Cengiz Aytmatov

CENGİZ AYTMATOV (1928-2008)

cengiz aytmatovCengiz Aytmatov, 1928'de Kırgızistan'ın Talas eyaletindeki Şeker köyünde doğdu.  Babası, Torekul Aytmatov, seçkin bir devlet adamıdır. Torekul Aytmatov, Stalin muhalifi olduğundan 1937'de tutuklanır. Stalin'in verdiği emir üzerine bir yıl sonra da kurşuna dizilir. Devlet memurluğu görevini yürüten annesi bundan sonra dört çocuğuna bakmak ve onları okutmak zorunda kalır. Aytmatov, II. Dünya Savaşı'ndan oldukça etkilenir ve II. Dünya Savaşı'nın sıkıntılı günlerini babasız geçirir. Cengiz Aytmatov, çok genç yaşta çalışmak zorunda kaldığından gençliğinde oldukça sıkıntılı bir dönem geçirir. Henüz 14 yaşındayken köyündeki sekreterliğe girer. Burada tarım makinelerinin sayımı ve vergi tahsildarlığı görevlerini yürütür. 

İlkokulu kendi köyünde okuyan Cengiz Aytmatov, öğrenimini sırasıyla Cambul Veterinerlik Teknik Okulu, Frunze Tarım Enstitüsü, Maksim Gorki Edebiyat Enstitüsünde sürdürür. Sonrasında 1956-1958 yılları arasında Moskova'da okur. Cengiz Aytmatov, yazın hayatına bu yıllarda "Pravda" gazetesinde başlar.

Yazarlık hayatına 1952'de başlayan Cengiz Aytmatov, önce Kırgız Pradası gazetesinde muhabirlik yapar sonra kendisine büyük ün kazandıracak olan ve "İlk Öğretmen", "Deve Gözü", "Cemile" ile "Selvi Boylum Al Yazmalım" adlı hikâyelerinden oluşan  "Povesti Gori Stepey" (Dağlar ve Steplerden Masallar) öyküsünü kaleme alır. Bu eseriyle 1963'te "Lenin Ödülü"ne layık görülür. Lenin Ödülü'nü alan en genç sanatçı olur. Cengiz Aytmatov, 1958'de Sovyet Komünist Partisi ve Yazarlar Birliğine kabul edilir. Bu pozisyon, onun hem Kırgız hem de Rus yazarlar arasındaki yerinin pekişmesine neden olur. Cengiz Aytmatov, 1968'de ve 1983'te olmak üzere iki kez Büyük Sovyet Edebiyat Ödülü'nü kazanır. Ayrıca 1968'de Kırgızistan milli yazarı seçilir.

Cengiz Aytmatov'un Kırgızistan milli yazarı seçilmesinden sonra yazın hayatında hikâyecilikten roman yazarlığına bir kayma yaşanır. İlk romanı olan "Toprak Ana" 1963'te yayımlanır. Bunu "Elveda Gülsarı", "Kızıl Elma", "Beyaz Gemi", "Sultanmurat" ve "Gün Olur Yüzyıl Olur" eserleri izler. "Elveda Gülsarı" romanı yayımlandığında büyük bir heyecan oluşturur. Cengiz Aytmatov, bu eserinde yalnız insanların değil hayvanların psikolojisini de başarıyla anlatır.

Cengiz Aytmatov 1986 yılında yayımladığı "Dişi Kurdun Rüyaları" romanıyla yazın çalışmalarında evrenselliğe yönelir. Bu eserde hayvanlara, insanlara ait olan özellikler atfeder. Yazar, ayrıca 1990'da "Beyaz Yağmur", "Cengiz Han'a Küsen Bulut"u yayımlar.

Cengiz Aytmatov eserlerinde folklorik unsurları ustaca kullanır. Kırgız halk kültürüyle birlikte Türklerin eski inanışları, tarihi ve kültürüne duyulan özlemi de eserlerinde işler. Eserlerinde mitolojiden de bol bol yararlanır. Bu öğretilerinde Kırgızların geleneksel kültürünü çok iyi bilen ve çocukluğunda sürekli ona bunları terennüm eden büyükbabasının rolü yadsınamaz. Manas destanı da onun ilham kaynaklarından biri olarak ön plana çıkar.

Cengiz Aytmatov'un eserlerinin merkezinde her zaman "insan" vardır. İnsanca bir hayat için sürekli farklı uygulamalara eleştirilerde bulunur. Cengiz Aytmatov'un eserlerinin bir diğer özelliği dar anlamda Kırgız insanını anlatırken aslında geniş anlamda bütün dünya Türklüğünü anlatmasıdır. Hepsinden öte de evrensel olarak insanlığın ortak duyumlarına hitap etmesi ve kaynak oluşturmasıdır.

Eserlerinde yurt, doğa sevgisi, aşk, dostluk, geçirdiği savaş dönemlerinin acıları ve kahramanlık temalarını işler. Kırgız gelenek ve göreneklerine büyük bir sadakatle bağlı kalan Cengiz Aytmatov, milletinin tarihten gelen maddi ve manevi zenginliklerini eserlerine yansıtır. Halkın içine düştüğü zor durumları anlatmış, bu zor durumlardan kurtulmanın ipuçlarını da vermiştir. Kendi ifadesiyle o "tipik insan"ı anlatmıştır. Cengiz Aytmatov'un tarihe not düşecek özelliği ise özüne bağlı, halkından ve coğrafyasından bilinçli olarak bahsetmesidir. 

Romanlarında aşk ve savaş gibi iki ana konuyu işleyen Cengiz Aytmatov, hikâyelerinde milli hafızaya ait olan masal, halk hikâyeleri, hikâye, efsane, destan  ve türküleri Kırgız Türk kültürünü, bütün içselliğiyle, psikolojisiyle, duyuş tarzıyla, maddi ve manevi zenginliğiyle Kırgız halkının gençlerine yeniden hatırlatmaya çalışmıştır. Louis Aragon'un "Dünyanın en güzel aşk hikâyesi" olarak nitelediği "Cemile"  eseri tüm zamanların en çok okunan aşk kitabı seçilir. Bu eser Cengiz Aytmatov'un dünyaca ünlü bir yazar olmasında büyük katkı sağlar.

Günümüz Kırgız Türk edebiyatının dünyaca tanınan yazarı olan Cengiz Aytmatov, çevirmen, diplomat ve siyasetçi kimliğiyle de bilinir. Dünya edebiyatında önemli bir yer edinen kitaplarıyla Türk kültür zenginliğini bütün dünyayla buluşturan Cengiz Aytmatov, son yıllarını siyasetle geçirir. Kırgızistan-Talas milletvekilliliği ve Benelux Devletleri büyükelçiliğinde bulunur. Avrupa Birliği, UNESCO, NATO ülkelerinin Kırgız delegeliği görevlerini de üstlenir.

Dünyada en çok okunan romancılar arasında yer alan ve eserleri dünyanın yüz elli diline tercüme edilmiş olan Cengiz Aytmatov, eserlerini daha çok Kırgızca ve Rusça yazar.  Yazar, aynı zamanda 2007 yılı "Altın Yürek Edebiyat Ödülü"nün de sahibidir. 

Cengiz Aytmatov, 2008'de "Gün Olur Asra Bedel" romanının film çekimleri için bulunduğu Rusya'ya bağlı Tataristan'ın başkenti Kazan'da rahatsızlanır. Tedavi olmak için Almanya'ya giden Cengiz Aytmatov, Almanya'nın Nürberg kentinde 2008'de hayata veda eder. Kırgızların Cengiz Aytmatov'a olan derin sevgisinden dolayı 2008 yılı Kırgızistan'da Cengiz Aytmatov yılı olarak ilan edilir.

Eserleri

Romanları
         
Beyaz Gemi
Gün Olur Asra Bedel 
Toprak Ana 
Dişi Kurdun Rüyaları 
Dağlar Devrildiğinde
Elveda Gülsarı

Öyküleri

Cemile 
Selvi Boylum Al Yazmalım 
Deniz Han'a Küsen Bulut 

Ayrıca bakınız

Azeri Edebiyatı
Kırgız Edebiyatı
Cengiz Aytmatov
Kırım Edebiyatı
Kıbrıs Edebiyatı
Bulgaristan Edebiyatı 
Yugoslavya Türkleri Edebiyatı 
Irak Edebiyatı
Uygur Edebiyatı
Türkmenistan Edebiyatı
Kazakistan Edebiyatı 
Özbekistan Edebiyatı 
Kazan Türkleri Edebiyatı 
Batı Trakya Türkleri Edebiyatı 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder