G Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları

Gafile kelam, nafile kelam: Umursamaz kişiler için sözün hiçbir anlamı yoktur. Bunlar sözlerden etkilenmezler.

Gailesiz baş, yerin altında: Her zaman herkesin mutlaka bir sıkıntısı vardır. Bu sıkıntılar ölümle ancak son bulur.

Garip kuşun yuvasını Allah yapar: Kimsesiz, yoksul kişiye Allah yardım eder. Onların hiç beklemedikleri bir yerden kendilerine bir şekilde yardım gelir.

Gavura kızıp oruç yenmez: Kişi, başkasına kızıyor diye önemli bazı şeyleri engellememelidir.

Gece gözü, kör gözü: Geceleyin yapılan işlerde bir güzellik olmaz. Kişi, işini gündüz yapmalıdır.

Geç olsun da güç olmasın: Elde etmek istenilen bir şeye geç kavuşmanın bir zararı yoktur. Önemli olan ona erişme yolunda engeller çıkarıp onu güçleştirmemektir.

Geçti Bor'un pazarı sür eşeğini Niğde'ye: Bu işi yapman için elindeki fırsatı kaçırdın. Artık iş işten geçti.

Gel demek kolay ama git demek güçtür: Bir kişiyi bir işe alırken çok iyi düşünmek gerekir. Kişiyi çağırmak kolay ama onu işten çıkarmak oldukça zordur.

Gelen gidene rahmet okutur: Bir yere sonradan gelen, orada daha önce çalışandan daha geçimsiz olabilir, onu her açıdan aratabilir.

Gelene git denilmez: Kapımızı çalan kimseye git demek gelenek ve göreneklerimize ters gelir.

Gelin eşikte, oğlan beşikte: Bir gelin bir eve gelir gelmez bebek için hazırlıklara başlamak gerekir.

Gelini ata bindirmişler, "ya nasip" demiş: Kesin sonuç alınmadan bir işe oldu gözüyle bakılmamalıdır. Bütün şartlar oluşsa da kesin sonuca ulaşmadan, amaca ulaşılmış sayılmaz. Hiç beklemediğimiz engeller ile karşılaşılabilir.

Gem almayan atın ölümü yakındır: Söz dinlemeyen, dikine giden kişiler bu davranışlarından dolayı büyük felaketlere maruz kalır.

Gezen ayağa taş değer: Gereksiz bir şekilde gezen kişilerin başına istenmeyen şeyler gelebilir.

Gezen kurt aç kalmaz: Rızkı için çabalayan herkes mutlaka rızkını bir yerden temin eder.

Gidip de gelmemek var, gelip de görmemek var: Kişi bir yere gittiği zaman başına bir şey gelip dönmeyebilir yahut döndüğünde geride kalan kişilerin başına bir şey gelip ölmüş olabilir. Onun için herkesten helallik almalıdır.

Göğe direk, denize kapak olmaz: Bazı işler insanın gücünü aştığından bunların gerçekleşmesi mümkün değildir. Bunları gerçekleştirmek için boşuna hayal kurmamak gerekir.

Gökten ne yağdı da yer kabul etmedi: Büyüklerden, üstten gelen buyrukları alt makamdakiler yapmak zorundadırlar.

Gökyüzünde düğün var deseler, kadınlar merdiven kurmaya kalkar: Kadınlar, yaratılışlarından ötürü eğlenceye düşkündürler. Eğlenmek için katlanamayacakları zorluk olmaz.

Göle su gelinceye kadar kurbağanın gözü patlar: İnsanı mutlu edecek bir beklentinin gecikmesi, kişiyi sabırsızlandırır, gözünün yolda kalmasına neden olur.

Gölgesinde oturacak ağacın dalı kesilmez: Fayda sağlayan, yararlı şeylere zarar vermekten uzak durmalıyız.

Gölgeyi hoş gören tekneyi boş görür: Çalışmayan, çabalamayan, tembel kişiler yoksulluk içinde bir hayat sürerler.

Gön yufka yerinden delinir: Bir şey en ince, çürük yerinden patlak verir. Toplum hassas olduğu noktada bir şeye daha çabuk tepki gösterir.

Gönül bir sırça saraydır, kırılırsa yapılmaz: İnsan, dikkatli davranmalı, kimsenin kalbini kırmamalıdır. Kırılan bir kalbin tamiri de zor olur.

Gönül ferman dinlemez: Hiçbir engel, zorluk, kural gönlü sevdiğinden vazgeçiremez.

Gönül kimi severse güzel odur: Kişi, için en güzel gönlünün ısındığı, bağlandığı kişidir.

Gönülden gönüle yol vardır: Birbirine bazı duygularla bağlı kişiler birbirleriyle paralel duygu ve düşünceler taşırlar.

Gönülsüz yenen aş, ya karın ağrıtır, ya baş: İsteksiz yenen yemek nasıl insana dokunursa, istemeye istemeye yapılan bir iş de iyi bir sonuç vermez.

Görünen köy kılavuz istemez: Çok açık, bilinen gerçekler için ayrıca kanıt aranmaz.

Gözden ırak olan, gönülden de ırak olur: Birbirinden ayrı düşenlerin, birbirlerine olan sevgisi zamanla azalır. Bu sebeple bağlar güçlü tutulmalı, kişiler birbirlerini yakın aralıklarla ziyaret edilmelidir.

Gözü tanede olan kuşun ayağı tuzaktan kurtulamaz: Devamlı çıkar peşinde koşan kişi tehlikeden uzak kalamaz.

Gülme komşuna, gelir başına: Kişi, birilerinin başına gelen felaketlere üzülmeli, onların derdine ortak olmalı, onlarla asla alay etmemelidir. Bu kötü durum, bir gün herkesin başına gelebilir.

Gülü seven dikenine katlanır: İnsan, sevdiği iş ya da kimselerden gelecek sıkıntılara katlanır.

Gün doğmadan neler doğar: Gelecek, birçok değişikliklere gebedir. Beklenmedik bir sırada çok güzel durumlarla karşılaşma imkânı her zaman vardır. Her zaman ümitli olmak gerekir.

Güneş balçıkla sıvanmaz: Herkesin bildiği bir gerçeği örtbas ederek gizlemeye olanak yoktur. Buna hiç kimsenin gücü yetmez.

Güneş girmeyen eve doktor girer: Güneşin insan sağlığı üzerinde çok büyük etkisi vardır. Sürekli güneşli yerlerde olmalıyız. Güneşin olmadığı yerde hastalıklardan kurtulamayız.

Güvenme varlığa, düşersin darlığa: İnsan varlıklı durumuna güvenerek parasını bol bol harcamamalı, tutumlu olmalıdır. Günün birinde sahip olduğumuz her şeyi yitirebiliriz.

Güzellik ondur, dokuzu dondur: Güzelliğin çoğu kişinin üstündeki elbise ile olur.


Ayrıca bakınız

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder