Karşılaştırma

KARŞILAŞTIRMA

En az iki varlık, kavram veya olayın aynı veya farklı taraflarının çeşitli şekillerde ortaya konulmasına karşılaştırma denir. Bir düşünceyi geliştirme yolu olan karşılaştırmanın başlıca özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

  • Karşılaştırmaya genellikle somutlaştırma için başvurulur.
  • Varlıklar arasındaki karşıtlık veya benzerliklerden yola çıkılarak karşılaştırma yapılır.
  • Karşılaştırmada bir yargıya varmak amaçlanır.
  • Karşılaştırmada sıralama önemlidir.
  • Karşılaştırmada daha çok varlık, kişi söz konusudur.
  • "Daha, en, çok, vb."  sözcüklerle karşılaştırma yapılır. Yine "bunun yanında, oysa, buna karşılık, ne var ki, ise, bununla birlikte" gibi sözcüklerden yararlanılır.
  • Karşılaştırmada cümle içinde her zaman iki unsur bulunmak zorunda değildir. Önemli olan cümlenin anlamından bu sonuca varmaktır.
  • Karşılaştırma paragraflarında ana düşünce sonuç cümlesinde yer alır.

Karşılaştırma ile İlgili Örnekler

Örnek 1

(I) Roman yazarken konuşmalara yer vermek çoğunlukla kaçınılmazdır. (II) Hatta salt konuşmalardan oluşan romanlar bile vardır. (III) Bu romanlarda herhalde amaç, tip yaratmaktır. (IV) İki satırlık bir konuşma, bir karakteri on sayfalık bir betimlemeden daha başarılı bir biçimde çizebilir. (V) Bunun başarılı örneklerine M.Ş. Esendal’ın Ayaşlı ve Kiracıları adlı yapıtında rastlıyoruz. (ÖSS)

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde "karşılaştırma" yapılmıştır?

Açıklama: En az iki varlık, kavram veya olayın aynı veya farklı taraflarının çeşitli şekillerde ortaya konmasına karşılaştırma denir, demiştik. Karşılaştırmada daha çok varlık, kişi söz konusudur. "daha, en, çok, vb."  sözcüklerle karşılaştırma yapılır. Bu paragrafın sadece "IV" cümlesinde bu özellikler yer almaktadır. "İki satırlık bir konuşma ile on sayfalık bir betimlemenin bir karakteri çizme gücü" karşılaştırılmıştır. "Daha" sözcüğü bir ipucu niteliğindedir. Doğru cümle de bu şekilde "IV" cümle olmaktadır.

Örnek 2

İki tür şiir vardır: Sesleriyle, sese dayalı üsluplarıyla öne çıkanlar; sesi belirgin olmakla birlikte imge dünyaları ve çizdikleri dünyalarla belirginleşenler. Birinci tür şiir, kişiyi sesiyle sarar ve onu kendine tutsak eder; ikinci tür ise insanı kendi özgür sesiyle baş başa bırakarak ona yeni şiirler yazdırır. Birinci tür kolay taklit edilir; ikinci türü taklit etmek zordur. (ÖYS)

Bu parçanın anlatımında özellikle aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

Açıklama: Paragrafta "iki tür şiir" karşılaştırılmaktadır. İki şiir türünü daha da somutlaştırmak için paragrafta onların özelliklerinden bahsetme yoluna gidilmiştir. Paragrafta söz konusu karşılaştırılan aynı varlıkların farklı yönleridir. "ise" bağlacı da bir ipucu olarak yer almıştır.

Örnek 3

Fuzuli, eserlerinde aşkı (platonik aşkı) farklı ve bütün boyutlarıyla işler. Aşk acısıyla kıvranmasına rağmen bundan haz duyduğunu söyler. Bu aşk maddi, dünyevi bir aşk değil ilahi bir aşktır. Aşk acısından hiçbir zaman şikâyet etmez. Divan edebiyatındaki birçok sanatçı ise aşkı tek taraflı işler. Yani onların işlediği aşk maddi boyutu olan dünyevi aşktır. Sürekli aşktan bir şikâyet ve sevgiliye kavuşamama söz konusudur. Aşk acısıyla bu şairler adeta tarumar olmuşlardır.

Açıklama: Paragrafta karşılaştırmanın bütün özellikleri yer almaktadır. Karşılaştırılan Fuzuli'nin aşk anlayışı ile Divan edebiyatındaki diğer bazı sanatçıların aşk anlayışıdır. Bu aşk anlayışlarının farklı yönleri karşılaştırılmıştır. "ise" bağlacı da bir ipucudur. 

Örnek 4

Divan Edebiyatında nesir, Arap ve İran edebiyatının tesirinde gelişen bir nesirdir. Bu nesirde düşünce ve konudan ziyade söyleyiş güzelliği esastır. Divan nesrinde noktalama işaretleri kullanılmamıştır. Divan edebiyatı nesrinde cümleler oldukça uzundur. Anlatımda paragraf biçimi esas alınmamıştır. Dil oldukça ağır Arapça ve Farsça sözcük ve tamlamalarla doludur. Çağdaş edebiyatımızdaki nesir ise Batı edebiyatı tesirinde gelişmiştir. Bu nesirde noktalama işaretleri oldukça önemlidir. Paragraf biriminin esas alındığı günümüz nesrinde Divan edebiyatı nesrine oranla cümleler daha kısadır. Dil oldukça yalın ve herkesin anlayabileceği şekildedir.

Açıklama: Paragrafta Divan edebiyatı nesri ile Çağdaş Türk edebiyatının nesri karşılaştırılmıştır. Karşılaştırma, farklılıklar üzerinde yürütülmüştür. "ise" bağlacı bir ipucu oluşturmuştur. Her iki nesir her açıdan birbirinden büyük farklılıklar içermektedir.

Örnek 5

Kış mevsiminden hiç ama hiç hoşlanmam. Soğuk oluşuyla, ulaşım zorluğuyla, yiyecek ve giyecekleriyle insana birçok sıkıntılar yaşatır. Oysa yaz mevsimi öyle mi? Bir kere üşüme diye bir sorununuz, donma diye bir korkunuz olmaz. Bunun için de kat kat giyeceklere gereksinmeniz yoktur. Yiyeceklerimizin büyük bir bölümü de yaz mevsiminin ürünleridir. (ÖSS)

Paragrafta anlatım yollarından hangisi kullanılmıştır?

Açıklama: Varlıklar arasındaki karşıtlık veya benzerliklerden yola çıkılarak karşılaştırma yapılır. Bu paragrafta da yazar, "yaz" ve "kış" mevsimini çeşitli açılardan farklılıkları ortaya koyarak anlatmaya çalışmıştır. Amaç bir yargıya varmaktır. Paragrafta iki farklı unsurun yer alması ile paragrafta geçen "oysa" sözcüğü, yazarın düşüncesini geliştirmeye çalışırken karşılaştırmaya başvurduğunu göstermektedir.


Karşılaştırma ile İlgili Sorular

SORU 1

İnsanlığın adım adım ilerlemesini sağlayan şey, kuşkusuz, kişisel kazançların ürün ve buluşların kuşaktan kuşağa aktarılmasıdır. Hayvanlar dünyasında buna benzer bir olay yoktur; eğitim görmüş bir köpek, başka bir köpeği eğitemez. (ÖSS)

Bu paragrafın anlatımında aşağıdakilerden hangisi daha ağır basmaktadır?

A) Benzetme        B) Kanıtlama        C) Örneklendirme      D) Karşılaştırma      E) İlişki kurma

Çözüm: Paragrafta insanlar ile hayvanlar arasında bir karşılaştırma yapılmıştır. Kişisel kazançların ürün ve buluşların kuşaktan kuşağa aktarılması insanlığın ilerlemesine sebep olurken hayvanlarda böyle bir durum söz konusu değildir. Kısacası paragrafta yazar düşüncesini geliştirmek için karşılaştırmaya başvurmuştur. Doğru cevap da "D" seçeneğidir.

SORU 2

(I) Yaşamın özüne ayna tutan çağdaş öyküler, eskiden yazılanların çoğundan farklı olarak öykülemeden çok göstermeye; anlatmadan çok, sezdirmeye başvurur. (II) Anlatıcı, bir kişide herkesi görmeye ve göstermeye çalışırken geleneksel anlatıcılardan farklı olarak dili, bütün çağrışım değerlerini hesaba katarak kullanır. (III) Kısa, özlü ve özgün yapısı, yoğunluklu anlatımıyla okuyucunun ilgisini çekecek bu öykülerde düz bir anlatım kullanılır. (IV) Bu yönden, çağdaş öyküyle şiir arasında oylum açısından bir benzerlik kurulabilir. (V) Bu nedenle eksiltili anlatıma en çok çağdaş öykülerde yer verilir. (LYS/2012)

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde karşılaştırma yapılmamıştır?

A) I              B) II                       C) III                    D) IV                 E) V

Çözüm: Paragrafta yer alan cümleleri tek tek incelediğimizde I. cümlede çağdaş öykülerle eski öyküleri; II. cümlede anlatıcılarla geleneksel anlatıcıları; IV. cümlede modern öykü ile şiiri; V. cümlede çağdaş öykü ile eski öykü karşılaştırılmıştır. III. cümlede herhangi bir karşılaştırma söz konusu değildir. Doğru cevap da "C" seçeneğidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder