Cümle Türleri (Cümle Çeşitleri)

Anlamı Bakımından Cümleler
1. Olumlu Cümle 
2. Olumsuz Cümle
3. Soru Cümlesi
4. Şart Cümlesi
5. Ünlem Cümlesi
6. Emir Cümlesi
Yüklemi Bakımından Cümleler
1. Fiil Cümlesi
2. İsim Cümlesi
Yüklemin Yeri Bakımından Cümleler
1. Kurallı Cümle
2. Devrik Cümle
3. Eksiltili Cümle
Yapısı Bakımından Cümleler
1. Basit Cümle
2. Birleşik Cümle
   a. Girişik Birleşik Cümle
   b. İç İçe Birleşik Cümle
   c. Şartlı Birleşik Cümle
   d. İlgi Cümlesi (ki'li Birleşik Cümle)
3. Sıralı Cümle
   a. Bağımlı Sıralı Cümle
   b. Bağımsız Sıralı Cümle
4. Bağlı Cümle
 
A. ANLAMI BAKIMINDAN CÜMLELER
 
Bir işin, oluşun, durumun, kılışın, hareketin yüklemdeki anlatımına göre cümleler çeşitlere ayrılır. İşin gerçekleşip gerçekleşmediği, durumun mevcudiyetin varlığı yokluğu ile istek, emir, soru yönü ön plana çıkar.
Anlamı bakımından cümleler; 
1. Olumlu Cümle
Yüklemin bildirdiği işin yapıldığını, gerçekleştiğini belirten cümlelerdir.  Türkçede bütün isim ve fiiller esasında olumludur. ("değil" ve "yok" sözcükleri hariç) Kelimenin anlamı ne olursa olsun bütün kelimeler olumludur. Olumsuzluğu oluşturan ise fiil çekim ekleri olan "-me, -ma,  -mez, -maz" olumsuzluk ekleriyle; "-sız, -siz, -suz, -süz" ekleridir. Ayrıca sözcük olarak da "değil" ve "yok"  sözcükleri olumsuz sözcüklerdir.
 
Örnek
En güçlü iki savaşçı, sabır ve zamandır. (olumlu isim cümlesi)
Cüzdanını en yakınındaki arkadaşı çalmıştı. (olumlu fiil cümlesi)
Önce hayaller ölür, sonra İnsanlar! (olumlu fiil cümlesi)
 
Yukarıdaki bütün cümleler olumludur. Olumlu ve olumsuz cümlelerde tek kıstasımız; "-me, -ma, -mez, -maz, -sız, -siz, -suz, -süz" ekleri ile "değil" ve "yok" sözcükleridir. Bu ek ve kelimeler dışında Türkçede bütün isim ve fiiller olumlu olarak kabul edilir.
 
Olumlu Cümlelerle İlgili Uyarılar
 
1. Biçimce olumsuz fakat anlamca olumlu olan cümleler vardır. "-me, -ma, -mez, -maz, -sız, -siz, -suz, -süz" ekleri ile "değil ve yok" sözcüklerinden herhangi ikisi aynı anda bir cümlede yer alırsa cümle biçimce olumsuz anlamca olumlu olur.
Örnek
Bunları bilmiyor değilim. (biliyorum) >me+değil
Onu sevmeyen yoktu köyde. (severdi) >me+yok
Anlatıldığı kadar da insafsız biri değildi. (insaflıydı)  > sız+değil
Bu iş için yeteri kadar kişi yok değil. (var) > yok+değil
 
2. "mi" soru eki olumsuz çekimli bir fiil ile kullanılırsa olumlu; olumlu çekimli fiil ile kullanılırsa anlamca olumsuz cümle oluşturabilir.
 
Örnek
Mustafa'nın ne kadar akıllı biri olduğunu bilmez miyim? (bilirim)
Vicdanı olanların vicdanı bu olaydan hiç sızlamaz mı? (sızlanır)
 
3. Cümlenin sonuna "yok" sözcüğü getirilerek oluşturulan olumsuz soru köklü cümleler anlam bakımından olumlu cümleler içerisinde yer alır.
Örnek
Niye okula gitmek istemiyorsun, kalemin mi yok, defterin mi yok? (var) 

4. Cümlenin içerisinde "-me, -ma, -mez, -maz, -sız, -siz, -suz, -süz" ekleri ile "değil ve yok" sözcüklerinden biri yoksa o cümle biçimce de anlamca da olumludur.
Örnek
Savaşı zenginler çıkarır, savaşta yoksullar ölür. 
Uzun yolculuklar tek bir adımla başlar. 
 
2. Olumsuz Cümle
 
Yüklemin bildirdiği işin gerçekleşmediğini anlatan cümlelerdir. Fiil cümlelerinde iş, oluş, hareketin yapılmadığı, isim cümlelerinde ise mevcudiyetin yokluğunu bildirme söz konusudur. 
Olumlu isim cümleleri, "yok, değil" sözcükleri ve "-sız, -siz, -suz, -süz" ekleriyle; olumlu fiil cümleleri, "-me, -ma, -mez, -maz" ekleriyle olumsuz şekle dönüştürülür. Bunlardan bir tanesinin bile cümlede yer alması cümlenin şeklen olumsuz olması için yeterlidir.
 
Örnek
İnsanlar, kötülük karşısında kararsız kalma hakkına sahip değildir(olumsuz isim cümlesi)
İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur. (olumsuz isim cümlesi)

Hayat her zamanki gibi yine renksizdi. (olumsuz isim cümlesi)
Susarak kazandığın değeri, boş konuşarak harcama. (olumsuz fiil cümlesi)
 
Olumsuz Cümleler İlgili Uyarılar
 
1. Bir cümlenin yükleminde olumsuzluk bildiren ek ya da sözcük yoksa cümle biçimce olumlu varsa cümle biçimce olumsuzdur.
 
Örnek
Düğüne pazar gideceğiz. (Biçimce ve anlamca olumlu)
Düğüne pazar gitmeyeceğiz. (Biçimce ve anlamca olumsuz)
 
2. Biçimce olumlu her cümle, anlamca olumlu olmayabilir.
 
Örnek
Bu hesabın içinden çıkabilirsen çık. (Biçimce olumlu, anlamca olumsuz) 
(Çıkamazsın.)

Ne gelen var ne giden. (Biçimce olumlu, anlamca olumsuz) 
(Gelen de giden de yok.)
 
3. Bir cümlede olumsuzluk bildiren tek bir ek varsa o cümle biçimce ve anlamca olumsuzdur. Bir cümlede olumsuzluk bildiren ek ya da sözcük iki tane ise o cümle biçimce olumsuz, anlamca olumludur.
 
Örnek
Evimizin yolunu biliyor değil. (Biçimce ve anlamca olumsuz cümle)
Cesareti olmayanın asla geleceği de yoktur. (Biçimce ve anlamca olumsuz cümle)
Arkadaşımız bu konuda oldukça anlayışsızdı. (Biçimce ve anlamca olumsuz cümle)
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. (Biçimce ve anlamca olumsuz cümle)
 
4. "ne… ne" bağlacının yer aldığı cümleler biçimce olumlu anlamca olumsuz cümlelerdir.
Örnek
Ne gelen var ne giden buraya. (Gelen de giden de yok.)
5. Olumlu soru cümlelerinin sonunda "var" sözcüğü yer alırsa cümle anlamca olumsuz olur.
Örnek
Bülbülün konacağı başka dal mı var? ("yok" anlamında)

6. "sanki" edatının yer aldığı bazı cümleler biçimce olumlu, anlamca olumsuz cümleler olabilir.
Örnek
Bütün çamuru sınıfa sanki ben taşımışım. (taşımamışım)
 
3. Soru Cümlesi
 
Bir duygu veya düşünceyi soru yoluyla açıklayan cümlelere soru cümlesi denir. Dilimizde soru anlamı soru sıfatısoru zamirisoru zarfı veya soru edatı ve tonlama yoluyla sağlanır.  Soru cümlelerinin sonuna soru işareti (?) konur.
 
a. Soru Zamiri ile Kurulan Soru Cümleleri
 
Örnek
Nereden çıktı bu cenaze, ölen kim?
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Nereye uçar kuşlar bu mevsimde?
 
b. Soru Sıfatı ile Kurulan Soru Cümleleri
 
Örnek
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kaç şiir sığar ömre, kaç şiir?
 
c. Soru Zarfı ile Kurulan Soru Cümleleri
Örnek
Nasıl hatırlamazsın sen o şarkıyı?
Niçin bülbül yaslı bakışır dağlar?
Ne dönüp duruyor havada kuşlar? 
 
d. "mi" Soru Eki ile Kurulan Soru Cümleleri
Örnek 1
Ağlasam sesimi duyar mısınız, mısralarımda;
Dokunabilir misiniz gözyaşlarıma, ellerinizle?

(Orhan Veli Kanık)
 
e. Tonlamayla Kurulan Soru Cümleleri
Örnek 1
Gümrükteki memur başını kaldırdı:
 — Adınız?
 
Soru Cümleleri ile İlgili Uyarılar
 
1. Soru cümleleri gerçek ve sözde soru cümleleri olmak üzere ikiye ayrılır. Gerçek soru cümleleri cevap gerektiren sözde soru cümleleri cevap gerektirmeyen cümlelerdir.
 
Örnek
 
Niçin ders çalışmıyorsun? 
(Gerçek soru cümlesi)
 
Mustafa'dan daha efendi öğrenci mi olur? 
("olmaz" anlamında / sözde soru cümlesi)
 
2. İçerisinde soru sözcükleri (soru zamiri, soru sıfatı, soru zarfı) ve soru eki ("mi" soru edatı) bulunan bazı cümlelerde soru anlamı kaybolduğundan bu cümleler soru cümlesi sayılmaz.
Örnek
Niçin bu kadar mecalsiz düştüğümü anlayamadım.
Yolu bu civarlara düştü  mutlaka bize haber verir.
Nasıl bulmak istiyorsan öyle bırak çevreyi.
Bizi kim arayıp sorarsa biz de onları arayıp sorarız.
Kaç kişi toplantıya katılmıştı, bir türlü hatırlayamadım.

3. Şekilce soru cümlesi gibi görünen bazı cümlelerde geçen soru anlamlı sözcükler cümlelere soru anlamı dışında farklı anlamlar katabilir.
Örnek
Ben şimdi nasıl bunun üstesinden gelirim? (çaresizlik, gücü yetmeme)
Bu olayda ismi geçen bizim Ahmet mi? (şaşırma)
Kim alır yarı yolda kalmış selamımı? (yakınma)
Ah nerede o eski bayramlar! (özlem)

4. Şart Cümlesi
 
Yan cümlesi dilek-şart kipiyle (-se, -sa) çekimlenen yani yargının gerçekleşmesini bir koşula bağlayarak anlatan cümlelerdir. Ana cümledeki eylemin gerçekleşmesi, yan cümlede belirtilen şarta bağlıdır.
Örnek
Planlı bir şekilde ders çalışırsanız başarılı olursunuz.

Not: "ise" bazen cümlelere istek anlamı da katar. Bu durumda cümle şart cümlesi olmaktan çıkar.

Örnek

Öyle özledim ki annemi bir görebilseydim keşke. (istek)


5. Ünlem cümlesi
Özlem, üzüntü, sevinç, heyecan, korku, acı, şaşma, hayret, telaş gibi bir duyguyu, heyecanı yansıtan cümlelerdir. Ünlem cümlelerinin sonuna ünlem işareti konur. Ünlem cümlelerinde her zaman ünlemin olma zorunluluğu yoktur. "ki" bağlacı, bazı emir cümleleri ve tonlamayla da ünlem cümleleri ortaya çıkabilir.

Örnek
Eyvah aldandık, şu güzeranı hayatı sabit zannettik!
Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Yine mi kaçırdık uçağı Allah'ım!
Aşk olsun!
Hay Allah, sizi çıkaramadım!
Hava ne kadar da sıcak!
Eh, bu sınavı da geçtim!
Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!
Ak tolgalı beylerbeyi haykırdı: İlerle! 
Ah uzatma dünya sürgünümü benim!
 
6. Emir (Buyruk) Cümlesi
 
Yüklemi emir kipiyle çekimlenmiş cümlelere emir cümlesi denir. Emir cümlelerinin yüklemleri fiildir ve bu cümlelerde bir buyurganlık söz konusudur. Emir kipinin I. tekil şahıs ve II. çoğul şahıs çekimleri olmaz.
Örnek
Buraya çabuk gelin!  
Evimizi derhal terk et!
 
Emir (Buyruk) Cümleleriyle İlgili Uyarılar
1. Emir kipinin I. tekil ve I. çoğul şahıs çekimleri yoktur. ("ben" ve "biz")
Örnek
----                          
gel                        
gelsin
----      
gelin, geliniz
gelsinler
 
2. Emir kipinin ikinci tekil şahsı olan "sen" zamirinin olduğu fiil kök veya gövdeleri eksiz kullanılır.
Örnek
Bu yazıyı hemen yaz! (II. tekil kişi "sen")
Buraya çabuk gel! (II. tekil kişi "sen")
Sana sesleniyorum buradan defol git! (II. tekil kişi "sen")
 
3. "o, siz, onlar" şahıs zamirlerinin yüklemleri çekimli fiil olur.
Örnek

Söyleyin ona vakit geçirmeden yanıma gelsin!

Aşağıdaki soruların cevaplarını yazınız!

Onlara haber salın hemen toplantıya katılsınlar!


B. YÜKLEMİ BAKIMINDAN CÜMLELER
 
1) Fiil Cümlesi
 
Yüklemi çekimli bir fiil olan cümlelere fiil cümlesi denir. Fiil cümlelerinde fiil çekim eklerinden olan haber ve dilek-şart kipleri yer alır. Yüklemlerin "-me, -ma" olumsuzluk ekleri ile "-mek, -mak" mastar eklerini alabilmesi cümlelerin fiil cümlesi olduğunu gösteren en önemli ölçüttür. Fiil cümlelerinin yüklemleri iş, oluş ve hareket bildirir.

Örnek
Abdal ata binince bey oldum sanır. (fiil cümlesi)
Acemi katır kapı önünde yük indirir. (fiil cümlesi)
Leyleğin ömrü laklakla geçer. (fiil cümlesi)
 
Fiil Cümlelerinde Olumsuzluk
 
Fiil cümlelerinde olumsuzluk fiillere "-me, -ma, -mez, -maz" ekleri getirilerek yapılır.
Örnek
Âlim unutmuş, kalem unutmamış. (olumsuz fiil cümlesi)
Acıyan uyumuş, acıkan uyumamış. (olumsuz fiil cümlesi)

2) İsim Cümlesi
 
Yüklemi  ek fiil almış veya ad soylu bir sözcük olan cümlelere isim cümlesi denir. Yüklemi fiil olmayan bütün sözcükler ad (isim) cümlesidir. Sıfat, zarf, zamir, edat, ünlem, isim ve sıfat tamlamaları isim cümlelerinin yüklemleri olabilir.
Örnek
Uçun kuşlar uçun burada vefa yoktur. (isim cümlesi)   
İnsan, yüreğinin inkâr etmediği yere aittir. (isim cümlesi)
Kalem kılıçtan keskindir. (isim cümlesi)  
 
İsim Cümleleri ile İlgili Uyarılar
 
1. Fiilimsilerin yüklem olduğu cümleler isim cümlesidir.
Örnek
Kabahat hem giden de hem gelendedir. (isim cümlesi)
Rüyaları gerçekleştirmenin en iyi yolu uyanmaktır. (isim cümlesi)
Okula gelen onun eski bir tanıdığıydı. (isim cümlesi)
 
2. Ek-fiil (ek-eylem) isim veya isim soylu sözcüklere gelerek onları yüklem yapar.
Örnek
Onlar, o zamanlar daha gençti. (genç idi)
Öğrencilerimizden bazıları gerçekten de çok çalışkandır.
Not: "-dır" ek fiili bazen yazılmaz ama varlığı mevcuttur. Buna gizli ek fiil de denir.
Bizim oralar şuan çok güzeldir.
 
YÜKLEMİN YERİ BAKIMINDAN CÜMLELER
 
1) Kurallı Cümle 
Yüklemi sonda bulunan cümlelere kurallı (düz) cümle denir. Kurallı cümlelerde vurgulanmak istenen yükleme en yakın öğedir. Kurallı ve devrik cümlelerde cümlenin öğeleri esas alınır. Türkçenin temel öğe dizimi "özne+tümleç+yüklem" şeklindedir. Yüklem, en sonda yer alır. Kısacası kurallı cümle demek yüklemi kesinlikle sonda olan cümle demektir.
Örnek
Ayakta ölmek diz üstü yaşamaktan iyidir. (kurallı cümle)
Bahar çiçeğiyle güzeldir. (kurallı cümle)
Vakitsiz açılan gül çabuk solar. (kurallı cümle)

2) Devrik Cümle
Yüklemi sonda bulunmayan cümlelere denir. Devrik cümlelerde yüklem, cümlenin başında veya ortasında bulunur. Devrik cümlelere, yüklemi vurgulamak ve sanat yapmak için başvurulur. Özellikle şiirlerde devrik cümlelere çok fazla başvurulur. 
 
Örnek
Rüzgârın eliyle titrer yapraklar. (devrik cümle)
Uzatma dünya sürgünümü benim. (devrik cümle)
Senin kalbinden sürgün oldum ilkin. (devrik cümle)
 
Devrik Cümleler ile İlgili Uyarılar

1. Devrik cümlelere daha çok şiirlerde rastlanılır.
Örnek
 
Dağların yıkılışını gördüm bir Venüs bardağında.
Köle gibi satıldım pazarlar pazarında.
Güneşin sarardığını gördüm Konstantin duvarında.
Senin hayallerinle yandım düşlerin civarında.
Gölgendi yansıyıp duran bengisu pınarında.
Ölüm düşüncesinin beni sardığı şu anda,
Verilmemiş hesapların korkusuyla.
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim.
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da.
Sevgili!
En sevgili!
Ey sevgili!
Uzatma dünya sürgünümü benim
(Sezai Karakoç)

2. Devrik cümleler yüklemlerine göre isim ve fiil cümlesi olabilir.
Örnek

Yaratılanı hoş gör, Yaradan'dan ötürü. (devrik fiil cümlesi)

Fotoğrafçıydı gülmemi isteyen tek kişi. (devrik isim cümlesi)

 
3) Eksiltili Cümle
Yargısı tam olmayan yüklemi belirtilmemiş cümlelere denir. Bu tür cümlelerde yargının ne olduğu okuyucunun yorumuna bırakılır. Bazen pratikliği sağlamak için bazen de ifadeye edebi değer katmak için bu cümlelere başvurulur. Günlük konuşma dilinde eksiltili cümleler çokça yer alır.
Örnek
Azıcık aşım, kaygısız başım... (olsun)
Acındırırsan arsız olur, acıktırırsan… (hırsız olur)
Bir anaya bir kız, bir kafaya bir göz... (yeter)

Eksiltili Cümleler ile İlgili Uyarılar
 
1. İsim cümleleri eksiltili cümle değildir. Bu cümlelerde yüklem vardır ancak yüklemin söylenmesi fazlalık olarak görüldüğü için yüklem söylenmez. Yani mevcut ek fiil ekleri söylenmemiştir.
 
Örnek
Bu oda ne kadar da sıcak. (tır)
Bin dost az, bir düşman çok. (tur)
Mahkeme kadıya mülk değil. (dir)
 
2. Dilimizde bazı deyim ve atasözleri eksiltili cümle biçimindedir.
Örnek
Demokles'in kılıcı gibi…
On parmağında on marifet…
Yer demir, gök bakır…
3. Karşılıklı konuşmalarda bazen eksiltili cümlelere rastlanır.
Örnek
- Kim gelmiş köyümüze?
- Mustafa…
- Ne zaman gelmiş?
- Sabah…
- Kimi görmeye gelmişlerdi?
- Ahmet'i…

YAPILARI BAKIMINDAN CÜMLELER
Yapılarına göre cümlelerde yüklemin sayısı ve yan cümlecik esas unsurlardır. Yapıları bakımından cümleler dörde ayrılır:
 
1. Basit Cümle
2. Birleşik Cümle
3. Sıralı Cümle
4. Bağlı Cümle
 
1) Basit Cümle
İçerisinde tek bir yargı bulunan cümlelere denir. Basit cümlelerde "yan cümlecik" bulunmaz. Basit cümlelerin yüklemeleri ya ek fiil alan isim soylu bir sözcük, söz grubu, tamlama ya da çekimli bir fiildir. Basit cümlelerde fiilimsiler kesinlikle yer almaz. Bu cümlelerde bir tek yüklem yer alır. Noktalama işaretleri ve bağlaçlar bütün cümlelerde olabildiği gibi basit cümlelerde de bulunur.
Örnek
Bir büyük boşlukta bozuldu büyü.
Durgun sular her zaman derin olur.
Toprağını, suyunu özledim köyümün.

Basit Cümleler ile İlgili Uyarılar
1. Basit cümle kısa cümle demek değildir. İki sözcükten oluştuğu halde basit cümle olmayan cümleler vardır.
Örnek
Sen yıldızların içindeki o güzelliği dün akşam gördün mü? (basit cümle)
Yazıp bitirdi. (birleşik cümle)
Geldi ve gitti. (sıralı cümle)

2. Ek fiil alıp yüklem olan isim veya isim soylu cümleler de basit cümle olabilir.
Örnek
Babamın köyde dillere destan bir tarlası vardı.
Her başarılı erkeğin arkasında başarılı bir kadın vardır.
 
2) Birleşik Cümle
İçerisinde birden fazla yargı barındıran yan ve temel cümleciklerden oluşan cümlelere denir. Birleşik cümlelerde kesinlikle tek yüklem vardır. Birleşik cümleleri daha iyi anlamak için "yan cümlecik" ve "temel cümlecik" kavramlarını bilmek gerekir. Birleşik cümle= yan cümlecik+temel cümlecik.
 
Temel cümlecik: Yüklemi çekimli bir fiil ya da ek fiil almış ad soylu bir sözcük olan cümleciklere denir. Cümlede asıl yargının, yani yüklemin olduğu cümledir.
Örnek
Yağmur dinince dışarı fırladı.
("dinince" fiilimsinin olduğu yan cümlecik)
Yan cümlecik+temel cümlecik= birleşik cümle
Çalışırsan başarırsın.
("çalışırsan" dilek-şart çekimli fiilin olduğu yan cümlecik)
Yan c. + temel c.= Birleşik cümle
Oraya tekrar gideceğimdedi.
("Oraya tekrar gideceğim" aktarma sözün olduğu yan c.)
Yan cümlecik+temel cümlecik= Birleşik cümle
 
Yan cümlecik: Yüklemi fiilimsi, dilek-şart çekimli bir fiil ya da aktarma söz olan cümleciklere denir. Daha çok fiilimsilerin olduğu kısımdır. Bazen de çekimli fiillerle oluşur. Yan cümlecikler, cümlenin bir öğesidir. Aşağıdaki örneklerde koyu yazılmış yerler birer yan cümleciktir.
Örnek
Onu çizip bitirdi.
(Yan cümlecik fiilimsiden oluşmuş.)
Çok parası varsa bir vakfa bağışlasın.
(Yan cümlecik ek fiilin şart çekiminden oluşmuş.)
Akşam size mutlaka uğrarım, demişti.
(İç cümle, yan cümlecik olmuş.)
 
Not: "Yan cümlecik" cümlenin çeşitli öğelerini oluşturur.
Örnek
Sınavı kazanması bizi mutlu eder.
(Yan cümlecik, özne görevindedir.)
Ağarmış saçlarını pek sevmiyordu.
(Yan cümlecik, nesne görevindedir.)
Ders çalışanlara herkes dua ediyordu.
(Yan cümlecik, dolaylı tümleç görevindedir.)
Yağmur kesilince herkes okula gitti.
(Yan cümlecik, zarf tümleci görevindedir.)
 
Birleşik cümleler dört grupta incelenir:
 
a) Girişik Birleşik Cümle
 
İçerisinde fiilimsi bulunan cümlelere denir. Yan cümlecik fiilimsinin olduğu bölüm, temel cümlecik de yüklemin bulunduğu bölümdür. Bu cümlelerde yan cümlecik temel cümleciğin herhangi bir öğesi de olabilir bir parçası da. Yani yan cümlecik temel cümlenin öznesi, nesnesi, tümleci veya bir söz öbeği olur. Bir cümlede ne kadar fiilimsi varsa o cümlede o kadar yan cümlecik var demektir.
Açıklamalı Örnekler
Söyleyecek sözü olmayan yüksek sesle konuşur.
Yukarıdaki cümledeki altı çizili bölüm yan cümleciktir. Bu kısmın yan cümlecik olmasını sağlayan da "-an" sıfat fiil ekidir. Yan cümlecik, cümlede "özne" görevindedir.
Kaybedenler yalnızca vazgeçenlerdir.
Cümlede yan cümlecik olan yer "kaybedenler" sözüdür. Sözcük, sıfat-fiil eki almıştır. Yükleme sorulan sorudan yan cümleciğin "özne" görevinde olduğu anlaşılır.
Abdal ata binince bey oldum sanır.
Cümlede yan cümlecik altı çizili yer olan "Abdal ata binince" söz grubudur. Bunun yan cümlecik olmasını sağlayan da "-ince" zarf-fiil ekidir. Yan cümlecik cümlede "zarf tümleci" görevindedir.
Örnekler
Koyu yazılmış yerler yan cümlecik diğer yerler temel cümleciktir.
Arı, bal alacak çiçeği bilir. (yan cümlecik: belirtili nesne)
Bin ölçüp bir biçmeliyiz. (yan cümlecik: zarf tümleci)
Bülbülün çektiği dil belâsıdır. (yan cümlecik: özne)
Çok bilen çok yanılır. (yan cümlecik: özne)
Denize düşen yılana sarılır. (yan cümlecik: özne)
Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur. (yan cümlecik: özne)
Doğmadık çocuğa don biçilmez. (yan cümlecik: dolaylı tümleç)
Dostun attığı taş baş yarmaz. (yan cümlecik: özne)
Gülü seven dikenine katlanır. (yan cümlecik: özne)
Hamama giren terler. (yan cümlecik: özne)
İp inceldiği yerden kopar. (yan cümlecik: dolaylı tümleç)
Kaçan balık büyük olur. (yan cümlecik: özne)
Kaynayan kazan kapak tutmaz. (yan cümlecik: özne)
Kedi uzanamadığı ciğere pis der. (yan cümlecik: dolaylı tümleç)
Kızını dövmeyen dizini döver. (yan cümlecik: özne)
 
Not: Bir cümlede ne kadar fiilimsi varsa o cümlede o kadar yan cümlecik var demektir.
Örnek
Ağlayarak yürürken düşüp bacağını kırmış.
Yukarıdaki cümlede üç yan cümlecik vardır. "ağlayarak" zarf-fiili, "yürürken" zarf-fiili ve "düşüp" zarf-fiili yan cümlecik oluşturmuşlardır.
Gelengideni görmeden koşa koşa gitti.
Cümlede dört yan cümlecik yer almaktadır. Cümlede "gelen" sıfat-fiili, "giden" sıfat-fiili, "görmeden" zarf fiili ve "koşa koşa" zarf fiili yan cümlecik oluşturmuşlardır.

b) Şartı Birleşik Cümle
 
Yan cümleciğin yüklemi temel cümleye şart anlamı katarak bağlanmışsa o cümle şartlı birleşik cümle olur. Yan cümlecik "-se, -sa" şart kipi ekiyle temel cümleye bağlanır. Ana cümleyi genellikle zaman, şart, benzetme ve sebep açısından tamamlar. Cümlelerde zarf tümleci görevinde yer alır.
Açıklamalı Örnekler
Çanağa ne doğrarsan kaşığına o çıkar.
Yukarıdaki cümle şartlı birleşik cümledir. Altı çizili yer olan "çanağa ne doğrarsan" sözü yan cümleciği oluşturur. "-se, -sa" şart kipi eki cümleyi şartlı birleşik cümle yapmıştır. "kaşığına o çıkar" söz grubu da temel cümlenin olduğu yerdir.
Güzelce çalışırsan kazanırsın sınavı.
Yukarıdaki cümlede altı çizili yer yan cümleciği oluşturur. Yan cümlecik temel cümleciğe şart kipi ekiyle bağlanmıştır. Cümle, böylelikle şartlı birleşik cümle olmuştur.
 
c) İç içe Birleşik Cümle
Başkasına ait sözlerin değiştirilmeden bir başkasına aktarıldığı cümlelere denir. İç içe birleşik cümleler, bir cümle ile onun içerisinde yer alan bir başka cümleden oluşur. Bu cümle aynı zamanda diğer cümlenin bir öğesini oluşturur. İç içe birleşik cümle ancak tek başına kullanılırsa yüklemi olan bir cümle olur. İç içe birleşik cümleler, tırnak içerisinde de sonuna nokta işareti konarak da belirtilebilir.
Açıklamalı Örnekler
Ben seni anlıyorum, dedi.
Cümlenin öğelerini bularak konuyu öğrenmiş olacağız. Şöyle ki "anlıyorum" ve "dedi" sözcükleri öğeler bulunmadan iki çekimli yüklem gibi görünmektedir. Oysa kesinlikle birleşik cümlelerde iki yüklem olmaz. İki yüklem varsa sıralı cümlelere bakmak gerekir. Yukarıdaki cümlede altı çizili olan yer yan cümleciktir ve bu, temel cümlenin belirtisiz nesnesi durumundadır. Temel cümleciğin yüklemine "Ne?" sorusu sorularak bulunur.  
Abdullah: "Seni her zaman yanımda görmek istiyorum." dedi.
Cümlede altı çizili olan yer yan cümleciktir. Cümlenin öğeleri şu şekildedir: özne+ belirtisiz nesne+ yüklem. Öyleyse yan cümlecik "belirtisiz nesne" görevindedir.
Mustafa, hayatın en büyük gayesi çalışmaktır, diyordu.
Cümledeki altı çizili yer yan cümleciktir. Cümlenin öğeleri şu şekildedir: özne+ belirtisiz nesne+ yüklem. Yan cümlecik "belirtisiz nesne" görevindedir.
Not: İç içe birleşik cümlelerdeki yan cümlecik temel cümlenin bir öğesi durumundadır ki bu da "belirtisiz nesne"dir.
Örnek
Nereye gidersen git şunu unutma, herkes gün olur evine döner, derdi, Kurtiz.
Cümledeki altı çizili yer yan cümleciğin olduğu yerdir. Temel cümleciğin yüklemine "Ne?" sorusu sorularak yan cümlecik bulunur. Bu sorunun cevabı da "belirtisiz nesne"dir. 
Not: İç içe birleşik cümleler ile sıralı cümleleri birbiriyle karıştırmamalıyız. Temel ölçüt cümlenin öğelerinde yatar. Sıralı cümlelerde mutlaka iki yüklem vardır ama iç içe birleşik cümlelerde tek yüklem vardır. İç içe birleşik cümlelerde yüklem gibi görünen kısım cümlenin "belirtisiz nesne"sini oluşturur.
Örnek
Ali geldi, gitti.
Yukarıdaki cümlenin öğeleri "özne+yüklem" ve yine "yüklem" şeklindedir. Yani cümlede iki yüklem yer almaktadır. Ortak olan da öznedir. Burada iki yüklem yer aldığı için bu cümle, iç içe birleşik cümle değil sıralı cümledir.
Siz çok iyi anlıyorum, diyordu.
Yukarıdaki cümlenin öğeleri "gizli özne+belirtisiz nesne+yüklem" şeklindedir. "Anlıyorum" sözcüğü ilk bakışta çekimli bir fiil (yüklem) gibi durmaktadır. Bu, bizi kesinlikle yanıltmamalıdır. Cümlenin öğelerini bulmadan da bunu anlayamayız. Öyleyse bu cümle, bir iç içe birleşik cümledir.
 
d) İlgi Cümlesi (Ki'li Birleşik Cümle)
 
"ki" bağlacıyla birbirine bağlanan cümlelere denir. Bu bağlaç, Farsçadan Türkçeye geçen bir bağlama edatıdır. Çekimli fiillerden sonra gelir. Yan cümlecik "ki" bağlacı vasıtasıyla temel cümleciğe bağlanır. "ki" bağlacı özne, nesne gibi öğeleri temel cümleye bağlar. Temel cümle genellikle "ki" bağlacından önceki yerdir.
Örnek
Emanete sahip çık ki münafık olmayasın.
Öyle bir ömür geçir ki herkes ağlasın sen öldüğünde.
Dürüst ol ki kazancın daim olsun.

Uyarı: "Ki" bağlacı cümlenin farklı öğelerini temel cümleye bağlar. "ki" bağlacı Türkçe bir bağlaç olmadığı için öğeleri bulurken önce söz dizimini Türkçeye uygun bir şekle getirmeliyiz.
Örnek
Duydum ki unutmuşsun gözlerimin rengini.
Yukarıdaki cümle Türkçenin söz dizimine çevrildiğinde "Gözlerimin rengini unuttuğunu duydum." şekline dönüşür. "Duydum" temel cümle; "gözlerimin rengini unuttuğunu" kısmı da belirtili nesne olup yan cümleciktir.
 
3) Sıralı Cümleler
Aralarında noktalı virgül, virgül veya bağlaç bulunan bağımsız cümlelerden meydana gelen cümlelere denir. Sıralı cümleler, art arda sıralanmış cümlelerdir. Yargısı tamamlanmış en az iki cümle vardır. Kısacası cümlenin öğeleri bulunurken sıralı cümlelerin en az iki yüklemi vardır. 
Örnek
Bahar geldikuşlar göç etmeye başladı.
Birinci cümle             İkinci cümle
Cümlelerde iki yüklem dolayısıyla iki cümle söz konusudur. Birinci cümle "Bahar geldi."; ikincisi ise "Kuşlar göç etmeye başladı." cümlesidir. 
Sıralı cümleler ikiye ayrılır:
a) Bağımsız Sıralı Cümle
Özneleri, tümleçleri, yüklemleri farklı olan yani öğe ortaklığı bulunmayan cümlelerdir. Cümleler arasında anlam ilgisi olmasına karşın hiçbir öğesi ortak olmayan cümlelere bağımsız sıralı cümle denir.
Örnek
Aç at yol almazaç it av almaz.
Ö.         Y.           Ö.     Y.
Alet işlerel övünür.
Ö.     Y.    Ö.   Y.
Yukarıdaki üç sıralı cümlede de hiçbir öğe ortak değildir. Her üçünde de ikişer cümle bulunmaktadır. Cümleler arasında anlamsal bir bağ olduğu için cümleler sıralı cümlelerdir. Hiçbir öğe de ortak olmadığından bağımsız sıralı cümlelerdir. 
Aşağıdaki cümleler, öğe ortaklığı olmayan sadece cümleler arasında anlam ilişkisi olduğu için bağımsız sıralı cümlelerdir.
Örnek
Arkanı güneşe çevirme, gölgen önüne düşer.
Çirkefe taş atma, üstüne sıçrar.
Sakla samanı, gelir zamanı.
Gülme komşuna, gelir başına.
İt ürür, kervan yürür.

b) Bağımlı Sıralı Cümle
Öğelerinden en az birinin ortak olduğu cümlelerdir. Bağımlı sıralı cümlelerde özne, yüklem, tümleç ve nesnelerden biri veya birkaçı ortaktır.
Açıklamalı Örnekler
Acıkan doymam, susayan kanmam sanır.
Yukarıdaki cümlelerde yüklem ortak kullanılmıştır. "Sanır" çekimli fiili her iki cümlenin de ortak yüklemidir. Cümlede hem öğe hem de anlam ortaklığı söz konusudur. Bu sıralı cümleyi iki ayrı cümle olarak değerlendiğimizde:
Acıkan doymam sanır. 
Susayan kanmam sanır.
Ayağını sıcak, başını serin tut.
Yukarıdaki cümlede hem özne hem de yüklem ortak kullanılmıştır. "Sen" gizli öznedir. Yine "tut" yüklemi ortak kullanılmıştır. Cümlede hem öğe hem de anlam ortaklığı söz konusudur. Sıralı cümleyi tam olarak yazdığımızda iki ayrı cümle ortaya çıkar:
Sen ayağını sıcak tut.
Sen başını serin tut.
Çok yeme, sıcak yeme, çiğ yeme.
Yukarıdaki cümlede özne ortak kullanılmıştır. Cümlede hem öğe ortaklığı hem de anlam ortaklığı söz konusudur. Yukarıdaki sıralı cümleden üç cümle çıkar. "Sen" gizli öznesi ortaktır. Sıralı cümleyi tam olarak yazdığımızda:
Sen çok yeme.
Sen sıcak yeme.
Sen çiğ yeme.
 
4. Bağlı Cümle
 
Aralarında çeşitli anlam ilgileri bulunan cümlelerin bağlaçlarla birbirine bağlanmasına denir. Sıralı cümlelerden en önemli farkı yüklemlerin birbirine bağlaçlarla bağlı olmasıdır. 
Bağlı cümlelerde en çok kullanılan bağlaçlar; ama, yalnız, ve, veya, fakat, ne… ne, hem… hem vb. bağlaçlardır. Bağlaçlar, cümlenin diğer öğelerini değil de yüklemleri birbirine bağlarsa bağlı cümle olur. Birçok kaynak bağlı cümleyi sıralı cümleler içerisinde değerlendirmektedir.
Örne
Ders çalışmadı da sınıfta kaldı.
Ya bu deveyi güdersin ya bu diyardan gidersin
Ben onu çok seviyordum ama o bunun farkında değildi.
Kitabını aldı ve kütüphaneye doğru ilerlemeye başladı.
Ne ağlar kimse bana ne çalar kimse kapımı.

Ayrıca bakınız

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme