Trajedi (Tragedya, Ağlatı)

TRAJEDİ (TRAGEDYA, AĞLATI)

Trajedi; Yunanca "keçi" ve "türkü" anlamlarına gelen sözcüklerin birleşmesiyle "keçilerin türküsü" anlamına gelir. Hayatın acıklı taraflarını kendine has kurallarla sahnede canlandırmak ve ahlak-erdem dersi vermek için yazılmış manzum yapıtlara trajedi (tragedya) denir. Trajedinin (tragedya) başlıca özellikleri şunlardır:
  • Eser, baştan sona kadar ağırbaşlı, ciddi bir hava içinde geçer.
  • Trajedide konular mitoloji ve tarihten alınır. 17. yüzyıla kadar sadece Yunan ve Latin mitolojisinden konular seçilirken 17. yüzyıldan sonra İspanyol ve Osmanlı tarihinden de konular sahnelenmiştir.
  • Trajedide kişiler "Tanrı, tanrıça, krallar, kraliçeler" gibi doğaüstü veya soylu kişilerdir. 
  • Trajediler manzum (dizeler şeklinde) bir biçimde yazılır ve beş bölümden oluşur.
  • Oyunlarda ciddi bir hava ve ağırbaşlılık esastır.
  • Trajedide seçkin bir üslup tercih edilir. Kötü söz ve söyleyişler yer almaz.
  • Ahlak ve erdeme büyük önem verilir.
  • Trajediler bir bütün şeklinde aralıksız oynanır ve peş peşe gelen diyalog ve koro bölümlerinden oluşur. Eserdeki dramatik yerleri diyaloglar oluşturur. Diyalog bölümünde yer alan kişiler doğaüstü ve soylu kişilerdir. Korodakileri ise kentin kadın ve yaşlı insanları oluşturur. Korodakiler halkın görüşlerini yansıtan kişilerdir.
  • Koro, trajedinin temel öğesidir. Şarkı ve danstan oluşur. Koro, perde görevindedir. Yani oyunun bölümleri bitince aralarda koro devreye girer.
  • Trajedide "üç birlik" kuralına uyulur. Yani olay, mekân ve zaman tektir. Zaman, 24 saati geçmez.
  • Yaralama, öldürme gibi kötü olan ve acı veren olaylar sahnede, yani seyircinin gözü önünde gerçekleşmez. Bunlar sahnenin arkasında gerçekleştirilir. Bunların kahramanlar tarafından sadece öyküsü anlatılır.
  • Trajedi oyunları seçkin bir üslupla yazılır. Kaba saba sözlere sahnede müsaade edilmez.
  • İnsanın hırsları, kavgaları sahnede gösterilir. Sonuçları da çoğunlukla felaketle biter.

Dünya edebiyatında trajedi türünün kurucusu Thepsis olarak bilinir. En ünlü trajedi yazarları eski Yunan edebiyatında Aiskhylos, Sophokles, Euripides, Ennius; Fransız edebiyatında Corneille ve Racine'dir. 

Trajedi ve Üç Birlik Kuralı

"Üç birlik" kuralı "yer, zaman ve olay" birliğine verilen isimdir. Konunun belli bir zaman dilimiyle sınırlı olmasına "zamanda birlik"; olayın geçtiği yerin her açıdan birbirine yakın olmasına "yerde birlik" ve trajedide tek bir olayın olması yani iç içe geçmiş olayların yer almamasına da "olayda birilik" adı verilir. 


Trajedi Örneği

ANDROMAK (ANDROMACHJE)

()

Sefiz:

Muzaffer bir kralı, Madam hor görmek neden?
Sizi cedlerinizin sırasına yükselten,
Galiplerinizi hep çiğneyen uğrunuzda,
Yâd etmeden babası
Asil olduğunu da,
Kendi zaferlerini boş sayan, inkâr eden...

Andromak:

O hatırlamasa da, unutmalı mıyım ben?
Nasıl olur, cenaze merasiminden mahrum.
Saygısız sürüklenen Hektor'u unuturum?
O kana boyadığı saneme sarılarak,
Ayaklarıma düşen babasını unutmak?
Düşün, Şefiz düşün, bir millet için ebedi
Karanlık teşkil eden merhametsiz geceyi.
Tasavvur et, yanarken bizim saraylarımız,
Onların ışığında gözleri yıldız yıldız,
Ölen kardeşlerimi çiğneyerek yürüyen
Kan içinde savaşı coşturan Pirüs'ü sen.
O, alevde bunalmış, silah altında ölgün
İnsanın feryadını, galip sesini düşün.
Bu vahşetler içinde Andromak'ı tasvir et.
Pirüs benim gözüme böyle görünür elbet.
Ona taç kazandıran zaferler bunlar bütün;
Ve işte koca diye bana uygun gördüğün.
Yok, cinayetlerine asla olamam ortak,
Alsın bizi, isterse, en son kurban olarak.
Bütün nefret histerim ona adanmış olsun.

Sefiz:

O halele, ölümünü görelim oğlunuzun.
Beklenilen yalnız siz... Titriyorsunuz, Madam.

Andromak:

Öyle bir hatırayla dokundun ruhuma tam!
Nasıl? Şefiz, demek ki, göreceğim ölürken,
Oğlumu, tek neşemi, Hektor'un resmini ben.
O çocuk, sevgisinin bende kalan delili!
Heyhat! Hatırlıyorum, cesaretli Aşil'i
Yakut ölümü bir gün aratıyorken ona,
Oğlumu çağırarak almıştı kollarına:
"Aziz eşim, demişti, gözyaşımı silerek,
Bilmem kaderim nasıl bir netice verecek;
Oğlum kalacak sana, aşkımdan bir yadigâr,
Ölürsem, beni sende bulabilmeli tekrar.
Mutlu bir evliliğin yâdı azizse eğer,
Oğluma ne derece beni sevdirdin, göster."
Bu aziz kan akarken görecekmişim demek,
Ve onunla beraber ecdadı da ölecek.
Vahşi Kral, çeksin mi onu da cinayetim.
O sorumlu olamaz, varsa sana nefretim?
Ölen yakınlarından seni mesul mü etti?
Duymadığı acıdan oldu mu şikâyeti?
Fakat böyleyken, oğlum ölürsün, zalimin tam
Üzerinde tuttuğu silahı durduramazsam,
O silahı çevirip sunmalı mıyım sana?
Hayır, ölmeyeceksin; ben dayanamam buna.
Arayalım Pirüs'ü, sevgili Şefiz, hayır,
Sen gör benim yerime.

(...)

Racine

Açıklama: 
Hayatın acıklı taraflarını kendine has kurallarla sahnede canlandırmak ve ahlak- erdem dersi vermek için trajediler kaleme alınır. Racine'nin "Andromak" eserinden alınan yukarıdaki metinde de acıklı bir olay işlenmektedir. Pirüs'ün öldürülmesi, Hermiyon'un kendi canına kast etmesi, Andromak'ın kocasının öldürülmesi bu acıklı tarafları oluşturur. Trajedide kişiler "Tanrı, tanrıça, krallar, kraliçeler" gibi doğaüstü veya soylu kişilerdir. Bu parçada da kahramanlar saray çevresindeki soylu kişilerdir. Trajediler, manzum (dizeler şeklinde) bir biçimde yazılır. Bu metin de manzum bir şekilde kaleme alınmıştır.  Trajedide "üç birlik" kuralına uyulur. Yani olay, mekân ve zaman tektir. Zaman, 24 saati geçmez. Andromak oyununda anlatılanlar 24 saati aşmamaktadır. Trajedinin seçkin ve soylu üslubu burada da söz konusudur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder