Tanık Gösterme

TANIK GÖSTERME

Bir düşünceyi inandırıcı biçimde sunmak için atasözlerinden veya kendi alanında ünlü kişilerin sözlerinden yararlanma yöntemine tanık gösterme denir. Yazar, ileri sürdüğü düşünceyi desteklemek, inandırıcı kılmak için o düşünce alanında yetkin, bilinen kişilerin görüşlerine yer verir. Tanık göstermenin başlıca özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

  • Kişilerin görüşleri aynen alınıp tırnak içinde verilebildiği gibi, dolaylı anlatımla da verilebilir.
  • Tanık göstermede anlatımda somutlaştırma ve inandırıcılık amaçlanır.
  • Tanık gösterilen şeyin herkesçe kabul görmüş bilinen biri veya birinin sözü olması gerekir.
  • Tanık gösterilen kişi ile yazar genellikle aynı fikirdedir.
  • Tanık gösterilen bir söz ise genellikle tırnak içerisinde gösterilir.
  • Tanık gösterme paragraflarında ana düşünce, tanık sözündedir.
  • Tanık göstermede yazar kendi düşüncesinin haklılığını ön plana çıkarmaya çalışır.
  • Tanık göstermede atasözleri ve özdeyişlere çok fazla başvurulur. Bu sözler hem herkes tarafından bilinen hem de inandırıcılığı olan sözlerdir.
  • Tanık gösterme en fazla örneklendirme ile karıştırılır. Tanık göstermede genellikle "söz"; örneklendirmede ise "isim" ön plana çıkar.
  • Tanık göstermede başkasının sözünü doğrudan veya dolaylı aktarmak şart değildir. Yazarın ilgili kişinin kendi fikrinde olduğunu söylemesi yeterlidir.

Tanık Gösterme ile İlgili Örnekler

Örnek 1

Hedefi olmayan, bir şey üretmeyen bir insanın toplumda bir karşılığı olmaz. Kişiler ancak ürettikleriyle topluma faydalı olabilirler. İnsanı insan yapan en üstün meziyet de bir şeyler üretebilmesidir. Öyleyse insan, kendisini ayrıcalıklı kılan bu özelliğiyle ön plana çıkmalıdır. Yoksa insan madde itibariyle bir hiç hükmündedir. Bunun için Necip Fazıl; "Tomurcuk derdinde olmayan ağaç, odundur." der.

Açıklama: Tanık göstermede anlatımda somutlaştırma ve inandırıcılık esas amaçtır. Tanık gösterilen söz genellikle tırnak içerisinde gösterilir. Bu paragrafta da yazar, insanı değerli kılan en önemli unsurdan bahsetmiştir. Bu da insanı diğer canlılardan ayıran düşüncesi ve üretebilme kabiliyetidir. Yazar, düşüncesini inandırıcı kılmak için de Necip Fazıl Kısakürek'in "Tomurcuk derdinde olmayan ağaç, odundur." sözünü tanık göstermiştir.

Örnek 2

Her ataktan her zaman gol olmaz. Önemli olan her ataktan sonra yeniden topu o pozisyona getirebilmektir. Her oltaya her zaman balık düşmez. Bu anlatılanlarda olduğu gibi insanlar hemen her şeyde başarılı olmayabilir. Çoğu zaman istediklerimizin tersi gerçekleşebilir ama önemli olan başarıyı yakalamak için her başarısızlıktan sonra yine denemektir. Mandela; "Hayattaki en büyük zafer hiçbir zaman düşmemekte değil, her düştüğünde ayağa kalkmakta yatar." der.

Açıklama: Tanık göstermede atasözleri ve özdeyişlere çok fazla başvurulur. Bu sözler, herkes tarafından bilinen inandırıcılığı olan sözlerdir. Bu paragrafta da yazar insanların olumsuzluklardan olumlu bir şey elde etmeleri gerektiğine dikkatleri çekmek istemiştir. Bunu temellendirmek ve inandırıcı kılmak için de Nelson Mandela'nın; "Hayattaki en büyük zafer hiçbir zaman düşmemekte değil, her düştüğünde ayağa kalkmakta yatar." sözünü tanık olarak göstermiştir.

Örnek 3

Bugüne kadar iyilik yaptım diye pişman olan çok az kişi görmüşümdür. İnsanlığın bütün devirlerinde ancak yararlı işler yapan, topluma iyiliği dokunan kişiler anımsanır. Kişi, hiçbir koşul altında iyilik yapmaktan vazgeçmemelidir. Vazgeçenlerin yarın pişman olamayacağını düşünemem. Voltaire; "Her insan, yapmadığı tüm iyiliklerden suçludur." der.

Açıklama: Tanık göstermede tanık gösterilen bir söz ise genellikle tırnak içerisinde gösterilir. Tanık gösterme paragraflarında ana düşünce, tanık sözündedir. Yukarıdaki paragrafta da ana düşünce tanık sözündedir. "Her insan, yapmadığı tüm iyiliklerden suçludur." cümlesi hem tanık göstermenin olduğu cümle hem de paragrafın ana düşüncesidir. Sözün tırnak içerisinde gösterilmesi, bir özdeyiş olması da birer ipucu niteliğindedir.

Örnek 4

Hepimizin her zaman hoşuna gitmiştir bir çift güzel söz duymak. Tam tersini söylemek de mümkün. Eleştirildiğimiz zaman bizi eleştireni sevmeyebiliyoruz. Ondan değil midir ki yapmacık da olsa övgüler hoşumuza gider. Bir insanın başarılı olması için elbette övgüye, motivasyona ihtiyacı vardır oysa kalıcı bir başarı için de hiçbir zaman eleştirilmekten çekinmemeliyiz. Atalarımız; "Kusurlarınızı size söyleyebilecek arkadaşlar bulun." sözünü boşuna söylememiştir herhalde.

Açıklama: Tanık göstermede anlatımda somutlaştırma ve inandırıcılık amaçlanır. Bu paragrafta da yazar "eleştiri" sözü bağlamında düşünceyi işlemiş, eleştirinin öneminden bahsetmiştir. "Kusurlarınızı size söyleyebilecek arkadaşlar bulun." cümlesiyle de düşüncesini pekiştirip inandırıcı kılmaya çalışmıştır.

Tanık Gösterme ile İlgili Sorular

SORU 1

"Andre Gide bir yazısında şöyle der: 'Sanatçının konusu insandır. Bir insanın yaşamı o insanın düşlerinin de kaynağıdır.' Bu söze katılıyorum. Çünkü yaşananlarla düşler iç içedir. Sanatçı, yazar, ozan da insan yaşamını, insan düşlerini bir yapıtta gerçeğe dönüştürendir. Başkasına, geleceğe bakandır. Kendi yaşadıklarına, düşlerine herkesi ortak edendir." (ÖYS)

Bu parçada yazarın, Andre Gide'den bir alıntı yapmış olmasının nedeni aşağıdakilerden özellikle hangisi olabilir?

A) Anlatıma akıcılık kazandırma
B) Sanatçı konusundaki görüşlerini inandırıcı kılma
C) Okuyucunun ilgisini çekme
D) Karşıtlıklardan yararlanarak düşüncesini geliştirme
E) Yaşamla sanat eseri arasındaki ilişkiyi kanıtlama

Çözüm: Bir düşünceyi inandırıcı biçimde sunmak için atasözlerinden veya kendi alanında ünlü kişilerin sözlerinden yararlanma yöntemidir, tanık gösterme. Yazar düşüncesini inandırıcı kılmak için Andre Gide'nin bir sözünü tanık olarak göstermiştir. "B" seçeneği "tanık gösterme" ile ilgili olduğu için doğru seçenek "B" seçeneğidir.

SORU 2

Güçlü olmanın en güçlü kanıtı bir olmaktan yatar. Bir ailede birliktelik yoksa, bir devletin insanları birbirine kenetlenmemişse gün olur yok olmaya mahkum olabilirler. Hiçbir güç birlikte yaşamayı öğrenmiş milletlere diz çöktüremez. En ufak bir dalga bile birlik olamamış uluslara diz çöktürebilir. Mehmet Akif Ersoy'un dediği gibi "Girmeden tefrika bir millete düşman giremez. Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez."

Yukarıdaki metinde yazar düşüncesini geliştirmek için hangi yolla başvurmuştur?

A) Örneklendirme 
B) Karşılaştırma 
C) Tanımlama 
D) Tanık Gösterme 
E) Sayısal Verilerden Yararlanma

Çözüm: Tanık gösterilen şeyin herkesçe kabul görmüş bilinen biri veya birinin sözü olması gerekir. Tanık gösterilen bir söz ise genellikle tırnak içerisinde gösterilir. Bu paragrafta da yazar düşüncesini somutlaştırmak ve etkili kılmak için Mehmet Akif Ersoy'un bir sözünü tanık olarak göstermiştir. "Girmeden tefrika bir millete düşman giremez. Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez." cümlesi tanık göstermenin olduğu cümledir. Doğru cevap "D" seçeneğidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder