Erzurumlu Emrah (1777-1860)

ERZURUMLU EMRAH (1777-1860)

erzurumlu emrah19. yüzyılda yaşamış olan ve yaşamı hakkında çok fazla bilgi olmayan Erzurumlu Emrah, Erzurum'da doğmuş yine burada medrese eğitimi görmüştür. Daha sonra Nakşibendî tarikatına girmiş Arapça ve Farsça sözcükler ile aruz veznini öğrenmiştir. Ömrünün büyük bir kısmını Sivas, Kastamonu, Tokat, Konya, Niğde gibi şehirlere yaptığı geziler başta olmak üzere seyahate geçirmiştir. Karısının vefatıyla birlikte Sivas'tan Niksar'a geçmiş hayatının diğer kısmını burada geçirmiştir. 

Aldığı medrese eğitimi onu diğer halk şairlerinden ayırmıştır. Divan ve tasavvuf geleneğine özenmiş bu vadide eserler vermiş olan Erzurumlu Emrah divan şiirini ve aruzu en fazla kullanan saz şairidir. Buna rağmen asıl hünerini ve sanatçı kişiliğini hece ölçüsü ile yazmış olduğu semai ve koşmalarında göstermiştir. Hem divan hem de halk şiiri tarzı eserler kaleme almış olan Erzurumlu Emrah'ın lirik ve akıcı bir üslubu vardır. Hece vezni ile şiir söylediği gibi arûz veznini de ustaca kullanmış, hatta divan şiiri üslûbuyla gazeller söylemekten geri kalmamıştır. Şiirleri "Divanı Emrah" adıyla yayımlanmıştır. Kısacası Erzurumlu Emrah, bir yüzü Divan Edebiyatı'nda bir yüzü de Halk Edebiyatı'nda olan bir şairdir.

Başta Fuzuli olmak üzere Baki ve Nedim'den etkilenmiş olsa da bu tarz yazmaya çalıştığı eserlerde başarılı olamamıştır. Tokatlı Nurî, Beşiktaşlı Gedaî gibi halk şairleri üzerinde önemli etkiler bırakmış olan Erzurumlu Emrah son yıllarını Niksar'da geçirmiş 1860'ta ölmüştür.

Erzurumlu Emrah'ın Başlıca Şiirleri

Örnek 1

GÖNÜL GURBET ELE ÇIKMA

Gönül gurbet ele çıkma
Ya gelinir ya gelinmez
Her dilbere meyil verme
Ya sevilir ya sevilmez.

Yöğrüktür bizim atımız
Yardan atlattı zatımız
Gurbet ilde kıymatımız
Ya bilinir ya bilinmez.

Bahçemizde nar ağacı
Kimi tatlı kimi acı
Gönüldeki dert ilacı
Ya bulunur ya bulunmaz.

Deryalarda olur bahri
Doldur ver içem zehri
Sunam gurbet elin kahrı
Ya çekilir ya çekilmez.

Emrah der ki düştüm dile
Bülbül figan eder güle
Güzel sevmek bir sarp kale
Ya alınır ya alınmaz.

Erzurumlu Emrah

Örnek 2

TUTAM YÂR ELİNDEN TUTAM

Tutam yâr elinden tutam
Çıkam dağlara dağlara
Olam bir yaralı bülbül
İnem bağlara bağlara

Birin bilir birin bilmez
Bu dünya kimseye kalmaz
Yâr ismini desem olmaz
Düşer dillere dillere.

Emrah eder bu günümdür
Arşa çıkan tütünümdür
Yâra gidecek günümdür
Düşem yollara yollara.

Örnek 3

DEDİM DİLBER SEN DE SEVDAKAR

Dedim: Dilber, sen de sevdakâr mısın?
Dedi: Senden evvel nâra ben yandım.
Dedim: Doğru söyle, bana yâr mısın?
Dedi: Sadık yârim, gönülde andım.

Dedim: Gel, ağyarı feramus eyle!
Dedi: Terk eyledim, gönlüm hoş eyle.
Dedim: Gam-ı aşkı sen de nuş eyle.
Dedi: Çoktan anı nus edip kandım.

Dedim: Germanına benler dizilmiş.
Dedi: Görenler bağrı ezilmiş.
Dedim: Mahmur musun gözler süzülmüş?
Dedi: Hâb-ı nazdan yeni uyandım.

Dedim: Emrah gibi var mı âşıkın?
Dedi: Elbet benim senin lâyıkın.
Dedim: Halinden bil bağrı yanığın!
Dedi: Bilmez idim, şimdi inandım.

Erzurumlu Emrah


Örnek 4

BİR NAZENİN BANA GEL GEL EYLEDİ

Bir nazenin bana gel gel eyledi
Varmasam incinir, varsam incinir.
Nazik miyanından, ince belinden
Sarmasam incinir, sarsam incinir.

Kaşına çekilmiş kudret kalemi
Görmemiş dünyada derd ü elemi
Her sabah her sabah verir selâmı
Almasam incinir, alsam incinir.

Yine görünüyor yârin illeri
Başımızda esen sevda yelleri
Yârın bahçesinde konca gülleri
Dermesem incinir, dersem incinir.

Nereden nereye sevmişim onu
Ateşi koymuyor yakıyor beni
Âşık Emrah sever böyle bir canı
Sevmesem incinir, sevsem incinir.

Erzurumlu Emrah


Örnek 5

ÇAĞRIŞIR BÜLBÜLLER GELMİYOR BAĞBAN

Çağrışır bülbüller gelmiyor bağban
Hoyrat dost bağından gül aldı gitti
Yüz bin mihnet çektim bir bağ bezettim
Yari ben besledim el aldı gitti

Nice mihnet çektim bin daha gerek
Hayli ômür ister bir daha görek
Nazlı yârim aldı o kanlı felek
Aktı gözüm yaşı sel oldu gitti.

Nazlı yardan kem haberler geliyor
Dostlarım ağlıyor düşmanlar gülüyor
Dediler ki sefil Emrah ölüyor
Kimi kazma kürek bel aldı gitti

Erzurumlu Emrah

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder