Komedi (Komedya, Güldürü)

KOMEDİ (KOMEDYA, GÜLDÜRÜ)

Komedi türü eski Yunan'da bağ bozumu törenlerinden doğmuştur. İnsanların, toplumların ve olayların gülünç ve kusurlu yönlerini ortaya koyan izleyici kitlesini güldürürken düşündürmeyi amaçlayan tiyatro türüne komedi (komedya, güldürü) denir. Komedide her gülünç şeyde ders alınacak bir gerçek söz konusudur. Komedinin başlıca özeliklerini şöyle sıralayabiliriz:

  • Komedide konu, hayattan ve günlük olaylardan alınır.
  • Komediler, manzum olarak yazılır ve beş bölümden oluşur. 17. yüzyıldan sonra az da olsa düzyazıyla yazılan komediler de vardır.
  • Komedide oyun ara verilmeden oynanılır. Yani oyunda perde araları bulunmaz.
  • Komedide "üç birlik" kuralına uyulur. Olay, zaman ve mekânda birlik söz konusudur.
  • Kişiler (kahramanlar) halk tabakasından seçilen eğitimsiz, sıradan ve sonradan görme kişiler olarak nitelenebilecek kişilerdir. Mitolojik kahramanlar ve soylu kişilere komedide yer verilmez.
  • Komedide yaralama, öldürme, intihar, vurma, kan akıtma vb. acı veren olaylar ile kişilerin her türlü davranışı sahnede gösterilir.
  • Komedide birbiri ardınca süren koro ve diyaloglar vardır.
  • Üslupta soyluluk ve kusursuzluk aranmaz. Kaba sözler, şakalar, argolar dahası küfürlü ifadeler bile komedide yer alabilir.
  • Komedide dil ve anlatım halkın anlayabileceği şekilde açık ve anlaşılırdır.
  • Komediler, birbirini takip eden diyalog ve koro bölümlerinden oluşur.
  • Komedi; fars, vodvil, komedi santimantal gibi türlere ayrılır.


Komedi Yazarları 
    
Latin tiyatrosunda Plautus önemli bir komedi yazarıdır. Eski Yunan'da bilinen en önemli komedi yazarı Aristophanes'tir. Başlıca eserleri Eşek Arıları, Kuşlar, Kurbağalar'dır. Menandros, Terentius diğer önemli Yunan komedi yazarlarıdır. Fransız edebiyatında Moliere yakın zamanımızın en önemli komedi yazarı kabul edilir. Türk edebiyatında ise Şinasi ön plana çıkar. Bizde ilk töre komedisi örneği Şinasi'nin "Şair Evlenmesi"dir.

Komedi Türleri       

1. Karakter Komedisi: Kişilerin gülünç ve eksik yönlerinin ön plana çıkarıldığı komedi türüdür. Moliere'nin "Cimri" ve "Tartuffe", Shakespeare'in "Venedik Taciri" bu türün önemli örneklerini oluşturur.

2. Töre Komedisi: Toplumun aksak ve gülünç yönlerini işleyip eleştiren komedi türüdür. Kaynağını toplumun gelenek ve görenekleri oluşturur. Gogol'un "Müfettiş", Moliere'in "Gülünç Kibarlar", "Bilgiç Kadınlar" Beamarchais'in "Sevil Berberi", "Figaro'nun Düğünü" ve Şinasi'nin "Şair Evlenmesi" bu türün önemli örnekleridir.

3. Entrika Komedisi: Olayların akışı ile güldürmeyi amaçlayan şaşırtmaya dayalı komedi türüdür. Entrika komedilerinde temel ve tek amaç güldürmektir. Entrika komedilerine "vodvil" adı da verilir. Moliere'nin "Scopin'in Dolapları", "Zoraki Hekim"; Shakespeare'in "Yanlışlıklar Komedyası" bu türe örnek gösterilebilir.

Komedi Örneği

CİMRİ

I. Sahne

Harpagon: Evet, misafirler gelmeye başladığı zaman; elbi­selerinizi kollayın ha, berbat etmeyin.

Brindavin: Efendim, ceketimin ön tarafında koskoca bir lamba yağı lekesi vardır, bilirsiniz.

Harpagon: Yeter. Dikkatli davranır, arkanı duvardan yana, yüzünü de hep böyle sofradakilere çevirirsin. Sen de hizmet ederken şapkanı hep şöyle tutarsın. (Harpagon, Brindavin'e yağ lekesini nasıl saklayacağını göstermek için şapkasını ce­ketinin önünde tutar.) Sana gelince, kızım, sofradan kaldırıla­cak artıklara göz kulak olur, hiçbir şeyin çarçur olmamasına dikkat edersin. Böyle işler kızlara pek yaraşır. Ondan önce de nişanlını iyi karşılamaya bak, seni ziyarete gelecek, beraber­ce panayıra gideceksiniz. İşitiyor musun?

Eliz: Evet, baba.

Harpagon: Sen de çıtkırıldım oğlum, büyüklüğün şanındandır, deminki kepazeliğini affediyorum ama sakın kıza su­rat asmaya falan kalkma, emi?

Klant: Ben mi, baba? Surat asmak mı? Ne diye surat asa­yım?

Harpagon: Ne diye olacak? Babaları yeniden evlenen ev­latların ne türlü davrandıklarını, üvey anaya ne gözle bakmak âdetinde olduklarını biliriz. Ama şu zevzekliğini unutmamı is­tiyorsan, aklında olsun, kıza güler yüz göster, elinden geldiği kadar iyi (...)

Jak Usta: Efendim, arabacınızla mı konuşmak istiyorsunuz, yoksa aşçınızla mı? İkisi de benim.

Harpagon: İkisiyle de...

Jak Usta: İyi ama ilk önce hangisiyle?

Harpagon: Aşçı ile.

Jak Usta: Lütfen biraz bekleyin. (Sırtından arabacı pelerini­ni çıkarır, aşçı kılığıyla görünür.)

Harpagon: Bu merasim de ne oluyor, yahu?

Jak Usta: Buyurun, sizi dinliyorum.

Harpagon: Jak Usta, bu akşam yemeğe misafirler davet et­tim.

Jak Usta: Hangi dağda kurt öldü?

Harpagon: Söyle bakayım, bize güzel yemek pişirecek mi­sin?

Jak Usta: Neden pişirmeyelim? Siz yalnız paradan söz edin.

Harpagon: Al sana... Gene para! Başka bir şey bilmezler ki, zaten: "Para, para, para..." para aşağı, para yukarı.

Valeri: Münasebetsizlik olursa bu kadar olur. Bol para ile güzel yemekleri pişirmek de sanki marifetmiş gibi, yahu onu babam da bilir; ben usta diye az para ile sofra donatmasını bilene derim.

Jak Usta: Az para ile sofra donatmak mı?

Valer: Ne sandın ya? (...)

Valeri: Yaşamak için yemeli, yemek için yaşamamalı.

Harpagon: Ya! Duydun mu? Hangi büyük adam söylemiş onu?

Valeri: Adı hatırımdan çıkmış.

Harpagon: Unutma da yaz bana bunu; yemek odasının ocağı üstüne altın yaldızla yazdıracağım.

(Moliere)

Açıklama: Moliere'nin "Cimri" isimli oyunundan alınan yukarıdaki parçada komedi türünün birçok özelliklerini görmek mümkündür. Komedide konu, hayattan ve günlük olaylardan alınır. "Cimri" oyununda da konu günlük yaşamdan alınmıştır. Komedide insanların, toplumların ve olayların gülünç tarafları ön plana çıkarılır. Bu özellik bu oyunda da söz konusudur. Öyle ki hizmetlilerin giymiş oldukları kıyafetler, içerisinde bulundukları durum komik taraflarıyla aktarılmıştır. Komedideki "üç birlik" kuralına yani olay, zaman ve mekânda birlik kuralı Cimri oyununda da görülür. Olay, bir günü geçmeyecek şekilde aktarılmıştır.

Ayrıca bakınız

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder