Romantizm (Coşumculuk)

ROMANTİZM (COŞUMCULUK)     

romantizm
Fransa'da 1830'da klasisizme tepki olarak ortaya çıkan ve gelişen bir edebiyat akımıdır. Sonrasında ise romantizm bütün Avrupa'ya yayılmış ve benimsenmiştir. Romantizmin (Coşumculuk) doğuşunda en önemli etken Fransız Devrimi'dir (1789). Fransız İhtilali'nin toplumsal, düşünsel ve siyasal anlamda romantizmin üzerinde ciddi etkileri olmuştur. Bu ihtilal ile krallık yıkılmış Mostesgueu, Voltaire, Rousseau ve Diderot gibi ünlü düşünürler insan hak ve özgürlükleri alanında önemli mücadeleler vermişlerdir. Böylece "Aydınlanma Çağı" denilen bir dönem ortaya çıkmıştır. İnsanın yaratma özgürlüğünün önündeki her şeyi karşısına alan romantizm Victor Hugo ile büyük ün kazanmıştır. Romantikler "En iyi kural, kuralsızlıktır" ilkesini amaç edinmişlerdir. Victor Hugo'nun "Cromwell" adlı oyununun ön sözünde ilkelerini ortaya koyduğu romantizm akımının başlıca özellikleri şunlardır:

  • Romantizmde duygu, coşkunluk ve hayal önemlidir. Sınırsız hayal gücü ile romantikler kendilerini daha özgür gördükleri için önemli eserler ortaya koymuşlardır.
  • Ana felsefesi klasisizme karşı olmak olan romantizm, klasisizmin bütün kural ve biçimlerini yıkmıştır.
  • Romantizmde Eski Yunan ve Latin mitolojisine ilgi duyulmamış bunun yerine romantikler Hristiyanlık mucizelerine ve ulusal efsanelere yönelmişlerdir. Ulusallık, romantizmde aranan bir nitelik haline gelmiştir. 
  • Klasisizmde önemsenmeyen din duygusuna romantizmde geniş yer verilmiştir. Romantizmde kahramanların çoğu da dindar kişilerdir.
  • Romantik yapıtlarda aşk, ölüm, doğa, özgürlük konuları çok fazla işlenmiştir. Konular, tarihten ve günlük hayattan alınmıştır.
  • Romantikler, eserlerde sadece seçkin insanları değil her kesimden insanları anlatmaya çalışmışlardır.
  • İnsan ruhuna önem verilen romantizmde karşıtlıklardan, (ak-kara, güzel-çirkin, iyi-kötü…) yararlanılmıştır.
  • Romantikler, insanın duygularını, düş gücünü hayata geçirmesine büyük önem vermişlerdir.
  • Melankoli, öznellik, kaygı romantizmde zirve yapmıştır. Uçurumlar, ürkmüş atlar, baykuşlar, kuru kafalar eserlerde çok fazla karşımıza çıkan kavramlardır.
  • Toplumun düzeltilmesi amacıyla "Sanat toplum içindir." ilkesine uyulmuştur. Romantikler, insanı düzeltmeyi toplumu düzeltmekle eş değer görmüşlerdir.
  • Klasisizmde önemsenmeyen doğaya karşı büyük bir ilgi duyulmuş, uzak ülkelerin, doğa güzelliklerinin tasvirlerine geniş yer verilmiştir. 
  • Romantizmde gerçek, bir yönüyle değil; çirkin, bozuk, gülünç bütün taraflarıyla ele alınmıştır.
  • Romantikler eserlerde kapalı, süslü bir üslup kullanmış; duygu yüklü, şairane bir anlatımı benimsemişlerdir. 
  • Romantikler, dil ve biçim mükemmelliğini önemsememişlerdir. 
  • Ağlayan yıldız, ürperen gece, inleyen rüzgâr, kendinden geçen çiçek gibi alışılmamış bağdaştırmalar romantizmde önemsenen kavramlardır.
  • Romantizmde sanatçılar, kendi kişiliklerini gizlememiş; olaylarla ilgili görüşlerini açıkça ortaya koymuşlardır.
  • Romantikler olayları anlatılırken rastlantılara gereğinden fazla yer vermişlerdir.
  • Romantizmde tragedya ve komedya yerine bu iki türü kimi yönleriyle birleştiren dram türü gelişmiştir. Klasik tiyatrodaki zaman ve yer birliği romantizmde terk edilmiştir. Klasisizme göre tiyatro ihmal edilmiştir.
  • Romantizmde tip değil karakter önemli görülmüştür.
  • Lirik şiir romantizmle beraber önem kazanmıştır.
  • Romantizmde ilkin tiyatro ön plana çıkar sonrasında roman türü önem kazanır. Ayrıca öykü, tiyatro, şiir, makale, eleştiri, fıkra, anı, deneme, gezi yazısı türlerinde önemli eserlere imza atılmıştır.

Dünya Edebiyatında Romantizm ve Başlıca Temsilcileri

Romantizm önce Almanya'da görülür. Alman romantizmi 18. yüzyıla kadar uzanır.  Goethe ve Schiller bu anlamda öne çıkan kişilerdir. Almanya'dan sonra İngiltere'de görülse de tam anlamıyla Fransa'da ortam bulup gelişen romantizmin başlıca temsilcileri şunlardır:

Voltaire: Fransız edebiyatına bağlı bir romantik olan Voltaire, felsefe, roman ve şiir alanında ön plana çıkar. Candide ve Zandig başlıca önemli eserleridir.

Victor Hugo: Fransız edebiyatına ait bir sanatçı olup romantizme büyük ün kazandırmıştır. Şiir, roman ve tiyatroda ön plana çıkar. Hernani, Sefiller, Notre Dame'in Kamburu, Kral Eğleniyor, Cromwell, Işıklar ve Gölgeler, Sonbahar Yaprakları başlıca önemli eserleridir.

Goethe: Alman edebiyatına ait romantik bir sanatçıdır. Şiir, tiyatro ve romanlarıyla bilinir. Divan, Faust, Genç Werther'in Istırapları başlıca önemli eserleridir.

Schiller: Tiyatro ve şiirleriyle ön plana çıkan Alman edebiyatına ait romantik bir sanatçıdır. Haydutlar, Wilhemm Tell başlıca önemli eserleridir.

Jean Jacgues Rousseau: Fransız edebiyatına bağlı bir romantik olan Rousseau, felsefe ve toplumbilim alanında ön plana çıkan bir sanatçıdır. Toplum Sözleşmesi, İtiraflar ve Emile başlıca önemli eserleridir.     

Lamartine: Fransız edebiyatına bağlı bir sanatçı olup şiir ve roman türüyle bilinir. Başlıca önemli eserleri Şairane Düşünceler, Bir Meleğin Düşmesi, Graziella, Raphael'dir.

Aleksandre Dumas Pere: Roman türüyle ön plana çıkan bir yazardır.

Alfred De Musset: Hikâye ve roman türüyle öne çıkan bir romantiktir.

Aleksandre Puşkin: Şiirleriyle bilinen Puşkin'in Kafkas Esiri, Çingeneler, Yüzbaşının Kızı başlıca önemli eserlerini oluşturur. 

Chateaubriand: Şiirleriyle ön plana çıkan bir romantiktir.

Türk Edebiyatında Romantizm ve Başlıca Temsilcileri

Tanzimat Edebiyatının ilk yıllarında romantizm akımının etkisinde önemli eserler ortaya çıkmıştır. Bu dönem ürünlerinin çoğunluğunda görülen bu akımın önemli temsilcileri şunlardır:

Namık Kemal: Roman ve tiyatrolarında romantizmin bariz etkisi söz konusudur.

Ahmet Mithat Efendi: İlk romanlarında romantizmin etkisi görülür. Öykü türünde de bu etkiye rastlanır.

Abdülhak Hamit Tarhan: Tiyatro ve şiirlerinde romantizmin etkisi altında kalır.   

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder