Öğretici (Didaktik) Şiir

DİDAKTİK (ÖĞRETİCİ) ŞİİR

Bilgi ve öğüt içeren şiirlere öğretici (didaktik) şiir denir. Duygusal yönü zayıf olan didaktik şiirlerde ahlaki bir ders vermek ve bilgi aktarmak amaçlanır. Didaktik (öğretici) şiirlerin duygu tarafı zayıf olduğundan bu şiirlerin dil ve anlatımında sanatsallık, süslülük, estetik, imgeleme gibi özellikler ikinci planda kalır. Didaktik şiirler daha çok ölçülü ve kafiyeli olan şiirlerdir. Düz yazıya en kolay çevrilebilen şiirlerdir. Kişi ve toplumların eksik taraflarının anlatıldığı fabl şeklinde yazılmış şiirler de didaktik şiir sayılır.

Eski Yunan edebiyatında Hesiodos, didaktik şiirin ilk örneklerini vermiştir. O dönemlerde ozanlara birer eğitici gözüyle bakılırdı.

Türk edebiyatında Yusuf Has Hacip'in yazmış olduğu "Kutadgu Bilig", Edip Ahmet'in "Atabetü'l Hakayık", Âşık Paşa'nın ünlü eseri "Garipname", Nabi'nin "Hayrabad" ve "Hayriyye" eserleri didaktik şiir türüne güzel birer örnektir. Yine Ziya Paşa'nın Terkib-i Bend, Mehmet Akif Ersoy'un "Süleymaniye Kürsüsü'nde" ve "Asım" eserleri ile Tevfik Fikret'in "Haluk'un Defteri" eseri didaktik tarzda yazılmış önemli eserlerdir.

Didaktik (Öğretici) Şiire Örnekler

Örnek 1

KARGA İLE TİLKİ

Bir dala konmuştu karga cenapları;
Ağzında bir parça peynir vardı.
Sayın tilki kokuyu almış olmalı;
Ona nağme yapmaya başladı:
"Ooooo! Karga cenapları, merhaba!
"Ne kadar güzelsiniz; ne kadar şirinsiniz
"Gözüm kör olsun yalanım varsa
"Tüyleriniz gibiyse sesiniz
"Sultanı sayılırsınız bütün bu ormanın."
Keyfinden aklı başından gitti bay karganın;
Göstermek için güzel sesini
Açınca ağzını düşürdü nevâlesini.
Tilki kapıp onu dedi ki: "Efendiciğim,
Size küçük bir ders vereceğim;
Alıklar olmasa iş kalmaz açık gözlere;
Böyle bir ders de değer sanırım bir peynire"
Karga şaşkın, mahcup biraz da geç ama,
Yemin etti gayrı faka basmayacağına.

Çeviren: Orhan Veli Kanık

Açıklama: Kişi ve toplumların eksik taraflarının anlatıldığı fabl şeklinde yazılmış şiirler de didaktik şiir sayılır. Fabl türündeki yukarıdaki manzum parçanın son dört dizesinde ders verme, nasihat ön planda olduğu için ve şiirde süsten, sanattan uzak bir dile başvurulduğu için şiire didaktik (öğretici) şiirdir, diyebiliriz.

Örnek 2

İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsen
Ya nice okumaktır


Yunus Emre

Açıklama: Duygusal yönü zayıf olan didaktik şiirlerde ahlaki bir ders vermek, bilgi aktarmak amaçlanır. Yunus Emre de düşüncelerine sanatsallığı katmadan, imgeleme, yan anlam ve mecazi anlatıma başvurmadan düşüncelerini olduğu gibi aktarmıştır. Şiirde bir mesaj verilmek istenmektedir. "Okumada asıl amacın kişinin Allah'ı bilmesi, ona ulaşmasıdır." düşüncesi bu şiirin didaktik (öğretici) bir şiir olduğunu ortaya koymaktadır.

Örnek 3

DİNLE VATANDAŞ

Kulak ver sözüme, dinle vatandaş
Uyma lâklak edip gülüşenlere.
Seni meşgul eder, işinden eğler,
Karışır tembel perişanlara.

Adım at ileri, geriye bakma,
Bir sağlam iş tut da elden bırakma,
Saçma sapan sözler hep delip takma
Allah’ın yardımı çalışanlara.

Âşık Veysel


Açıklama: Didaktik (öğretici) şiirlerin duygu tarafı zayıf olduğundan bu şiirlerin dil ve anlatımında sanatsallık, süslülük, estetik, imgeleme vb. unsurlar ikinci planda kalır. Âşık Veysel de her iki dörtlüğün bütün dizelerinde okurlarına, hedef kitlesine ders vermeyi amaçlamıştır. Öğüt vermenin ön planda olması, dil ve anlatımın yalın ve sade olması şiirin didaktik (öğretici) bir şiir olduğunu gösterir.

Örnek 4

İnsanlığa dürüst davran
İnsan küçük büyük evran
İnsanlara hakça davran
Koltuk sana bâki değil

Yunus Emre


Açıklama: Didaktik şiirler daha çok ölçülü ve kafiyeli şiirlerdir. Öğüt verme bu şiirlerde en önemli özellik olarak ön plana çıkar. Yukarıdaki dörtlükte öğüt verme ön plandadır. Dörtlükte Yunus, "Bütün makamların gelip geçici olduğunu, bu vesileyle makam sahibi kişilerin adil davranmaları gerektiği" düşüncesini etkili kılmaya çalışmaktadır. Şiirin hece ölçüsüyle yazılmış olması ve kafiyeli oluşu şiirin didaktik (öğretici) bir şiir olduğunu ortaya koymaktadır.

Örnek 5

Şunlar ki çoktur malları
Gör nice oldu halleri
Sonucu bir gömlek imiş
Anında yoktur yenleri

Yunus Emre

Açıklama: Öğretme, bilgi ve öğüt içeren şiirlere didaktik (öğretici) şiir denir. Duygusal yönü zayıf olan didaktik şiirlerde ahlaki ders vermek, bilgi aktarmak amaçlanır. Yunus da bu dörtlükte ders vermeyi amaçlamıştır. "Mal, mülkün geçici olduğu, herkesin sonunda bir bez parçası (kefen) giyeceği" düşüncesi şiirde işlenmiştir. Şiirin, sanatlı ve süslü bir anlatım içermemesi de didaktik (öğretici) bir şiir olduğunu kanıtlar. 

Örnek 6

Güzel dil, Türkçe bize,
Başka dil, gece bize.
İstanbul konuşması
En saf, en ince bize

Ziya Gökalp


Açıklama: Didaktik şiirler daha çok ölçülü ve kafiyeli olan şiirlerdir. Düzyazıya en kolay çevrilebilen şiirlerdir. Yukarıdaki dörtlükte de Gökalp, "İstanbul Türkçesi"nin önemi üzerinde durmuştur. Yukarıdaki dizelerdeki ifadeleri rahatlıkla düzyazı şeklinde ifade edebiliriz. Dolayısıyla şiir didaktik (öğretici) bir şiirdir.

Örnek 7

Kitap en iyi arkadaş
Bana neyi sorsam söyler.
Ne anlatsa en sonunda
Çalış, iyi, doğru ol der

Fazıl Hüsnü Dağlarca


Açıklama: Didaktik (öğretici) şiirlerin duygu tarafı zayıf olduğundan bu şiirlerin dil ve anlatımında sanatsallık, süslülük, estetik, imgeleme ikinci planda kalır. Dağlarca, yukarıdaki dörtlükte kitabın insana söylemek istediklerine vurgu yapmaktadır. Düşüncelerini şiir şeklinde dile getirmişse de süslü, sanatlı, imgeli ve çağrışımlı bir anlatımdan uzak durmuştur. Bütün bu özellikler bize şiirin didaktik (öğretici) bir şiir olduğunu göstermektedir. 

Ayrıca bakınız

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder