Mehmet Rauf

MEHMET RAUF (1875-1931)

mehmet raufMehmet Rauf, 12 Ağustos 1875'te İstanbul'da dünyaya gelir. Çok küçük yaşlarda edebiyat ile ilgilenmeye başlar. Bahriye Okulu'na giden Mehmet Rauf, burada Fransızca ve İngilizce öğrenir. Realizme büyük ilgi duyan sanatçı Paul Bourget'i okur ve ondan etkilenir. Mehmet Rauf, 1896'dan itibaren Servetifünun'da yazmaya başlar.

Mehmet Rauf, hayatında birçok karmaşık evlilik hadisesi yaşar. İlkin Tevfik'in halasının kızı Ayşe Samet ile sonrasında Besime Hanım ile evlenir. Bu ara ikinci eşinden ayrılır ama ilk eşiyle evliliği sürerken Muazzez Hanım ile evlenir. Bütün bu evliliklerinin yanında yaşadığı yasak aşklar neticesinde intihar girişiminde bulunur. Bu durum üzerine üst üste iki kez felç geçiren Mehmet Rauf, ikinci felçte yatalak olur ve ciddi anlamda rahatsızlanarak 23 Aralık 1931'de İstanbul'da ölür. 

Edebi Kişiliği

Mehmet Rauf, Servetifünun Edebiyatı'nın Halit Ziya Uşaklıgil'den sonra roman alanındaki ikinci büyük ismidir. Mehmet Rauf'un edebi şahsiyeti, Fransız Edebiyatı'nın natüralist ve realist yazarlarının üstat diye seslendiği Halit Ziya'nın tesiri altında şekillenmiştir. Sanatçı, roman ve öykülerinde kendi hayatından kesitler sunmuş, eserlerinde yer alan kahramanlar vasıtasıyla duygu ve düşüncelerini anlatmıştır. Psikolojik roman türünde oldukça başarılı olan Mehmet Rauf, Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı olan "Eylül"ün de yazarıdır. Yazar, "Eylül" romanıyla sanat hayatının doruğuna çıkmıştır.  

Eserlerinde kışları konakta yazları Boğaziçi'nde ve Adalar'da oturan oldukça varlıklı ailelerin hayatını konu alır. Romantik duygular, hayaller, hüzün, karamsarlık, kişilerin iç dünyası ve romantik aşklar, eserlerinde üzerinde durduğu önemli konular olarak öne çıkar. Mehmet Rauf, eserlerinde toplumsal konulara ve sosyal yaşama pek yer vermez. Ruh çözümlemeleri ve psikolojik tahlillerde oldukça başarılı olan Mehmet Rauf, çevre ve kişi betimlemelerine ise pek önem vermemiştir. Bu psikolojik çözümlemelerden dolayı eserlerinde kahraman sayısı oldukça sınırlıdır. Olay örgüsü ise eserlerinde ikinci planda kalmıştır.

Halit Ziya Uşaklıgil'in etkisinde kalan Mehmet Rauf, dil ve anlatımın niteliği bakımından onun kadar başarılı değildir. Dili, Halit Ziya'ya göre oldukça sade ve akıcı olmasına karşın üslubu dağınıktır.

"Eylül", Mehmet Rauf'un en bilinen eseridir. Türk edebiyatının ilk psikolojik romanıdır. Eserde yasak aşk işlenir. Suat Hanım ile Süreyya Bey mesut bir çift olmalarına karşın bunların aile dostu olan Necip ile Suat Hanım arasında başlayan yasak ilişki eserde konu edinilir. Mehmet Rauf, psikolojik tahliller açısından başarılı bir eser olan "Eylül" romanını, Fransa edebiyatında psikolojik roman türünde oldukça başarılı olan Pal Bourget'in etkisi altında kaleme almıştır. Eser, sade, akıcı bir dil ve anlatımla oluşturulmuştur.

"Ferdâ-yı Garâm" Mehmet Rauf'un Eylül'den sonraki en önemli romanıdır. Eserde Sermet ile Macit'in hüzün dolu aşkı anlatılır.

Mehmet Rauf, mensur şiir üzerine çalışmış bu doğrultuda "Siyah İnciler" eserini oluşturmuştur. Eserin içerisinde mensur şekilde yazılmış şiirler yer almaktadır.

Eserleri

Roman
Eylül
Ferday-ı Garam
Serap
Bir Aşkın Tarihi
Genç Kız Kalbi
Son Yıldız
Böğürtlen
Karanfil ve Yasemin
Define
Halas
Kan Damlası

Öykü
Son Emel
Âşıkâne
Âşkın Tarihi
İhtizar

Tiyatro
Cidal
Pençe
Sansar

Mensur Şiir
Siyah İnciler

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder