Cinas

CİNAS

Kelime anlamı "benzeyiş, münasebet, farklı yorumlanabilen söz"dür. Sesteş sözcüklerle yapılan bir söz sanatıdır. Cinas, yazılışları ve söylenişleri aynı anlamları farklı sözcüklerle yapılır. Cinasta iki kelime bir arada kullanılır. Maniler, özellikle de cinaslı maniler cinasın en güzel örneklerini oluşturur. Cinas, bir kelime oyunu olarak da bilinir. Bu vesileyle cinas edebiyatımızda bir harfe kadar indirgenmiştir. Cinas, genellikle bir eylem ile bir isim soylu sözcükten oluşur.

Örnek 1

Kalem böyle çalınmıştır yazıma
Yazım kışa uymaz kışım yazıma

"Yaz" sözcükleri dizelerde iki farklı anlamdadır. Birinci dizede geçen "yaz" sözcüğü "kader"; ikincisinde ise "yaz mevsimi" anlamında kullanılmıştır. Böylece cinas oluşmuştur.

Örnek 2

Eyleme vaktini zayi, deme kış yaz, oku, yaz.

Cümlede "yaz" sözcükleri iki farklı anlamda kullanıldığından cinas sanatı oluşmuştur. Dizede önce gelen "yaz" sözcüğü "yaz mevsimi"; ikincisi ise "yaz-" eylemi anlamında kullanılmıştır.

Örnek 3

Niçin kondun a bülbül
Kapımdaki 
asmaya?
Ben yârimden ayrılmam
Götürseler 
asmaya

Yukarıdaki dörtlükte "asma" sözcükleri iki farklı anlamda kullanılmıştır. İkinci dizede geçen "kapıdaki asma yeri" dördüncü dizede geçen  de "as-" fiili anlamında kullanılmıştır.

Örnek 4

Ben yârime gül demem 
Gülün ömrü az olur

İlk dizedeki "gül" sözcüğü "bitki olan gül" anlamında kullanılmışken; ikinci dizede geçen "gül" sözcüğü ise "gül-" eylemi anlamındadır. Aralarındaki ilişkiden cinas doğmuştur.

Örnek 5

Dönülmez akşamın ufkundayız, vakit çok geç
Bu son fasıldır ey ömrüm, nasıl geçersen 
geç

(Yahya Kemâl Beyatlı)

Birinci dizede geçen "geç" sözcüğü "zaman" anlamında; ikinci dizede geçen "geç" sözcüğü de "geç-" eylemidir. İkisi farklı anlamlara geldiklerinden cinas oluşmuştur.

Örnek 6

Baktığım hep yüce dağlar
Mazisi yürekler dağlar

"Dağlar" sözcüğünde İki farklı anlam olduğundan cinas sanatı vardır. Yukarıdaki dizelerde birinci "dağlar" sözü coğrafi anlamda bir kara parçası anlamına gelirken; ikinci dizedeki "dağlar" sözü ise "dağla-" eylemi olup "acısı yüreğine işlemek" anlamına gelir.

Örnek 7

Sürü ne?
Madem çoban değilsin
Ardındaki 
sürü ne?
Beni yardan ayıran
sürüm sürüm 
sürüne
 
Yukarıdaki manide üçüncü dizede geçen koyu yazılmış söz "bir hayvan sürüsü" anlamındayken; beşinci dizede koyu yazılan söz de "sürün-" eylemidir. İki farklı anlamın sonucunda cinas oluşmuştur.  

Örnek 8

Kısmetindir gezdiren yer yer seni
Arşa çıksa akıbet yer yer seni

Birinci dizede "coğrafi alan" anlamında kullanılan bir söz grubu varken; ikinci dizede "ye-" eylemi anlamında kullanılan bir söz grubu söz konusudur. İkisi arasında cinas sanatı ortaya çıkmıştır.

Örnek 9

Güle naz
Bülbül eyler güle naz
Girdim bir dost bağına
Ağlayan çok gülen az

Yukarıdaki manide ikinci dizede koyu yazılmış olan "güle naz" sözüyle "nazlanma" kastedilirken; son dizede geçen "gülen az" sözüyle de "gül-" eylemi kastedilmiştir.

Örnek 10

Ey kimsesizler el veriniz kimsesizlere
Onlardır ancak el verecek 
kimse sizlere

Beytin birinci dizesinde geçen "kimsesizlere" sözüyle kimsesi olmayan gariban insanlar kastedilirken; ikinci dizede geçen "kimse sizlere" sözüyle de "kimse" belgisiz zamiri ve "siz" kişi zamiri kastedilmiştir. Sonuçta cinas sanatı ortaya çıkmıştır. 

Örnek 11

Her nefeste eyledik yüz bin günah
Bir günaha etmedik hiç bir 
gün ah.

Yukarıdaki beytin ilk dizesinde geçen "günah" sözüyle Allah'ın yasakladığı şeyler kastedilirken, ikinci dizede geçen "gün ah" sözüyle de zaman dilimi olan "gün" sözcüğü ile "ah" ünlemi kastedilmiştir. Böylece cinas sanatı doğmuştur.

Örnek 12

Bir güzel şûha dedim ki iki gözün sürmelidir,
Dedi vallahi seni Hind'e kadar 
sürmelidir.

"Sürmelidir" sözü ile birinci dizede göze çekilen madde anlamındaki "sürme" kastedilirken ikinci dizede "sür-" eylemi kastedilmiştir.

Örnek 13

Böyle bağlar,
Yar başın böyle 
bağlar,
Gül açmaz, bülbül ötmez,
Yıkılsın böyle 
bağlar.

Maninin ikinci dizesinde geçen "bağlar" sözü ile yazma, eşarp vb. şeylerle başını bağlama anlamı kastedilirken; dördüncü dizede geçen "bağlar" sözü de "bağ, bahçe" anlamındadır. İki farklı anlamdan bir cinas vücut bulmuştur.

Örnek 14

Zülfü sünbül haddi gül cânâneden düştüm cüdâ
Kimse bilmez âh bir kim 
cânâ neden düştüm cüdâ

Yukarıdaki beytin ilk dizesinde geçen "cânâneden" sözü ile "sevgili" kastedilirken; ikinci dizede geçen "cânâ neden" sözüyle de "sevgili" ve "neden" soru zarfının oluşturduğu anlam kastedilmiştir. Yani cinas sanatı oluşmuştur.
      
Cinas Türleri

1. Tam Cinas (Cinas-ı Tam): Bilinen klasik cinastır. Yani yazılış ve söylenişi aynı olan sözcükler ile oluşturulur.

Örnek

Kısmetindir gezdiren yer yer seni
Arşa çıksa akıbet yer yer seni

2. Ayrık Cinas (Mürekkep Cinas):
 Cinaslı sözcüklerden birinin iki sözcükten oluştuğu cinaslardır. Bu tür cinaslara mürekkep cinas da denir.

Örnek

Her nefeste eyledik yüz bin günah
Bir günaha etmedik hiç bir gün ah.

3. Muharref Cinas: 
Bozulmuş, tahrif edilmiş cinas demektir. Eski harflerle yazılan ve yazılışları aynı fakat söylenişleri farklı olan cinaslardır.

Örnek

Vasf-ı verd-i rûyun olmuştur bana vird-i zebân

4. Cinâs-ı Nakıs:
 Noksan cinas da denir. Cinası oluşturan harflerden birinin eksik olmasıdır. Bu harf sözcüğün farklı yerlerinde yer alabilir. Başta, ortada, sonda olabilir.

Örnek

Âni bir üzüntüyle rüyâdan uyandım
Tekrar o alev gömleği giymiş gibi yandım

(Yahya Kemâl Beyatlı)

5. Cinâs-ı Lâhık:
 Cinas sanatını oluşturan sözcüklerden birinin bir harfinin farklı olmasıdır.

Örnek

Sebâtı yok bu âlemin ana kim itimâd eder
Ferah gelir terah gider terah gelir ferah gider

6. Cinâs-ı Mükerrer: 
Tekrar edilen cinas demektir. Cinas sanatını oluşturan sözcüklerden birinin diğer sözcüğün son hecesindeki sözcükle ses ve yazılışça aynı olmasıdır.

Örnek

Ne izz ü câh u neseble ne kesb-i 
mâl iledir
Fakat tefâhuru ehl-i dilin kemâl iledir

Ayrıca bakınız

Cinas

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder