Lirik Anlatım

LİRİK ANLATIM

Duygu, düşünce ve hayallerin coşkulu, heyecanlı bir dil ile anlatıldığı yazıların anlatım biçimidir. Bu anlatımda sevinç, üzüntü, heyecan gibi duygular coşkulu bir şekilde ifade edilir. Buna coşku ve heyecana bağlı anlatım da denir. Lirik anlatım, daha çok şiirde kullanılan bir anlatım tekniğidir. Lirik anlatımın başlıca özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

  • Lirik anlatımda dil heyecana bağlı işlevde kullanılır.
  • Daha çok, şiir ve hitabette başvurulan bir anlatımdır.
  • Kişi, yer, olay ve zaman unsurlarına lirik anlatımda pek rastlanmaz. 
  • Lirik anlatımda sözcükler daha çok mecaz ve yan anlamda kullanılır.
  • Lirik anlatımın merkezinde "duygu" öğesi yer alır.
  • Sevinç, üzüntü ve heyecanlar coşkulu bir şekilde ifade edilir.
  • Edebi sanatlara, imge ve çağrışımlara sık sık başvurulur. Benzetme, kişileştirme, abartma sanatına özellikle başvurulur.
  • Okuyucuda heyecan uyandırmak, okuyucuyu hüzünlendirmek, coşturmak amaçlanır.
  • Etkiliği arttırmak için anlatımda özlülük ve yoğunluk esas alınır.
  • Lirik anlatımda soyut ve kapalı ifadeler çok fazla yer alır.
  • Alışılmamış bağdaştırmalar da lirik anlatımda çok fazla bulunur.
  • Her okuyanda farklı anlamlar oluşturan ifadelere yer verilir.
  • Lirik anlatımda dil, esnek bir yapıya sahiptir.
  • Farklı ritmler, seslerin uyumlu kullanımı bu anlatımın önemli unsurlarıdır.
  • Duygu ve çağrışım değeri yüksek olan sözlere ve söz öbeklerine başvurulur.

Lirik Anlatım Örnekleri

Örnek 1

DENİZ HASRETİ

Gözümüzde bir damla su deniz olup taşıyor,
Çöllerde kalmış gibi yanıyor, yanıyorum;
Bütün gemicilerin ruhu bende yaşıyor.
Başımdaki gökleri bir deniz sanıyorum.

Nasıl yaşayacağım, ey deniz, senden uzak?
Yanıp sönüyor gibi gözlerimde fenerin.
Uyuyor mu limanda her gece sallanarak,
Altından çivilerle çakılmış gemilerin?

Bir gün nehirler gibi çağlayarak derinden
Dağlardan, ormanlardan sana akacak mıyım?
Ey deniz! şöyle bir gün sana bakacak mıyım?
Elma bahçelerinden, fındık bahçelerinden? 

(Ömer Bedrettin Uşaklı)

Örnek 2

BAHAR ŞARKISI

Titrek bir damladır aksi, sevincin
Yüzünün sararmış yapraklarında;
Ne zaman kederden taşarsa için
Şarkılar taşırsın dudaklarında

İşlerken hülyanı sesten örgüler
Bir çini vazodan dökülen güller
Gibi hayalinde şafaklar güler
Buruşmuş bir çiçek parmaklarında

Gözlerin kararan yollarda üzgün
Ve bir zambak kadar beyazdır yüzün
Süzülüp akasya dallarında gün
Erir damla damla ayaklarında

Sesin perde perde genişledikçe
Solan gözlerinden yağarken gece
Sürür eteğini silik ve ince
Bir gölge bahçenin uzaklarında

Sen böyle kederden taştığın akşam
Derim: Dudağında şarkı ben olsam
Gözlerinde damla ve içinde gam
Eriyen renk olsam yanaklarında!

(Ahmet Muhip Dıranas)

Örnek 3

Hafız'ın kabri olan bahçede bir gül varmış;
Yeniden her gün açarmış kanayan rengiyle,
Gece, bülbül ağaran vakte kadar ağlarmış
Eski Şiraz'ı hayal ettiren ahengiyle

Ölüm asude bahar ülkesidir bir rinde;
Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter.
Ve serin serviler altında kalan kabrinde
Her seher bir gül açar;her gece bir bülbül öter.

(Yahya Kemal Beyatlı)

Örnek 4

SÜRGÜN ÜLKEDEN BAŞKENTLER BAŞKENTİNE

Senin kalbinden sürgün oldum ilkin
Bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği
Bütün törenlerin şölenlerin ayinlerin dışında
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Uzatma dünya sürgünümü benim
Güneşi bahardan koparıp
Aşkın bu en onulmazından koparıp
Bir tuz bulutu gibi
Savuran yüreğime
Ah uzatma dünya sürgünümü benim
Nice yorulduğum ayakkabılarımdan değil
Ayaklarımdan belli
Lambalar eğri
Aynalar akrep meleği
Zaman çarpılmış atın son hayali
Ev miras değil mirasın hayaleti
Ey gönlümün doğurduğu
Büyüttüğü emzirdiği
Kuş tüyünden
Ve kuş sütünden
Geceler ve gündüzlerde
İnsanlığa anıt gibi yükselttiği
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Bütün şiirlerde söylediğim sensin
Suna dedimse sen Leyla dedimse sensin
Seni saklamak için görüntülerinden faydalandım Salome'nin Belkis'in
Boşunaydı saklamaya çalışmam öylesine aşikârsın sen bellisin.
Kuşlar uçar senin gönlünü taklit için
Ellerinden devşirir bahar çiçeklerini
Deniz gözlerinden alır sonsuzluğun haberini
Ey gönüllerin en yumuşağı en derini
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Yıllar geçti sapan ölümsüz iz bıraktı toprakta
Yıldızlara uzanıp hep seni sordum gece yarılarında
Çatı katlarında bodrum katlarında
Gölgelendi gecemi aydınlatan eşsiz lamba
Hep Kanlıca'da Emirgân'da
Kandilli'nin kurşunî şafaklarında
Seninle söyleşip durdum bir ömrün baharında yazında
Şimdi onun birdenbire gelen sonbaharında
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Ey çağdaş Kudüs (Meryem)
Ey sırrını gönlünde taşıyan Mısır (Züleyha)
Ey ipeklere yumuşaklık bağışlayan merhametin kalbi
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Dağların yıkılışını gördüm bir Venüs bardağında
Köle gibi satıldım pazarlar pazarında
Güneşin sarardığını gördüm Konstantin duvarında
Senin hayallerinle yandım düşlerin civarında
Gölgendi yansıyıp duran bengisu pınarında
Ölüm düşüncesinin beni sardığı şu anda
Verilmemiş hesapların korkusuyla
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır
Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır
Aşk celladından ne çıkar mademki yâr vardır
Yoktan da vardan da öte bir Var vardır
Hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır
O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır
Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır
Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır
Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır
Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır
Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır
Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır
Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır
Senden umut kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır

Sevgili!
En sevgili!
Ey sevgili!

(Sezai KARAKOÇ)

Örnek 5

Ne zaman seni düşünsem 
Bir ceylan su içmeye iner
Çayırları büyürken görürüm
Her akşam seninle
Yeşil bir zeytin tanesi
Bir parça mavi deniz
Alır beni
Seni düşündükçe
Gül dikiyorum elimin değdiği yere
Atlara su veriyorum
Daha bir seviyorum dağları 


(İlhan BERK)


Ayrıca bakınız
Ayrıca bakınız


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder