olduğunu gösteren diğer ölçütlerdir. 

Örnek 2

VEDA HUTBESİ

Ey insanlar! Sözümü iyi dinleyiniz! Biliyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım.

İnsanlar! Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl bir mübarek şehir ise, canlarınız, mallarınız, namuslarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecavüzden korunmuştur. 

Ashabım! Muhakkak Rabbinize kavuşacaksınız. Oda sizi yaptıklarınızdan dolayı sorguya çekecektir. Sakin benden sonra eski sapıklıklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyetimi burada bulunanlar bulunmayanlara ulaştırsın. Olabilir ki burada bulunan kimse, bunları daha iyi anlayan birisine ulaştırmış olur. 

Ashabım! Kimin yanında bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki faizin her çeşidi kaldırılmıştır. Allah böyle hükmetmiştir. İlk kaldırdığım faiz de Abdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir. Lakin ana paranız size aittir. Ne zulmediniz nede zulme uğrayınız. 

Ey insanlar! Muhakkak ki şeytan şu toprağınızda kendisine tapınmaktan tamamen ümidini kesmiştir. Fakat siz bunun dışında ufak tefek işlerinizde ona uyarsınız bu da onu memnun edecektir. Dinimizi korumak için bunlardan da sakınınız. 

Ey insanlar! Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları Allah'ın emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Al- lah'ın emri ile helal kıldınız. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, kadınlarında sizin üzerinizde hakkı vardır. Sizin kadınlar üzerindeki hakkınız yatağınızı hiç kimseye çiğnetmemeleri, hoşlanmadığınız kimseleri izniniz olmadıkça evinize almamalarıdır. Eğer gelmesine müsaade etmediğiniz bir kimseyi evinize alırsa Allah size onları yatakların yalnız bırakmanıza ve daha olmazsa hafifçe dövüp sakındırmanıza izin vermiştir. Kadınlarında sizin üzerinizdeki hakları, meşru örf ve âdete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir. 

Ey müminler! Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşır-mazsınız. O emanetler Allah’ın kitabı Kur an-ı Kerim ve Peygamberinin sünnetidir.

Müminler! Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz. Müslüman Müslüman'ın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar kardeştirler. Bir Müslüman kardeşinin kanıda, malı da helal olmaz. Fakat malını gönül hoşluğu ile vermişse o başkadır. 

Ey insanlar! Cenab-ı Hak her hak sahibine hakkını vermiştir. Her insanın mirastan his- sesi ayrılmıştır. Mirasçıya vasiyet etmeye lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuş ise ona aittir. Zina eden kimse için mahrumiyet vardır. Babasından başkasına ait soy iddia eden soysuz yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan köle Allah'ın meleklerinin ve bütün insanların lanetine uğrasın. Cenab-ı Hakk bu gibi insanların ne tevbelerini ne de adalet ve şehadetlerini kabul eder.

Ey insanlar! Rabbiniz birdir. Babanızda birdir. Hepiniz Âdem'in çocuklarısınız. Âdem ise topraktandır. Arab'ın Arap olmayana Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi kırmızı tenlinin siyah üzerine siyahında kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadır. Allah yanında en kıymetli olanınız Ondan en çok korkanınızdır. Azası kesik siyahi bir köle başınıza amir olarak tayin edilse sizi Allah'ın kitabı ile idare ederse onu dinleyiniz ve itaat ediniz. Suçlu kendi suçundan başkası ile suçlanamaz. Baba oğlunun suçu üzerine oğlu da babasının suçu üzerine suçlanamaz. Dikkat ediniz! Şu dört şeyi kesinlikle yapmayacaksınız: Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayacaksınız. Allah'ın haram ve dokunulmaz kıldığı cani haksiz yere öldürmeyeceksiniz. Hırsızlık yapmayacaksınız. İnsanlar "la ilahe illallah" deyinceye kadar onlarla cihat etmek üzere emrolundum. Onlar bunu söyledikleri zaman kanlarını ve mallarını korumuş olurlar. Hesapları ise Allah'a aittir. 

İnsanlar! Yarın beni sizden soracaklar ne diyeceksiniz? Sahabe-i kiram hep birden şöyle dediler; "Allah’ın elçiliğini ifa ettiniz, vazifenizi hakkıyla yerine getirdiniz, bize vasiyet ve nasihatte bulundunuz, diye şahadet ederiz". Bunun üzerine Resul'i Ekrem Efendimiz şahadet parmağını kaldırdı, sonrada cemaatin üzerine çevirip indirdi ve şöyle buyurdu: 

"Şahid ol Yarab! Şahid ol yarab! Şahid ol yarab!"

AÇIKLAMA: Metne bakıldığında dilin alıcıyı harekete geçirme işlevinde kullanıldığını görmekteyiz. Metin; açıklayıcı, öğretici ve nasihat tarafı ağır basan bir anlatımla oluşturulmuştur. Seslenme III. tekil şahsa yöneliktir. Dini kurallar emredici bir anlatımla hazırlanmıştır. Cümlelerin çoğunun yükleminin çekimli fiil olması ve yüklemlerin emir kipiyle çekimlenmeleri metinde emredici anlatım tekniğinin kullanıldığının ipuçlarını içerir.

Örnek 3

YGS SINAV KURALLARI

Kimlik kontrolleri ve salona yerleştirme işlemlerinin zamanında yapılabilmesi için adayların sınavın başlamasından yarım saat önce sınava girecekleri salonun kapısında hazır bulunmaları zorunludur. Adayların oturacakları yerleri saptamak, gerekirse sınav sırasında bir adayın yerini değiştirmek yetkisi salon başkanına aittir. Salona önceden gönderilmiş olan KPDS Salon Aday Yoklama Listesi ile adayların tek tek yoklaması yapılacak ve Salon Başkanı sınavda uyulacak kuralları adaylara hatırlatarak test için kullanılacak cevap kâğıtlarını dağıttıracaktır. Cevap kâğıtlarındaki gerekli yerler adaylarca doldurulduktan sonra, soru kitapçıkları dağıtılarak sınav başlatılacaktır. Soru kitapçıkları dağıtıldıktan sonra gelen adaylar sınava alınmayacaklardır. Cevaplama işlemini erken tamamlamış olsalar bile, adaylar sınavın ilk 90 dakikası ve son 15 dakikası içinde sınav salonundan dışarı çıkarılmayacaktır. Ayrıca sınav süresince adayların tuvalet vb. ihtiyaçlarını gidermek için sınav salonundan çıkmaları kesinlikle yasaktır. Sınav salonundan her ne sebeple olursa olsun dışarı çıkan bir aday tekrar sınav salonuna alınmayacaktır. Adayların sınava; çağrı cihazı, cep telefonu, telsiz, radyo vb. haberleşme araçlarıyla, cep bilgisayarı, saat fonksiyonu dışında fonksiyonu bulunan saat vb. her türlü bilgisayar özelliği bulunan cihazlarla, silah vb. teçhizatla girmeleri ve sınav süresince adayların;

Birbirleriyle konuşmaları, kopya çekmeleri veya çekilmesine yardımcı olmaları,
Salondaki görevlilere soru sormaları,
Birbirlerinden kalem, silgi vb. şeyler alıp vermeleri,
Sınav salonunda sigara, pipo, puro vb. içmeleri,
Sözlük, sözlük görevi yapan yardımcı araçlar kullanmaları,
Başkalarını rahatsız edecek şekilde bir şeyler yiyip içmeleri,
Sınav düzenini bozacak davranışlarda bulunmaları sınav kurallarına aykırıdır. 
Adayların testlere verdikleri cevaplar bilgi işlem yöntemleriyle incelenmektedir. Bu incelemelerden elde edilen bulgular, ÖSYM tarafından değerlendirilecek, ikili veya toplu kopya çekildiği sonucuna varılan salonlarda, kopya eylemine karıştığı belirlenen adayların teste verdikleri cevaplar geçersiz sayılacaktır. Bu nedenle sınav salonunda kopya çekme veya diğer adaylardan yararlanma girişimlerinde bulunulmaması, cevap kâğıtlarının sınav süresince diğer adaylar tarafından görülmeyecek şekilde kullanılmasına dikkat edilmesi gerekir. 

Sınav kurallarına uymak adayın temel görevidir. Kurallara aykırı davranışta bulunan adayların sınava devam etmelerine izin verilmeyecektir. Ancak, sınav görevlileri diğer adayların dikkatini dağıtmamak, zaman kaybetmelerine yol açmamak açısından gerekli görürlerse kural dışı davranışlarda bulunanlara uyarıda bulunmayabilirler. Hangi yol seçilirse seçilsin, bu adayların kimlikleri, kusurları sınav tutanağına açıkça yazılacak ve sınavlarının geçersiz sayılacağı sınav tutanağında belirtilecektir. 

Sınavın bitiminde her adayın kullandığı soru kitapçığı, cevap kâğıdı ile Sınava Giriş ve Kimlik Belgesi salondaki görevliler tarafından toplanacaktır. Özellikle büyük salonlarda görevliler yanlışlıkla bir adaya ait soru kitapçığı, cevap kâğıdı ile Sınava Giriş ve Kimlik Belgesinden herhangi birini almayı unutabilirler. Böyle bir durumda aday derhal gerekli uyarıda bulunarak yukarıda sayılan belgelerin eksiksiz teslim alınmasını sağlamalıdır. 

Merkezimizde her salona ait sınav evrakı paketi, görevli ekipler tarafından tek tek açılır, içinden çıkan bütün belgeler tek tek sayılır ve eksikler bir tutanakla tespit edilir. Cevap kâğıdı, soru kitapçığı veya Sınava Giriş ve Kimlik Belgesi eksik çıkan adayın sınavı geçersiz sayılır. (kaynak: osym. gov.tr)

AÇIKLAMA: 
Metin, tamamen yasaklarla dolu ifadeleri içerir. Metni oluşturan cümlelerin yüklemleri fiil soylu olup yüklemler, emir kipiyle oluşmuşlardır. Zaten emir, buyruk ve yasaklar her zaman emredici bir anlatımla dile getirilir. Dil, alıcıyı harekete geçirme işlevinde kullanılmıştır. Sınav kuralları bir yönergeye göre hazırlandığından yönergelerin anlatım  dili de emredici anlatımdır.

Örnek 4

Bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı
Düşün altında binlerce kefensiz yatanı
Sen şehit oğlusun, incitme yazıktır atanı.
  Verme dünyaları alsan da bu cennet vatanı   
  
  (Mehmet Akif ERSOY)

AÇIKLAMA: Emredici anlatımda "yönlendirme, istenileni yaptırma" amaçlanır. Yukarıdaki  dörtlükte de böyle bir istek, yönlendirme söz konusudur. Dil, alıcıyı harekete geçirme işlevinde kullanılmıştır. II. tekil kişiye yönelik seslenme de anlatımda emredici anlatıma başvurulduğunun başka bir göstergesidir. 

Örnek 5

DİNLE VATANDAŞ

Kulak ver sözüme, dinle vatandaş
Uyma lâklak edip gülüşenlere.
Seni meşgul eder, işinden eğler,
Karışır tembel perişanlara.

Adım at ileri, geriye bakma,
Bir sağlam iş tut da elden bırakma,
Saçma sapan sözler hep delip takma
Allah'ın yardımı çalışanlara.

(Âşık Veysel)

AÇIKLAMA: 
Şiire detaylı bakıldığında şiirde emir kipli fiillerin çok fazla geçtiği görülür. Yine şiirde hedef kitlede bir davranış değişikliği amaçlanmıştır. Yani dil; alıcıyı harekete geçirme işlevinde kullanılmıştır. Şiirde açıklayıcı, öğretici ve nasihat tarafı ağır basan bir anlatım söz konusudur. Cümlelerde geçen sözcüklerin ilk anlamlarıyla kullanılmaları da şiirin emredici anlatımdan yararlanılarak oluşturulduğunu göstermektedir.

Örnek 6

PAROL 500 MG 20 TABLET

Kontrendikasyonları: Parasetamole karşı aşırı duyarlılık ve karaciğer hastalıkları olan kişilerde kontrendikedir.

Uyarılar/Önlemler: Anemili veya kardiyak, pulmoner, renal ya da hepatik hastalıkları olan kişilerde doktor kontrolü olmadan kullanılmamalıdır. Analjezik ilaçlar doktora danı- şılmadan uzun süre kullanılmamalıdır. Karaciğeri etkileyen diğer ilaçlar ile tedavi edilen hastalarda doktor önerisi ile kullanılmalıdır. 5 günden uzun süren ağrılarda, ateşi 39,5 °C'den fazla olanlarda, 

3 günden daha uzun süren ateşte ve tekrarlayan ateş vakalarında doktor tavsiyesi olma- dan kullanılmamalıdır.

Hamilelikte kullanım: Hamilelikte dikkatli ve doktor kontrolü altında fayda-zarar ilişkisi göz önünde bulundurularak kullanılmalıdır.

Emziren annelerde kullanım: Parasetamolün süte geçip geçmediği bilinmemektedir. Bu nedenle dikkatli kullanılmalıdır.

AÇIKLAMA:  Emir cümlelerinde dil alıcıyı harekete geçirme işlevinde kullanılır. Emredici anlatım bir zorlamayı ifade eder.  Emredici anlatımda "yönlendirme, istenileni yaptırma" amaçlanır. Yukarıdaki cümlelerde daha çok "-meli, -malı" kipleriyle emir anlamı sağlanmış dolayısıyla emredici anlatıma başvurulmuştur.

Örnek 7

Dinle sana bir nasihat edeyim
Hatırdan gönülden geçici olma
Yiğidin başına bir iş gelince
Onu yad ellere açıcı olma

Mecliste arif ol kelamı dinle
El iki söylerse sen birin söyle
Elinden geldikçe sen eylik eyle
Hatıra dokunup yıkıcı olma

Dokunur hatıra kendisin bilmez
Asilzadelerden hiç kemlik olmaz
Sen iyilik et de o zayi olmaz
Darılıp da başa kakıcı olma

El arifdir yoklar senin bendini
Dağıtırlar tuzağını fendini
Alçaklarda otur gözet kendini
Katı yükseklerden uçucu olma

Muradım nasihat bunda söylemek
Size layık olan onu dinlemek
Sev seni seveni zay etme emek
Sevenin sözünden geçici olma

Karacaoğlan söyler sözün başarır
Aşkın deryasını boydan aşırır
Seni bir mecliste hacil düşürür
Kötülere konup göçücü olma

(Karacaoğlan)

AÇIKLAMA:  Şiirde nasihat tarafı ağır basan bir anlatım ön plandadır. Bir yönlendirme, istenileni yaptırma amaçlanmıştır. Şiirdeki cümlelerin yüklemleri   çoğunlukla fiil soylu olup yüklemlerin çoğu da emir kipiyle oluşturulmuşlardır. Bunlar, şiirin emredici bir anlatımla oluşturulduğunun kanıtlarıdır. 

Emredici Anlatım ile İlgili Uyarılar

1. Emir cümleleri kesinlik bildirip bu cümleler emir ve yasaklamalar içerir.
Örnek
LPG'li araçlar kesinlikle giremez.
Bu iş yerinde sigara içilmez!
Güzergâh boyunca park edilmez!
Hamileler giremez!


2. Şeklen emir cümlelerine benzeyen her cümlede emredici anlatım olmayabilir. Bunlar emir cümlesi sayılmaz.
Örnek
Gel de bu saatte ders çalış.
Kolay gelsin.
Canın sağ olsun.

3. Gelecek zamanı ifade eden çekimli fiillerde de emir anlamı olabilir.
Örnek
Bu iş bir ay içerisinde bitecek.
Haftaya oraya gidip bu işi halledeceksin. 

Emredici Anlatımla İlgili Cümleler

Çabuk buraya gel!

Emniyet kemerinizi takmadan yola çıkmayınız!

Maden ocağına maskesiz girilmez!

Çocuklar, merasim başlamak üzere hemen aşağıya inin!

İnsanlar! Geliniz, toplanınız, dinleyiniz!

Bu kirler bir saat içinde temizlenmiş olacak.

Evimizi derhal terk et!

Sigara içilmez!

Çimlere basmayınız!

Trafik kurallarına uyunuz!

Dokuz Oğuz Beyleri ve kavimleri bu sözümü iyice dinleyin!

Uçağın hareket saatinden bir saat önce hava alanında hazır bulununuz!

Var edep öğren edep.

Galoşsuz içeri girmek yasaktır.

Ateşle yaklaşmak tehlikeli ve yasaktır!

Aşağıdaki soruların cevaplarını yazınız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder