TYT Türkçe Branş Denemesi 3

 1. I. Odunlarımız bu kış iyi dayandı.
    II. Bu okula müdür dayanmıyor.
    III. Öğrenciler bu derslere nasıl dayanıyorlar.
    IV. Kış kapıya dayandı nihayet.
    V.  Kimse konferansta söylenenlere dayanamadı.
 
Yukarıdaki 
cümlelerde geçen "dayanmak" sözcüğü kaç farklı anlamda kullanılmıştır?
 
A) 1          B) 2        C) 3        D) 4         E) 5
 
 
2. I. Şu çeşmenin haline bak su içecek tası yok
        Kırma insanın kalbini yapacak ustası yok.
    II. Soruyu ancak benim söylediğim yol ile yapabilirsin.
    III. Havada bulut yok bu ne dumandır.
    IV. Müzikte nota kelimesinin anlamını yeni öğrenmiş.
 
Yukarıdaki cümlelerde geçen altı çizili sözcüklerin cümledeki anlamlarıyla ilgili verilen aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?
 
A) Gerçek anlam / mecaz anlam / terim anlam / yan anlam
B) Mecaz anlam / yan anlam / gerçek anlam / terim anlam
C) Mecaz anlam / gerçek anlam / yan anlam / terim anlam
D) Yan anlam / mecaz anlam / gerçek anlam / terim anlam
E) Gerçek anlam / yan anlam / terim anlam / gerçek anlam


3.  Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya; 
     Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi. 
     Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir uykuya, 
     Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi...
     Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi. 
     Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir uykuya, 
     Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi...
 
Yukarıdaki dörtlüğün üçüncü dizesi ile ilgili verilen aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?
 
A) Ad aktarması yapılmıştır.
B) Güzel adlandırma vardır.
C) Doğadan insana deyim aktarması yapılmıştır.
D) Dolaylamaya başvurulmuştur.
E) İnsandan doğaya deyim aktarması yapılmıştır.
 
 
4. I. Edebiyat dünyasına adım atması lisedeki öğretmeninin sayesinde olmuş.
   II. Onun bu sürüşü de başaramayacağını ilk kalkışındaki hareketinden sezmiştim.
   III. Beni onlarla buluşturan komşumuzun kızı olmuştu.
   IV. Bir çamuru ne kadar temizlerseniz temizleyin yine de izi kalır.
   V. Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır.

Yukarıdaki parçada numaralanmış cümlelerden hangisinde tahmin anlamı vardır? 

A) I        B) II        C) III       D) IV       E) V
 

5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir "yakınma" söz konusu değildir?
 
A) Eleştirmenlerimiz yapıtları eleştirirken sürekli tek yanlı davranmaktalar.
B) Bu kadar sorumsuz, dağınık pişkin bir öğrenci görmedim.
C) Hiçbir zaman söylediklerime kulak asmaz.
D) Öğretmenim ders anlatırken keşke onun söyledikleri önemli yerleri deftere not alsaydım.
E) Dünya, bu büyük insanlık trajedisine kulağını kapatmış duruyor.
 
 
6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir "değerlendirme" yapılmamıştır? 
 
A) Eserin dil ve anlatımı bu eserin konusunu maalesef perdelemiştir.
B) Roman, içeriğiyle toplumun bir adım önünden gitmelidir.
C) Konuşma diline eserinde yer vermiş olması eserine farklı bir hava katmıştır.
D) Eserinde yabancı sözcüklere yer vermemesi yazarın okuyucudan olumlu not almasını sağlamıştır.
E) Yazarın betimlemelerde abartıya kaçmış olması olumsuz; soyut kavramları somutlaştırarak kavratmaya çalışması olumlu bir hava katmıştır eserine.
 
 
7. Hırs bir sandalın yelkenini şişiren rüzgâra benzer; fazlası gemiyi batırır azı da gemiyi olduğu yerde tutar.
 
Aşağıdakilerden hangisi yukarıdaki cümlede anlatılmak istenene anlamca en yakındır?

A) Hırslı insanlar hayatta bir adım önde olurlar.
B) Hayatta hırsın batırdığı nice gemiler vardır.
C) Hırsın azı da çoğu da zararlıdır. Hırsı dengede tutmak gerekir.
D) Hırsla giriştiğimiz bir işte başarısız olabiliriz ama bu yenilgi anlamına gelmemelidir.
E) Bir geminin olduğu yerde durması gemi kaptanının bunu harekete geçirmek için bir hırsa sahip olmadığını gösterir.
 

8. Ulusal sanat ve ulusal bilim yoktur. İkisi de tüm üstün ve yüksek değerler gibi tüm dünyanın malıdır.
 
Yukarıdaki ifadeyi en iyi açıklayan kavram hangi seçenekte doğru olarak verilmiştir?
 
A) Öznellik        
B) Millilik (ulusallık)       
C) Evrensellik        
D) Özgünlük       
E) Yoğunluk
 

9. Aşağıdaki cümlelerdeki altı çizili sözcüklerin hangisinde kaynaştırma ünsüzü yoktur?
 
A) Ali’nin arkadaşını doğrusu ben de pek beğenmedim.
B) Onun kardeşini herkes epeyce sevmişti.
C) Son anda o da hatayı  anladı.
D) Atasının mirasına her zaman sahip çıkacak bu nesil.
E) 
Mahlası okunur dünya yüzünde bazen kişinin.
 
 
10. On yıl var ayrıyım Kınadağı'ndan    
      Baba ocağından yar kucağından    
      Bir çiçek dermeden sevgi bağından    
      Huduttan hududa atılmışım ben 

Yukarıdaki dizelerde aşağıdaki ses olaylarından hangisi yoktur?
 
A) Ünsüz değişimi (ünsüz yumuşaması)
B) Kaynaştırma ünsüzü
C) Ünsüz türemesi
D) Ulama (vasl)
E) Ünsüz benzeşmesi (ünsüz sertleşmesi)
 

11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "kısa çizgi (-)" yanlış konulmuştur?
 
A) Beş-on yıl sonra bu programlar olduğu gibi değişecek.
B) Arabalarımızı -34 derecede çalıştırmaya çalışıyorduk.
C) Köyümü- çocukluğumun bütün hatıralarını barındıran yeri- asla unutmam.
D) Mustafa- o da orada doktordu- olaya zamanında müdahale etmemişti.
E) Cihan yırtılsa- emin ol- bu cephe sarsılmaz.
 
 
12. 5 ( ) 6 ( ) 7 ( ) yaş grubundakiler bu yarışmaya davetlidir ( )
 
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yerlere sırasıyla hangi noktalama işaretleri getirilmelidir?
 
A) (.) (.) (.) (.)           
B) (,) (,) (.) (.)         
C) (,) (,) (,) (.)      
D) (-) (-) (,) (.)           
E) (,) (.) (.) (.)
 
 
13. Aşağıdakilerden hangisinde büyük harflerin kullanımı ile ilgili bir yazım yanlışı vardır?
 
A) Türkiye'nin Güneyi her zaman daha sıcak olur.
B) Küresel ısınma toplantısı Afrika'da yapılacak.
C) İran, Hazar Denizi'nde bir medeniyet kurmuştur.
D) O havada Manş Denizi mükemmel görünüyordu.
E) Büyük Okyanus ile Atlas Okyanusu arasında çok uzun bir mesafe vardır.
 
 
14. Aşağıdaki cümlelerde geçen altı çizili sözcüklerden hangisinin yazımı yanlıştır?
 
A) Çocuğunu bırakacak kreş arıyordu.
B) Bu konuda bakanlık yakında bir klavuz yayımlayacak.
C) Modaevlerinin giyimdeki yeniliklerini tanıtmak ereğiyle düzenledikleri defilelerde gösterilen modellerin tümüne koleksiyon adı verilir.
D) Türkiye'de her geçen gün orijinal parça kullanma geleneği yok olmaktadır. 
E) Zamanında gelmeyince otobüs hareket etmek zorunda kalır.
 
 
15. Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta; 
     Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
 
     Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
 
     Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!
     Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum! 
     Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta; 
     Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum! 
 
Yukarıdaki dizelerde ek fiil almış kaç sözcük vardır?
 
A) 1         B) 2          C) 3         D) 4         E) 5
 
 
16. Bir kişiye  (I) yapılmış (II) haksızlık (III) bütün topluma (IV) yöneltilmiş (V) bir tehdittir.
 
Bu cümledeki numaralanmış sözcüklerin hangi ikisinde "çekim eki" vardır?
 
A) l ve II      
B) II ve III      
C) I ve IV       
D) IV ve V      
E) II ve IV
 

17. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde hem tamlayanı hem tamlananı niteleme sıfatı almış bir belirtili isim tamlaması vardır?
 
A) Hâkimin son sözleri yüreğine dert oldu.
B) Temiz evin yeni halısına bakarken gururlanmıştı.
C) Yeni aldığı elbise üzerine oldukça yakışmıştı.
D) Bir adamın güzel dostu olmalı bu hayatta.
E) Güzel günlerin iki yüzü olur genellikle.
 
 
18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zamir eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
 
A) Geçen akşam babanı çarşıda gördüm.
B) Hiçbir zaman odanı düzenli görmedim.
C) Evini herkesin beğendiğini düşünüyorum.
D) Eşyanı eve kadar taşıdı markette çalışan kişi.
E) Yeni elbiseni ben de gerçekten çok beğendim.
 
 
19. Realizmde dış gerçeklik de iç gerçeklik de önemlidir. (I) Realizmde gözlem ve belgelere büyük önem verilir. (II) Gerçeğe ulaşmanın yolu gözlemden geçtiği için realistler yer ve kişileri gerçeklerden ayırmadan yazmışlardır. (III) Roman türü realizm ile büyük bir gelişme göstermiştir. (IV) Realist roman, gerçeği olduğu gibi aktarır. (V)
 
Yukarıdaki metnin hangi cümlesinde edat ve bağlaç bir arada verilmiştir?
 
A) I         B) II         C) III         D) IV         E) V
 
 
20. Aşağıdakilerden hangisinde yanıt cümlesi diğerlerinden farklı bir öğedir?
 
A) – Her zaman ne en iyi arkadaştır?
     – Kitap.
 
B) – Takımın kaptanı kim oldu?
     – Salih.
 
C) – Size orada ne takdim ettiler?
     – Plaket.
 
D) – Dışarıda şu anda ne yağmaktadır?
     – Yağmur.
 
E) – Sizi buraya ne ulaştırdı?
     – Araba.
 
 
21. Ana sütü gibi temiz birisi olarak bilinen Mustafa, Ahmet Musa'dan birçok konuda daha duyarlı görünüyordu.
 
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangileri ön plana çıkmıştır?
 
A) Örneklendirme-Tanımlama  
B) Karşılaştırma-Tanık Gösterme        
C) Benzetme-Örneklendirme
D) Karşılaştırma-Örneklendirme
E) 
Benzetme-Karşılaştırma
 
 
22. Babam hep sorar dururdu nerede ve nasıl bir evin olmasını isterdin diye. Ben de anlatmak için sabırsızlanırdım. Yıllardır sessiz düşündüğüm şeyi bugün yüksek sesle söyleyecektim. İstanbul'da boğaza bakan iki katlı, üst tarafı sundurmalı, ruhumun rengi olan mavi cepheli, bahçesi ise yemyeşil ve aynı boydan ağaçlarla süslü… Yeşil ve ağaçlarla süslenmiş bahçenin içinde küçük, minnacık, kadife sesli kuşlar… İç tarafında eski, köy hayatını yansıtan, el yapımı halılar serili… Duvarlarında nakış nakış, işlemeli süsler…  
 
Bu parçanın anlatımında aşağıdaki anlatım biçimlerinden hangisi ağır basmaktadır?
 
A) Açıklayıcı Anlatım
B) Tartışmacı Anlatım
C) Betimleyici Anlatım (Betimleme)
D) Öyküleyici Anlatım (Öyküleme)
E) Kanıtlayıcı Anlatım
 

23. Düz bir yolda yürürken bunlar da yaşanılır mı bu kazalar da olur mu diye hayret ederiz. Elbette yaşanmaması gerekir. Belli ki Tuba yolda yürürken bir şeyler düşünüyordu. Annesine olan özlemi ve babasına olan derin hasreti onu etkilemiş ve bu olaya neden olmuştu. O anda Tuba'nın annesini ve babasını bu kadar derinden düşünüp kazaya sebebiyet vereceği kimin aklından geçerdi. 

Yukarıdaki paragrafın anlatımında aşağıdaki seçeneklerde belirtilen ifadelerden hangisi yanlıştır?
 
A) Anlatıcı, anlattığı olayların dışındadır. Olayları sadece görendir.
B) Üçüncü tekil şahıs anlatımı, anlatımda esas alınmıştır.
C) Anlatıcı, kahramanın niyetini okumaya çalışmıştır.
D) Anlatıcı her şeyi bilen, her şeye hâkim olan kişidir.
E) Anlatıcı anlatımı birinci kişi ağızdan (ben) yapmıştır.
 
 
24. Dünyanın her yerinde herkesin yenileceği bir yer vardır. Kimilerini yenilgi yıkar, kimileriyse zaferle küçülür, bayağılaşır. Büyüklük, hem yenilgiyi hem de zaferi kabullenebilen kişilerde yaşar. Bunlar hayatın gerçekleridir. Her gün kazanacağız veya sevineceğiz diye bir kural yoktur. Kısacası  .
 
Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?
 
A) Hayatta yenilgi ve zafer her zaman mümkündür. Marifet bu durumları yönetebilmektir.
B) Hayat, bazen insan için çekilmez olabilmektedir.
C) Her yenilgi mutlaka bir zaferi beraberinde getirir.
D) Zafer sarhoşluğu bazen yolumuza set çekebilir.
E) Hayatın olumsuzlukları kişilerin kaderi değildir. Bunlar pekala aşılabilir.
 
 
25. Bertolt Brecht tarafından 20. yüzyılda tiyatro dünyasına kazandırılan siyasi amaçlı tiyatro biçimine epik tiyatro denir. (I) Kendisi de bir Marksist olan Bertolt Brecht, epik tiyatroyla emekçi sınıfının ezilmişliğini dile getirir. (II) Oyunlarıyla sınıfsal ayrımı eleştirir. (III) Epik tiyatro eleştiri ağırlıklıdır. Klasik tiyatronun dekor ve sahne anlayışına karşıdır.  (IV) Kurucusu Bertholt Brecht'in etkisiyle ilk başta Almanya'da gelişim gösterir. Oradan diğer ülkelere yayılır. (V)
 
Yukarıdaki paragrafta düşüncenin akışını bozan cümle hangi seçenekte doğru olarak verilmiştir?
 
A) I          B) II         C) III        D) IV        E) V
 
 
26. (I) Birçok insanın başarısız olacağını çok önceden kestirmişimdir. (II) "Bunu nasıl başardınız?" diye merak edenimiz mutlaka olmuştur. Hatta abarttığımı düşünen kişiler de. (III) Kişinin öncelikle özgüvenine baktım. Kendisine ne kadar güveniyor? (IV) Sonra genel uyarılmışlık düzeyini gözlemledim. (V) Baştan yenilgiyi kabul eden ve motive olamayan bir kişi elbette kazanmayacaktı.
 
Bu parçadaki numaralanmış yerlerden hangisine düşüncenin akışına göre "Ben o kişilerin şu özelliklerinden yola çıkarak bu sonuca vardım." cümlesi getirilmelidir?
 
A) I          B) II        C) III       D) IV       E) V
 
 
27. I.  Kuşlar genelde göç ederken "V" tekniği ile uçmaktadır.
     II. "V" harfinin sivri kısmında bulunan kuvvetli kuşlar hava akımına karşı kalkan görevi yapmaktadır.
    III. Diğer kuşlar ise "V" harfi oluşacak şekilde sıralanmaktadır.
    IV. Yani önde kuvvetli, büyük ve lider kuşlar bulunmaktadır.
    V.  Bu sayede arka kısımdaki kuşlar daha rahat uçmaktadır.
 
Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan dördüncü cümle olur?
 
A) I         B) II          C) III          D) IV         E) V
 
 
28. Masrafsız ya da emeksiz elde edilen şeyler kişiye tatlı gelir. Hayatın ve şartların oluşturduğu ortam bir şeye ulaşmayı zorlaştırmıştır. Karşılıksız bir metanın yer almadığı dünyada zaman zaman karşımıza çok az bir emekle elde edilecek fırsatlar da çıkmaktadır. Bunlar, elbette bizi daha çok mutlu etmektedir. Hayatın zor şartlarıyla boğuşan birine elbette az bir masrafla elde ettiği bir şey birçok şeyden daha kıymetli görünür gözünde.
 
Bu paragrafın konusu hangi seçenekte doğru olarak verilmiştir?
 
A) Aza kanaat etmeyen çoğu bulamaz.
B) Bedava sirke baldan tatlıdır.
C) Cefa çekmeyen sefanın kadrini bilmez.
D) Fazla mal göz çıkarmaz.
E) Mürüvvete endaze olmaz.


29. Tavşan ikide bir böbürleniyor: 
-Kimse benden hızlı koşamaz, diyormuş. Sonunda kaplumbağa dayanamamış: 
-İstersen yarışalım, demiş. 
Koşuya başlamışlar. Tavşan epeyce yol aldıktan sonra, "Hıh, o sırtı kabuklu hayvancık sürüne sürüne kim bilir ne zaman sonra bana yetişir?" diye düşünmüş. 
-Şu ağacın altına biraz uzanıp dinleneyim, demiş. Uyuyakalmış. 
Kaplumbağa ağır yürüyüşü ile yürümüş yürümüş, hiç dinlenmeden yol almış. 
Tavşan bir ara gözünü açmış. Bir de ne görse beğenirsiniz, kaplumbağa neredeyse yarışı bitirmek üzereymiş. Hemen fırlamış, rüzgar gibi koşmaya başlamış. Ama ne çare, kaplumbağaya yetişememiş. 
Böylece tavşan yarışı kaybetmiş. Aldırış etmemenin cezasını çekmiş. Kaplumbağa ise düzgün adımlarla durmadan yürüdüğü için yarışı kazanmış.
-Kimse benden hızlı koşamaz, diyormuş. Sonunda kaplumbağa dayanamamış: 
-İstersen yarışalım, demiş. 
Koşuya başlamışlar. Tavşan epeyce yol aldıktan sonra, "Hıh, o sırtı kabuklu hayvancık sürüne sürüne kim bilir ne zaman sonra bana yetişir?" diye düşünmüş. 
-Şu ağacın altına biraz uzanıp dinleneyim, demiş. Uyuyakalmış. 
Kaplumbağa ağır yürüyüşü ile yürümüş yürümüş, hiç dinlenmeden yol almış. 
Tavşan bir ara gözünü açmış. Bir de ne görse beğenirsiniz, kaplumbağa neredeyse yarışı bitirmek üzereymiş. Hemen fırlamış, rüzgar gibi koşmaya başlamış. Ama ne çare, kaplumbağaya yetişememiş. 
Böylece tavşan yarışı kaybetmiş. Aldırış etmemenin cezasını çekmiş. Kaplumbağa ise düzgün adımlarla durmadan yürüdüğü için yarışı kazanmış.
 
Bu paragrafın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?
 
A) Adamın iyisi iş başında belli olur.
B) Ağır giden yol alır, hızlı giden yolda kalır.
C) Bir işte devamlılık gösteren ve kararlı olan kazanır.
D) Akıllı köprü arayıncaya dek deli suyu geçer.
E) Araba devrilince yol gösteren çok olur.
 
 
30. Bir insanın gerçek zenginliği, onun bu dünyada yaptığı iyiliklerdir. Dili, dini, rengi ne olursa olsun iyiler iyidir. Milletlerin gelenekleri başka başkadır fakat iyilik her yerde birdir. Güneş, ışık ve sıcağından yarar sağlamak için kendisine yalvarılmasını beklemez. Sen de güneş gibi ol, beklenilen iyiliği senden istenilmeden yap. Kısacası iyiliği gizlemek, elinden geldiği halde iyilik yapmaktan imtina eden her kim ise yapmadığı tüm iyiliklerden suçludur.
 
Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
 
A) Her insan yapmadığı tüm iyiliklerden suçludur.
B) İyilik yaparken din, dil, ırk ayrımı gözetmemeliyiz.
C) İyi olacağım diye ısrarla bekleyenler bazen istediğine kavuşamayabilirler.
D) Gerçek zenginler mal, mülk, makam sahibi kişiler değil bu dünyada iyilik yapmaktan geri durmayanlardır.
E) Bir kötünün iyi olması için birçok neden vardır.
 
 
31. Paylaşırsa dost paylaşırmış
      İnsanın derdini sevincini
      Dost ümidiyle ortalığa düşmeye gör
      Hangi kapıyı çalsan kimseler yok
      Hangi omuza dokunsam yabancı çıkar
 
Bu dizeleri yazan kişinin en belirgin özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
 
A) Gerçekçilik        
B) Alçak gönüllülük    
C) Vurdumduymazlık    
D) Yalnızlık      
E) Hayalcilik
 
 
32. Dil, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan canlı bir varlık; temeli bilinmeyen zamanlarda atılmış gizli bir antlaşmalar sistemidir. İnsan gibi gelişir ve ölür. Dilin ilk kullanımında sadece iletişim esas alınmış sonraları ise duygu ve düşüncelerin iletimi de önem kazanmıştır. Dilin doğuşu konusunda bilim adamları iki fikir öne sürmüşlerdir. Birincisinde dilin Allah tarafından insana öğretildiği görüşü diğeri de dilin ihtiyaçların bir sonucu olduğu fikridir. Sonuç ne olursa olsun dil olmasaydı bizler duygu ve düşüncelerimizi anlatamaz, iletişim olgusundan mahrum kalırdık.

Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
 
A) Dil, canlı bir varlıktır. Tıpkı bir insan gibi gelişir ve ölür.
B) Dilin doğuşu hakkında birden fazla görüş vardır.
C) İnsanlar, duygu ve düşüncelerini dil vasıtasıyla dile getirirler.
D) Dilin temelinin ne zaman atıldığı bilinmemektedir.
E) Dilin Allah tarafından insanlara öğretildiği fikri dilin doğuşu konusunda daha ikna edicidir.


33. Bir fakirin veya yetimin olduğu sofrada hiç yemek yediniz mi? Ya kimsesizlerin o yorgun bakışlarının süzgecinden hiç bir yudum su içtiniz mi? Ben içtim. Hem de bir kez değil birden fazla kez. Üstelik bir sofrada değil farklı farklı sofralarda. Hayatın gerçek anlamını da bu anlarda kavrar insan. O duygu atmosferinde anladım ki hayatta en zor şey, insanın kendi kendini teselli etmek zorunda kalmasıdır. Birçok kişinin bu duyguları yönetemediğine şahit olmaktayız. Öyleyse sorun ya zamanda ya mekânda ve belki de en önemlisi insandadır!
 
Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
 
A) Hayatın gerçek anlamı ancak insanlarla yaşandığında anlaşılır.
B) Hayatta en zor şey insanın kendi kendini teselli etmeye çalışmasıdır.
C) Fakirlik veya zenginlik önemli değil önemli olan tembel olmamaktır.
D) Fakir ve yetimlerin sahip oldukları duyguları yönetemeyen kişiler vardır.
E) İnsanın kendi kendini teselli etmek zorunda kaldığı bir yerde yanlış giden bir şey vardır.
 
 
34. Betimleme, sözcüklerle resim yapmak demektir. Betimlemede varlıkların ayırt edici özellikleri ön plandadır. "Fotoğraf" sözcüğü tek başına betimlemeyi açıklamak için yeterlidir. Bu anlatımda renk, biçim ve nitelik bildiren sözcükler yani sıfatlar çokça yer alır. Betimlemede asıl amaç görselliktir. Gözle algılanan renk ve şekil ayrıntıları betimlemede çok önemli olduğundan gözlem betimlemenin ana unsurlarından biridir. Betimlemede varlıklar adeta birer resim; anlatıcı da fotoğraf makinesidir. En önemli özelliklerinden birinin "durağanlık" olduğu betimlemede ortam, varlık ve durum adeta donmuş durumdadır. Anlatıcı, sürekli bunlara özellik yükler.

Bu parçada aşağıdaki düşüncelerden hangisine yer verilmemiştir?
 
A) Betimlemede anlatıcı durağan anlatılan nesne ise bir devinim içerisindedir.
B) Betimleyici anlatımda gözlem unsuru ön plandadır.
C) Betimleyici anlatımda anlatılan şey donuktur. Yani hareketsiz bir şekilde durmaktadır.
D) Betimlemenin olduğu metinlerde sıfatlar oldukça fazladır.
E) Betimlemede asıl amaç "görsellik"tir. Renk ve şekil ayrıntıları oldukça fazla yer alır.


35. Türkçe, yapı yönüyle sondan eklemeli; köken bakımından da Ural-Altay dil ailesinin Altay dilleri grubunda yer almaktadır. Yapı yönüyle eklemeli bir dil olan Türkçede çekim ve türetme son eklerle yapılır. Ekler, Türkçenin dünya dilleri arasındaki yeri hakkında bize en net bilgiyi verir. Türkçede ekler, yapım ve çekim ekleri olmak üzere ikiye ayrılır. İstisnaları olsa da önce yapım eki veya ekleri sonra çekim eki veya ekleri gelir. Yapım ekleri dört şekilde oluşur. İsimden isim yapım eki, isimden fiil yapım eki, fiilden isim yapım eki ve fiilden fiil yapım eki.
 
Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
 
A) Türkçede ekler kelimenin sonuna gelir.
B) Türkçe, yapım ekleri açısından dünyanın en zengin dilidir.
C) Türkçede genellikle önce yapım ekleri sonra çekim ekleri gelir.
D) Türkçede yapım ekleri birden fazla şekilde oluşur.
E) Türkçenin dünya dilleri arasındaki yeri hakkında en sağlam bilgiyi eklerden elde ederiz.


36. Rüzgârın yönünü değiştiremediğin zaman yelkenlerini rüzgâra göre ayarla çünkü dünya karşılaştığın fırtınalarla değil; gemiyi limana getirip getirmediğinle ilgilenir. Ara sıra isyana yönelecek olsan bile hatırla ki evreni yargılamak imkânsızdır. Onun için kavgalarını sürdürürken bile kendi kendinle barış içinde ol. Hatırlar mısın doğduğun zamanları, sen ağlarken herkes sevinçle gülüyordu. Öyle bir ömür geçir ki herkes ağlasın öldüğünde, sen mutlulukla gülümse. Sabırlı, sevecen, erdemli ol. Eninde sonunda bütün servetin sensin.
 
Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
 
A) Dünyada önemsenen şey kişinin hedefine varıp varmadığı hususudur.
B) Hayatın akışını değiştirmekte zorlandığımız yerde hayatın akışına ayak uydurmamız gerekir.
C) Evreni yargılamak için bazen isyana yönelebiliriz.
D) En çetrefili anlarda bile kişi kendi kendisiyle barışık olmalıdır.
E) İnsanın yegâne sermayesi kendisi olduğu için insan sürekli sabırlı, sevecen ve erdemli olmalıdır.


37. Olay paragraflarında mutlaka bir olay yer alır. Olay, yazarın düşüncesini açıklamak için kullandığı bir araçtır. Roman ve özellikle de hikâye türünde kullanılan paragraflardır. "Merak öğesi" bu paragrafların temelidir. Belli bir yer, zaman, mekân ve kişiler bu paragraflarda yer alır. Olay paragraflarında sürekli bir hareketlilik söz konusu olduğu için çekimli fiiller çok fazla yer alır. Genellikle öğrenilen geçmiş zaman kipi kullanılır. Dilin genellikle süsten uzak, yalın ve akıcı olduğu olay paragraflarında fiil cümleleri ağırlıktadır.
 
Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
 
A) Olay paragraflarında bir devinim söz konusu olduğu için fiil türündeki sözcükler ağırlıktadır.
B) Olay paragraflarında açık, yalın ve sade bir dil kullanılır.
C) Kip olarak daha çok öğrenilen geçmiş zaman kipine başvurulur.
D) Olay paragraflarının yüklemleri genellikle fiil soylu sözcüklerden oluşur.
E) Olay paragraflarında olayın geçtiği yerin özellikleri detaylı bir şekilde betimlenir.


38. Dram türünün ilk örneklerini 16. yüzyılda, Rönesans'ın yetiştirdiği ünlü İngiliz yazar Shakespeare (Şekspir) vermiştir. Shakespeare, klasik tiyatronun ana unsurlarından olan "zaman ve yer birliği" ilkesini yıkmıştır. Shakespeare'in (Şekspir) yazdığı oyunlar önce Alman, daha sonra da Fransız edebiyatının romantik yazarlarını derinden etkilemiştir. Yine İspanyol yazar Lope de Vega da dram türüne büyük katkı sağlamıştır. 19. yüzyılda Fransa'da, hayatın acıklı ve gülünç yönlerini birlikte işleyen dram türü ortaya çıkmıştır. Farklı görüş ve akımların etkisiyle günümüzde de yaygınlaşarak devam etmektedir.
 
Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
 
A) Dram türünün ilk örneklerini veren kişi farklı milletlere ait sanatçıları da etkilemiştir.
B) Dram türü günümüzde daha da yaygınlaşmıştır.
C) Dram türü 16. yüzyılda ortaya çıkmış 19. yüzyılda hayatın acıklı ve gülünç yönlerini birlikte işlemiştir.
D) Shakespeare, en başarılı yapıtlarını oyun alanında vermiştir.
E) Farklı görüş ve akımlar dram türü üzerinde pozitif bir etki oluşturmuştur.
 
 
39. (I) Dünya edebiyatında günlük türü çok eskilere dayanır. (II) İlk günlükleri Romalıların yazdıkları bilinir. (III) Andre Gide'nin "Kalpazanlar", Thomas Man'ın "Doktor Faustas" eserleri dünya edebiyatında günlük türünde yazılmış başarılı yapıtlar olarak göze çarpar. (IV)  Julien Green, Max Frisch, Stefan Zweig gibi yazarlar, Dünya edebiyatına günlük türünün seçkin örneklerini bırakırlar. (V) Batı edebiyatındaki günlüklere benzer günlüklerin Türk edebiyatında yer alması Tanzimat dönemine rastlar. (VI) Direktör Ali Bey'in "Seyahat Jurnali"  isimli eseri Türk edebiyatında Batılı anlamda yazılan ilk günlük örneğidir. Nigâr
Hanım'ın "Hayatımın Hikâyesi" de ilk günlüklerimiz arasında yer alır.
 
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar? 
 
A) II        B) III       C) IV      D) V         E) VI


40. I. Akıl, kişiye en büyük sermayedir. Akıllı kişiler, hedeflerine daha yakın kişilerdir.
      II. O zaman aklın ilkeleri ön plana çıkmaya başlar.
     III. Akıllı olmak da bir şey değil, mühim olan o aklı yerinde kullanmaktır.
    IV. Aklın üç ilkesi vardır: İyi düşünmek, iyi söylemek, iyi yapmaktır.
     V. Başarılı olanlar genellikle bu ilkeleri uygulayanlardır.
       
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin anlamlı bir bütün oluşturması için aşağıdakilerden hangilerinin birbiriyle yer değiştirmesi gerekir?
 
A) IV ve V     
B) I ve IV     
C) III ve IV     
D) II ve III     
E) II ve IV
 
 
 
 CEVAP ANAHTARI: 1-C 2-B 3-E 4-B 5-D 6-B 7-C 8-C 9-E 10-C 11-A 12-B 13-A 14-B 15-A 16-C 17-B 18-C 19-C 20-C 21-E 22-C 23-E 24-A 25-D 26-C 27-C 28-B 29-C 30-A 31-D 32-E 33-C 34-A 35-B 36-C 37-E 38-D 39-D 40-D