Pastoral Şiir

PASTORAL ŞİİR
Doğa güzelliklerini, kır ve doğa sevgisini, manzarasını, köy ve çoban hayatını anlatan şiirlere pastoral şiir denir. Bu şiirlerde doğaya karşı bir özlem söz konusudur. Amaç, kır, çoban hayatı ve tabiat güzelliklerini sevdirmektir. Pastoral şiirlerde süsten, imgeden, edebi sanatlardan uzak bir dil ve anlatım hâkimdir. Bu şiirlere çoban şiiri de (bukolik şiir) denilir.
Pastoral şiirinin kurucusu eski Yunan edebiyatında Theokritos'tur. Latin edebiyatından Vergilius da pastoral şiirle ilgili önemli örnekler ortaya koymuştur. Türk edebiyatında pastoral şiire güzel örnekler verilmiştir. Abdulhak Hamit Tarhan'ın ünlü eseri "Sahra" edebiyatımızda ilk pastoral şiir olarak kabul edilir. Faruk Nafiz Çamlıbel'in "Çoban Çeşmesi", Kemalettin Kamu'nun "Bingöl Çobanları" eserleri pastoral şiire güzel birer örnek oluşturur. Cumhuriyet Döneminde köye yönelişle beraber bu vadide birçok şiir yazılmıştır.
Batı edebiyatında bir çobanın kır hayatını bizzat ağzından yazıp betimlemesine idil; çobanların karşılıklı konuşmalarıyla oluşturulan ve aşk, kır hayatı üzerine duygu ve düşünceleri içeren şiirlere de eglog denir.

Pastoral Şiir Örnekleri

Örnek 1

BİNGÖL ÇOBANLARI
 
Daha deniz görmemiş bir çoban çocuğuyum.
Bu dağların eskiden aşinasıdır soyum.
Bekçileri gibiyiz ebanced buraların,
Bu tenha derelerin, bu vahşi kayaların
Görmediği gün yoktur sürü peşinde bizi 

Her gün aynı pınardan doldurup testimizi
Kırlara açılırız çıngıraklarımızla.


Okuma yok, yazma yok, bilmeyiz eski yeni,
Kuzular bize söyler yılların geçtiğini,
Arzu, başlarımızdan yıldızlar gibi yüksek;
Önümüzde bir sürü, yanımızda bir köpek,
Dolaştırıp dururuz aynı daüssılayı. 

Her adım uyandırır acı bir hatırayı.

Anam bir yaz gecesi doğurmuş beni burda,
Bu çamlıkta söylemiş son sözlerini babam;
Şu karşıki bayırda verdim kuzuyu kurda,
"Suna"mın başka köye gelin gittiği akşam,


Gün biter, sürü yatar ve sararsan bir ayla,
Çoban hicranlarını basar bağrına yayla.
Kuru bir yaprak gibi kalbini eline al,
Diye hıçkırır kaval:
Bir çoban parçasısın, olmasan bile koyun,
Daima eğeceksin başkalarına boyun;
Hülyana karışmasın ne şehir, ne de çarşı,
Yamaçlarda her akşam batan güneşe karşı
Uçan kuşları düşün, geçen kervanları an,
Mademki kara bahtın adını koydu çoban!


Nasıl yaşadığından, ne içip yediğinden,
Çıngırak seslerinin dağlara dediğinden
Anlattı uzun uzun.
Şehrin uğultusundan usanmış ruhumuzun
Nadir duyabildiği taze bir heyecanla,
Karıştım o gün bugün bu zavallı çobanla
Bingöl yaylalarının mavi dumanlarına,
Gönlümü yayla yaptım Bingöl çobanlarına.

Kemalettin Kamu

Açıklama: Türk edebiyatında pastoral şiir denilince aklımıza gelen ilk eser "Bingöl Çobanları" şiiridir. Şiirin adeta her dizesi çoban ve kır hayatını dile getirmektedir. Şiirde çobanların belirgin özellikleri dile getirilmiş, çobanların doğal hayatı anlatılmış ve yer yer oldukça güzel doğa betimlemesi yapılmıştır. "Çoban, dağ, dere, kaya, pınar, kır, sürü, yıldız, köpek, kuzu, yayla, kaval, koyun" sözcüklerinin şiirde çokça geçmesi şiirin pastoral şiir olduğunun kanıtıdır.

Örnek 2

ÇOBAN ÇEŞMESİ

Derinden derine ırmaklar ağlar,   
Uzaktan uzağa çoban çeşmesi,   
Ey suyun sesinden anlıyan bağlar,   
Ne söyler şu dağa çoban çeşmesi.   

"Göynünü Şirin'in aşkı sarınca   
Yol almış hayatın ufuklarınca,   
O hızla dağları Ferhat yarınca   
Başlamış akmağa çoban çeşmesi..."    

O zaman başından aşkındı derdi,   
Mermeri oyardı, taşı delerdi.   
Kaç yanık yolcuya soğuk su verdi.   
Değdi kaç dudağa çoban çeşmesi.    

Leyla gelin oldu, Mecnun mezarda,   
Bir susuz yolcu yok şimdi dağlarda,       
Ateşten kızaran bir gül arar da,
Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi.    
... 

Faruk Nafiz Çamlıbel

Açıklama: Doğa güzelliklerini, kır ve doğa sevgisini, manzarasını, köy ve çoban hayatını anlatan şiirlere pastoral şiir denir. Bu şiirlerde doğaya karşı bir özlem söz konusudur. "Çoban Çeşmesi" şiiri de Türk edebiyatında bu manada yazılmış çok önemli bir eserdir. "Çeşme, su, bağ, dağ, mermer, gül, ateş" sözcükleri hep kır ve çoban hayatıyla ilgili kavramlardır. Şiirdeki bu kavramlardan da şiirin pastoral bir şiir olduğu ortaya çıkmaktadır. 

Örnek 3

Tam otların sarardığı zamanlar
Yere yüzükoyun uzanıyorum
Toprakta bir telaş, bir telaş
Karıncalar öteden beri dostum.

Behçet Necatigil

Açıklama: Kır, çoban hayatı ve tabiat güzelliklerini sevdirmenin amaçlandığı pastoral şiirlerde süsten, imgeden, edebi sanatlardan uzak bir anlatım hakimdir. "Ot, toprak, karınca" şiirdeki önemli ipuçlarıdır. Dörtlükteki doğa sevgisi de şiirin pastoral şiir olduğunu teyit etmektedir.  

Örnek 4

Sonbahar geliyor serçe
Yuvanı ne yapacaksın?
Ayva çiçek açmadan önce.
Meyvelerin içi geçecek
Rüzgâr başka çeşit esecek
Yağmurlarla ıslanacaksın.

Cahit Külebi

Açıklama: Doğa güzelliklerini, kır ve doğa sevgisini, manzarasını, köy ve çoban hayatını anlatan şiirlere pastoral şiir denir, demiştik. Yukarıdaki şiirde de doğa sevgisi ön plandadır. "Serçe, yuva, çiçek, meyve, yağmur" hep doğayla ilgili kavramlardır. Bütün bunlar şiirin pastoral şiir olduğunun kanıtlarıdır.

Örnek 5

Gümüş bir dumanla kapandı her yer
Yer ve gök bu akşam yayla dumanı
Sürüler, çeşmeler, sarı çiçekler
Beyaz kar, yeşil çam, yayla dumanı

Ömer Bedrettin Uşaklı

Açıklama: Cumhuriyet Dönemiyle birlikte köye yöneliş başlar. Ömer Bedrettin Uşaklı bu konuda ön plana çıkan şairlerden biridir. Yukarıdaki dörtlükte geçen "yayla, sürü, çeşme, sarı çiçek, kar, yeşil çam, duman" sözcükleri hep doğayla ilgili kavramlardır. Öyleyse bu şiir, pastoral şiir türüne girmektedir.

Örnek 6

Havalar güzel gidiyor
Sen de çiçek açtın erkenden
Küçük zerdali ağacım,
Aklın ermeden.

Cahit Külebi

Açıklama: Pastoral şiirlerde doğaya karşı bir özlem söz konusudur. Amaç, kır, çoban hayatı ve tabiat güzelliklerini sevdirmektir. Süsten, imgeden, edebi sanatlardan uzak bir dil ve anlatım hâkimdir bu şiirlerde. Cahit Külebi de bu şiirinde doğaya karşı bir muhabbeti dile getirmektedir. Yine şiirde geçen "hava, çiçek, zerdali ağacı" kavramları da şiirin pastoral şiir olduğunu ortaya koymaktadır.

Örnek 7

Güneş ufkun kenarından
Yavaş yavaş yükseliyor
Köyün yüce dağlarından
Serin nefesler geliyor

Orhan Seyfi Orhon

Açıklama: Pastoral şiirlerde süsten, imgeden, edebi sanatlardan uzak bir dil ve anlatım hâkimdir. Orhan Seyfi de yukarıdaki dörtlükte doğa sevgisini dile getirmekte köy ve dağlarının havasını övmektedir. Bu şiirlerde zaten amaçlanan da budur. Dolayısıyla şiir için pastoral şiirdir, diyebiliriz.

Ayrıca bakınız

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder