Örneklendirme

ÖRNEKLENDİRME

Anlatılanları daha anlaşılır bir duruma getirip inandırıcı kılmak amacıyla somutlamaya başvurarak örnekler verme yöntemine örneklendirme denir. Somutlaştırılanlar daha iyi ve çabuk kavranıldığı için bu yöntem kullanılır. Örneklendirmenin başlıca özellikleri şunlardır:

  • Daha çok kişi ve varlık isimleri bu anlatıma örnek verilir.
  • Örneklendirme, çoğunlukla bir paragrafın gelişme bölümünde yer alır.
  • Örneklendirmede amaç ana düşünceyi belirginleştirmektir.
  • Soyut kavramları somutlaştırarak anlatmak yazının anlaşılmasını sağlar.
  • Örneklendirmenin olduğu yerlerde önce yargı söylenir, sonra örnekler gelir. 
  • Açıklama ve karşılaştırma paragraflarında çok fazla karşımıza çıkar. 
  • Örnekleme paragraflarında ana düşünceyi bulmak için örnekten bir önceki cümleye yoğunlaşmak gerekir.
  • Paragrafta genellikle "mesela, örneğin, sözgelimi" gibi ifadelerden sonra örneklendirmeye başvurulur.
  • Ansiklopedilerde, makale, deneme, fıkra ve ders kitaplarında somutlaştırmayı gerçekleştirmek için örneklendirmeden yararlanılır.

Örneklendirme ile İlgili Örnek Sorular

Örnek 1

Ankara, tarihin şaşırtıcı terkipleriyle doludur. Burada kerpiç bir duvardan İyonya tarzında bir sütun başlığı fırlar; bir türbe merdiveninin basamağında bir Roma konsülünün şehre gelişini kutlayan bir baş görünür. Ahi Şerafettin'in türbesini, asırlardır Greko Romen aslanları bekler. Bu yüzden Aslanhane adını alan caminin mihrabında Etilerin toprak ve bereket ilahesinden başka bir şey olmayan bir yılan, meyveler arasında dolanır. (ÖYS)

Açıklama: Metnin ilk cümlesinde bir yargı dile getirilmiştir. Öyle ki "Ankara, tarihinin şaşırtıcı terkipleriyle doludur." cümlesi bu yargıyı içermektedir. Sonrasında tek tek örnekler sıralanmıştır. Bu tür paragraflarda inandırıcılığı arttırmak için örneklemelere başvurulur.

Örnek 2

Edebiyatımızda dil konusu her zaman dikkatleri üzerine çekmeyi başarmıştır. Birçok yazar ve şair için "Türkçe" olmazsa olmaz bir uğraş haline gelmiştir. Bu şair ve yazarların eserlerindeki içerik gücünü sade, akıcı ve anlaşılır dilden almıştır. Bu kişiler edebiyatımızda azımsanamayacak sayıda yer alır: Yunus Emre, Yahya Kemal Beyatlı, Ömer Seyfettin...

Açıklama: Anlatılanları daha anlaşılır bir duruma getirip inandırıcı kılmak amacıyla somutlamaya başvurularak örnekler verme yöntemine örneklendirme denir, demiştik. Örneklendirmede dikkat edilmesi gereken en önemli şey onu tanık gösterme ile karıştırmamaktır. Örneklendirmede "isimler"; tanık göstermede "sözler" esas unsurdur. Bu paragrafta da "Yunus Emre, Yahya Kemal Beyatlı, Ömer Seyfettin" örnek verilmiştir.

Örnek 3

Edebiyatımızda "aşk" konusu her zaman önemli bir yer tutmuştur. Edebiyatımızın bazı devirlerinde çok fazla ön plana çıkmamışsa da bazı devirlerinde en çok işlenen konu olmuştur. Bazı devir ve yazarlarımız adeta bununla özdeşleşmişler. Bu kişiler ve devirler için aşk asıl amaç olmuştur. Klasik Edebiyat, Fuzuli bu anlamda ilk akla gelenlerdir.

Açıklama: Somutlaştırılan şeyler daha iyi ve çabuk kavranıldığı için örneklendirmeye başvurulur. Örneklendirmede amaç ana düşünceyi belirginleştirmektir. Örneklendirme olan yerlerde önce yargı söylenir, sonra örnekler gelir. Bu paragrafta da "aşk" kavramıyla ilgili bir tez ortaya atılmış, sonra bunu somutlaştırmak için örneklendirme yoluna gidilmiştir. Örneklendirmede en önemli şey isimlerdir. Bu bazen insan ismi, bazen de başka bir isim olabilmektedir. Bu paragrafta da bir devir (Klasik edebiyat) ve bir şair (Fuzuli) örnek verilmiştir.

Örnek 4

Kişilerin yaşadıkları, tanık oldukları olayları anlattıkları yazı türüne anı denir. Anılarda yaşanmış olanlar anlatılır. Anı yazarı, gerçeğe bağlı kalmak, inandırıcılığını arttırmak amacıyla belgelerden, mektuplardan, günlüklerden yararlanır. Anılarla birlikte dönemin anlayışı, siyasal durumu, tarihsel gerçeklikleri de anlatılır. Bu konuda Türk edebiyatında da birçok anı örneğine rastlanır: Mor Salkımlı Ev, Boğaziçi Mehtapları, Çankaya, Zeytin Dağı, Ömer'in Çocukluğu vb.

Açıklama: Genellikle kişi ve varlık isimleri örneklendirmede geçer. Örneklendirme çoğunlukla bir paragrafın gelişme bölümünde yer alır. Asıl amaç ana düşünceyi belirginleştirmektir. Yukarıdaki paragrafta da anının tanımı yapıldıktan sonra anı ile ilgili bazı özelliklere değinilmiştir. Okuyucunun zihninde bu türü kalıcı kılmak için örneklendirmeye gidilmiştir. "Mor Salkımlı Ev, Boğaziçi Mehtapları, Çankaya, Zeytin Dağı, Ömer'in Çocukluğu vb." bölümü örneklendirmenin olduğu bölümdür.

Örnek 5

Yaşanmış ya da yaşanabilecek olayları zamana ve kişiye bağlı olarak anlatan bir tür olan roman, edebiyatımızda hemen hemen her konuda yazılagelmiştir. Öyle ki Türk edebiyatında romanlar konularına göre kitaplarda yer almıştır. Psikolojik roman, macera romanı, töre romanı, tarihi roman, egzotik roman, polisiye roman, bilim kurgu romanları gibi.

Açıklama: Örneklendirmede amaç ana düşünceyi belirginleştirmektir. Örneklendirme olan yerlerde önce yargı söylenir, sonra örnekler gelir. Açıklama paragraflarında çok fazla karşımıza çıkan örneklendirme bir düşünceyi geliştirme yoludur. Yukarıdaki paragrafta da roman hakkında açıklayıcı bilgiler verildikten sonra hemen hemen her konuda romanların yazıldığı ve bu şekilde isimlendirmenin ön plana çıktığı anlatılmaktadır. Paragrafın en son cümlesinde de bunlar örneklendirilmiştir.  

Örneklendirme ile İlgili Sorular

SORU 1

Divan edebiyatında nazım türleriyle özdeşleşen şairler vardır. Bu edebiyatta bazı türlerde türün özelliklerinden ziyade kişiler akla gelmektedir. Bu, Divan edebiyatının hemen hemen her devresinde görülebilmektedir. Sözgelimi gazel denildi mi Fuzuli, Baki, kaside denildi mi Nef'i, şarkı denildi mi Nedim akla gelir. Tam tersini düşünmek de mümkündür. Yani Fuzuli, Baki denildi mi gazel, Nef'i denildi mi kaside, Nedim denildi mi şarkı aklımıza gelmektedir.

Yukarıdaki metinde düşünceyi geliştirme yollarından hangisi ağır basmaktadır?

A) Tanımlama   
B) Örneklendirme   
C) Tanık Gösterme   
D) Sayısal Verilerden Yararlanma
E) Karşılaştırma

Çözüm: Paragrafta anlatımda ana düşünceyi belirginleştirmek için düşünceyi geliştirme yoluna gidilmiştir. Paragrafta önce genel bir yargı dile getirilmiş, sonra bu düşüncenin inandırıcılığını arttırmak için somutlaştırma yoluna gidilmiş, örneklendirmeye başvurulmuştur. Dolayısıyla doğru cevap "B" seçeneğidir.

SORU 2

Hiçbir bilgi yazıya dökülmeden kalıcı olamaz. Ya tamamen kaybolur ya da kendisinden birçok şey eksilir gider. En kuytu bir kütüphanede bile yazılar bir gün bulunup gün yüzüne çıkarılabilir. Kaya parçasının üzerine yazılmış yazılar bir gün fark edilebilir ama yazıya dökülmemiş her kelime yitip gider. Belki de bugün çok çok anlamlı ve değerli olacak binlerce söz kaybolup gitmiştir. Yazının kalıcı olduğunu unutmamalıyız. Göktürk Yazıtlarını, halk şairlerimizin şiirlerini, Leyla ile Mecnun'un aşkını hep yazı sayesinde öğrenmedik mi?

Yukarıdaki metinde düşünceyi geliştirme yollarından hangisi ağır basmaktadır?

A) Karşılaştırma   
B) Örneklendirme   
C) Tanık Gösterme   
D) Sayısal Verilerden Yararlanma     
E) Tanımlama

Çözüm: Genellikle kişi isimleri, varlık isimleri örneklendirmede ön plana çıkar. Örneklendirmede amaç ana düşünceyi belirginleştirmektir. Örneklendirme olan yerlerde önce yargı söylenir, sonra örnekler gelir. Yukarıdaki paragrafın ana fikri de "Yazının kalıcı olduğunu hiçbir zaman unutmamalıyız." cümlesidir. "Göktürk Yazıtları, halk şairlerimizin hayatları, Leyla ile Mecnun'un aşkı" sözleri de paragrafta örneklendirmenin olduğu bölümdür. Doğru cevap "B" seçeneğidir.

SORU 3

Andersen'i özgün kılan bir özellik, çevremizdeki sıradan nesneleri kişileştirip birer masal kişisine dönüştürmesidir. Öykülerinde küçücük nesneler, nesne niteliklerini hiç yitirmeden insanlarınkine benzer serüvenler yaşar: Kurşun asker, yıkımdan yıkıma sürüklenirken gözü pekliğinden ve iyimserliğinden bir şey yitirmez; tencere vurulur, çömlek ve masa konuşur. Bunun yanında Andersen bize, kişileri hiç de masalsı sayılamayacak, oldukça gerçekçi masallar da anlatır: Eski Ev, Kapıcının Oğlu. (ÖSS)

Bu parçanın anlatımında özellikle aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur?

A) Tanık gösterme   B) Tanımlama  C) Örneklere Yer Verme  D) Betimleme     E) Tartışma

CEVAP: C

SORU 4

Dil, insanların düşündüklerini, duyduklarını bildirmek için kullandıkları, sözcükler ve işaretlerden oluşan bir anlaşma aracıdır. Ancak, herhangi bir araç değildir. Bir ulusun kimliğini belirleyen, duygu ve düşünce dünyasını besleyen en önemli etkendir. Aynı zamanda ulusal kimliği yansıtan bir ayna gibidir. Bu ayna kirlenirse toplumsal varlığımız da kirlenir, işte bu gerçeklerden yola çıkarak bütün ülkede anadili bilincini ve duyarlığını besleyip geliştirme çabası içinde olmalıyız. Çünkü bir dili yozlaşmaktan, bozulmaktan kurtaracak güç, yasalar ve yasaklamalar değil; o dili konuşan toplumun dil bilinci ve duyarlığıdır. (ÖSS)

Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Örneklerden yararlanılmıştır.
B) Dilin önemi ve işlevi vurgulanmıştır.
C) Okuyanı yönlendiren bir hava taşımaktadır.
D) Tanımlamaya yer verilmiştir.
E) Yargılardan biri benzetmeyle somutlaştırılmıştır.

CEVAP: A

Uyarı: Tam bir kural olmamakla birlikte bir cümleye "mesela, örneğin, sözgelimi" sözcükleri gelebiliyorsa bu cümlede büyük olasılıkla düşünceyi geliştirme yollarından örneklendirme vardır.

Örneklendirme ile Tanık Gösterme Arasındaki Fark

Örneklendirme ile tanık gösterme arasındaki en önemli fark tanık göstermede "söz"; örneklendirmede "isim" kavramının ön plana çıkmasıdır. Bir kişinin lafzı, söyledikleri büyük bir olasılıkla tanık gösterme; kendi ismi de örneklendirme olur. Tanık göstermede ilgili söz çoğunlukla tırnak işareti içerisinde gösterilirken örneklendirmede böyle bir şey söz konusu değildir.

Ayrıca bakınız

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder