Devriye

DEVRİYE

Tekke (Tasavvuf) Edebiyatı nazım türü olan devriye insanın var oluşunu anlatan tasavvufi şiirlere denir. Devriyelerde devir kuramı anlatılır. Devir kuramı Hz. Muhammed'in "Ben nebi iken Âdem su ile çamur arasındaydı" hadisi ile ilgilidir. Tasavvuf ehline göre vücut halindeki Hz Muhammed (SAV) yeryüzüne sonradan gelmiştir. Hâlbuki ruh halindeki Hz Muhammed (SAV) ezelden beri vardı. Vakti geçen ruh maddi âleme iner. Sonra ilk büyük ruh olan Allah'a döner. İşte bu iniş ve çıkışı anlatan şiirler devriye olarak adlandırılır.

Devriye Türünün Özellikleri

  • Devir kuramını anlatan şiirlere denir.
  • İnsanın Allah'tan gelip tekrar Allah'a dönmesi düşüncesini işleyen şiirlerdir.
  • Devriyeler felsefi konuları işlediklerinden anlaşılmaları oldukça zor şiirlerdir.
  • Çoğunlukla Bektaşi şairleri tarafından söylenmişlerdir. 
  • Devriyeler, 11'li hece ölçüsüyle söylenir.
  • Ölçü ve uyak bakımından ilahi türüne benzer.
  • Devriyelerde dil sade olmakla birlikte yer yer Arapça ve Farsça sözcüklere de rastlanır.


Devriye Türü ile İlgili Örnekler

Örnek 1

Cihan var olmadan ketm-i ademde
Hakk ile birlikte yekdaş idim ben
Yarattı bu mülkü çünkü o demde
Yaptım tasvirini nakkaş idim ben

Anasırdan bir libasa büründüm
Nar-ı bad-ı âb- hâkten göründüm
Hayrülbeşer ile dünyaya geldim
Âdem ile bile bir yaş idim ben

Bektaşi Çelebi

Örnek 2

Ak süt iken kızıl kana karışıp
Emr-i Hak'la coşup cevlana geldim
Mâ-i carî ile akıp yarışıp
Katre-i na-çizden ummana geldim

Dokuz ay on gün batn-ı maderde
Kudretten gözüme çekildi perde
Vaktim tamam olup ahiri yerde
Çıkıp ten donundan cihana geldim

Hakikat meyinden nûş edip kanıp
Can gözlerim o gafletten uyanıp
Kudretten her türlü renge boyanıp
Bu âlem-i nakş u elvana geldim

Bir zerreyim âfitâbımdan durum
Aşk ile mesrurum kalbi pür-nûrum
Ta ezelden zevk-ı seyre mecburum
Seyr ü sülük edip seyrana geldim

Hüsni
  
Örnek 3

KIRKLAR MEYDANINA VARDIM
Kırklar meydanına vardım
Gel beru ey cân dediler
İzzet ile selâm verdim
Gel işte meydân dediler

Kırklar bir yerde durdular
Otur deyu yer verdiler
Önüme sofra yazdılar
El lokmaya sun dediler

Kırkların kalbi durudur
Gelenin kalbin arıdır
Gelişin kanden beridir
Söyle sen kimsin dediler

Gir semâa bile oyna
Silinsün açılsun ayna
Kırk yıl kazanda dur kayna
Dahi çiğ bu ten dediler

Gördüğünü gözün ile
Söyleme sen sözün ile
Andan sonra bizim ile
Olasın mihmân dediler

Düşme dünyâ mihnetine
Tâlib ol Hak hazretine
Âb-ı zemzem şerbetine
Parmağını ban dediler

Şah Hatâyî'm nedir hâlin
Hakk'a şükr et kaldır dilin
Gaybetten kese gör dilin
Her kula yeksân dediler

Şah Hatayi


Ayrıca bakınız

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder