Kübizm

KÜBİZM 
    
kubizm
Empresyonizme (izlenimcilik) bir tepki olarak ortaya çıkan kübizm "çok boyutluluk" anlamına gelmektedir. 20. yüzyılın başlarında ünlü İspanyol ressam Picasso'nun başlattığı kübizm, daha çok resimde kendini göstermiş daha sonra edebiyata da geçmiştir. Kübistler, nesnelerin sadece görünen taraflarını değil görünmeyen taraflarını da üç boyutlu bir şekilde tabloda göstermeyi başarmışlardır. 


Kübizmin Başlıca Özellikleri

  • Kübistlere göre sadece dış görünüş değil, duygular da anlatılmalıdır.
  • Kübistler, söylenememiş ve gösterilmemiş gerçeklerin peşine düşmüşlerdir.
  • Eşyanın dış görünüşü ile birlikte özünü de anlatmaya çalışmışlardır.
  • Sanatçılar, anlatımı canlı kılmak için yapıtlarında olaylarla duyguları karıştırarak yansıtmışlardır.
  • Kübizmde varlığı, iç, dış, geçmiş, gelecek, duygusal gibi tüm boyutlarıyla ele almak esastır.
  • Nesnelerin tümünü geometrik biçimlerle anlatmaya dayalı bir akımdır.
  • Kübizme mensup edebiyatçıların amacı olay ve duyguları birbirine karıştırmak, farklı yerlerde geçen olayları birlikte, aynı zamanda olduğunu kabul edip buna göre yapıtlar oluşturmaktır. Dolayısıyla ortaya çıkan eserler oldukça karışıktır.
  • Kübistler, izlenimcilerin aksine, ilim yoluyla değil sanat yoluyla düşüncelerini gerçekleştirmeye çalışmışlardır.
  • Kübizmde önce manzara yahut olayın meydana geldiği yer, ana parçalarına ayrılır, sonrasında ise bu parçalar sanatçının kişisel fikri doğrultusunda yeniden birleştirilir. Ortaya çıkan bütünlük manzara ya da olayın aslı değil sanatçının duyumlarına göre oluşan geometrik şekildir.
  • Kübistler, tabiatın olduğu şekliyle sanata girmesiyle sanatçının rolünün kalmayacağını düşünmüşlerdir. Onun için mevcudu önce parçalara ayırmayı sonrasında da bunları birleştirmeyi amaçlamışlardır.
  • 1910-1914 yılları arasında etkili olan kübizm sonrasında etkisini yitirmiştir.

 Başlıca Temsilcileri

Jakob 
Salmon 
Costeau
Apollinaire

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder