Natüralizm (Doğalcılık)

NATÜRALİZM (DOĞALCILIK)

natüralizm
19. yüzyılın ikinci yarısında özellikle Fransa'da gelişen gözlem ile birlikte bilimsel deneyi de uygulayan edebiyat akımıdır. Emile Zola'nın kurucusu kabul edildiği natüralizm (doğalcılık), hayatı bilimsel açıdan ele alır. Emile Zola "Deneysel Roman" eserinde natüralizmin ilkelerini açıklar. Taine'nin determinizm, Bernard'ın deneysel uygulama, Darwin'in evrim ve soya çekim düşünceleri natüralizmin doğuşunu hazırlayan unsurlardır. Natüralistler, determinizmi (Doğa olaylarında aynı nedenler aynı sonuçları doğurur anlayışı) topluma ve insana uygulamışlardır. Yani insanın çevresini incelemek insanı anlamanın en iyi yoludur, görüşünü savunmuşlardır. Realizmin daha da ilerlemiş biçimi olarak görülen natüralizm realizmden "determinizm", "soyaçekim" ve "deneysel roman" kavramlarıyla ayrılır. Kısa ömürlü bir akım olan natüralizmin başlıca özellikleri şunlardır:

  • Natüralizm, doğa bilimlerinin edebiyat ve sanata uygulanmasıyla oluşmuştur.
  • Realizmdeki güçlü gözlem unsuruna natüralizmde "deney" ilkesi de eklenmiştir.
  • Natüralizm, realizme bir tepki olarak doğmamış aksine realizmin daha da gelişmiş bir şeklidir.
  • Natüralizmde sanat doğanın bir kopyası kabul edilir. Bu fikir, natüralizmin ana ilkesini oluşturur.
  • Natüralistler, sosyal çevrenin insan üzerindeki etkilerini derinlemesine araştırmışlardır. Natüralizme göre toplum büyük bir laboratuvar, insan ise deney konusu olandır.
  • Natüralizmde yazar çok iyi bir gözlemci ve deney yapan bir bilim adamıdır.
  • Natüralistlere göre insanların duygu, düşünce ve eylemlerinde sosyal çevre kadar soya çekim de önemlidir. İnsanı yönlendiren irade değil, çevre ve soya çekimdir. Natüralistler, kişilerin sahip oldukları erdemleri soya dayandırırlar. İnsanın kişiliğini, duygu, düşünce ve hareketlerini çevre ve kalıtıma bağlarlar. Bundan dolayı kişiler yaptıklarından sorumlu tutulmazlar.
  • Natüralistler, sanatı toplumsal sorunların çözümü için bir araç olarak gördüklerinden "Toplum için sanat" anlayışını benimsemişlerdir.
  • Natüralizmde yaşanılanlar, bütün gerçeklik ve çıplaklığıyla ele alınır.
  • Yazar eserde kişiliğini gizler. Sadece olanları yazar. Emile Zola bu konuda; "Nasıl ki kimya bilgini kendi hazırladığı koşullar altında oluşan doğal olayları gözleyip saptamakla yetinir, azota kızmadığı gibi, oksijene de aşırı sevgi göstermezse sanatçı da suç karşısında yargıç kesilmez, erdem karşısında ise alkış tutmaz." der.
  • Natüralizmde sokak edebiyatta yansıtılmıştır.
  • Natüralist yazarların dili yalın, açık ve doğaldır. Natüralizmde üslup kaygısı güdülmez.
  • Natüralist eserlerde olaylar yazarca yönlendirilmez.
  • Roman kişileri kendi ağızlarıyla konuşturuldukları için dilde seçici davranmamışlardır. Natüralizmde argo, küfür ve sokak diline de yer verilir.
  • Natüralistlere göre, insandaki duygu ve düşünceler ruhun değil, bedenin bir işlevidir. Natüralistler bu görüşlerinden dolayı insanın ruhuna değil, fizyolojik yapısına yönelmişlerdir. 
  • Natüralistler, çevrenin insan üzerinde güçlü bir etkisi olduğuna inanırlardı. Bundan ötürü işledikleri mekânları bir belgesel şeklinde sunmuşlardır.
  • Naturalizmde psikolojik roman itibar görmemiştir.
  • Natüralistler, yaşadıkları dönemin ağır şartlarından dolayı olaylara ve kişilere olumsuz bir bakış açısıyla yaklaşmışlardır. 
  • Romanlarda oldukça ayrıntılı betimlemeler yapılmış, bu tasvirler aracılığıyla kişilerin psikolojik durumları ortaya konulmuştur.
  • Eserlerde iğrenç ve çirkin sahnelere de yer verilmiştir. Yoksul işçiler, köylüler, ayyaşlar, fahişeler, hırsızlar yazarların en fazla eserlerinde işledikleri kişilerdir. Bu kesimler genelde sosyal bir dışlanmışlık içinde olan sorunlu, toplum dışına itilmiş kişilerdir.
  • Natüralizme göre yazar sadece bir gözlemcidir.
  • Tezli (deneysel) romanın geliştirildiği natüralizmde her eserin savunduğu bir "tez" vardır.
  • Natüralizmde öykü, roman ve tiyatro türleri büyük gelişme göstermiştir.

Dünya Edebiyatında Natüralizm ve Başlıca Temsilcileri

Emile Zola: Roman türüyle öne çıkan bir yazardır. Natüralizm akımının kurucusudur. Zola, bir bilim adamı gibi davranmış, kahramanlarını soya çekim bağlamında incelemiş romanlarına da "Deneysel Roman" adını vermiştir. Meyhane, Nana, Toprak, Germinal başlıca önemli yapıtlarıdır.

Guy de Maupassant: Öykü ve roman yazarlığı ile tanınır. Gözleme oldukça önem veren yazar dünya edebiyatında olay hikâyeciliğinin öncüsü sayılır. Tombalak, Ayışığı, Ölüm Kadar Acı, Güzel Dost, Bir Hayat başlıca önemli eserleridir.

Alphonse Daudet: Roman ve öyküleriyle ön plana çıkan bir yazardır. Çalışmalarını belgelere dayandıran Daudet'in; Değirmenimden Mektuplar, Sapho, Pazartesi Hikâyeleri, Jack, Trasconlu Tartarin başlıca yapıtlarını oluşturur.

John Steinbeck: Roman ve öyküleriyle bilinen bir yazardır.

Goncourt Kardeşler: Edmond ve Jules eseriyle bilinir. Gözlemde oldukça başarılıdır.

Türk Edebiyatında Natüralizm ve Başlıca Temsilcileri

Türk edebiyatına natüralizm, Beşir Fuad'ın etkisiyle girmiştir. Ahmet Mithat Efendi'nin kaleme aldığı "Müşahedat" eseri Türk edebiyatında natüralizmin ilk örneği sayılır. Natüralizmin ilk önemli temsilcisi ise Hüseyin Rahmi Gürpınar'dır. Natüralizmi romanlarında başarılı bir şekilde uygulamıştır. "Mürebbiye" eserinde natüralizmi okuyucuya anlatma yoluna gider. Türk edebiyatında natüralizme uygun eserler veren başka bir yazar da Nabizade Nazım'dır.

Ayrıca bakınız

Natüralizm (Doğalcılık)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder