Kutadgu Bilig

KUTADGU BİLİG

1069-1071 yıllarında Balasagunlu Yusuf Has Hacib tarafından yazılmış olan Kutadgu Bilig, İslami dönemin bilinen ilk eseridir. Eser, "mutluluk veren bilgi ya da devlet olma bilgisi" anlamlarına gelmektedir. 1070'te Doğu Karahanlı hakanı Tabgaç Buğra Han'a sunulmuştur. Han da Kutadgu Bilig eserini çok beğendiğinden ona "Has Hacib" unvanını verir. Eserin amacı devlet ve toplum yönetiminin nasıl olması gerektiğini öğretmektir. 

Kutadgu Bilig'de insanı mutlu edecek yollar belirtilmiş bu yollar devrin hükümdarlarına öğütler halinde gösterilmiştir. Ahlak, dinin önemi ve devlet yönetimi de eserde üzerinde durulan konulardır. Eser, ayrıca her iki dünyada da mutluluğa kavuşmak için yol gösterici niteliktedir. Yusuf Has Hacib'e göre diğer dünyaya çalışıldığında bu dünyadan el etek çekmek yanlıştır. İnsanlara hizmet etmekle kişi, hem bu dünyada hem de diğer dünyada mutlu olur. Kutadgu Bilig üzerinde yerli ve yabancı birçok çalışma yapılmasına karşın bu anlamda en önemli çalışmayı Reşit Rahmeti Arat yapmıştır.

Eserde alegorik (sembolik) bir anlatım vardır. Dört ana karakter etrafında geçen diyaloglar eserin esasını oluşturur. Dört sembolik kahramanın sürekli birbirlerini ikna çabaları canlı bir anlatımla sunulur.

Eserdeki Semboller ve Temsil Ettiği Değerler:

Küntogdı: Hükümdar- doğruluk ve adaleti temsil eder.
Aytoldı: Vezir- saadeti, mutluluk ve bahtı temsil eder.
Ögdülmiş: Vezirin oğlu- akıl ve anlayışı temsil eder.
Odgurmış: Vezirin kardeşi, din adamıdır- akıbeti temsil eder.

Eserde yer yer bir tiyatro havası sezmek de mümkündür. Kutadgu Bilig, Allah, Hz Muhammed (SAV), dört halife ve Buğra Han'ın methiyle başlar. Eserde kişinin ulaşacağı asıl mertebe olan "kâmil insan" methedilmektedir. Eserin sonunda Yusuf Has Hacib'in duası yer alır.

Kutadgu Bilig'in Başlıca Özellikleri
  • Mesnevi nazım şekliyle oluşturulmuştur. 
  • Eser, ilk mesnevi örneği sayılır.
  • Didaktik (öğretici) tarzda yazılmış bir eserdir.
  • Hakaniye Türkçesi ile yazılmıştır.
  • Manzum bir eserdir.
  • Beyit nazım birimi ile yazılmış olan Kutadgu Bilig, 6645 beyitten oluşur. İranlılara ait Şehname'nin vezni olan fa'ülün/fa'ûlün/fa'ûlün/fa'ûl aruz kalıbıyla yazılmıştır. 
  • Eserin son kısmında 124 beyitten oluşan bir kaside ve 173 dörtlük yer alır.
  • Eserde dörtlük nazım birimi kullanılmıştır.
  • Kutadgu Bilig, siyasetname türünün Türk edebiyatındaki ilk örneği sayılır.
  • Aruz ölçüsüyle yazılmış ilk Türk eseri olarak bilinir.
  • Kutadgu Bilig, Uygur ve Arap alfabesiyle yazılmıştır.
  • Eser tam anlamıyla 18 ayda tamamlanmıştır.
  • Günümüze kadar Viyana, Fergana ve Mısır olmak üzere üç nüshası bulunmuştur.

Kutadgu Bilig'den Seçmeler

Akıl bir meşaledir. Kör için göz, ölü vücut için can, dilsiz için sözdür.

Allâh'a sığın, onun emrine itaatsizlik etme!

Anlayış ve bilgi çok iyi şeydir; eğer bulursan, onları kullan ve uçup göğe çık.

Bir insan bütün dünyaya tamamen sahip olsa bile, sonunda dünya kalır. Onun kısmetine ancak iki top bez düşer.

Bu dünya renkli bir gölge gibidir, onun peşine düşersen kaçar, sen kaçarsan o seni kovalar.

Büyüklük taslayan, kibirli ve küstah adam, tatsız ve sevimsiz olur; kibirli insanın itibari günden güne azalır.

Bütün halka içten gelen merhamet göster.

Çok dinle fakat az konuş. Sözü akıl ile söyle ve bilgi ile süsle.

Diline ve gözüne sahip ol, boğazına dikkat et; az ye, fakat helal ye.

Doğan ölür, ondan eser olarak söz kalır. Sözünü iyi söyle, ölümsüz olursun.

Elini uzatarak gökteki yıldızları tutsan ve başın göğe değse bile, sonunda sen yine yerdesin.

Hangi iş olursa olsun, sen onu tatlı dille karşıla; her işte tatlı dil kullanırsan saadet sana bağlanır.

Hiçbir işte acele etme, sabırlı ol, kendini tut; sabırlı insanlar arzularına erişirler.

Hangi işe girersen, önce sonunu düşün; sonu düşünülmeyen işler, insana zarar getirir.

Her mahlûk kendi nasibini alır. Yürüyenler yiyeceklerini ve uçanlar da yemlerini bulurlar.

Ey nimet sahibi olan kimse, şükret. Şükredene Tanrı nimetini artırır.

Gönlünü ve dilini doğru tut!

İnsan, binlerce yıl yaşasa, arzu ettiği şeylere kavuşsa bile, yine dileği bitmez.

İyi hareket et, kötülerin zararlarını ortadan kaldır!

İşi adaletle yap, buna gayret et; hiçbir zaman zulüm etme; Allah'a kulluk et ve onun kapısına yüz sür.

Kara toprak altındaki altın, taştan farksızdır. Oradan çıkınca beylerin başında tuğ tokası olur.

Kimin sana biraz emeği geçerse, sen ona karşılık daha fazlasını yapmalısın.

Menfaat sandalyeye benzer; başında taşırsan seni küçültür, ayağının altına alırsan seni yükseltir.

Söz ağızda iken sahibinin esiridir, ağızdan çıktıktan sonra sahibi onun esiridir.

Yalnız kendi menfaatini gözeten dosta gönül bağlama. Fayda görmezse, sana düşman olur, ondan vazgeç.

Kutadgu Bilig Örnekler

Sözüm söyledim men bitidim bitig
Sunup iki ajunnı tudgu elig
Kitap atı urdum Kutadgu Bilig
Kutadsu olıglıka tutsu elig
Kişi iki ajunnı tutsa kutun
Kutadmış bolur bu sözüm çın bütün

Günümüz Türkçesiyle

Sözümü söyledim ben kitabı yazdım
Uzanıp iki dünyayı tutan bir eldir
Kitabın adını koydum Kutadgu Bilig
Kutlu olsun okuyana, elini tutsun
Kişi iki dünyayı kutla tutarsa,
Kutlanmış olur, bu sözüm doğru, bütündür

Kutadgu Bilig'in Nüshaları

Yazıldıktan bir müddet sonra unutulmuş iki kere ortaya çıkarılmış olan Kutadgu Bilig'in bugün elimizde üç nüshası bulunmaktadır.

Herat Nüshası: Kutadgu Bilig'in bilinen ilk nüshasıdır. Arap harfleriyle yazılmış bir nüshadan Uygur harflerine çevrilmiştir. Herat Nüshası, Fatih Sultan Mehmed Han devrinde Tokat'tan İstanbul'a getirtilmiştir. 1910'da Radloff, transkripsiyonunu ve Alman dilindeki tercümesini neşretmiştir. Türkiye'de ilk defa 1942'de basılmıştır.

Fergana Nüshası: Kutadgu Bilig'in ele geçen en önemli nüshasıdır. Zeki Velidi Togan, eser hakkında genel bilgi vermiştir. İstinsahı meçhul kalmıştır. Baş ve son kısmı eksik olan bir nüshadır.

Mısır Nüshası: Bu nüsha Kahire'de, Hidiv kütüphanesinin o zamanki müdürü Alman bilgin Moritz tarafından 1896'da bulunmuştur. 1943'te bu nüshanın da tıpkıbasımı Türk Dil Kurumunca yayınlanmıştır.

Yusuf Has Hâcib

yusuf has hacibHakkındaki bilgiler sadece kendi eserine sonradan eklenmiş olan manzum ve mensur mukaddimelerde yer alır. Buna göre Yusuf Has Hacip, 11. yüzyılda, Balasagun'da doğmuştur. İlmi, fazîleti ve takvası ile bilinen biridir. Tabgaç Kara Buğra Hân tarafından kendisine "Has Hâcib" unvanı verilmiştir. 1019'da doğduğu tahmin edilse de ölümü hakkında herhangi bir bilgiye rastlanılmamıştır.

Ayrıca Bakınız

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder