Murabba

MURABBA

Murabba; "dört köşeli", "dörtlü" anlamına gelmektedir. Bent adı verilen dört dizelik kıt'alardan oluşan şiir türüdür.  Murabba, İran edebiyatından Türk edebiyatına geçmiş bir nazım biçimidir. Divan Edebiyatı'nda 15. yüzyılda Ahmet Paşa tarafından kullanılan murabba türü 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren şarkı şeklinde bestelenen bir tür olmuştur. Namık Kemal ve Taşlıcalı Yahya edebiyatımızda murabba türünde önemli örnekler vermişlerdir.

Murabbanın Özellikleri

  • Murabba, dörder dizeli bentlerden oluşur.
  • Aruz ölçüsüyle yazılır.
  • Murabbalarda dil genellikle süslü ve ağırdır.
  • En az üç en fazla yedi bentten (dörtlükten) oluşur.
  • Murabbalarda hemen hemen her konu işlenebilmiştir. Konu açısından bir sınırlama söz konusu değildir. Aşk ve felsefi konular daha fazla işlenmiştir. Övgü, yergi, dinsel ve öğretici konular işlenen diğer konuları oluşturur.
  • Uyak düzeni "aaaa / bbba / ccca / ddda…" şeklindedir. İlk bendi kafiyeli olmayan ve sonraki bentlerde kafiyesi tekrarlanmayan murabbalar da vardır.
  • Murabbalar, son dizeleri tekrarlanıyorsa mütekerrir murabba, son dizeleri tekrarlanmıyorsa müzdeviç murabba adını alır.


Murabba İle İlgili Örnekler

Örnek 1

MURABBA

Geçti cânânın firâkı cânıma
Tîr-i cevri gibi girdi kanıma
Nâleden bir kimse gelmez yanıma
Söyle ey bâd-ı sabâ cânânıma
Düşmanum gibi benüm ol nev-cuvân
Şâd olur çünkim gamumdan her zaman
Eyleyüp ahvâlümi bir bir beyân
Söyle ey bâd-ı sabâ cânânıma
Yaktı yandurdı beni nâr-ı firâk
İşidenlerden ırak olsun ırak
Hey ne müşkil derd olur bu iştiyâk
Söyle ey bâd-ı sabâ cânânıma
Derdmendine şefâat eylesin
Hâtırım sorsun inâyet eylesin
Bî-vefâlıktan ferâgat eylesin
Söyle ey bâd-ı sabâ cânânıma
Âşık olal'dan ana leyl ü nehâr
Işkum artar eksilir sabr u karâr
Olmasun Yahyâ gibi mahzûn u zâr
Söyle ey bâd-ı sabâ cânânıma
Yahya Bey
Günümüz Türkçesiyle:
Sevgilinin ayrılığı canıma yetti
Eziyet okunu kanıma girdi
İnlememden kimse yanıma gelmez
Ey sabah rüzgârı sevgilime bunları söyle
O sevgili tıpkı benim düşmanım gibi
Çünkü üzülmemden o mutlu olmaktadır
Hallerimi bir bir açıklayıp
Ey sabah rüzgârı sevgilime bunları söyle
Ayrılık ateşi yaktı, yandırdı beni
Duyanlardan bu uzak olsun
Bu arzu, istek çok zor bir derttir
Ey sabah rüzgârı sevgilime bunları söyle

Sevgili ben dertliye şefaat eylesin
Hatırımı sorsun, bana yardım etsin
Vefasızlıktan vazgeçsin artık
Ey sabah rüzgârı sevgilime bunları söyle
Ona âşık olduğumdan beri gece gündüz aşkım artar
Aşkım artar fakat sabrım ve kararlılığım azalır
O sevgili Yahya gibi hüzünlü ve feryat dolu olmasın
Ey sabah rüzgârı sevgilime bunları söyle
Örnek 2

Perişan halin oldum sormadın hal-i perişanım
Gamından derde düştüm kılmadın tedbir-i dermanım
Ne dersin rüzgarım böyle mi geçsin güzel hanım
Gözüm canım efendim sevdiğim devletli sultanım

Esir-i dam-ı aşkın olalı senden vefa görmem
Seni her kanda görsem ehl-i derde aşina görmem
Vefa vü aşinalık resmini senden reva görmem
Gözüm canım efendim sevdiğim devletli sultanım

Değer her dem vefasız çerh yayından bana bin ok
Kime şerh eyleyem kim mihnet ü enduh u derdim çok
Sana kaldı mürüvvet senden özge hiç kimsem yok
Gözüm canım efendim sevdiğim devletli sultanım

Gözümden dembedem bağrım ezip yaşım gibi gitme
Seni terk eylemezem çün ben beni sen dahi terk eyleme
İgen hem zalim olma ben gibi mazlumu incitme
Gözüm canım efendim sevdiğim devletli sultanım

Katı gönlün neden bu zulm ile bidade ragıbtır
Güzeller sen tegi olmaz cefa senden vaciptir
Senin tek nazenine nazenin işler münasiptir
Gözüm canım efendim sevdiğim devletli sultanım

Nazar kılmazsan ehl-i derd gözden akıdan seyle
Yamanlıktır işin uşşak ile yahşı mıdır böyle
Gel Allah'ı seversen bendene cevr eyleme lutf eyle
Gözüm canım efendim sevdiğim devletli sultanım

Fuzuli şive-i ihsanın ister bir gedayındır
Dirildikçe seg-i kuyun ölende hak-i payındır
Gerek öldür gerek ko hükm hükmün ray rayındır
Gözüm canım efendim sevdiğim devletli sultanım

Fuzuli

Örnek 3

Sıdk ile terk edelim her emeli her hevesi
Kıralım hail ise azmimize ten kafesi
İnledikçe eleminden vatanın her nefesi
Gelin imdada diyor bak budur Allah sesi

Namık Kemal

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder