Modernizm

MODERNİZM

modernizm
19. yüzyılın ortalarında Fransa'da ortaya çıktığı kabul edilir. Birinci Dünya Savaşı'nın ortaya çıkardığı ümitsiz, karamsar, bunalımlı psikolojik durum insanı içinde yaşadığı topluma yabancılaştırmıştır. Teknolojinin hızlı gelişmesiyle insanın edilgenleşmesi, insanın kapitalist dünya karşısında paranın bir nevi kölesi durumuna düşmesi, yöresel ve ulusal ahlaki değerlerin küreselleşmeyle birlikte yok olması, materyalizmin manevi kültürü baskılaması sonucunda kendi kabuğuna çekilen, dışa yabancılaşan güvensiz, bunalımlı yalnız "birey"i ortaya çıkarmıştır. İnsanların kendine ve birbirlerine yabancılaşması 20. yüzyıl edebiyatının en temel noktasını oluşturur. Bütün bunlar modernizmin temel çıkış noktalarıdır.

Modernizmin Başlıca Özellikleri:

  • Modernizm, aydınlanmanın ilkelerini esas almıştır. Modernizmde akıl ve bilim ilerlemede aracı olarak görülmüştür. 
  • Evrensel ve nesnel bilgiye ulaşmada akıl ve deney yolu önemlidir.
  • Sanatçılar, dış dünyadaki şeylerin göründükleri gibi olmadıklarını ileri sürmüş, yerleşik kurallara baş kaldırmışlardır. Gelenekçiliğe karşı tavır sergileyen modernistler, gelenekle çatışma içerisine girmişlerdir.
  • Modernizm; kapitalizm, endüstrileşme, demokrasi, şehirleşme, akılcılık, bilimsel bilgi, ulus devlet gibi temel unsurlara dayanır.
  • Modernizm, tarım toplumundan sanayi toplumuna geçişin bir yansımasıdır. Eğitim seviyesindeki ilerleme, iletişimdeki değişim ve gelişmeler, ulaşım araçlarındaki iyileşmeler modernizmin diğer önemli dayanaklarıdır.
  • Modernistler, lâik düşünce yapısına sahip kişiler olup, toplumsal hayatta bilim ve aklı esas alırlar. 
  • Modernizmde din olgusu sosyal hayatta yer almaz.
  • Modernizmde insan karmaşık bir varlık olarak ele alınır. Modernistler, insan merkezci bir anlayışı benimser.
  • Modernist eserlerde toplumdaki değer çatışmaları, fertlerin bunalımları ve karmaşık ruh halleri anlatılır.
  • Dinin dolayısıyla kilisenin egemenliği altında olan Batı düşünce dünyası modernizmle din etkisinden kurtulmuştur. Soyut ve kutsalların yerini bilimsellik, akıl ve somut değerlendirmeler alır.
  • Modernist eserlerde toplumdan kaçış, yalnızlık, geleneksel değerlere isyan konuları ağırlıkta işlenir. Toplumda ve bireyde var olan huzursuzluk ön planda yer alır.
  • Modernizmde insan karmaşık bir varlık olarak sunulur.
  • Toplumda tutunamayan, yabancılaşmış fertlerin trajedisi işlenir.
  • Modernistler, iç içe geçmiş zaman olaylarıyla çok katmanlı bir öykü tekniğine başvurmuşlardır.
  • Modernizmde olaylar arasında neden-sonuç ilgisi yoktur.
  • Modernizmde kişilerin ruh halleri üzerinde durulduğu için eserlerde olay örgüsü yoktur.
  • Değişim ve ilerleme ile özdeşleşen modernizm, eleştiriyi önemser, onu değişimin bir aracı olarak kullanır.
  • Modernizmde geleneksel yapı ve anlatım reddedilmiş, bilinç akışı, iç diyalog ve iç konuşma teknikleri kullanılmıştır.
  • Alegorik anlatım önemsenmiş, özellikle olay ağırlıklı metinlerde çağrışımlara geniş yer verilmiştir.
  • Kelimelerin çağrışım gücünden yararlanılarak şiirsel bir dil kullanılmıştır.

Kısacası kitle iletişim araçlarının artmasıyla insanların yüz yüze iletişimlerinin kopması, paranın gittikçe önem kazanması ve kişisel menfaatin ön plana çıkması toplumda "yabancılaşma"yı beraberinde getirir. Kişilerin birbirleriyle ve gerçeğe yabancılaşması modernizmin temel dayanağı olur.

Dünya Edebiyatında Modernizm ve Başlıca Temsilcileri

Kafka, 20. yüzyıl Alman edebiyatının önde gelen isimlerindendir. Modernizmin özgün yazarları arasında yer alan Kafka, eserlerinde yabancılaşma, özgürlük, Batı toplumunun açmazlarını ve sonucunda içine düştükleri yalnızlık konularını ağırlıklı olarak işlemiştir. James Joyce, Marcel Proust, Virginia Wolf modernizmin dünya edebiyatındaki diğer önemli temsilcileridir.

Türk Edebiyatında Modernizm ve Başlıca Temsilcileri

Türk edebiyatında 1970'lerden sonra modernizme uygun eserler verilmeye başlanır. Oğuz Atay'ın "Tutunamayanlar", Yusuf Atılgan'ın "Anayurt Oteli", Ferit Edgü'nün "Hakkâri'de Bir Mevsim" eserleri modernizmin edebiyatımızdaki ilk ürünleri sayılır. Bilge Karasu'nun "Gece", Orhan Pamuk'un "Kara Kitap", "Yeni Hayat" eserleri de modernist romana birer güzel örnektirler. Haldun Taner, Sait Faik Abasıyanık ve Adalet Ağaoğlu bu anlamda ön plana çıkan diğer isimlerdir.


Ayrıca bakınız

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder