Paragrafta Düşünceyi Geliştirme Yolları Test 1

PARAGRAFTA DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME YOLLARI TEST 1

1. Paragrafta düşünceyi geliştirme yollarından olan "tanık gösterme" ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

A) Kişilerin görüşleri aynen alınıp tırnak içinde verilebildiği gibi, dolaylı anlatımla da verilebilir
B) Tanık göstermede yazar kendi düşüncesinin haklılığını ön plana çıkarmaya çalışır.
C) Tanık göstermede atasözleri ve özdeyişlere çok fazla başvurulur. Bu sözler hem herkes tarafından bilinen hem de inandırıcılığı olan sözlerdir.
D) Tanık göstermede başkasının sözünü doğrudan aktarmak şarttır. Dolaylı anlatıma başvurulmaz.
E) Tanık göstermede anlatımda somutluk ve inandırıcılık amaçlanır.


2. Kişilerin yaşadıkları, tanık oldukları olayları anlattıkları yazı türüne anı denir. Anılarda yaşanmış olanlar anlatılır. Anı yazarı, gerçeğe bağlı kalmak, inandırıcılığını arttırmak amacıyla mektuplardan, belgelerden, günlüklerden yararlanır. Anılarla birlikte dönemin anlayışı, siyasal durumu, tarihsel gerçeklikleri de anlatılır. Bu konuda Türk edebiyatında da birçok anı örneğine rastlanır: Mor Salkımlı Ev, Boğaziçi Mehtapları, Çankaya, Zeytin Dağı, Ömer'in Çocukluğu vb.

Bu parçanın anlatımında özellikle aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur?

A) Karşılaştırma     B) Örneklendirme      C) Tanık Gösterme     D) Tanımlama      E) Benzetme


3. Temeli bilinmeyen zamanlarda atılmış gizli bir antlaşma sitemi olan dil aynı zamanda bir milleti diğer milletlerden ayıran en önemli unsurdur. Dil, akan bir nehir gibi, içinden geçtiği her topraktan beslenir. Ziya Gökalp; "Her uygar ulusun konuşma ve yazı dili, karşılaştığı uygarlıklardan alınan sözcük ve deyimlerle doludur. Bu bakımdan her ulusun dili, o ulusun çağlar boyunca yaşadığı tarihin sanki bir özetidir. Dile bu gözle bakılırsa anlam kazanır." der. 

Bu parçanın anlatımında özellikle aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?

A) Benzetme      B) Tanımlama      C) Karşılaştırma      D) Tanık Gösterme      E) Örneklendirme


4. I. Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik.
        Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik.

   II. Yârin dudağından getirilmiş
        Bir katre alevdir bu karanfil

      III. Ömrüm bir tarladır mahsulü çile
         Gül bin cilve eder garip bülbüle
         Bulutlar dağıldı nazarın ile
         Kanayan yaramı sar kömür gözlüm

    IV. Rüzgâr misali akan coşkun nehirden.
         Aktı gönlüm benim yârin semtine

        V. Ateşten kızaran bir gül arar da
         Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi

Yukarıdaki parçaların hangisinde "benzetme" yapılmamıştır?

A) I                              B) II                       C) III                     D) IV                       E) V


5. Herhangi bir konuda okuyucuya bilgi vermek, bir gerçeği açıklamak ya da bazı bilgiler çerçevesinde bir düşünceyi savunmak amacıyla yazılan bir düzyazı türü olan makale gerek Tanzimat döneminde gerekse Servetifünun ve Fecriati edebiyatı döneminde gerçek makale olmaktan oldukça uzak bir kimliğe sahiptir. Bu dönemlerde makale basit bir yazı gibidir. Milli edebiyat ve özellikle de Cumhuriyet dönemiyle birlikte makale asıl kimliğine kavuşur ve birçok kişi tarafından dergi ve gazetelerde makaleler neşredilmeye başlanır. Bu dönemlerde Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Ziya Gökalp, Refik Halit Karay, Falih Rıfkı Atay, Peyami Safa, Halit Fahri Ozansoy makale türünde ön plana çıkan kişilerdir.

Bu parçanın anlatımında özellikle aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?

A) Karşılaştırma        B) Tanımlama      C) Örneklendirme      D) Tanık Gösterme    E) Benzetme


6. Yalnızlık çok fazla çekilecek bir şey olmadığı için çok az kişi yalnızlığa katlanabilir. Yalnız kalan birinin aklına her an her şey gelebilir. Boşluğa düşmek, intihar etmek, cinayet işlemek gibi işler hep insanın yalnız kaldığında yaşadığı şeylerdir. Necip Fazıl Kısakürek'in "Sokaktayım" şiirini her okuduğumda yalnızlığı nasıl da nakşetmiş Kısakürek bu şiirinin mısralarına derim. Türk edebiyatında yalnızlığı bu denli acıma duygusuyla anlatan başka bir şiir yok sanırım.

Bu parçanın anlatımında özellikle aşağıdakilerden hangilerine başvurulmuştur?

A) Karşılaştırma-Tanık Gösterme
B) Örneklendirme-Karşılaştırma  
C) Tanık Gösterme-Örneklendirme
D) Tanımlama- Örneklendirme
E) Tanık Gösterme-Benzetme


7. Bir kitabı okumadan peşin bir hükümle "Bu kitap işe yaramaz." diyen çok kişi vardır. Bunların kararlarında ya bir yönlendirme söz konusudur ya da bunlar kitabın başlığına bakıp bir fikre varmışlardır. Gerçek okuyucular için bu, hiçbir zaman böyle değildir. Gerçek okuyucular için her kitaptan bir güzel taraf vardır her zaman. Goethe; "İçinde iyi bir yan bulunmayacak kadar kötü kitap yoktur." der.

Bu parçanın anlatımında özellikle aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur?

A) Benzetme       B) Tanımlama      C) Karşılaştırma      D) Tanık Gösterme     E) Örneklendirme


8. Paragrafta düşünceyi geliştirme yollarından olan "karşılaştırma" ile ilgili  verilen aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

A) Varlıklar arasındaki karşıtlık veya benzerliklerden yola çıkılarak karşılaştırma yapılır.
B) Az da olsa tek kişi veya nesnenin olduğu karşılaştırmalar da vardır.
C) "Daha, en, çok, vb." sözcüklerle karşılaştırma yapılır. Yine "bunun yanında, oysa, buna karşılık, ne var ki, ise, bununla birlikte" gibi sözcüklerden yararlanılır.
D) Karşılaştırma genellikle somutlaştırma için yapılır.
E) Karşılaştırmada cümle içinde her zaman iki kişi veya nesne bulunmak zorunda değildir. Önemli olan cümlenin anlamından bu sonucun çıkmasıdır.

9. Yardımlaşma, insanların çeşitli konularda birbirlerine yardım etmesi ve bu şekilde işlerin üstesinden gelebilmesidir. Ana sütü gibi candan eski birçok köy türkümüzde de yardımlaşmanın önemi üzerinde durulmuştur. Günümüz sanatçıları eski sanatçılara oranla bu konuyu daha az işlemekteler. İnsanın en büyük mutluluk kaynağı olan bu kavrama sanatçılarımızın kulağını tıkamaları doğrusu beni üzmektedir. Chilon'un şu sözünü de hafızalara kazıtmak gerekir. "Yardımlar tıpkı çiçekler gibidir. Ne taze ise insanı o memnun eder."   

Bu parçanın anlatımında özellikle aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?

A) Tanık Gösterme      B) Tanımlama     C) Karşılaştırma      D) Benzetme      E) Örneklendirme


10. Ne hasta bekler sabahı,
      Ne taze ölüyü mezar.
      Ne de şeytan, bir günahı,
      Seni beklediğim kadar.

Bu parçanın anlatımında özellikle aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur?

A) Tanık Gösterme      B) Tanımlama      C) Örneklendirme      D) Benzetme    E) Karşılaştırma


11. Taşkent'e huzurlu yaklaşıyoruz. Taşkent, sabahın ilk ışıkları altında yavaş yavaş gerinen bir dev gibiKen­disine yaklaştıkça karşımızda önce toparlanıp oturmaya, sonra doğrulup ayağa kalkmaya başlıyor. Arabalarımız şehrin büyük ve geniş caddelerine gi­rer girmez şaşırıp kaldım...

Bu parçanın anlatımında özellikle aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur?

A) Tanık Gösterme       B) Tanımlama      C) Örneklendirme     D) Benzetme      E) Karşılaştırma


12. Hayatımız tıpkı bir nehir gibidir. Durmadan akmaktadır. Nereye akacak hangi kuytu yerde mola verecek büyük bir soru işaretidir. Hayatı yoğun yaşayan kişiler hayatı yalnız yaşayan kişilerden daha şanslı değiller. İnsanın ayakta kalmasının diğer adı olan hayat bazen de şans faktörüyle kişinin rotasını belirler. İnsanın iradesiyle hayatta yön verdiği çok zamanlar da vardır. Bu esnada mücadele ruhu devreye girer. Bu anlamda Foerster; "Yaşamanın amacı, hoşa gitmeyen şeylerden kaçmak değil, hoşa gitmeyen şeyleri yenmektir." der.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?

A) Karşılaştırma      B) Tanımlama       C) Tanık Gösterme       D) Benzetme    E) Örneklendirme


13. Açılan bir gülsün sen yaprak yaprak
       Ben aşkımla bahar getirdim sana;
      Tozlu yollarından geçtiğim uzak
      İklimden şarkılar getirdim sana.

Bu parçanın anlatımında özellikle aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur?

A) Benzetme       B) Tanımlama        C) Örneklendirme      D) Tanık Gösterme   E) Karşılaştırma


14. Hayvanlar, bitkiler, cansız varlıklar arasında geçmiş gibi anlatılan olaylara dayanan, insanlara ahlak ve ibret dersi veren kısa masallardır fabl. (I) Fabl türünü kısaca basit ahlak kuralları olarak da nitelendirmek mümkündür. (II) Öğretici bir amacın güdüldüğü fabl türünde günlük hayatla ilgili dersler verilir. (III) Kısa, açık, sade bir anlatımı olan fabl türünde teşhis ve intak sanatı ön plandadır. (IV) Fabl türünün sonunda açık bir şekilde bir ahlak dersi verilir. (V)

Yukarıdaki parçada yer alan cümlelerden hangi ikisinde "tanımlama" yapılmıştır?

A) I ve II               B) II ve III               C) III ve IV              D) IV ve V             E) I ve  III


15. Dünyada akıllı telefona sahip olma oranı çok hızlı bir şekilde yükselmektedir. Türkiye ve gelişmekte olan birkaç ülkede buna dahildir. 40 ülkede gerçekleştirilen araştırmaya göre; Iphone ve Android gibi internet erişimi olan telefonlara sahip olanların oranı % 43'tür. Akıllı telefona sahip olma oranının yüksek olduğu ülkeler arasında % 88 ile Güney Kore, % 77 ile Avustralya, % 74 ile İsrail, % 72 ile Amerika ve % 71 ile İspanya gelmektedir. Türkiye % 59 ile dünyada akıllı telefona sahip olma oranında 12. sırada yer almaktadır. Akıllı telefona sahip olmada Afrika ve Güney Asya ülkeleri son sıralarda yer almaktadır. Pakistan % 11, Uganda ve Etihopya % 4'lük orana dâhildir. Türkiye'de 2013 yılında akıllı telefona sahip olma oranı % 17 iken bu rakam 2015 yılında % 59'lara ulaşmış, iki yıl kadar kısa bir süre içinde 42 puanlık bir yükseliş meydana gelmiştir. 

Bu parçanın anlatımında özellikle aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur?

A) Sayısal verilerden yararlanma  
B) Tanımlama   
C) Örneklendirme
D) Tanık Gösterme   
E) Benzetme


16. (I) Yıllardır evlatlarından ayrı yaşamışlardı o yaşlı anne ile baba. (II) Hiçbir zaman onların ellerinden tutan kimse olmamıştı anlaşılan. (III) Bir o yana bir yana gidip gelen ve oldukça monoton bir hayat süren kişilerdi bu yaşlı anne ve baba (IV) O güler yüzlü insanları her gördüğümde içim cız ederdi. (V) "Taş misali katı yüreklere hiçbir şey işlemez." sözlerini arada bir o mübarek dudaklardan duyardık.

Yukarıdaki parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde benzetme yapılmıştır?

A) I                           B) II                        C) III                      D) IV                        E) V


17. …
      İriydi Elif, kuvvetliydi kağnı başında
      Elma elmaydı yanakları üzüm üzümdü gözleri,
      Kınalı ellerinden rüzgâr geçerdi, daim;
      Toprak gülümserdi çarıklı ayaklarına.
      Alını yeşilini kapmıştı, geçirmişti,
      Niceden, niceden.
      

Bu parçanın anlatımında özellikle aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur?

A) Karşılaştırma     B) Örneklendirme      C) Tanık Gösterme     D) Tanımlama     E) Benzetme


18. İçten gelen heyecanları anlatan duygusal şiir türüdür lirik şiir. Lirik şiirde duygular bir sel gibi coşkun ve girdaplıdır. Lirik şiiri diğer şiir türlerinden ayıran en önemli nokta da budur. Dünya edebiyatında en çok işlenen şiir türü olan lirik şiir, bizim edebiyatımızda da çok fazla yer edinmiştir. İslamiyet'ten Önceki Türk Edebiyatı'nda bu şiirler "kopuz" eşliğinde söylenirdi. Divan şiirinin önemli türlerinden gazel, murabba, şarkı; Halk şiirimizde ise koşma ve semai türleri lirik şiire güzel birer örnektirler. Tanzimat Döneminde "rebab"la söylenen bu şiirler günümüzde farklı şekillerde karşımıza çıkmaktadır. Dünya edebiyatında Lamartine, Victor Hugo, Musset; Türk edebiyatında Fuzuli, Karacaoğlan, Nedim, Yahya Kemal Beyatlı, Yunus Emre lirik şiirde ön plana çıkan kişilerdir.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?

A) Karşılaştırma       B) Tanımlama      C) Örneklendirme     D) Benzetme    E) Tanık Gösterme      

19.  (I) Yaşanmış ya da yaşanabilecek olayları zamana ve kişiye bağlı olarak anlatan bir türdür roman. (II) Romanlarda, olaylar, oldukça geniş ve ayrıntılı olarak anlatılır. (III) Kişiler (kahramanlar) öyküye göre fazla olup bunlar, bütün yönleriyle tanıtılır. (IV) Geniş bir zaman diliminin söz konusu olduğu romanda betimlemeler ve ruh tahlilleri ayrıntılı olarak yer alır. (V) Tip ve karakter de romanda oldukça önemlidir.

Yukarıdaki parçada yer alan cümlelerden hangisinde "tanımlama" yapılmıştır?
A) I                         B) II                       C) III                        D) IV                       E) V


20. (I) Toplumlarda kömür gibi siyah gözlülerin veya hilal gibi düzgün kaşlı insanların çok olması önemli değildir. (II) Toplumların Eyüp gibi sabırlı şahsiyetlere ihtiyacı var. (III) O, durmuş bir saat gibi durup geçmeyen zamandan bile şikâyetçi değildi. (IV) İnsan, rüzgâr misali akan coşkun nehirlerden geçse bile sabırla yol almalıdır. (V) Çünkü her insan fanidir ve bir gün göçüp gidecektir.

Yukarıdaki parçada yer alan cümlelerden hangisinde bir "benzetme" yapılmamıştır?       
A) I                           B) II                       C) III                        D) IV                      E) V


CEVAP ANAHTARI: 1-D 2-B 3-E 4-E 5-D 6-B 7-D 8-B 9-E 10-E 11-D 12-E 13-A 14-A 
15-A 16-E 17-E 18-E 19-A 20-E

1 yorum: