Yakup Kadri Karaosmanoğlu

YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU (1889-1974)

yakup kadri karaosmanogluRomancı, diplomat, gazeteci ve şair kimlikleriyle ön plana çıkan Yakup Kadri Karaosmanoğlu, 27 Mart 1889'da Mısır'ın başkenti Kahire'de dünyaya geldi. Babası, Manisa'nın önde gelen ailelerinden Karamanoğlu ailesine mensup Abdülkadir Bey, annesi ise İkbal Hanım'dır. Babası, Kavalalı İbrahim Paşa'nın Manisa'yı işgali sırasında ona yakınlık göstermiş bunun üzerine Mısır'daki konağına yerleşmiştir.

Yakup Kadri Karaosmanoğlu, babasının zengin kütüphanesinden faydalanarak çocukluktan itibaren okuma zevki edindi. Mısır'da olduğu zaman diliminde bu zevki geliştirdi. Yazarlığa da "Ümit", "Servet-i Fünun" ve "Resimli Kitap" dergilerinde başladı.

Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun ailesi Mısır'dan Türkiye'ye gelince Yakup Kadri Karaosmanoğlu da eğitimine Türkiye'de başladı. İlköğrenimini Manisa'da Fevziye Mekteb-i İptidaisi'nde bitirdi. 1903 yılında İzmir İdadisi'ne girdi. Babasının ani ölümüyle buradaki eğitimini tamamlayamayarak annesiyle 1905 yılında Mısır'a döndü. Mısır'daki Jön Türkler ile tanıştı. Bu tanışmadan sonra politikaya ilgi duymaya başladı. Yakup Kadri Karaosmanoğlu, ortaöğrenimini İskenderiye'de bulunan Fransız Lisesi ve İsviçre Lisesinde tamamladı. Bu sıralarda öğrendiği Fransızcayla Flaubert, Maupassant ve Daudet gibi ünlüleri tanıdı.

1908 yılında ailesiyle İstanbul'a gelen Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Balkan Savaşı'na kadar burada yaşadı. Yunan ve Latin kaynaklarına olan ilgisi nedeniyle doğu mitolojisine de ilgi duymaya başladı. Daha sonra Çamlıca'da bulunan Bektaşi tekkesine devam etti. "Nur Baba" adlı romanını da bu dönemde kaleme aldı. İlk öykü kitabı olan "Bir Serencam"ı 1913'te yayımladı. Bir süre Üsküdar İdadisi'nde edebiyat ve felsefe öğretmenliği yaptı.

Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Mondros Mütareke'sinden sonra "İkdam" gazetesinde yazılar kaleme aldı. Bu yazılarında Milli Mücadele'yi destekledi. "Erenlerin Bağından" nesir türündeki yazısını da "Yeni Mecmua"da yayımladı. Bu dönemle ilgili hikayelerini daha sonra "Ergenekon" ismi altında kitaplaştırdı.

1902'de Kurtuluş Savaşı'nı izlemek için Ankara'ya davet edildi. Batı cephesini gezdi. Bu seyahatle milli duyguları güçlendi. Ayrıca gazete çalışmalarına devam etti. Ona büyük ün kazandıran ve Türk klasikleri arasında yer alan "Kiralık Konak" romanı da bu dönemde "İkdam"da tefrika edildi. Sonra "Nur Baba" eserini bastırdı.

Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Tedkik-i Mezalim Komisyonu'nda kendisine görev verilmesi nedeniyle Kütahya, Simav, Eskişehir, Gediz ve Sakarya'yı gezdi. Buradaki izlenimlerini sonraki zamanlarda kaleme aldı.

Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü'nün en güvendiği kişilerden biri olarak da bilinir.  Bu anlamda Cumhuriyet Halk Partisi'nin kimi politikalarının şekillenmesinde önemli etkisi olur.

TBMM'ye Mardin milletvekili sıfatıyla giren Yakup Kadri Karaosmanoğlu, "Hüküm Gecesi" romanını 1927'de; "Sodom ve Gomore" adlı romanını da 1928'de yayımladı. 1931-1934 yıllarında mecliste Manisa milletvekili olarak yer aldı. "Cumhuriyet" ve "Hâkimiyet-i Milliye" gazetelerinde yazı yazmayı da sürdürdü. Kurtuluş Savaşı ve Tedkik-i Mezalim Komisyonu'nda yer aldığı dönemin etkileriyle "Yaban" romanını kaleme aldı. Bu romanı "Kadro" dergisinde yayımlandı ve büyük yankı uyandırdı. "Kadro" dergisindeki yazılarından ötürü devlet yetkilileri tarafından Tiran'a elçi olarak atandı. Dergi de bu vesileyle kapandı.

Yakup Kadri Karaosmanoğlu, sırasıyla Prag, Lahey, Bern, Tahran ve yine Bern'de elçilik görevlerinde bulundu. 1955'te Bern elçiliği sırasında emekli oldu. "Zoraki Diplomat" eseri bu diplomatlık yıllarının bir sonucu olarak ortaya çıktı.

Siyaset sahnesindeki son görevi 1961 yılında yaptığı Manisa mebusu (milletvekili) görevidir. 1965 yılında aktif siyasi yaşamı son bulan Yakup Kadri Karaosmanoğlu, 13 Aralık 1974'te tedavi gördüğü Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde hayatını kaybetti. Naaşı, İstanbul Beşiktaş'ta yer alan Yahya Efendi Mezarlığı'na defnedildi.

Edebi Kişiliği

  • Yazın hayatının başında Fecriati topluluğu kurucuları arasında yer alan Yakup Kadri Karaosmanoğlu, daha sonra Yahya Kemal ile "Nev-Yunanilik" anlayışını benimser. Bireyci düşüncelerden uzaklaşıp toplumcu fikirlere yönelir. Topluluğun dağılmasıyla da Milli Edebiyat akımında yer alır.
  • Roman, öykü ve makaleleriyle Türk toplumunun Tanzimat'tan bu yana geçirdiği değişimleri anlattı. Romanlarında Türk toplumunun yaşam tarzı ve sorunlarını başlıca tema olarak konu edindi. Edebiyatın her alanında eser yazmasına rağmen asıl ününü romanlarıyla sağladı.
  • Romanlarıyla Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküş yıllarından başlayarak, Kurtuluş Savaşı'na hatta 1952'ye kadar olan Cumhuriyet Türkiye'sine tanıklık edip toplumsal, siyasi tarihimizi çözümlemeye çalıştı.
  • Devletçi ve laik çizgide eserler kaleme alan Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Milli Mücadele yıllarında ve sonrasında siyasal yaşantısında Atatürk önemli yer edinir.
  • Eserlerinde sağlam bir gözlem ve güçlü realist çizgiler yer alır. Karakterleri yansıtmada oldukça başarı gösterir.
  • İlk eserlerinde "mistisizm"i işler. Bu dönemde "sanat için sanat" anlayışının etkisinde kalır.  Sonraki yıllarda Balkan Savaşı ve I. Dünya Savaşı'nın etkisiyle sanat anlayışı değişir. "Toplum için sanat" anlayışına yönelir. Milli duygular ve yurt gerçekliği eserlerinde ön plana çıkan konular olur. Dilde de Milli Edebiyat akımının dil anlayışını benimser.
  • Düşünce ve belirli bir teze dayanan eserleri de olan Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Türk edebiyatına tezli roman düşüncesini getiren kişi olarak da bilinir.
  • Roman anlayışını, "Her roman bir hayat tecrübesinin sonucu olduğu kadar, belirli bir kişiliğin ve şahsi hayat görüşünün bir sanat eseri halinde ortaya konmasıdır." şeklinde açıklar. Romanlarında ruhsal çözümleme, karakter yaratma ve dönemin toplumsal gerçekliğini yansıtmada son derece başarılı olur.
  • Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun eserlerinde çok sağlam bir dil yapısı bulunur. "Erenlerin Bağından" ve "Okun Ucundan" mensur şiir türündeki eserlerinde daha ağır ve sanatlı bir dil kullanır.
  • Yazarlık hayatı boyunca Batı edebiyatı özelliklerine de bağlı kalır. Balzac, Flaubert ve Zola'dan etkilenir.
  • "Kadro" dergisinde yazdığı yazılarda halkı gözeten bir yazar olarak ön plana çıkar.
  • 1955'ten sonra sadece anı türünde eserler kaleme alır.
  • Asıl ününü romanları ile sağlayan yazar, bir iki eseri dışında eserlerinde belirli tarihsel dönemleri işler. "Kiralık Konak"ta I. Dünya Savaşı öncesini; "Hüküm Gecesi"nde II. Meşrutiyeti; "Sodom ve Gomore"de mütareke yıllarını; "Ankara"da Milli Mücadele yıllarını, Cumhuriyet'in ilk on yılını; "Bir Sürgün"de II. Abdülhamit dönemini; "Panorama"da ise 1923-1952 yıllarını konu edinir.
  • "Yaban" romanında aydın-köylü ilişkisine değinir. Dolaylı olarak da Kurtuluş Savaşı'na yer verir. Eser, tezli roman özelliği gösterir. Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun en başarılı romanı sayılsa da romanda Türk köylüsünü cahil ve düşmanla işbirliği yapan insanlar olarak göstermesi birçok çevreden tepki almasına neden olur. Romandaki tez, roman kahramanı Ahmet Celal'in şahsında işlenir.
  • Tanzimatla başlayan kuşaklar arası farklılıkları, aile sarsıntılarını, alafrangalığı "Kiralık Konak" eserinde işler. Basılan ilk romanı olan bu eserde Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Tanzimat'tan sonra değişen Osmanlı sosyal hayatını konu edinir. Eserde Naim Efendi'nin şahsında olaylar gelişir.
  • "Ankara" romanında Cumhuriyet'in ilk yıllarını ve devrimler dönemi Ankara'sını konu edinir.
  • "Sodom ve Gomore"de İstanbul'un işgali sırasında düşmanla işbirliğine giren her türlü ulusal duygudan yoksun çevreleri ve toplumdaki ahlak bozukluklarını işler.
  • "Hep O Şarkı" romanında Abdülaziz dönemi yaşantısından bahseder.
  • "Nur Baba"da Bektaşi tekkelerindeki yozlaşmayı ve bunların toplumda sebep olduğu yıkımı anlatır. Eserde, İstanbul'da bir Bektaşi tekkesinin şeyhiyle evli bir kadın arasındaki tutkulu bir aşkın hikâyesi dile getirilir. 1922'de çıkan roman, çıkmadan önce Akşam gazetesinde tefrika edilir. 
  • "Bir Sürgün"de II. Abdülhamit devrinde Paris'e kaçan Jön Türkleri konu edinir. Jön Türklerin ezilişi eserde ön plana çıkar.
  • "Hüküm Gecesi" romanında II. Meşrutiyet'ten sonraki parti kavgalarını işler. Olay, roman kahramanı Ahmet Samim'in şahsında gelişir.
  • "Panorama"da inkılaplarla birlikte politika, toplum ve kültürel hayatı ele alır. İki ciltten oluşan eser, 1923-1952 yılları arasındaki süreci anlatır.
  • "Politikada 45 Yıl" eserinde Atatürk, İsmet İnönü ve Demokrat Parti iktidarı dönemini anlatır. 27 Mayıs darbesine de eserinde yer verir.
  • "Zoraki Diplomat" eserinde de 1934-1954 yılları arasında geçen diplomatik günlerini ayrıntılı bir şekilde dile getirir.
  • "Hep O Şarkı" ve "Anamın Kitabı" eserlerinde çocukluk dönemi anılarını ve aşklarını anlatır. 

Eserleri

Roman
Kiralık Konak
Yaban
Ankara
Panorama I
Panorama II
Bir Sürgün
Hep O Şarkı
Nur Baba
Hüküm Gecesi
Sodom ve Gomore

Öykü
Milli Savaş Hikâyeleri
Rahmet
Bir Serencam

Mensur Şiir
Okun Ucundan
Erenlerin Bağından

Anı
Zoraki Diplomat
Politikada Kırk Beş Yıl
Anamın Kitabı
Vatan Yolunda

Oyun
Veda
Mağara
Sağanak
Nirvana

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder