H Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları

Hacı Mekke'de, derviş Tekke'de bulunur: Kişi, pozisyon gereği nerede bulunması gerekiyorsa orada bulunur.

Hak değince akan sular durur: Bir işte adalet gözetildiği zaman söylenecek söz kalmaz.


Hak yerde kalmaz: Emeğin karşılığı her zaman alınır.

Hak yerini bulur: Bir haksızlıkta, yanlışlıkta er veya geç doğru olan gerçekleşir. Kimsenin yaptığı haksızlık yanında kalmaz.

Haklı söz haksızı Bağdat'tan çevirir: İnandırıcı, ikna edici söz yanlış yolda ısrar eden kişiyi ikna eder, yola getirir.

Hal halin yoldaşıdır: Aynı durumda olan kişiler diğerlerine oranla birbirlerini daha iyi anlarlar.

Halayıktan kadın olmaz, gül ağacında odun olmaz: Gül ağacından nasıl odun çıkmazsa hizmetçi de efendinin karısı olmaz çünkü ona denk değildir.

Hamala semeri yük değildir: İnsana kendi işi ağır gelmez.

Hamama giren terler: Yapılacak herhangi bir iş, belirli bir masrafı, fedakârlığı ve sıkıntıya katlanmayı gerektirirse, o işi iyi sonuçlandırmak için gereken şeylere uymak gerekir.

Haramın temeli olmaz: Haram yolla elde edilen kazancın kişiye bir faydası yoktur. O yolla elde edilen servet kalıcı olmaz.


Harman döven öküzün ağzı bağlanmaz: Verim aldığımız kişilerin bize kazandırdıklarını düşünerek onları da mutlu etmeliyiz. Onların ihtiyaçlarını karşılamalıyız.

Harman dövmek keçinin işi değil: Önemli, ustalık gerektiren işler o işin uzmanı olmayan kişilerle yapılmamalıdır.

Harman sonu dervişlerindir: Bir işte herkes yararlanır fakat o işten asıl fayda görecek kişiler sabırlı kişilerdir.

Harman yakarım diyen orağa yetişmemiş: Birine kötülük yapmayı planlayan, tasarlayan kişi, o kötülüğü yapmaya fırsat bulmadan cezasını görür.

Harman yel ile düğün el ile: Bir işin gerçekleşmesi bazı koşulların varlığına bağlıdır.

Hasta olmayan, sağlığın kadrin bilmez: Bir durumla karşılaşmayana kadar durumumuzun hep öyle devam edeceğini düşünürüz. Ancak zor durumlarda iyi günlerin kıymetini anlamaya başlarız.

Hastalık kantarla girer, miskalle çıkar: Hastalık bir anda gelir ve sancılı olur. İyileşme ise yavaş yavaş olur.

Hastaya yatak sorulmaz: Bir kişi için en gerekli olan şey için kişiye ona ihtiyacı olup olmadığı sorulmaz.

Hatasız kul olmaz: İnsanın ufak tefek hataları olur. Önemli olan hatalarımızı düzeltmeye çalışmamızdır.

Hatır için çiğ tavuk yenir: İnsan hatırlı biri için yapılmayacak olanı da yapar.

Haydan gelen, Hu'ya gider: Kolay, hak edilmeden ve emeksiz kazanılan şeyler hemen elden çıkar. Tek sermayemiz alın terimizdir.

Hayır dile komşuna, hayır gele başına: Kişi başkaları için iyi şeyler dileyecek ve yapacak ki başkaları da onun için iyi şeyler dilesin, yapsın.

Hayvan yularından, insan ikrarından (sözünden) tutulur: Kişi birine söz vermişse o söz, kişiyi bağlar. Sözünde durmayarak farklı bir davranışta bulunursa ona verdiği söz hatırlatılır. Dolayısıyla o kişi söylediğinin dışına çıkamaz. Tıpkı yularından tutulduğu için başka tarafa gidemeyen hayvanın durumu gibi.

Hayvanlar koklaşa koklaşa, insanlar konuşa konuşa anlaşır: İnsanlar, duygu ve düşüncelerini konuşarak birbirlerine iletirler ve birbirlerini böylece tanımaya çalışırlar. Hayvanlar da koklaşa koklaşa anlaşırlar.

Hazıra dağlar dayanmaz: Kişi, çalışmadan sürekli mevcudu tüketmeye çalışsa bunun sonu olmaz. Bununla geçinemez.

Hekimsiz, hâkimsiz memlekette oturma: Kişiye her zaman sağlık ve adalet lazım olur. Sağlığın güvencesi olan hekimin ve adaletin güvencesi olan hâkimin, bulunmadığı yerde yaşamamak gerekir.

Helal kazanç ile yağlı pilav yenmez: Helal yoldan zengin olmak oldukça zor bir iştir.

Her ağacın meyvesi olmaz: Her insandan yaratıcılık, verimlilik beklenilmez. Dıştan böyle görünen niceleri vardır ki bunların verimli hiçbir yanları yoktur.


Her çok, azdan olur: Çoklar, azar azar biriktirilerek ortaya çıkar. Çok şeye sahip olmak isteyen bunun az az biriktirmekten geçtiğini bilmelidir.

Her dağın derdi kendine göre: Herkesin kendine göre büyük veya küçük mutlaka bir sorunu vardır.

Her damardan kan alınmaz: Her kişiden yardım istenmez, yardım almamak gerekir.

Her deliğe elini sokma, ya yılan çıkar ya çıyan: İnsan, iyi bilmediği, bilgi sahibi olmadığı bir işi yapmaya kalkışmamalıdır. O kişi, ciddi olumsuz durumlarla karşılaşabilir.

Her Firavun'un bir Musa'sı olur: Zalimlerden insanları kurtaracak, ona hesabını soracak bir kurtarıcı her zaman olur.

Her gün papaz pilav yemez: Fırsat her zaman kişinin ayağına gelmez.

Her horoz kendi çöplüğünde öter: Bir kişinin sözü en çok kendi çevresinde, kendisini tanıyan kişilerin bulunduğu yerde geçer.

Her inişin bir yokuşu vardır: Hayata zıtlıklar her zaman birbirini takip eder. İnsan bazen mutlu bazen de mutsuzdur. Bir durumda sürekli kalmak güçtür.

Her inleyen ölmez: Her zorluk, olumsuz sonuçlanacak diye bir şey yoktur. Sıkıntılı durumlardan kurtulmak için uğraşmak gerekir.

Her işin başı sağlık: İnsanın yapacağı her iş vücut sağlığına bağlıdır. Sağlık olmazsa hiçbir iş yapılamaz.

Her işte bir hayır vardır: Bizim için kötü olan bir durum, öyle görünen bir şey bile bizim için hayırlı olabilir.

Her kapının bir anahtarı vardır: Her zorluğun mutlaka bir çözüm yolu vardır.

Her koyun kendi bacağından asılır: Herkes kendi davranışlarından sorumludur. Birisinin hatası yüzünden başka kişiler cezalandırılamaz.

Her kuşun eti yenmez: Görünüş, çoğu zaman yanıltıcı olabilir. İyi bilmediğimiz şeylere hemen atılmamalıyız.

Her taş baş yarmaz: Korkulan her şey tehlikeli olmayabilir.

Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır: Herkesin kendine göre gerçekleşmesini arzu ettiği bir umut ve dileği vardır.

Her ziyan bir öğüttür: Kişinin başına gelen her felaket, kişi için bir derstir.

Herkes aklını pazara çıkarmış, yine kendi aklını almış: Kişi kendi aklını başkalarının aklından üstün görür. Kendini her zaman daha çok beğenir.

Herkes davul çalar ama çomağı makama uyduramaz: Herkes her işi yapmaya çalışabilir fakat o işi işin ustası kadar güzel yapamaz.

Herkes evinde ağadır: Kişinin hatırı, sözü en çok ailesinin yanında karşılık bulur.

Herkes gider Mersin'e, biz gideriz tersine: Bir işin bilerek yanlış yapıldığını, yolunda gitmediğini anlatmak için söylenilir.

Herkes kendi ölüsü için ağlar: Kimse, başkasının acısını tam anlamıyla hissetmez. Onun yüreğini sızlatan sadece kendi acısıdır.


Herkesin aklı bir olsa koyuna çoban bulunmaz: Farklı farklı işler farklı kişilerce başarılabilir. Herkes aynı yetenek ve bilgide olsa bazı işleri yapacak kişiler bulunmazdı.

Herkesin arşına göre bez vermezler: Kişi, bir işte istediği gibi değil, ona öngörülen kadar faydalanabilir.

Herkesin geçtiği köprüden sen de geç: Toplumsal bir varlık olan insan toplumla birlikte hareket etmelidir. Toplum neyi yaparsa kişi de onu yapmalıdır.

Herkesin hamuru ekmeğine göredir: Bir iş için yapılacak hazırlık, uğraş o işteki gereksinme kadardır.

Hesabı pak olanın, yüzü ak olur: Dürüst olan,  doğruluktan şaşmayan, kanuna göre iş yapan kimse kötü olmaz.

Hesabını bilmeyen kasap, ne satır bırakır ne masat: Bir kişi hesabını bilmiyorsa elinde avucunda ne varsa kaybeder.

Hırsıza kilit olmaz: Kötü niyetli, kötülükleri meslek haline getirmiş olan bir kişiyi önlemek için alınacak tedbirler bir işe yaramaz.

Hıyar akçesiyle alınan eşeğin ölümü sudan olur: Çok ucuza mal edilen bir şeyin elden çıkması da aynen öyle kolay olur.

Hızlı sağanak tez geçer: Bir işe çok aşırı hırs gösteren kişiler daha sonra bu hızlarını kaybederler. Sakin ve devamlı aynı hızla gitmek önemlidir.

Hile ile iş gören mihnet ile can verir: İşlerinde sahtekârlık yapan, başkalarını aldatan kişiler son nefesinde büyük sıkıntı çekerler.

Hocanın dediğini yap, yaptığını yapma: Din görevlilerin söyledikleri doğru ve yapılması gereken şeylerdir. Bunları yapmak gerekir. Bunların söyledikleri genellikle hayatlarında olmadığı için onların yaptıklarını yapmamak gerekir. Yani bunların söyledikleri ve yaşantıları birbirine uymamaktadır.

Horoz evlenir, tavuk tellenir: Gereksiz yere başkasının sevincine ortak olanlar için söylenir.

Horoz ne kadar öterse ötsün, civciv tavuğun dık dıkına bakar: Baba, her ne kadar çocuğun kendisine daha yakın olmasını istese de çocuk annesini daha yakın görür, ona bağlanır.

Horoz ölür, gözü çöplükte kalır: Alışkanlıklar terk edildiğinde, makam ve mevkiler yitirildiğinde kişilerin sürekli bunlarda gözü kalır.

Horozu çok olan köyün sabahı geç olur: Bir konu üzerinde söz söyleyen çok olursa sonuca varmak geç olur.

Huy canın altındadır: Kişileri alışkanlıklarından, huylarından vazgeçirmek çok zordur hatta mümkün değildir.

Huylu huyundan vazgeçmez: Doğuştan gelen özellikler kişiliğin bir parçası olduğundan bu özellikler kolay kolay değiştirilemez. 


Ayrıca bakınız

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder