Gustave Flaubert (1821-1880)

GUSTAVE FLAUBERT (1821-1880)

gustave flaubertGustave Flaubert, 1821'de Fransa'nın Rouen kentinde cerrah bir baba ve aristokrat bir annenin oğlu olarak dünyaya gelir. Doğduğu yerde oldukça mutlu bir çocukluk dönemi geçirir. 1832-1840 yılları arasında Rouen Kolejinde öğrenim görür. 1841 yılında Paris'e giderek hukuk fakültesi okur. Gustave Flaubert, öğrenimi sırasında sara hastalığı geçirince okulunu bırakarak evine döner. Babasından kendisine yüklü miktarda mal varlığı kaldığından bundan sonraki hayatında Gustave Flaubert, Paris'te yer alan edebiyat çevrelerini ziyaret etmek dışında hep yalnız yaşar, vaktinin çoğunu evinde geçirip sürekli edebiyatla ilgilenir.

1849 yılından sonra 18 ay süren Ortadoğu gezisine çıkar. Bu gezi sırasında İstanbul'a da uğrar. Gezi esnasında babasından kalan mal varlığının çoğunu bitirir. Bu arada bir de frengi hastalığına yakalanır. Kendisine büyük ün kazandıran "Salambo" ve "Madam Bovary" romanlarını bu gezi esnasında planlar.

Realizm akımının büyük romancılarından olan Gustave Flaubert gerçekçilik akımını başlatan kişi olarak bilinir. Fransız edebiyatının gerçekçi ilk romancısı sayılan Gustave Flaubert, eserlerinde gözlemlerini, kendi duygu düşüncelerini işe karıştırmadan sergilemeye, aktarmaya çalışır. Ona büyük ün kazandıran "Madam Bovary" romanı Fransa'da ciddi tartışmalara neden olsa da bu eserle Gustave Flaubert realist akımı başlatan kişi olarak ünlenir. Ünlü eseri "Madam Bovary" günümüzde de dünya edebiyatının başyapıtlarından biri olarak kabul görür.

Gustave Flaubert, edebiyat eleştirmenlerince modern romanın kurucusu kabul edilir. Eserlerinde çelişkilerle dolu bir hayatla hayal âlemindeki kişileri gün ışığına çıkarmaya çalışıp kahramanlarının hayatlarını ve karakterlerini en ince ayrıntısına kadar işler. Gustave Flaubert, George Sand'a yazdığı bir mektubunda: "Olayları bana göründükleri gibi ortaya koymakla, bana doğru görüneni ifade etmekle yetiniyorum… Doğruluğu sanata sokmanın daha zamanı gelmedi mi? Tasvirin tarafsızlığı o zaman kanunun yüksekliğine ve bilimin belginliğine ulaşacaktır." der.

1851'de ünlü eseri "Madam Bovary"i yazmaya başlar. 5 yıl sonra da kitabını bitirip 1857'de de bastırır. Eserde, eşi aldatma olumlu bir durum olarak gösterildiğinden ve eserde cinsel duygular abartılıp kışkırtıldığından eser yasaklanır. Hakkında bu yüzden dava açılır. Gustave Flaubert, ceza almadan hakkındaki dava sonuçlanır. Gustave Flaubert, bu eseriyle romantik eserlerin etkisinde kalmış ve bu yapıtlarda anlatılanları ciddiye alan bir kadının felakete sürüklenişini anlatmıştır. Romanda yer alan eleştiri bütün esere yayılmış kahramanın şahsında asıl eleştiri romantizm akımına yapılmıştır. Ayrıca Flaubert'in "Madam Bovary" romanı, realizmin romantizme karşı kesin zaferi kabul edilir.

Diğer bir önemli eseri olan "Salambo" romanını da 1862'de tamamlar. Gustave Flaubert yazdığı bir mektubunda Salambo için: "Ben belirli sayıdaki okur için bir eser yazmıştım; bütün halk tabakaları bunu sevip benimseyiverdi." ifadesini kullanır.

Gustave Flaubert'le özdeşleşen "Duygusal Eğitim" eserinin de son taslağını bu yıllarda yazar. Eser, bir neslin hikâyesi olarak ön plana çıkar.

"Üç Hikâye" yazarın diğer bir önemli eseridir. Eser, 1877'de yayımlanır. Eserde; "Saf Bir Yürek", "Konuksever Aziz Julien Söylencesi" ve "Herodias" adlı üç öykü yer alır.

Hayatının son yılları maddi zorluklar ve sanatsal başarısızlıklar içerisinde geçen Gustave Flaubert, 8 Mayıs 1880'de aniden geçirdiği bir inme (felç) sonucu Croisset'te ölür.

En Önemli Eserleri 

Madam Bovary (roman)
Salambo (roman)       
Üç Hikâye (öykü)
Duygusal Eğitim (roman)

Ayrıca bakınız

Fransız Edebiyatı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder